İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/126 E. 2026/48 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/126
- Karar No
- 2026/48
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/126 Esas KARAR NO : 2026/48
DAVA : Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/07/2024 KARAR TARİHİ : 17/02/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile arasında akdedilen 01/09/2013 tarihli ... Satın Alma Sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmenin Hizmet Bedelleri, Süre ve Ödemeler Başlıklı 6.maddesinde mezkur yazılımın ilgili modüllerinin 15 adet kullanıcının kullanabileceğinin hükme bağlandığı ancak Davacının hak sahibi olduğu bilgisayar programlarının, telif bedeli ödemeden lisanssız kullanıldığının; ... 3.Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosya kapsamında tespit edildiğini ve yapılan tespite göre toplamda 54 adet sisteme kayıtlı aktif- pasif kullanıcı bulunduğunun tespit edildiğini; bu durumun yazılım üzerindeki haklara tecavuz oluşturduğunu , FSEK 68 madde uyarınca şimdilik 5000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının tüm taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığını, zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, müvekkilinin dava konusu yazılım programını davacı şirket ile aralarında akdetmiş oldukları 01.09.2013 tarihli “...” uyarınca satın aldığını, sözleşmede tanımlanan kullanıcı sayısının 15 olduğunu, sözleşmede aktif ya da pasif kullanıcı ayrımı yapılmadığı düşünüldüğünde 15 kullanıcı sayısının yazılımı aktif olarak kullanan kullanıcı olduğunu, yazılımda aktif 15 kullanıcı dışında pasif kullanıcı yer almasını engelleyen ya da buna imkan vermeyen bir özellik bulunmadığını beyanla davanın reddini talep ettiği anlaşılmaktadır. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmazlık; Davacı yazılımının davalı yanca lisanssız kullanıldığı iddiası kapsamında FSEK 68 madde uyarınca şimdilik 5000- TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte tahsili taleplidir. Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, her ne kadar zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de bu itirazlar yerinde görülmemiş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur. HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler ..., ..., ...'ın 16/05/2025 tarihli bilirkişi raporlarında; Davalı sistemi üzerinde icra edilen teknik incelemede, iddia konusu olan 15 kullanıcı üzeri eşzamanlı fiili kullanıcı hesabı kullanımı unsuruna rastlanmadığı; zaman içerisinde kullanılıp terk edildikleri değerlendirilen ve pasif duruma düşürülen hesaplarla herhangi bir işlemin yapılmasına, oturum açılmasına, sistemin izin vermediği; detayları raporlarında verilmiş olmakla halihazırda ve geçmişte aylık bazlı her dönemde 15 hesap ve altında sayının aktif olduğunun görüldüğü; ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdindeki ... D.İş dosyası kapsamında icra edilen incelemede, mezkur yazılıma ait somut kullanıcı hesapları ile bu hesapların dahil oldukları rol tanımlarının ve bu tanımlardan pasif (işlevsiz) hale getirilenler ile aktif halde olanların birlikte tutulduğu ... adlı veritabanı tablosunda, filtresiz ve tümden bir sorgulama ile iddia konusu 54 sayısına ulaşıldığı görülmüş ise de teknik yönden, pasif duruma getirilen hesaplara girişin mezkur yazılım tarafından kullanımına izin verilmediğinin tespit edildiği ve rol tanımlarının kullanıcı hesabı olarak değerlendirilemeyeceğinden hareketle, anılan sorgudan 54 kullanıcı hesabı olduğu çıkarımının hatalı olduğu; aynı yöntemle filtresiz ve niteliklerine göre ayrıştırmasız sorgu ile heyetlerince icra edilen inceleme tarihi itibariyle, kullanıma halihazırda devam eden sistemde 69 kayıt sayısına ulaşıldığı ve bu kümülatif artırımın, teknik nedenlerle hayatın olağan akışına uygun görüldüğü; kullanım dışı bırakılan bir hesaba ait üst veri kaydının, anılan kütük tablosundan tümden silinmesinin, geçmişe dair tüm işlemleri erişilmez kılabileceği zira raporların birden fazla farklı tablodan temin edilen verilerin birleştirilmesi (union) ile elde edildiği ve ham veri tablosundan bir hesap üst veri kaydının elle çıkarılması beklentisinin, veri analitiği kısıtları (constraint) nedeniyle eşyanın tabiatına aykırı bir durum oluşturabileceği; şu halde teknik-analitik yönden inceleme bulgularının normalleri yansıttığının değerlendirildiği; sözleşme hukuku yönünden değerlendirmenin Mahkemeye ait bulunduğu, dava konusu yazılımın ilim ve edebiyat eseri olduğu, davacının hak sahibi/eser sahibi olduğu, davalının sözleşmeyi ihlal ettiğinin kabulü halinde talep edilebilecek tutarın 792.529,14 TL olarak hesap edildiği, yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilirkişiler ...,..., ...'ın 15/12/2025 tarihli EK bilirkişi raporlarında; Davacı yanca sunulan uzman rapor içerik ve niteliğinin, teknik yönden kök rapor değerlendirmelerine etki edici yönünün bulunmadığı; görüşlerinin kök raporda yer aldığı gibi değişmediğini bildirmişlerdir. Uzman görüşü sunulmuş olup, ... tarafından hazırlanan 23.10.2025 tarihli uzman görüşünde özetle; sistemi tanımlı tüm kullanıcıların lisans hesaplanmasında dikkate alınması gerektiğini bildirmiştir. ... 3.FSHHM’nin ... diş sayılı dosyasında bilirkişi İsmail Keklik tarafından düzenlenen 6.9.2023 tarihli raporda; Karşı tarafın faaliyette ve açık olan işyerinde inceleme esnasında çalışanlarına ait bilgisayardan tespite konu yazılımın kurulu olduğunu, programın kurulu olduğu Ana Bilgisayar (Sunucu/Server) tespit edilerek uzak masaüstü yöntemiyle bağlanılarak tespit isteyen yanın talepleri doğrultusunda yapılan incelemeler sonucunda bilgisayarında bahsi geçen “... kurulu ve çalışır durumda olduğu, “..." isimli Server (Sunucu) Ana bilgisayarda tespite konu olan “..” yazılım programının kurulduğu, programın çalışır durumda olduğu, güvenlik veritabanı adının "...", uygulama veritabanı adının '...” olduğunun görüldüğü, Yazılım programının kurulu olduğu Server (Sunucu) Ana bilgisayardaki “...” isimli güvenlik veritabanında tüm kullanıcılar bilgisine erişmek adına “Kullanıcılar Listesi” için talep eden tarafından belirten SOL komutu çalıştırılmış olup toplamda “54” adet sisteme kayıtlı “Aktif/Pasif' kullanıcı bulunduğu, Yazılım programının kurulu olduğu Server (Sunucu) Ana bilgisayardaki “...” isimli veritabanında “Gelen E-fatura Belgeler”, “Gelen E-irsaliye Belgeler”, “Giden E-arşiv Faturalar”, “Giden E-arşiv İrsaliyeler”, “Giden E-fatura Faturalar, “Giden E-irsaliye İrsaliyeler”,“Muhasebe Kayıtları”, “Muhtasar Modülü”, “Ön Muhasebe Kayıtları” ve “Personel Kayıtları” için talep eden tarafından belirtilen SOL komutları çalıştırılmış olup “Muhtasar Modülü” hariç diğer tüm sorgulardaki tablolarda verilerin dolu geldiği, bu bulgular neticesinde “Muhtasar Modülü” hariç diğer tüm modüllerin aktif bir şekilde kullanıldığı , sorgu sonuçlarında ulaşılan verilerin ekran görüntüleri değerlendirme kısmında sunulduğu, Bilgisayarlarında kurulu/yüklü olan CPM yazılım programları ile ilgili karşı tarafça taraflar arasında yapıldığı belirtilen Sözleşme sunulmuş olup SÖZLEŞMENİN dosyaya konulmuş olduğunu bildirmişlerdir. Yapılan delil tespitine davalı itiraz etmiş, kullanımın sözleşemeye uygun olduğunu, Bilirkişi raporunda 54 adet sisteme kayıtlı "Aktif/Pasif" kullanıcı kaydı olduğu belirtilmiş olsa da, aktif kullanıcı sayısının 15 adet olduğunu, ekte sundukları tablolarda beyaz renkli bölümlerdeki kişiler aktif kullanıcıları temsil ederken, kırmızılar ise pasif kayıtlı kullanıcıları temsil ettiğini, davalı şirketin çalışan sayısının bile yaklaşık 25 kişi olup, şirketten ayrılan personellerin programdaki pasif kaydı sebebiyle bu rakamın ortaya çıktığını, Talep edenin başvuru dilekçesinde önce lisanssız kullanım ve yazılı sözleşme olmadığı iddiasına yer verilmiş, sonrasında da sözleşmenin sona erdiği iddiasına dayandığını, delil tespiti yoluyla müvekkili şirketin ticari bilgilerine ulaşılmasının amaçlandığını, tespitin kötüniyetli olarak yapıldığını ileri sürerek tespite itiraz ettikleri anlaşılmıştır. Toplanan deliller, taraflar arasındaki sözleşme, ... 3.FSHHM’nin ...diş sayılı dosyası, uzman görüşü HMK 266 madde kapsamında teknik yönden denetime uygun bilirkişi raporu gözetildiğinde; Davalı ile ... TİCARET A.Ş. (Yeni Ünvan: ... A.Ş.) şirketleri arasında yapılan 1.9.2013 tarihli sözleşme imzalandığı ve ... programının davalı tarafından satın alındığı, sonrasında yapılan güncelleştirme bedellerinin davacı tarafa ödendiği, değişik iş dosyasında yapılan tespitte programa crack uygulama ile güncelleme de yapıldığı yönünde bir tespitte bulunulmadığı, sözleşmenin 6.1 maddesinde yazılım geliştirme bedeli ve ödeme şekli başlığı altında , kullanıcı sayısının 15 olduğu, proje bedeli olarak 95.000 TL +KDV olacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı değişik iş dosyasında alınan rapora istinaden 54 kullanıcı olduğu iddiası ile izinsiz kullanıma dayalı telif talep etmişse de; değişik iş dosyasında alınan rapora itiraz edilmiş olması, karşı tarafa haber verilmeden ve taraflar arasında sözleşme olmasına rağmen tek taraflı beyanlara göre hazırlandığından Mahkeme aşamasında alınan kök ve ek rapora göre hüküm oluşturulması gerekmiştir. HMK 266 madde kapsamında alınan kök ve ek rapor kapsamına göre; Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kök raporda; Davalı şirket tarafından kullanılan dava konusu yazılımda fiilen 15 kullanıcıyı aşacak şekilde kullanımın ispat edilmediği, Geçmiş dönemler itibarıyla da fiili kullanıcı sayısının 15 ile sınırlı kaldığı yönündeki davalı savunmasının aksinin ispat edilemediği, zira Aktif ve pasif kullanıcıların birlikte değerlendirilmesi suretiyle 54 kullanıcıya ulaşıldığı yönündeki bir tespitin hukuken ve teknik açıdan hatalı olması nedeniyle değişik iş dosyasında yeterli teknik açıklamayı içermeyen rapora itibar edilemeyeceği, taraflar arasında 1.9.2013 tarihinde imza edilen sözleşmeye aykırılığın davacı yanca ispat edilemediği, rapora itiraz edilmesi üzerine alınan ek raporda da kök rapordaki tespitlerin muhafaza edildiği, her ne kadar uzman görüşü sunulmuş ise de sunulan uzman görüşünün,kaynak kod incelemesine dayanmadığı, fiilî sistem ve veri tabanı denetimi içermediği,incelemenin yalnızca davacı tarafından sağlanan dokümanlar ile uygulama arayüzüyle sınırlı tutulduğu,bu nedenle yazılımın ana mimarisine inilmeden, genel açıklamalarla yetinildiği ve uzman görüşü bir bütün olarak incelendiğinde varsayımlara dayalı olarak kaleme alındığı, Mahkememizce görev verilen kök raporu tanzim eden bilirkişilerin yaptığı teknik tespitleri değiştirebilecek herhangi bir bulgu içermediği, mahkememizce ancak davacı taraf beyanı olarak değerlendirilmeye alınabilecek nitelikte düzenlendiği anlaşılmıştır. Ek rapor kapsamı da incelendiğinde; 01.09.2013 tarihli “..." uyarınca sözleşmede tanımlanan kullanıcı sayısının 15 olduğu, sözleşmede aktif ya da pasif kullanıcı ayrımı yapılmadığı , 15 kullanıcı sayısının yazılımı aktif olarak kullanan kullanıcı olduğu, yazılımda aktif 15 kullanıcı dışında pasif kullanıcı yer almasını engelleyen bir hüküm olmadığı, kaldi ki alınan kök ve ek rapor kapsamında da değişik iş dosyasında inceleme sırasında tespit edilemeyen bir olgunun silinmiş, gizlenmiş ya da yok edilmiş olduğunun varsayıma dayalı olarak ileri sürülmesinin bilimsel anlamda ispatlanabilir olmadığı, bu iddiaların varsayım boyutunda kaldığı, veritabanı, mirror (yansı) tabloları, yetkilendirme ve erişim ile özelleştirme alanlarının kapsamına ilişkin tüm teknik tercihlerin, ürün sağlayıcı ve sistem tasarımcısı davacı şirketin bünyesindeki yetkililer ve resmi olarak yetkilendirdiği kişilerce gerçekleştirilebileceği, bununda yazılım sahibi olan davacının mühendislik kararlarından kaynaklandığı , dolayısıyla davalının sözleşmeye aykırı hareket ettiğinin ispat edilemediği hususu HMK 266 maddde kapsamında denetime uygun kök ve ek raporun 2 ve 3. Sayfalarında denetime uygun şekilde açıklandığından sübut bulmayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: 1-DAVANIN REDDİNE, 2-732 TL ilam harcının 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 304,4 TL harcın davacıdan tahsiline, 3- Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 5.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına 5-Davalı tarafın yargılama giderlerinden 500 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine, Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 17/02/2026
Katip ... ¸
Hakim ... ¸