İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1323 E. 2025/697 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1323
- Karar No
- 2025/697
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR GÖREVSİZLİK
ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 20/11/2024 KARAR TARİHİ : 16/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/07/2025
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/11/2024 tarih 2024/ Esas 2024/ sayılı Görevsizlik Kararı üzerine mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin araç kiralama işiyle uğraştığını, müvekkilinin dava konusu aracın bozulması üzerine 03/11/2023 tarihinde ... ilçesinde faaliyet gösteren davalı ...'nın ... adlı iş yerine götürdüğünü, müvekkilinin aracında siyah duman atma ve motor çekişinin az olması sorunları olduğunu, tamirci ..., yapmış olduğu muayene sonucu aracın turbosunun arızalı olduğu ve tamir edilmesi gerektiğini ifade ettiğini, müvekkili aracın tamir edilmesi konusunda tamirciyle 25.000-TL'ye anlaşarak aracı tamirci ...'nın işyerinde bıraktığını, tamirci aracı iki-üç iş günü içerisinde bitirebileceğini ve teslim edeceğini ifade ettiğini, müvekkili aracı 24/11/2023 tarihinde teslim alabildiğini, müvekkili aracı teslim alırken, tamirci araçtaki arızanın giderildiğini, sorunsuz bir şekilde kullanılabileceğini ifade ettiğini, müvekkilinin aracı teslim aldıktan sonra aynı arızanın devam ettiğini, müvekkili tamirci ...'yı arayarak araçtaki sorunun devam ettiğini, düzgün tamir edilmediğini söylediğini, davalının ise araçtaki problemin başka bir nedeni olduğunu savunduğunu, müvekkilinin böylece aracı kiralatmaya devam ettiğini, ancak 29/11/2023 tarihinde araç yolda kaldığını, aracın turbosundan yağ boşalıyor ve turboyla beraber aracın motoru da arızalandığını, bunun üzerine müvekkilinin tekrardan davalıyı arayarak aracın tekrardan arızalandığını söylediğini, davalının ise işlerin yoğun olduğunu, müsait olmadığını söyleyerek müvekkilini oyaladığını, aracın bu haliyle yaklaşık 2 ay müvekkilinin bıraktığı bir yerde durduğunu, daha sonra tekrardan çekici vasıtasıyla 03/02/2024 tarihinde davalının iş yerine tekrardan tamir edilmek üzere bırakılmış ve 49.000 TL ödediğini, davalının aracı makul sürede tamir edeceğini ve teslim edeceğini ifade ettiğini, araç 08.04.2024'te müvekkiline teslim edildiğini, araç makul onarım süresini aşarak yaklaşık 2 ay boyunca tamirde kaldığını, müvekkili uzun onarım sürelerinde kazanç kaybına da uğradığını, müvekkili aracı aldıktan sonra gözden geçirmiş ve aynı sorunların tekrardan devam ettiğini fark ettiğini, davalı ile tekrardan iletişime geçmiş ve aracı tekrardan 16/04/2024 tarihinde davalının iş yerine götürdüğünü, davalının aracı tamir edeceğini ancak işlerin yoğun olduğunu söyleyerek müvekkilini oyalamaya devam ettiğini, müvekkili aracını 22/04/2024 tarihinde çekici vasıtasıyla getirmiş ve kendi dükkanına bıraktığını, araç arızalı bir şekilde müvekkilinin dükkanında dururken tarafınca araçtaki hasarların ve arazıların tespiti amacıyla ... Sulh Hukuk Mahkemesine talepte bulunulduğunu, raporda araçtaki arızaların neler olduğu ve müvekkilinin bahse konu işlemler dolayısıyla uğramış olduğu zararlar tespit edildiğini, bu rapora dayanılarak tarafınca 04/06/2024 tarihinde davalıya icra takibi başlatıldığını, davalı itiraz ettiğini, bunun üzerine 25/06/2024 tarihinde açacağı itirazın iptali davası için zorunlu olan arabuluculuk dava şartına başvurulmuş, davalı yan ile anlaşılamadığını, fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalı yanın icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu(davalı) aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davacı tarafından, davalı aleyhine, ... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine karşı, davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu görülmüştür. Mahkememizce öncelikle görev hususu değerlendirilmesi gerekmiş olup; HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda, uyuşmazlığın davalı tarafından yapılan tamiratın ayıp ifa edilip edilmediği iddiasına dayalı alacak talebine ilişkin olup, celp edilen vergi kayıtlarına göre davacının işletme defteri tuttuğu, davalının ise 2023 yılında beyanname sunmadığı bu haliyle taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı bu hususla ilgili yargılama yapma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Yukarıda açıklanan nedenlerle), 1- Uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiği anlaşıldığından; davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle 6100 Sayılı HMK.'nın 114/1-c ve 115/2. Maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli ve yetkili mahkemenin ... 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 2-)Mahkememiz ile ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan, mahkememiz kararının kesinleşmesi durumunda 6100 Sayılı HMK'nın 22. Maddesi uyarınca olumsuz görev uyuşmazlığının halli ve mercii tayini için dava dosyasının ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRE BAŞKANLIĞI’NA GÖNDERİLMESİNE, 3-Yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemeleri Nezdinde ... açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı karar verildi. 16/06/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır