İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/132 E. 2025/765 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/132
Karar No
2025/765
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/132 KARAR NO : 2025/765

DAVA : Menfi Tespit-İstirdat DAVA TARİHİ : 22/11/2021 KARAR TARİHİ : 27/11/2025

Mahkememizde menfi tespit olarak görülmekte iken istirdata dönüşen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı kurumun müvekkili şirketten 331.088,00-TL tutarında bir güvence bedeli talep ettiğini ve bu tutar yatırılmaz ise elektriğin kesileceğini ifade ettiğini, müvekkili şirketin elektriğinin kesilmesinin, faaliyetlerinin duracağı anlamına gelmekte olduğunu, müvekkili şirketin yıllardır kendisinden talep edilmemiş olan bu güvence bedelini yine de yatırdığını ve üretimine ara vermeden devam etmek istediğini, ancak davalı kurumun bu kez 12/11/2021 tarihinde müvekkili şirketin iş yerine bir ekip gönderdiğini ve aynı tarihli tutanakta yazdığı üzere elektrik sayacının değiştirildiğini, müvekkili şirketin dışarıdan müdahalelere karşı sistemi korumak adına elektrik sayaç panosunun bulunduğu alanı kilit altında tutmakta olduğunu, ancak 12/11/2021 tarihinde davalı kurum personellerinin, kilidin açılması için anahtar ve iş yeri sahibinin gelmesini beklemeden, hemen yan odada havalandırma için açık bırakılmış arada duvarın üstünden atlayarak elektrik sayaç panosunun bulunduğu yere geçtiklerini, ancak müvekkili şirketin çalışanlarının, davalı kurum personellerine işverenden anahtar isteyip elektrik sayaç panosunun bulunduğu alanın kilidini açmasını söylediklerini, bu esnada müvekkili şirket ile davalı kurum personelleri arasında arbede çıktığını, daha sonra müvekkili şirkete tek sayfadan ibaret verilen tutanağın sadece sayaç değiştirme tutanağı olduğunu ve burada başkaca bir usulsüzlüğe ilişkin bir tespit notu yer almadığını, ancak olaydan 5 gün sonra müvekkilinin e-mail adresine gönderilen iki adet toplam 1.313.397,27-TL faturaya ilişkin bilgi alınmak için davalı kurum arandığında ve kaçak elektrik kullanımına ilişkin sözlü bildirimden sonra davalı kuruma yazılı şekilde başvurulduğunu ve olay günü müvekkili şirkete hiç bir surette teslim edilmeyen kaçak tutanağından haberdar olunduğunu, her nasıl olduysa tutanakta imzadan imtina yazmakta olduğunu, ayrıca sökülen delil niteliğindeki elektrik saatini personellerden birinin çantasına atıp meçhul bir yere gittiğini, müvekkili şirket veya başkaca tanık huzurunda mühürlenmeden ya da başkaca bir korumaya alınmadan direkt çantaya atılan saat üzerinde sonradan neler yapılabileceğinin muallak olduğunu, değişimden 4-5 gün önce aynı davalı şirket çalışanlarından bir ekibin, müvekkili iş yerine gelerek saati kontrol ettiğini, hatta özel cep telefonu numaralarını da müvekkiline verip herhangi bir sorun olmadığını sözlü olarak beyan ederek herhangi bir işlem yapmadan gittiklerini, söz konusu tutanakta işlemi yapan personellerin adı ya da imzasının yer almamakta olduğunu, tutanakta teslim alınan saatin inceleme için SD/021466 numaralı evrakla laboratuvara sevk edildiği notunun düşülmüş olduğunu, taraflarına gönderilen faturalardan birinin 59.157,16-TL ve diğerinin ise 1.254.240,11-TL tutarında olduğunu, her iki faturada da okuma günü, tek zamanlı, gündüz, puant, gece, endüktif ve kapasitif gibi enerji tüketimine ilişkin bilgilerin yer almamakta olduğunu, müvekkili şirketin son ödediği elektrik faturası tutarının 31/10/2021 dönemine ait olduğunu ve 199.717,73-TL olduğunu, sadece bir ayda bu kadar yüksek meblağda elektrik faturası ödeyen müvekkili şirketin, kaçak elektrik kullandığını iddia etmenin hayatın olağan akşına aykırı olduğunu, müvekkilinin hiç bir surette kaçak elektrik kullanmadığını, iş organizasyonunda kullandığı elektriğe ilişkin faturalarda yazılı bedellerin düzenli olarak ödenmekte olduğunu, ayrıca kesilen ceza tutarının neye göre hesaplandığının da müvekkili tarafından bilinmemekte olduğunu, saat üzerinde inceleme yapılmadan ceza miktarı belirlenmesinin de ayrı bir usulsüzlük olduğunu, müvekkili şirketin kendisine fatura edilen bu tutarı ödemesinin, faiz indirimleri ve dövizdeki fahiş artışının yaşandığı ülkemiz ekonomik konjönktüründe mümkün olmadığını, elektrik kesintisinin müvekkili şirketin üretiminin durmasına, siparişlerin ve ödemelerin aksamasına neden olacağına ve sonunda iş yerinin kapatılmasına neden olacağını tüm bu nedenlerle öncelikle müvekkili şirkete fatura edilen son ödeme tarihi 26/11/2021 olan iki adet toplam 1.313.397,27-TL bedelli faturanın ödemelerinin durdurulması, bu faturaların ödenmemesine istinaden iş yerinde elektrik kesintisi yapılamayacağına ilişkin olarak öncelikle teminatsız; mahkeme aksi kanaatte olur ise uygun bir teminat karşılığında ihtiyat-i tedbir kararı verilmesini; davanın kabulü ile müvekkili şirketin kaçak elektrik kullanmadığı ve kesilen toplam 1.313.397,27-TL bedelli iki adet faturanın iptali yönünden hüküm kurulmasını talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı şirketin kullanımında olan ... hizmet numaralı tesisatta müvekkili şirket ekiplerince yapılan kontrolde kombi sayacı şoklama yöntemi ile(sayacın üzerine pille çalışan elektromanyetik cihazla müdahalede bulunularak sayacın kayıt yapmaz hale getirilmesi) kaçak elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edilmesi üzerine zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini ve tutanağa istinaden kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, davaya konu kaçak kullanımından önce de davacı tarafın kullanımındaki tesisatta 25/11/2020 tarihinde yapılan kontrolde sayaç klemensinde ters bağlantı yapılarak kaçak elektrik kullanıldığının tespitinin yapıldığını, bu tespite istinaden...seri numaralı kaçak zaptının tanzim edildiğini, davacı tarafın bu tahakkuk aleyhine de .... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında dava ikame etmiş olduğunu ve davanın derdest olduğunu, buna göre kurum kaybı olarak 90 gün üzerinden 685.242 kWh tüketim karşılığı 1.254.240,11-TL tutarında kaçak tahakkukunun, 262 gün üzerinden 73.056 kWh tüketim karşılığı 59.157,16-TL tutarında kaçak ek tahakkuk olmak üzere toplam 1.313.397,27-TL tutarında kaçak tahakkuku yapıldığını, tespit ve tahakkukta hata bulunmamakta olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilmesinin, yargılama sonunda ulaşılabilecek sonucu doğuracak nitelikte bulunmasından ötürü hakkaniyete aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. Eldeki dava dosyası ilk olarak mahkememizin...esas sırasına kaydedilmiş, yargılama devam ederken ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli, ... esas ve ...karar sayılı kararıyla, mahkemeleri dosyalarının, mahkememiz dosyası ile arasındaki hukuk-fiili irtibat nedeniyle mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş, yargılamaya her iki dosya yönünden mahkememizce devam olunmuş, mahkememizin 15/06/2023 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı kararıyla asıl davanın reddine ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, verilen kararın davacı/birleşen davada davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 15/02/2024 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı kararıyla; "...Bilirkişi heyetinden alınan 13/04/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda; tüketiciye ait işyerinde kayıtlı sayaç üzerinde, elektromanyetik alan sistemi ile çalışan ve sayacın üzerine temas ettirildiğinde sayacı belli bir süre sonra şoklayarak kayıt yapmasını engellediği, bu durumun mahkeme tarafından verilen yerinde inceleme yetkisi kapsamında bizzat davalı kuruma ait laboratuvarda canlı olarak tespit edildiği, bu çerçevede davalı kurum tarafından yapılan kaçak kullanıma ait 1.254.240,12-TL bedelli fatura ile 59.157,15-TL bedelli kaçak ek tahakkuk faturasın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olduğu, her iki fatura toplamının 1.313.397,27-TL olduğu, faturaların ödenmemesi üzerine, tahakkuk eden gecikme bedeli 2.101,43-TL ve gecikme bedelinin KDV'si de 378,26-TL olmak üzere, birleşen dosya davacısının söz konusu takipte toplamda 1.315.876,96-TL alacaklı olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi raporu asıl dosya davacı vekilinin çalışanı olarak Nurettin Çetinkaya'ya 28/04/2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup ,asıl dosya davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna beyan ve itiraz dilekçesinin,bilirkişi raporunun usulsüz tebliğ itirazı ile 30/05/2023 tarihli dilekçe ile yapıldığı anlaşılmış,asıl dosya davacı vekilince bilirkişi raporuna süresinde itiraz edilmediği tespit edilmiştir. Mahkemece de itiraz edilmeyen bilirkişi raporu kapsamında karar verilmiştir. Ancak asıl dosya davacı vekili bilirkişi raporunun usulsüz tebliğ edildiği iddia edilerek asıl dosya davacı vekilinin tebliğ tarihi olan 28/04/2023 tarihinde ... isimli çalışanının olmadığı,SGK kayıtlarında da durumun bu şekilde olduğu ileri sürülmekle,mahkemece bilirkişi raporunun asıl dosya davacı vekiline usulüne tebligat kanundaki hükümler kapsamında uygun tebliğ edilip edilmediği araştırılmadan alınan tek raporla hüküm kurulması usul ve hukuka uygun bulunmamıştır. O halde mahkemece asıl dosya davacısı- birleşen dosya davalı vekilinin bilirkişi raporu tebliğine ve bilirkişi raporuna dair itirazları da değerlendirilerek,bilirkişi raporunun usulsüz tebliği halinde itirazları değerlendirir şekilde 3 kişilik yeni oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınması gereklidir. Asıl dosya davacısının dosyada ödeme yaptığını belirterek teminatın iadesini de ayrıca talep ettiği dosyaya sunduğu dilekçeden anlaşılmıştır. Bu bağlamda, asıl davanın istirdat davasına dönüştüğü gözetilerek, ihtiyati tedbirin halen devam edip etmediği mahkemece değerlendirilmeli, ayrıca teminatın iadesi hususunda da değerlendirme yapılmalıdır..." gerekçesiyle mahkememiz kararını kaldırması üzerine dosya, mahkememizin 2024/132 esas sırasına tevzi edilerek yargılamaya mahkememizce devam olunmuş, mahkememizin 27/11/2025 tarihli celsesinde; "Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 1.ATM'nin ... esas sayılı dosyasının HMK 150/1.md.gereğince işlemden kaldırılmasına ve mahkememiz dosyasından tefriki ile mahkememizin ayrı bir esasına kayıt edilmesine" karar verilmiş ve birleşen dosya, mahkememiz dosyasından tefrik edilerek, mahkememizin 2025/864 esas sırasına kaydedilmiştir. Dava, davalı kurumun davacı davacı şirkete haksız olarak kaçak elektrik faturası kesmiş olduğundan bahisle, davacı tarafın kaçak elektrik kullanmadığının tespiti ile davacı şirkete kesilen 2 adet toplam 1.313.397,27-TL bedelli faturaların iptali ile borçlu bulunulmadığının tespiti ile açılmış menfi tespit davası iken, davacı tarafça icra borcunun tamamının ödenmiş olmasını müteakip istirdat davasına dönüşmüştür. Mahkememizce 16/11/2021 tanzim tarihli ve 26/11/2021 son ödeme tarihli ... ve ... fatura nolu faturalar, ... 30. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası,... ve ... seri numaralı kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanakları ile kaçak elektrik tespit ve tahakkuk dosyaları, olay yerinde çekilen video kaydına ilişkin CD, kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı talep dilekçesi, kaçak tahakkuk hesap bülteni, 021466 seri numaralı sayaç değiştirme tutanağı, faturalar ve sayaç görselleri dosyamız arasına alınmış, davacı ve davalı tanıkları dinlenmiş, SMMM ve elektrik mühendisliği öğretim üyesi bilirkişilerden oluşan heyetten, mahallinde keşif de yapılmak suretiyle rapor, elektrik mühendisliği öğretim üyelerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden, mahallinde keşif de yapılmak suretiyle rapor ve ek rapor temin edilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, mahkememizin 06/02/2025 tarihli celsesinde, dava dosyasının taraflarca takip edilmemesi nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 150/1. maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekili tarafından verilen 20/02/2025 tarihli yenileme dilekçesi üzerine mahkememizin 20/02/2025 tarihli, dosyanın yeniden işleme konulmasına dair tensip tutanağı ile davanın kaldığı yerden devamına karar verildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nun 316. maddesinin 1. fıkrasının g bendi ve yargıda parasal sınırlar dikkate alındığında eldeki dava, basit yargılama usulüne göre görülmektedir. 6100 sayılı HMK'nun 320/4. maddesi; "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." hükmünü içermektedir. Bu kanun hükmüne göre, eldeki basit yargılama usulüne tabi mahkememiz dosyası kapsamında yalnızca bir sefere mahsus işlemden kaldırma kararı verilebileceği, davanın 2. kez takipsiz bırakılmasının, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini gerektireceği anlaşılmaktadır. Tüm bu nedenlerle, basit yargılama usulüne tabi eldeki davanın 06/02/2025 ve 27/11/2025 tarihlerinde takipsiz bırakıldığı, 6100 sayılı HMK'nun 320/4. maddesi gereğince, davanın dosyanın yenilenmesinden sonra tekrar takipsiz bırakıldığı anlaşılmakla, eldeki davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-6100 sayılı HMK 320/4 ve 150/5. maddeleri gereğince asıl davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 22.429,55-TL'den mahsubu ile, fazladan yatan 21.814,15-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/1 gereğince belirlenen 45.000,00-TL vekâlet ücretinin, davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 698,50-TL posta ve tebligat ve 4.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.198,50-TL yargılama giderinin, davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 6-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair; tarafların yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2025

Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/132, K. 2025/765, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-132-e-2025-765-k-8bb3c5ae2510