İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/83 E. 2026/45 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/83
- Karar No
- 2026/45
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/83 KARAR NO : 2026/45
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/05/2024 KARAR TARİHİ : 11/02/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.DAVA DİLEKÇESİ CEVAP DİLEKÇESİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ... uluslararası lider konumda firmalardan biri olup fikri ve sınai haklarının korunması hususunda son derece hassas bir şirket olduğunu, Müvekkilin çok tanınmış “...” ibarelerine ait hem TÜRKPATENT nezdinde hem de uluslararası marka ofisleri nezdinde sayısız marka tescili bulunmakta olup çok tanınmış tescilli bu markalarını kendisi ile özdeşleşmiş ve tasarım tescilli de olan görseli paylaşılan bidonlar ve çeşitli ürünler üzerinde kullanmakta olduğunu, Davalılar da bahse konu şahıs/firmalardan olup müvekkile ait çok tanınmış “...” markasının çok benzeri olan ..., ..., ..., ... ibarelerini ve tasarımlarını müvekkilin ticari kimliğine oldukça yaklaştırmak suretiyle kullanmakta olup işbu marka ve tasarımları kötü niyetli olarak TÜRKPATENT nezdinde ... sınıfta tescil ettirdiğini, Davalılar aynı zamanda bu ibare ve tasarımları bulaşık deterjanı ürünleri üzerinde müvekkile ait markalı ürünlerin ticari görsel kimliğini birebir kopyalayarak fiziki ve dijital ortamlar olmak üzere tüm mecralarda kullanmak suretiyle müvekkilin marka haklarını ihlal etmiş ve haksız rekabete neden olduğunu, Öte yandan davalılara ait markalı ürünlerin kullanıldığı bidon tasarımı, müvekkil şirkete ait tescilli tasarım ve bu tasarımın uygulandığı .../ markalı ürün ile neredeyse aynı olduğunu, Yine Davalılardan ... adına...sayı ile tescilli bidon tasarım tescili ile ... sayılı ambalaj şeklindeki tasarım ile Davalılardan ... adına... sayı ile tescilli ile ... sayı ile tescilli ambalaj tasarımlarının da müvekkile ait markalı ürünlerin ticari görsel kimliğini kopyalayarak fiziki ve dijital ortamlar olmak üzere tüm mecralarda kullanmak suretiyle müvekkilin marka haklarını ihlal etmiş ve haksız rekabete neden olduğunu, Davalı ... adına ...sayı ile tescilli “...” ile ... sayı ile tescilli “...” markalarına dair fiili kullanımlar ile Davalı ... adına ... sayı ile tescilli “markasına dair şeklindeki fiili kullanımlar müvekkile ait önceki tarihli ve tanınmış .../ markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmekte, Davalı ... adına ... sayı ile tescilli ...sayı ile tescilli ile ...sayı ile tescilli ambalaj tasarımları ile Davalı ... adına... sayı ile tescilli ... tasarım tescili ile ... sayılı ambalaj tasarımlarının uygulandığı ve ... tarafından üretilen, şeklindeki kullanımlar müvekkil şirkete ait ... markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmekte olduğunu, Davalılardan ... tarafından üretilen kullanımların ise müvekkile ait ...sayılı tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet ettiği,...markaları da birbirlerine ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, Üstüne üstlük söz konusu markaların dördü de .... Sınıfta yer alan deterjan ürünleri için tescilli olup tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açmakta olduğunu, Diğer yandan davalı kullanımlarının, müvekkilin tanınmış markası olan ... markalı ürünlerin ticari takdim şeklinden birebir kopyalanmış olup markaların paketlemeleri, ambalajdaki pozisyonunu, kullanılan logolar ve tertibi, yazı tipi ve renk kombinasyonları dahi müvekkilden kopyaladığını, Davalılar resmen müvekkil şirketin markasını, bidon tasarımını ve tüm ticari takdim şeklini kopyalamış, sektör liderliğinden tanınmış ... markasından haksız olarak yararlanma çabasına girdiğini, Somut olayda yukarıda da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davalı, müvekkil şirketin piyasadaki tanınmışlığı ve itibarından haksız ve izinsiz olarak yararlanmakta olduğunu, Tacir sıfatına haiz davalıların, deterjan sektürü lideri müvekkile ait tasarımları ve bu tasarımlarla bütünleşmiş markasını ve ürünlerini bilmeme ihtimali bulunmadığını belirtmiş ve müvekkilin ait olan tescilli “...” markaları ile karıştırılmaya mahal verecek derecede benzer olan ... markalarının davalı yan tarafından izinsiz olarak kullanıldığ 1 aşağ ıda sıralanan internet siteleri/sosyal medya hesaplarının bilişim uzmanı bilirkişi marifetiyle incelemesi suretiyle tespitine ve tespit sonucunda elde edilecek sonuçların Mahkeme dosyasınakonmasını, Davacılardan ... şirkete ait ... numarası ile tescilli ve tanınmış.... ve ... numarası ile tescilli “...” markaları karıştırılmaya mahal verecek derecede benzer olan sınırlı olmamak suretiyle ...ibaresinin kullanıldığı temizlik malzemesi ürünleri ile her türlü ürün, işyeri tabelası, araç u zeri reklam, reklam, ambalaj, broşur, fatura, katalog, poster, kartvizit vb. evrak ile bu tu n iş materyalleri u zerindeki ihlal teşkil eden kullanımlarının (i) marka haklarına tecavüz ve (iü) haksız rekabet oluşturan davaya konu fiil ve işlemlerinin davacılar aleyhine çok ciddi zarar doğuracağı somut olmakla, davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan davaya konu fiil ve işlemlerinin davacılar aleyhine çok ciddi zarar doğuracağı somut olmakla, tasarımlarını içerir üretim, satış, dağıtım ve tanıtım olmak üzere her türlü kullanımın dava sonuçlanana kadar durdurulmasına, ihlal teşkil eden ürünler ile bu ürünlerin üretimine yarayan makine, araç, kalıplar, bidonlar ve her türlü ürün, işyeri tabelası, araç üzeri reklam, reklam, ambalaj, broşür, fatura, katalog, poster, kartvizit vb. evrak ile bütün iş materyallerine davalılara ait yukarıda belirtilen adreslerde teminatsız şekilde TEDBİREN el konulması, yargı gözetiminde tutulması, kararın icrası için gerekli müzekkerelerin yazılmasını, deterjan ürünleri ile dahi ürünlerinin yukarıda sayılan davalılar ve/veya lisansörleri ile anlaşmalı tasarımlarını ihtiva eden bulaşık ürünlerinin yukarıda sayılan davalılar ve/veya lisansörleri ile anlaşmalı olduğu firmalar tarafından ithalat ve ihracatının durdurulması ve önlenmesini teminen, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü'ne ithalat ve ihracatının durdurulması yönünde müzekkere yazılmasını, davacıya ait marka ve tasarım haklarını ihlal ve haksız rekabet teşkil eden kullanımları içerir — ... — alan — adlı internet — sitesine — ve...sosyal medya hesaplarında yer alan ilgili tu m içeriklerin kaldırılması ve/veya erişimin engellenmesine ve bu karar uygulatma üzere Erişim Sağlayıcılar Birliği'ne ve/veya yetkili mercilere müzekkere yazılmasını, Davalılardan ...'ın ... sayı ile tescilli “...” markası ile ... sayılı bidon tasarım tescili ile ... sayılı ambalaj tasarım tesciline ilişkin dava dişi 3.kişilere lisans veya başka suretle izin vermek suretiyle kullandırılmasının engellenmesini, Davalılardan...adına ... sayı ile tescilli markası ile ... sayılı marka tescili ile ... sayı ile tescilli ile ...sayı ile tescilli ambalaj tasarım tescillerinin dava dışı 3. kişilere devrinin önlenmesi ve bu amaçla Türk Patent ve Marka Kurumu'na (“TÜRKPATENT”) müzekkere yazılmasını, Davalıların, davacı müvekkilin tanınmış ... numarası ile tescilli “...” ve ... numarası ile tescilli “...” markaları ve... sayılı tasarım tescil belgesi kapsamındaki ... sayılı, 3.7 sayılı tasarımları (bu tasarımlar başta olmak ve diğer tasarımlar hariç olmamak üzere) karıştırılmaya mahal verecek derecede benzer olan ..., ..., ..., ... ibarelerini ve tasarımlarını ihtiva eden ve bunlarla sınırlı olmaksızın tüm ihlal teşkil eder kullanımlarının müvekkile ait marka haklarına tecavüz, (ii) müvekkile ait tasarım haklarına tecavüz ve (ili) haksız rekabet oluşturulduğunun ve (iv) davalıların kötü niyetli olduğunun tespitini, durdurulmasını ve önlenmesini, Davalıların ...ibarelerini ve tasarımlarını içerir ve bunlarla sınırlı olmaksızın tüm ihlal teşkil eder kullanımlarının ürün tasarımları da dikkate alınarak müvekkilinin ticari görsel kimliğinin (renk kombinasyonları, kullanılan görseller ile tertibi ve ambalaj tasarımından oluşan bütün) kopyalanması nedeniyle haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına ve önlenmesini, her türlü kullanım, üretim ve satışının, lisans verilmesinin, ithalat ve ihracatının durdurulması ve önlenmesini, davalılara ait ürünlerin ve bu ürünlerin üretimine yarayan makine, araç, kalıp, ambalaj, etiket, işyeri tabelası, kutu, iş evrakı, katalog ve her türlü tanıtım ve promosyon araçlarına el konulması ve imha edilmesine, Müvekkile ait ... numarası ile tescilli ve tanınmış “...” ve ... numarası ile tescilli “...” markalarıyla karıştırılmaya mahal verecek derecede benzer olan ...'a ait ... sayı ile tescilli markası ile ... sayılı marka tescilleri ile ...'a ait ... sayı ile tescilli “...” marka tescilinin 3.sınıfta tescil edilmiş olması ve bu marka tescillerinin kötü niyetli tescil olduğunun tespiti ile hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinini, Müvekkile ait ... numarası ile tescilli ve tanınmış markası ve kullanımları ile karıştırılmaya mahal verecek derecede benzer olan ve yenilik ve ayırt edicilik unsurlarına haiz olmayan;...'a ait ... sayı ile tescilli ile ... sayı ile tescilli ambalaj tasarımları ile ...'a ait ... sayı ile tescilli ambalaj tasarımı ile ... sayılı ambalaj tasarımlarının SMK'nın 77. maddesi uyarınca kötü niyetle tescil edilmesi nedenleri ile hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini, Müvekkile ait Önceki tarihli ...sayı ile tescilli sayılı tasarıma ayırt edilemeyecek derecede benzeyen ve ayırt edicilik yenilik vasıflarını haiz olmayan ... ait ... sayı ile tescilli bidon tasarım tescili, hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini, davacıya ait marka ve tasarım hakkını ihlal ve haksız rekabet teşkil eden kullanımları içerir ..., — ... alan adlı internet sitesine — ve ...medya hesabında yer alan tu m içeriklerin kaldırılması ve/veya erişimin kalıcı olarak engellenmesi ile Erişim Sağlayıcılar Birliği'ne ve/veya yetkili mercilere müzekkere yazılmasına, Mahkeme karar özetinin tüm Türkiye'de yayınlanan ve en yüksek tiraja sahip ilk 3 gazeteden birinde bir kez ilanına, ilan ücretinin peşin olarak davalılardan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı bu tutum ile davalının savunma hakkının kısıtlanmasını planlamakta ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, Davacı dava dilekçesinde asılsız iddiaları doğrultusunda suç duyurusunda bulunulduğunu ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma dosyasını lehine bir delil olarak dosyaya sunmuştur. Davacı, müvekkilin eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiş ve şikayetçi olmuş fakat işbu şikayet kapsamında soruşturma dosyasının yürütüldüğü yer olan ...’da değil ..’da davasını açma gereği olduğunu, soruşturma dosyasının ...’da yürütülecek olması asılsızca iddia edilen eylemlerin...’da gerçekleştiğini göstermektedir. Eylemin gerçekleştiği yer mahkemesi dururken davanın ...’da değil de ...’da açılması davacının bu hakkını açıkça kötüye kullandığını ve davalının savunma hakkını ihlal ettiğini göstermektedir. Bu sebeple dosyanın 6769 sayılı kanunun 156. Maddesi gereği asıl yetkili yer mahkemesi olan Samsun Mahkemelerine gönderilmesini, SMK m. 29/2 uyarınca, tecavüz davasına dayanak markanın - dava tarihi itibarı ile Türkiye’de en az beş senedir tescilli olması şartı ile ve davalı talebi üzerine - dava tarihinden önceki beş sene içerisindeki ciddi kullanımının davacı tarafından ispatı gerekmektedir. Ciddi kullanımın ya da kullanmamaya dair geçerli sebeplerin sunulamaması halinde davanın reddi gerektiğini, anılan hüküm uyarınca kullanmama def’i ileri sürüyor, davacı tarafın Türkiye’de kullanımı olmayan markalarına dayanarak açtığı marka tecavüzü davasının ve SMK’ya dayanan tedbir ve hükümsüzlük ve sair taleplerinin birlikte reddini talep ettiğini, Davacıya ait olup dosya kapsamında yer alan ... numaralı ve benzerliğe konu edilen dosya kapsamında yer alan diğer tüm tesciller müvekkil ...’a ait ... numaralı ve 14.12.2017 tarih ve ... numaralı tescillerden sonra tescil edildiğini, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 25. maddesinin 6. fıkrasında hükümsüzlük talebinde bulunmak için hak düşürücü süre düzenlendiğini, Buna göre; “Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötü niyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.” 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK’nın 42. maddesinde de benzer bir düzenleme bulunmaktaydı. Yani, tescilli bir marka sahibi, iltibas-karışıklık-ilişkilendirilme ihtimali doğuracak tescilli markalara karşı markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl içerisinde sessiz kalır ise, artık söz konusu markanın hükümsüzlüğünü isteyemez. Zira kullanıma 5 yıl boyunca sessiz kaldığı için; artık karşı çıkma ve hükümsüzlük talep etme hakkını kaybettiğini, Davalı müvekkil adına tescilli olup davaya konu edilen ürünlerin tescil tarihlerinden sonra satışa konu edilmediği, kullanılmadığı sabit olduğu, Davacının bu ürünlerin kullanıldığına ilişkin kesin ve inandırıcı delil sunmaması da bu durumun kanıtı olduğu, davalı müvekkil tescilleri yeni yaptırmadığını, davacının davalıya ait tesciller yeni yaptırılmış gibi hareket ederek işbu davayı açması kendisinin kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davacının davalı müvekkilin tasarımından 5 yıldan önce haberdar olduğu sabit olduğu, İş bu haksız ve hukuka aykırı davanın müvekkil yönünden tümden reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini karar verilmesini arz ve talep etmiştir. II.DELİLLER Türk Patent Marka Kurumu'ndan... numaralı markaların, tescil belgelerinin, başvuru ve tescil tarihlerinin, ürün listelerinin, varsa yenileme tarihlerinin, devir ve lisans belgelerinin, renkli ise renkli suretlerinin ve halen geçerli olup olmadığının bildirilmesi, onaylı suretlerinin celp edildiği görülmüştür. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen bilişim uzmanı İsmail Keklik, Endüstriyel tasarım uzmanı ... ve marka vekili ... 19/11/2024 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; Davacı tarafından dosyaya sunulan ve bahsi geçen ...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 15.04.2014 tarihinde kayıt olunduğu ve alan adı sahibinin “efline tanıtım tasarım” adına kayıt edildiği, İlgili internet sitesi içerik saylayıcısı tespiti için detaylıca incelendiğinde içerik sağlayıcısının firma adının “... A.Ş”, 1. adresinin “...", 2. adresinin “...", iletişimin “..." olarak internet sitesinin “Hakkımızda ve İletişim” sayfasında açıkça belirtildiği ve web sitesi içerisinde tespite konu belirtilen ürünlerin güncel olarak yayında olduğu, Davacı tarafından dosyaya sunulan ve bahsi geçen “...” isimli pazaryeri internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu ve web sitesi içerisinde tespite konu belirtilen Ürünün güncel olarak yayında olduğu, Karşı tarafa ait olduğu belirtilen tespite konu "..." isimli ... sosyal medya hesabına ait genel profil sayfaları ve paylaşımlar kontrol edildiğinde "...” internet sitesi ile ilişkili olduğu, bu sebeple ilgili sosyal medya sayfaların sahibi ile internet sitelerin sahibinin aynı kişi/kişiler olduğunun anlaşıldığı, ayrıca bahse konu sosyal medya içeriklerinde tespite konu belirtilen ürünlerin paylaşımların yapıldığı ve güncel olarak yayında olduğu, Karşı tarafa ait olduğu belirtilen tespite konu “...” isimli ... ve “...” isimli ... sosyal medya hesabına ait genel profil sayfaları ve paylaşımlar kontrol edildiğinde "...'” ilişkili olmadığı, bu sebeple ilgili sosyal medya sayfaların sahibi ile internet sitelerin sahibinin farklı kişi/kişiler olduğunun anlaşıldığı, ayrıca bahse konu sosyal medya içeriklerinde tespite konu belirtilen ürünlerin paylaşımların yapıldığı ve güncel olarak yayında olduğu, tasarım hükümsüzlük talepleri açısından; davalı davalı ...'a ait; ...numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 23.09.2020 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı ve belirtilen nedenlerle hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, Davalı Davalı ...'a ait; ... Numaralı Tasarım Tescilinin başvuru tarihi olan 11.01.2022 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı ve belirtilen nedenlerle hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, Davalı Davalı ...'a ait; ...Numaralı Tasarım Tescilinin başvuru tarihi olan 28.12.2022 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahipolmadığı ve belirtilen nedenlerle hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, Davalı Davalı ...'a ait; ...Numaralı Tasarım Tescilinin başvuru tarihi olan 14.12.2017 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı ve belirtilen nedenlerle hükümsüzlük şartlarının oluştuğu,Davalı Davalı ...'a ait; ... Numaralı Tasarım Tescilinin başvuru tarihi olan 27.06.2018 tarihinden önce kamuya sunulduğunu gösteren bir delil sunulmadığı, resen yapılan araştırmalarda tespit edilemediği, tasarıma tecavüz talepleri açısından; “davacı tarafa ait 30.01.2013 tarihli ... numaralı tasarım tescilleri ile dava dilekçesinde yer alan adreslerde tespit edilen “...” isimli ürün ambalajı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları ve smk 81/1 a uyarınca tecavüz niteliği arz ettiği, davacı tarafa ait 30.01.2013 tarihli ...numaralı tasarım tescilleri ile dava dilekçesinde yer alan adreslerde tespit edilen “...” isimli ürün ambalajı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları ve smk 81/1 a uyarınca tecavüz niteliği arz ettiği,davacı tarafa ait 30.01.2013 tarihli ... numaralı tasarım tescilleri ile dava dilekçesinde yer alan adreslerde tespit edilen “...” ya da “...” isimli ürün ambalajı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları ve smk 81/1 a uyarınca tecavüz niteliği arz ettiği, davacı tarafa ait 30.01.2023 tarihli ....numaralı tasarım tescilleri ile dava dilekçesinde yer alan adreslerde tespit edilen “...” isimli ürün ambalajı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları ve smk 81/1 a uyarınca tecavüz niteliği arz ettiği, marka hükümsüzlük talepleri açısından davalı markalarının tescilinde smk m.6/9 kapsamında kötüniyetin bulunup bulunmadığı hususunun ve buna bağlı olarak verilecek hükümsüzlük kararının takdirinin sayın mahkemenize ait olduğu, markaya tecavüz talepleri açısından tecavüz açısından gereken iltibasın mevcut olduğu tespit edilmiş olup, belirtilen bu sebeplerle, davalı tarafın eylemlerinin, smk'nın 7 ve 29. maddeleri gereğince, davacının marka haklarına tecavüzünün mevcudiyetine ilişkin, nihai hukuki değerlendirme ve takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, haksız rekabet talepleri açısından davalıların davacının markaları ve tasarımı ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilediği tespit edilmekle birlikte, yüksek yargıtay 11. hukuk dairesi'nin .... esas ve ... karar ve 14.03.2022 tarihli kararı göz önüne alınarak, davalı kullanımının ttk m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağına dair nihai hukuki değerlendirme ve takdirin sayın mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen bilişim uzmanı İsmail Keklik, Endüstriyel tasarım uzmanı ... ve marka vekili ... 04/01/2026 tarihli ek raporun sonuç kısmında özetle; tasarım hükümsüzlüğü talepleri açısından; ... başvuru tarihli ...numaralı tasarım tesis dayanak olarak sunulan ürün görselleri arasında yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, marka hükümsüzlüğü talepleri açısından; taraf markaları arasında sınıfsal benzerlik mevcut olmakla beraber işaretsel açıdan farklılık olduğu, dolayısıyla davalı markaları açısından smk m.6/1 kapsamında hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı değerlendirilmekte olup, işbu tespite dair nihai hukuki değerlendirme ve takdirin sayın mahkemenize ait olduğu, davacı “...” markasının smk m.6/5 kapsamında ilgili sektörde belirli bir tanınmışlığa erişmiş olduğunun değerlendirildiği, , işbu te: dair nihai hukuki değerlendirme ve takdirin sayın mahkemenize ait olduğu, her ne kadar davacı tarafça tanınmışlık gerekçesi ile hükümsüzlük talep edilmekte ise de bu yönde değerlendirme yapılabilmesi için, öncelikle taraf markalarının smk m.6/1 kapsamında aynı veya benzer olması ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsaması gerektiği, davacının markalarıyla, hükümsüzlüğü istenen davalı markalarının tescil edilen sınıfları aynı ise de, markaların bir bütün olarak değerlendirilmesinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak aynı veya benzer olmadığı tespit edilmiş olmakla, smk m.6/5 kapsamında hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığının değerlendirildiği, işbu tespite dair nihai hukuki değerlendirme ve takdirin sayın mahkemenize ait olduğu, davalı markalarının tescil edildikleri biçimden farklı biçimde kullanılmaları ise smk m.9 kapsamında değerlendirilebilecek bir husus olup, tamamen hukuki bir nitelendirmeyi gerektirdiğinden kök raporumuzda belirtildiği üzere, bu husustaki nihai hukuki değerlendirme ve takdirin sayın mahkemenize ait olduğu, tespit, sonuç ve kanaatine ulaşmıştır. III.DAVA VE UYUŞMAZLIK Dava; Davacı yana ait TPMK nezdinde tescilli ve tanınmış “...” markası ve aynı şekilde tasarım tescilli olan bidonlar ve çeşitli ürünlerin davalılar tarafından müvekkiline ait çok tanınmış “...” markasının çok benzeri olan... ibarelerini ve tasarımlarını müvekkilinin ticari kimliğine oldukça yaklaştırmak suretiyle kötü niyetli olarak kullanılması, davalıların aynı zamanda bu ibare ve tasarımları bulaşık deterjanı ürünleri üzerinde davacıya ait markalı ürünlerin ticari görsel kimliğini birebir kopyalayarak fiziki ve dijital ortamlar olmak üzere tüm mecralarda kullanmak suretiyle davacının marka haklarını ihlal ederek haksız rekabete neden olması nedeniyle davalıların davacıya ait marka - tasarım haklarına yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, internet siteleri/sosyal medya hesaplarının bilişim uzmanı bilirkişi marifetiyle incelemesi suretiyle tespitine ve tespit sonucunda elde edilecek sonuçların Mahkeme dosyasına konmasını ve haksız rekabete konu ürün ve ambalaja el konularak imhası, belirtilen internet sitelerine erişimin engellenmesi noktalarına ilişkindir. IV. GEREKÇE Dava dilekçesi içeriği, uyuşmazlık konusu, talep ve istemin kapsamı, uygulanacak normatif kaynakların çeşitliliği gibi etkenler göz önüne alınarak davacının talep konuları kendi içerisinde; "Bilişim kayıtlarına yönelik inceleme, tespit ve değerlendirme;" "... numaralı "..." markası, ... numaralı bidon tasarımı, ... numaralı ambalaj tasarımı, .. numaralı "..." markası, ... numaralı "..." markası, ... numaralı ambalaj tasarımı, ... numaralı ambalaj tasarımına yönelik marka haklarına tecavüz, tasarım haklarına tecavüz, haksız rekabet oluşturuduğunun ve davalıların kötü niyetli olduğunun tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine taleplerinin değerlendirilme;" "... numaralı "..." markası, ... numaralı "..." markası, ... numaralı "..." markası, ... numaralı ambalaj tasarımı, ... numaralı ambalaj tasarımı, ... numaralı ambalaj tasarımı, ...numaralı ambalaj tasarımı, ... numaralı bidon tasarımı, yönünden davalıların kötü niyetle tescil yaptıkları, ilgili markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi taleplerini değerlendirme;" şeklinde sınıflandırılarak her bir talebe dair hukuki değerlendirmenin kendi içerisinde ayrı ayrı değerlendirilmesinin gerekçeli kararın anlaşılabilir ve yüksek derece mahkeme incelemesine elverişli olacağı gayesi ile hareket edilmiştir. Bilişim kayıtlarına yönelik inceleme, tespit ve değerlendirme; Davacı tarafından tespiti için sunulan ilgili internet web sitesinin “....” Alan Adı (Domain) URL adresinde güncel olarak açık ve faaliyette olduğu, yapılan araştırma ve incelemeler sonucunda internet sitesinin içeriklerinde tespite konu ürünlerin yayınlandığı ve güncel olarak yayında olduğu, “...” isimli internet sitesinde bahsi geçen "..." ibareli görselin sayfa linkinde yayınlanarak kullanıldığı ve güncel olarak yayında olduğu, incelenen İnternet sitesinde üzerinde "..." yazan ürünlerin; “..." sayfa linkinde, “...” sayfa linkinde yayınlanarak kullanıldığı ve güncel olarak yayında olduğunu gösteren ekran görüntüleri tespit edilmiştir. Davacı tarafından tespiti için bahsi geçen karşı tarafın ilgili “..." ... sosyal medya hesabının profil “...” sayfası incelendiğinde; hesap adının “...A.Ş.” olarak, web sitesi adresi olarak “....'” yazılı olduğu, bahsi geçen instagram hesabı ile internet sitesinin sahibinin aynı kişi/kişiler olduğu, ilgili ... hesabına ait tespite konu linkler hakkında yapılan incelemede; "..." şeklinde kullanımın “...” sayfa linkinde, "..." şeklinde kullanımın “...” sayfa linkinde "..." şeklinde kullanımın “...” sayfa linkinde, "..." şeklinde kullanımın ...” sayfa linkinde yer aldığı tespit edilmiştir. Davacı tarafından tespiti için sunulan ilgili “..." satış yeri internet web sitesinin güncel olarak açık ve faaliyette olduğu, yapılan araştırma ve incelemeler sonucunda internet sitesinin içeriklerinde tespite konu ürünün yayınlandığı ve güncel olarak yayında olduğu, üzerinde "..." yazan ürünün “...” sayfa linkinde yayınlanarak kullanıldığı ve güncel olarak yayında olduğunu gösteren ekran görüntüsü tespit edilmiştir. Davacı tarafından tespiti için bahsi geçen karşı tarafın ilgili “...” ... sosyal medya hesabının profil “...” sayfası incelendiğinde; "..." yazan ürünün “...” sayfa linkinde yayınlanarak kullanıldığı ve güncel olarak yayında olduğunu gösteren ekran görüntüsü tespit edilmiştir. Davacı tarafından tespiti için bahsi geçen karşı tarafın ilgili “..." ... sosyal medya hesabının profil “..." sayfası incelendiğinde; "..." yazan ürünün “..." sayfa linkinde yayınlanarak kullanıldığı ve güncel olarak yayında olduğunu gösteren ekran görüntüsü tespit edilmiştir. Bu tespitler ile bilirkişi raporundaki kayıtlar kül halinde değerlendirildiğinde; davacının ihtiyati tedbir talebi kabul edilmesine konu hukuki şartların oluştuğuna kanaat getirilerek 06/02/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair ara karar tahsis edilmiştir. Davacının; davalılarca kullanıldığı tespit edilen; ... numaralı "..." markası, ... numaralı bidon tasarımı, ... numaralı ambalaj tasarımı, .. numaralı "..." markası, ... numaralı "..." markası, ... numaralı ambalaj tasarımı, ... numaralı ambalaj tasarımına yönelik marka haklarına tecavüz, tasarım haklarına tecavüz, haksız rekabet oluşturuduğunun ve davalıların kötü niyetli olduğunun tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine taleplerinin değerlendirilmesinde; Davacının Marka hakkına tecavüz edildiği, bu tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi talebinin incelenmesi ile başlanırsa; Davacıya Ait Dayanak Markalar ...tescil no.lu “...” markası ... sınıfta tescil edilmiştir. Marka sahibi olarak ... gözükmektedir. Marka tescil başvurusu 09.05.2018 tarihinde yapılmış olup 08.11.2018 tarihinde markanın tesciline karar verilmiştir. Markanın halen SMK kapsamında tescil korumasında olduğu sicil kayıtlarında tespit edilmektedir. ... tescil no.lu “...” markası ... sınıfta tescil edilmiştir. Marka sahibi olarak ... gözükmektedir. Marka tescil 16.11.2018 tarihinde yapılmış olup 30.12.2019 tarihinde markanın tesciline karar verilmiştir. Markanın halen SMK kapsamında tescil korumasında olduğu sicil kayıtlarında tespit edilmektedir. Davalılara Ait Markalar: ...tescil no.lu “...” markası ... sınıfta tescil edilmiştir. Marka sahibi olarak davalı ... gözükmektedir. Marka tescil başvurusu 12.06.2020 tarihinde yapılmış olup 16.10.2020 tarihinde markanın tesciline karar verilmiştir. Markanın halen SMK kapsamında tescil korumasında olduğu sicil kayıtlarında tespit edilmektedir. ... tescil no.lu “...” markası ... sınıfta tescil edilmiştir. Marka sahibi olarak ...gözükmektedir. Marka tescil başvurusu 21.05.2021 tarihinde yapılmış olup 24.01.2022 tarihinde markanın tesciline karar verilmiştir. Markanın halen SMK kapsamında tescil korumasında olduğu sicil kayıtlarında tespit edilmektedir. ... tescil no.lu “...” markası .... sınıfta tescil edilmiştir. Marka sahibi olarak ... gözükmektedir. Marka tescil başvurusu 12.07.2017 tarihinde yapılmış olup 03.11.2017 tarihinde markanın tesciline karar verilmiştir. Markanın halen SMK kapsamında tescil korumasında olduğu sicil kayıtlarında tespit edilmektedir. Marka hakkına tecavüzden bahsedilebilmesi için; davalının, ürünler ya da ürün ambalajlarında kullandığı kompozisyonun ya da sunulan hizmetin, ürünün nihai tüketicileri nezdinde, davacı markaları ile iltibasa neden olacak şekilde düzenlenmiş olması, marka ve ambalajın kullanıldığı ürünlerin ya da sunulan hizmetin, tüketici tarafından algılanış biçimi ve bu algılama sonucunda karışıklığa sebebiyet verilmesi, tüketicinin davacının ürününü/hizmetini aldığı konusunda yanılgıya düşürülerek, davalı ürünlerini/hizmetini satın almasına yol açılmış olması gereklidir. Markaya tecavüz açısından, kullanımdaki sınır, “ilgili ibarenin aynı/benzer ibareyi taşıyan başkaca markalara yanaşma iradesi gösterip göstermediğine” ve “taraf markalarının birbirinden ne kadar ayrıştığına bakılarak” tespit edilebilir. Karıştırılma ihtimali, hem bir tescil engeli (hükümsüzlük),hem de bir tecavüz halidir. Markaların benzer olmaları durumunda, bu kez markaların tescilli olduğu mal veya hizmet ile markanın kullanıldığı mal veya hizmetin benzer olup olmadığı ve ortaya çıkacak duruma göre karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Karıştırılma ihtimali, bir yandan işaretlerin, öte yandan tescilli oldukları ya da tescil başvurusunun vapıldığı veya kullanıldığı mal ve/veya hizmetlerin benzer olup olmadığının incelenmesini gerektirir. Bir başka anlatımla, karıştırılma ihtimalinin varlığı ve buna bağlı olarak doğacak markaya tecavüz ya da hükümsüzlük için kural olarak hem işaret benzerliği hem de sınıfsal benzerlik gereklidir. Bu yüzden Karıştırılma tehlikesi/olasılığının belirlenmesi görsel, işitsel, anlamsal benzerlik incelemesini içerecek şekilde, 2 markanın bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenime bakılmalıdır. Taraf markalarında emtia benzerliği söz konusudur. ... ibaresinin Türkçe'de herhangi bir anlamı bulunmamaktadır. Dolayısıyla Davacı markası özgün ve ayırt edici bir markadır. Tescil koruması altında olan Davacı markalarındaki görseller ve ticari sunum şekli ile Davalıların ticari sunum şeklinin benzerlik gösterdiği ve Davalıların bu şekilde Davacı markalarına yanaşma iradesi gösterdiği, zira; söz konusu uyuşmazlık konusu ürünlerin ambalajı aynı şekilde mavi renk ve kırmızı kapak içermektedir. Renklerin kullanımı kimsenin tekelinde olmamakla birlikte, ambalajlarda kullanılan renklerin ve genel olarak kompozisyonun benzer olduğu görülmektedir. Ürünün bu şekilde piyasaya sunulacağına veya sunulması gerektiğine dair herhangi bir teamül, zorunluluk ya da teknik açıdan gereklilik bulunmamaktadır. Ayrıca, “..”, “...”, “...” şeklindeki Davalı markalarının bir bütün halinde tescil edilen kelimelerin parçalanarak Davacının esas ve ayırt edici unsuru olan ... ibaresine yanaşır şekilde kullanıldıkları tespit edilmiştir. Somut olayda davalıların tespit edilen kullanımları ile davacı markalarına yanaşma iradesi gösterdiği, ambalaj ve tasarımdaki benzerliğin, görsel ve bütünsel açıdan ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açma ihtimalinin mevcut olduğu, davalıların ürünlerinin davacının ürünü ile aynı satış kanalından geçmesi nedeniyle karıştırma ihtimalinin arttığı değerlendirilerek, ürünün piyasaya sunum şeklinin ortalama tüketiciyi yanıltabileceği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla işbu tespitler doğrultusunda davalıların ... “....”, ... “...”, .... “....” kullanımlarının SMK'nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğuna kanaat getirilmiş ise de; Hüküm fıkrasında yapılan sehven hata sebebiyle ... “...”'a ilişkin tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi yönünde kısa kararda yer verilmesinin atlandığı görülmüş, mahkememiz nezdinde oluşan kanaat yukarıda ayrıntısıyla izah edildiği üzere ... “...” markası ile davacının marka hakkına tecavüz edildiği bu tecavüzün önlenmesi ve durdurulmasına kanaat getirildiği yönündeki açıklamaların hukuken yerinde olduğu, hüküm fıkrasında yapılan sehven hataya ilişkin bu şekilde gerekçeli karara şerh düşülmesi lüzumu görülmüştür. Davacının Tasarım hakkına tecavüz edildiği, bu tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi talebinin incelenmesi ile devam edildiğinde; Davacı tarafa ait ... tarihli ... numaralı tasarım tesciline tecavüz iddialarının incelenmesinde; -Davacı tarafa ait ... tarihli ... numaralı tasarım tescilleri, dava dilekçesinde yer alan adreslerde tespit edilen “...” isimli ürün görselleri dava konusu benzerlik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımlar Ambalaj tasarımıdır. Davacı tarafa ait tasarım yan görünüşte dik konumlanmış dikdörtgen prizma oranlarda olup görünüşe göre üst yüzey sol ortada bir adet silindir kapak yer almaktadır. Geometrinin üst yüzeyi iç bükey yapıda olup merkezde ortada bir sap yer almaktadır. Geometrinin yan geniş yüzeyi üzerinde en dışta dikey konumlanmış, elips bir öğe ve içinde gene dik konumlanmış daha amorf kontura sahip etiket alanı yüzeyi yer almaktadır. Geometrinin sol alt kısmında yan yüzeyinde kapsayan çizgisel bir öğe ve yan yüz üzerinde dik konumlanmış dar bir elips yüzey yer almaktadır. Geometrinin sağ üst kısmında yan yüzeyinde diğer yüzey ile benzer ama aynalanmış görünümünde çizgisel bir desen bulunmaktadır. Geometrinin tabanında içinde düz bir çizgi yer alan elips bir yüzey ve çizginin her ki yanında elips sınırlar içinde birbirine bitişik konumlanmış feder formunda bir desen yer almaktadır. - 19/11/2024 tarihli Bilirkişi Raporu sayfa 21'de yer aldığı üzere- Dava dilekçesinde yer alan adreslerde tespit edilen “...” isimli ürün ambalajı incelendiğinde ise benzer geometrik biçimde olduğu, kapak ve sap biçim, oran ve yerleşimlerinin benzer olduğu, tasarıma ana karakterini veren yan ve ön yüzeyde yer alan desenler ile etiket alan sınır çizgilerinin benzer biçim, oran ve yerleşimde olduğu görülmüştür. Karşılaştırılan tasarınlar arasında bulunan farklar küçük ayrıntılarda olup tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmadığı tespit edilmiştir. Tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda Davacı tarafa ait ...tarihli ... numaralı tasarım tescilleri ile dava dilekçesinde yer alan adreslerde tespit edilen “...” isimli ürün ambalajı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları sonucuna varılmıştır. -Davacı tarafa ait ...tarihli ...numaralı tasarım tescilleri, dava dilekçesinde yer alan adreslerde tespit edilen “...” isimli ürün görselleri dava konusu benzerlik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımlar Ambalaj tasarımıdır. Davacı tarafa ait tasarım yan görünüşte dik konumlanmış dikdörtgen prizma oranlarda olup görünüşe göre üst yüzey sol ortada bir adet silindir kapak yer almaktadır. Geometrinin üst yüzeyi iç bükey yapıda olup merkezde ortada bir sap yer almaktadır. Geometrinin yan geniş yüzeyi üzerinde en dışta dikey konumlanmış elips bir öğe ve içinde gene dik konumlanmış daha amorf kontura sahip etiket alanı yüzeyi yer almaktadır. Geometrinin sol alt kısmında yan yüzeyinde kapsayan çizgisel bir öğe ve yan yüz üzerinde dik konumlanmış dar bir elips yüzey yer almaktadır. Geometrinin sağ üst kısmında yan yüzeyinde diğer yüzey ile benzer ama aynalanmış ümünde çizgisel bir desen bulunmaktadır. Geometrinin tabanında içinde düz bir çizgi yer alan elips bir yüzey ve çizginin her ki yanında elips sınırlar içinde birbirine bitişik konumlanmış feder formunda bir desen yer almaktadır. Dava dilekçesinde yer alan adreslerde tespit edilen “...” isimli ürün ambalajı incelendiğinde benzer geometrik biçimde olduğu, kapak ve sap biçim, oran ve yerleşimlerinin benzer olduğu, tasarıma ana karakterini veren yan ve ön yüzeyde yer alan desenler ile etiket alan sınır çizgilerinin benzer biçim, oran ve yerleşimde olduğu görülmüştür. Karşılaştırılan tasarınlar arasında bulunan farklar küçük ayrıntılarda olup tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmamaktadır. - 19/11/2024 tarihli Bilirkişi Raporu sayfa 22'de yer aldığı üzere- Tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda Davacı tarafa ait ... tarihli ... numaralı tasarım tescilleri ile dava dilekçesinde yer alan adreslerde tespit edilen ... numaralı “...” isimli ürün ambalajı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları sonucuna varılmıştır. -Davacı tarafa ait 30.01.2013 tarihli ...numaralı tasarım tescilleri, sağda dava dilekçesinde yer alan adreslerde tespit edilen “...” ya da "...” isimli ürün görselleri incelendiğinde dava konusu benzerlik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımlar Ambalaj tasarımıdır. Davacıya ait tasarım yan görünüşte dik konumlanmış dikdörtgen prizma oranlarda olup görünüşe göre üst yüzey sol ortada bir adet silindir kapak yer almaktadır. Geometrinin üst yüzeyi iç bükey yapıda olup merkezde ortada bir sap yer almaktadır. Geometrinin yan geniş yüzeyi üzerinde en dışta dikey konumlanmış elips bir öğe ve içinde gene dik konumlanmış daha amorf kontura sahip etiket alanı yüzeyi yer almaktadır. Geometrinin sol alt kısmında yan yüzeyinde kapsayan çizgisel bir öğe ve yan yüz üzerinde dik konumlanmış dar bir elips yüzey yer almaktadır. Geometrinin sağ üst kısmında yan yüzeyinde diğer yüzey ile benzer ama aynalanmış görünümünde çizgisel bir desen bulunmaktadır. Geometrinin tabanında içinde düz bir çizgi yer alan elips bir yüzey ve çizginin her ki yanında elips sınırlar içinde birbirine bitişik konumlanmış feder formunda bir desen yer almaktadır. Dava dilekçesinde yer alan adreslerde tespit edilen “..." ya da “...” isimli ürün ambalajı incelendiğinde benzer geometrik biçimde olduğu, kapak ve sap biçim, oran ve yerleşimlerinin benzer olduğu, tasarıma ana karakterini veren yan ve ön yüzeyde yer alan desenler ile etiket alan sınır çizgilerinin benzer biçim, oran ve yerleşimde olduğu görülmüştür. Karşılaştırılan tasarınlar arasında bulunan farklar küçük ayrıntılarda olup tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmamaktadır. - 19/11/2024 tarihli Bilirkişi Raporu sayfa 23'te yer aldığı üzere- Tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda Davacı tarafa ait 30.01.2013 tarihli ... numaralı tasarım tescilleri ile dava dilekçesinde yer alan adreslerde tespit edilen “...” ya da “..” isimli ürün ambalajı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları sonucuna varılmıştır. - Davacı tarafa ait 30.01.2013 tarihli ...numaralı tasarım tescilleri, sağda dava dilekçesinde yer alan adreslerde tespit edilen “...” isimli ürün görselleri incelendiğinde dava konusu benzerlik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımlar Ambalaj tasarımıdır. Davacı tarafa ait tasarım yan görünüşte dik konumlanmış dikdörtgen prizma oranlarda olup görünüşe göre üst yüzey sol ortada bir adet silindir kapak yer almaktadır. Geometrinin üst yüzeyi iç bükey yapıda olup merkezde ortada bir sap yer almaktadır. Geometrinin yan geniş yüzeyi üzerinde en dışta dikey konumlanmış elips bir öğe ve içinde gene dik konumlanmış daha amorf kontura sahip etiket alanı yüzeyi yer almaktadır. Geometrinin sol alt kısmında yan yüzeyinde kapsayan çizgisel bir öğe ve yan yüz üzerinde dik konumlanmış dar bir elips yüzey yer almaktadır. Geometrinin sağ üst kısmında yan yüzeyinde diğer yüzey ile benzer ama aynalanmış görünümünde çizgisel bir desen bulunmaktadır. Geometrinin tabanında içinde düz bir çizgi yer alan elips bir yüzey ve çizginin her ki yanında elips sınırlar içinde birbirine bitişik konumlanmış feder formunda bir desen yer almaktadır. Dava dilekçesinde yer alan adreslerde tespit edilen “...” isimli ürün ambalajı incelendiğinde benzer geometrik biçimde olduğu, kapak ve sap biçim, oran ve yerleşimlerinin benzer olduğu, tasarıma ana karakterini veren yan ve ön yüzeyde yer alan desenler ile etiket alan sınır çizgilerinin benzer biçim, oran ve yerleşimde olduğu görülmüştür. Karşılaştırılan tasarınlar arasında bulunan farklar küçük ayrıntılarda olup tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmamaktadır. - 19/11/2024 tarihli Bilirkişi Raporu sayfa 24'te yer aldığı üzere- Tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda Davacı tarafa ait 30.01.2023 tarihli ... numaralı tasarım tescilleri ile dava dilekçesinde yer alan adreslerde tespit edilen “...” isimli ürün ambalajı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları sonucuna varılmıştır. Ayrıntısına yukarıda yer verildiği üzere; Ürünün ayırtedicilik açısından yapılan incelemesinde, davacıya ait ...no.lu tasarımlar ile dava dilekçesinde yer alan adreslerde tespit edilen “...”, “...” “....” ya da “...”, “...” isimli ürün görselleri “benzer” olarak değerlendirilmiştir. Dolayısıyla, dosyanın mevcut delil durumu itibariyle, davalı kullanımının, davacıya ait ... numaralı tescilli tasarıma SMK 81/1 a uyarınca tecavüz niteliği arz ettiğine dair kanaat mahkememizde hasıl olması ile ... numaralı tasarım tescilleri ile ... numaralı bidon tasarımı ve ... numaralı ambalaj şeklindeki tasarım tesciline yönelik tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi taleplerinin ayrı ayrı KABULÜNE, ... numaralı tasarım tescilleri ile ... numaralı bidon tasarımı ve ... numaralı ambalaj şeklindeki tasarım tesciline yönelik tecavüzün tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine dair karar tahsis edilmiştir. Davacının haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi talebinin hukuki değerlendirilmesinde ise; TTK m. 54 vd maddelerinde düzenlenmiştir. TTK m. 54/1 hükmü haksız rekabet hukukunun amacını “Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.” şeklinde belirterek, bu kısma ilişkin hükümlerin yorumlanmasında dikkate alınacak temel ilkeyi vurgulamıştır. 2. Fıkrada ise Kanun Koyucu haksız rekabeti, “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” şeklinde tanımlamıştır. Görüldüğü üzere TTK m. 54 hükmü, haksız rekabetin tanımlanmasında “dürüstlük kuralı”nı temel kriter olarak görmüştür. Buna göre bir eylemin haksız rekabet olup olmadığının belirlenmesindeki, o eylemin dürüstlük kuralı ile örtüşüp örtüşmediğine bakılmalıdır. Haksız rekabetin genel tanımını veren bu hükmün yanı sıra, TTK m. 55 hükmü uygulamada sıkça karşılaşılan haksız rekabet hallerini sınırlayıcı olmayacak şekilde saymıştır. Bununla birlikte TTK m. 55'te sayılan haksız rekabet hallerinin sınırlayıcı olmadığı, sadece TTK m. 54/2'de belirtilen haksız rekabet eyleminin örnekseme yoluyla sayılmış örnekleri olduğu açıktır. TTK m. 55 hükmünde düzenlenen haksız rekabet hallerinden biri de, huzurdaki davanın da konusunu oluşturan TTK m. 55/1-a-(4) hükmüdür. Bu hükme göre “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” bir haksız rekabet eylemidir. Bu hüküm 6762 sayılı eski TTK'nın m. 57/5 hükmünü karşılamaktadır. Bu hüküm bağlamında bir haksız rekabetten söz edebilmek için, dava konusu olay özelinde ele alındığında davalının, davacıların iş ürünleri ile karıştırılmaya yol açacak önlemler alması gerekmektedir. Her ne kadar ilgili kısımlardaki açıklamalar ile davalılar tarafından gerçekleştirilen eylemlerin haksız rekabet şeklinde tespiti mümkün olsa da; Yargıtay 11.HD’nin ... Esas - ... Karar ve 19.12.2024 sayılı ilamlarına göre : 6102 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara dayalı açılan davalarda, tescilli sınai haklar bakımından sadece özel kanun olan SMK hükümleri uygulanabilecek olup TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin anılan özel hükümler yanında ve aynı anda uygulanması söz konusu olamayacağından, kümülatif koruma uygulanmayacağından haksız rekabetin tespiti isteminin reddine karar verilmiştir. Davalıların tespit edilen mütecaviz eylemleri kötü niyet ile gerçekleştirdikleri iddiasının ise dosya kapsamında ispatlanamadığı, davacının davalıların kötü niyetle hareket ettikleri yönündeki tespit talebinin ancak bir iddiadan ibaret olduğu, aksi düşünülmesi halinde bir niyet okumadan ileri gidilemeyeceği, davalıların kötü niyetli olduklarına dair gerçekleştirilen niyet okumanın ise hukuki karşılığının bulunmadığının izahtan vareste olduğu, bu kapsamda davalıların kötüniyetle mütecaviz eylemleri gerçekleştirdiklerine dair somut, kendi arasında çelişki ihtiva etmeyen, sabit, kesin bir delil bulunmadığından davacıların bu yöndeki talebi reddedilmiştir. Davacının, davalılarca kullanıldığı tespit edilen; .... numaralı "..." markası, ... numaralı "..." markası, ... numaralı "..." markası, .... numaralı ambalaj tasarımı, ... numaralı ambalaj tasarımı, ... numaralı ambalaj tasarımı, ... numaralı ambalaj tasarımı, ... numaralı bidon tasarımı, yönünden davalıların kötü niyetle tescil yaptıkları, ilgili markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talebinin incelenmesinde ise; Davalı tarafa ait 11.01.2022 başvuru tarihli ... ve numaralı tasarım tescililinin hükümsüzlük iddiasına ilişkin değerlendirme Dava konusu yenilik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımlar “etiket” tasarımıdır. Davacıya ait tasarım dikey konumlanmış amorf sınır çizgilerine sahip yüzey üzerinde yer alan grafik oluşmakta olup kompozisyonu oluşturan öğelerin biçimleri oranları renkleri ve yerleşimleri ile farklılaşmakta ve ayırt edici nitelik kazanmaktadır. Amorf sınırlara sahip kompozisyonun üst kenarı düz yapıya sahiptir. Kompozisyonun yarıdan üst kısmı mavi renkli bir alan yer almakta olup merkezde kırmızı daire bir öğe ve içinde beyaz renkle iki satır halinde “...” ve “...” ya da “...” ibareleri yer almaktadır. Bu öğenin sol atında tabaklar ve üstünde sarı bir damla ve sağ altında kesilmiş .... görseli yer almaktadır. Kompozisyonun atında yer bulunan alan üzerinde bilgilendirme yazılarının olduğu açık sarı renkte olup, sol üstte kırmızı çerçeveye sahip 45 derece dönmüş beyaz bir kare içinde ünlem işareti yer almaktadır. Kompozisyon altında kavisli alt çizgi ile komşu barkod alanı yer almaktadır. - 19/11/2024 tarihli Bilirkişi Raporu sayfa 27'te yer aldığı üzere- Karşılaştırılan tasarımları oluşturan bütün öğeler benzer biçim, oran ve yerleşimdedir. Tasarımlar arasında bulunan fark kontur çizgilerinin kavisleri ve yer alan görsellerin simetrisi olup bu fark tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmamakta tasarımlar aynı tasarımın versiyonu olarak algılanmaktadır. Tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda Davalı Tarafa Ait 11.01.2022 başvuru tarihli ... Numaralı Tasarım Tescili ile Hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 06 Nisan 2020 tarihli ürün görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları sonucuna varılmıştır. Davalı tarafa ait 23.09.2020 başvuru tarihli... ve numaralı tasarım tescilinin hükümsüzlük iddiasına ilişkin değerlendirme Dava konusu yenilik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımlar “etiket” tasarımıdır. Davacı tarafa ait tasarım dikey konumlanmış amorf sınır çizgilerine sahip yüzey üzerinde yer alan grafik öğelerden oluşmakta olup kompozisyonu oluşturan öğelerin biçimleri oranları renkleri ve yerleşimleri ile farklılaşmakta ve ayırt edici nitelik kazanmaktadır. Kompozisyon Eliptik sınırlara sahiptir. Kompozisyonun yarıdan üst kısmı mavi renkli bir alan yer almakta olup merkezde yamuk tabir edilen geometrik biçimde kenarları beyaz konturlu kırmızı bir öğe ve içinde beyaz renkle iki satır halinde “...” ve “...” ibareleri yer almaktadır. Bu öğenin sol atında tabak, tava ve üstünde mavi bir damla ve sağ altında kesilmiş Limon görseli yer almaktadır. Kompozisyonun atında yer bulunan alan üzerinde bilgilendirme yazılarının olduğu açık sarı renkte olup, sağ üstte kırmızı çerçeveye sahip 45 derece dönmüş beyaz bir kare içinde ünlem işareti yer almaktadır. Kompozisyon altında sarı zemin üzerinde bilgilendirme yazıları yer almaktadır. Karşılaştırılan tasarımları oluşturan bütün öğeler benzer biçim, oran ve yerleşimdedir. Tasarımlar arasında bulunan fark kontur çizgilerinin kavisleri ve yer alan görsellerin simetrisi olup bu fark tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmamakta tasarımlar aynı tasarımın versiyonu olarak algılanmaktadır.- 19/11/2024 tarihli Bilirkişi Raporu sayfa 28'te yer aldığı üzere- Tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda Davalı Tarafa Ait 23.09.2020 başvuru tarihli ... Numaralı Tasarım Tescili ile Hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 06 Nisan 2020 tarihli ürün görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları sonucuna varılmıştır. Davalı tarafa ait...başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescilinin hükümsüzlük iddiasına ilişkin değerlendirme Dava konusu yenilik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımlar “etiket” tasarımıdır. Davacıya ait tasarım dikey konumlanmış amorf sınır çizgilerine sahip yüzey üzerinde yer alan grafik öğelerden oluşmakta olup kompozisyonu oluşturan öğelerin biçimleri oranları renkleri ve yerleşimleri ile farklılaşmakta ve ayırt edici nitelik kazanmaktadır. ... sınırlara sahip kompozisyonun üst kenarı düz bir yapıya sahip olup alt kenarı düz olan sarı bir alan yer almaktadır. Sarı renkli alan içinde yer alan iki satır yazının ilk satırı siyah ikinci satırı kırmızı renklidir. Bu alanın altında mavi renkli bir alan yer almakta olup merkezde altında mavi bir damla olan kırmızı bir öğe ve içinde beyaz renkle “...” ve “...” ibareleri yer almaktadır. Bu öğenin sol atında iki adet limon ve sağ altında bir tava üzerinde sarı büyük bir damla görseli yer almaktadır. Kompozisyonun atında yer bulunan alan üzerinde bilgilendirme yazılarının olduğu açık sarı renkte olup, sağ üstte kırmızı çerçeveye sahip 45 derece dönmüş beyaz bir kare içinde ünlem işareti yer almaktadır. Kompozisyon altında barkod alanı yer almaktadır. Karşılaştırılan tasarımları oluşturan bütün öğeler benzer biçim, oran ve yerleşimdedir. Tasarımlar arasında bulunan fark kontur çizgilerinin kavisleri olup bu fark tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmamakta tasarımlar aynı tasarımın versiyonu olarak algılanmaktadır.- 19/11/2024 tarihli Bilirkişi Raporu sayfa 29'da yer aldığı üzere- Tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda Davalı Tarafa Ait 28.12.2022 başvuru tarihli ... Numaralı Tasarım Tescili ile Hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 06 Nisan 2020 tarihli ürün görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak alsılandıkları sonucuna varılmıştır. Davalı tarafa ait 14.12.2017 başvuru tarihli... numaralı tasarım tescilinin hükümsüzlük iddiasına ilişkin değerlendirme Dava konusu yenilik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımlar “bidon” tasarımıdır. Tasarım yan görünüşte dik konumlanmış dikdörtgen prizma oranlarda olup görünüşe göre üst yüzey sol ortada bir adet silindir kapak yer almaktadır. Geometrinin üst yüzeyi iç bükey yapıda olup merkezde ortada bir sap yer almaktadır. Geometrinin yan geniş yüzeyi üzerinde en dışta dikey konumlanmış elips bir öğe ve içinde gene dik konumlanmış daha amorf kontura sahip etiket alanı yüzeyi yer almaktadır. Geometrinin sol alt kısmında yan yüzeyinde kapsayan çizgisel bir öğe ve yan yüz üzerinde dik konumlanmış dar bir elips yüzey yer almaktadır. Geometrinin sağ üst kısmında yan yüzeyinde diğer yüzey ile benzer ama aynalanmış görünümünde çizgisel bir desen bulunmaktadır. Geometrinin tabanında içinde düz bir çizgi yer alan elips bir yüzey ve çizginin her ki yanında elips sınırlar içinde birbirine bitişik konumlanmış feder formunda bir desen yer almaktadır. Dava dilekçesinde yer alan adreslerde tespit edilen “...” ya da “...” isimli ürün ambalajı incelendiğinde benzer geometrik biçimde olduğu, kapak ve sap biçim, oran ve yerleşimlerinin benzer olduğu, tasarıma ana karakterini veren yan ve ön yüzeyde yer alan desenler ile etiket alan sınır çizgilerinin benzer biçim, oran ve yerleşimde olduğu görülmüştür. Karşılaştırılan tasarımlar arasında bulunan farklar küçük ayrıntılarda olup tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmamaktadır.- 19/11/2024 tarihli Bilirkişi Raporu sayfa 30'da yer aldığı üzere- Tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda Davacı tarafa ait... tarihli ...numaralı tasarım tescilleri ile davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen 14.12.2017 başvuru tarihli ...numaralı tasarım tescili arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları sonucuna varılmıştır. Davalı tarafa ait 27.06.2018 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescilinin hükümsüzlük iddiasına ilişkin değerlendirme Dava konusu yenilik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımlar “ambalaj” tasarımıdır. Davacı tarafa ait tasarım dikey konumlanmış eliptik sınır çizgilerine sahip yüzey üzerinde yer alan grafik öğelerden oluşmakta olup kompozisyonu oluşturan öğelerin biçimleri oranları renkleri ve yerleşimleri ile farklılaşmakta ve ayırt edici nitelik kazanmaktadır. Eliptik sınırlara sahip kompozisyonun üst ve alt kenarı düz yapıya sahiptir. Kompozisyonun yarıdan üst kısmı mavi renkli bir alan yer almakta olup üst orta merkezde beyaz mavi degrade renklerde yatay eliptik bir öğe ve içinde kırmızı renkle iki satır halinde “...” ve “....” ibareleri yer almaktadır. Bu öğenin sol atında tava ve sağ altında kesilmiş Limon görseli yer almaktadır. Kompozisyonun atında yer bulunan alan üzerinde bilgilendirme yazılarının olduğu açık sarı renkte olup, sol üstte kırmızı çerçeveye sahip 45 derece dönmüş beyaz bir kare içinde ünlem işareti yer almaktadır. Kompozisyon altında kavisli alt çizgi ile komşu barkod alanı yer almaktadır (H). Hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan görsellerde yer alan etiketlerde sınırlar amorf kavisli yapıda olup üst bölge sarı renkte bir alana sahiptir. Zemin renkleri benzer olup merkezde yer alan marka alanları gerek biçim (kırmızı daire) gerekse renkler (beyaz) farklıdır. Etikette yer alan ürün görselleri (İnsan, El, sadece limon) gerek biçim gerekse yerleşim olarak birbirinden farklıdır. “Marka adından bağımsız olarak” grafik kompozisyonlar bakımından Tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda ... başvuru tarihli ... numaralı Tasarım tescili ile Hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları sonucuna varılmıştır. Hükümsüzlük taleplerine ilişkin davalılara ait kayıtlar; Dava konusu Davalı ...'a ait; .... numaralı tasarım için, TURKPATENT'e yapılan tasarım tescil başvuru ve tescil tarihi 23.09.2020'dir. ... numaralı tasarım için, TURKPATENT'e yapılan tasarım tescil başvuru tarihi ve tescil tarihi 11.01.2022'dir. Dava konusu Davalı ...'a ait; ... numaralı tasarım için, TURKPATENT”e yapılan tasarım tescil başvuru ve tescil tarihi 14.12.2017'dir. 2022'de yenileme işlemi yapılmıştır. ... numaralı tasarım için, TURKPATENT”e yapılan tasarım tescil başvuru ve tescil 27.06.2018'dir. 2023'te yenileme işlemi yapılmıştır. ... numaralı tasarım için, TURKPATENT'e yapılan tasarım tescil başvuruve tescil tarihi 28.12.2022 şeklinde tespit edilmiştir. Dava tarihi ise 20/05/2024'tür. Dolayısıyla, dava konusu tasarımların, huzurdaki dava açılmadan önce SMK uyarınca “tescilli tasarım” olduğu ve hükümsüz kılınmadığı sürece tescil korumasından yararlanacağı açıktır. Bu bilgiler ışığında, hükümsüzlük şartlarının doğabilmesi için SMK m.55/4, m.56, m.57/1 ve m.77 birlikte değerlendirilmelidir. Dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik ile kamuya sunulduğu tarihi tespit açısından davacının delil olarak sunduğu hükümsüzlüğe dayanak geçmiş tarihli ürün görsellerinde yapılan incelemelerde; Davalı ...'a ait; ... numaralı tasarımın başvuru tarihi olan 23.09.2020 tarihinden daha önce, 06 Nisan 2020 tarihinde kamuya sunulmuş olduğu, davacı tarafından sunulan geçmiş tarihli ürün görselleri ile davalının tasarımının, dava konusu ürün bakımından, bilgilenmiş kullanıcı gözünde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı ve bir bütün olarak benzer olarak algılandıkları, bu itibarla, hükümsüzlüğe dayanak gösterilen geçmiş tarihli ürün görsellerinin, dava konusu olan davalıya ait ...numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını ortadan kaldırdığı ve bu suretle ... numaralı tasarım açısından hükümsüzlük şartlarının gerçekleşmiş olduğu tespit, sonuç ve kanaatine varılmıştır. ... numaralı tasarımın başvuru tarihi olan 11.01.2022 tarihinden daha önce, 06 Nisan 2020 tarihinde kamuya sunulmuş olduğu, davacı tarafından sunulan geçmiş tarihli ürün görselleri ile davalının tasarımının, dava konusu ürün bakımından, bilgilenmiş kullanıcı gözünde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı ve bir bütün olarak benzer olarak algılandıkları, bu itibarla hükümsüzlüğe dayanak gösterilen geçmiş tarihli ürün görsellerinin, dava konusu olan davalıya ait ... numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını ortadan kaldırdığı ve bu suretle ...numaralı tasarım açısından hükümsüzlük şartlarının gerçekleşmiş olduğu tespit, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalı ...'a ait; ... numaralı tasarımın başvuru tarihi olan 28.12.2022 tarihinden daha önce, 06 Nisan 2020 tarihinde kamuya sunulmuş olduğu, davacı tarafından sunulan geçmiş tarihli ürün görselleri ile davalının tasarımının, dava konusu ürün bakımından, bilgilenmiş kullanıcı gözünde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı ve bir bütün olarak benzer olarak algılandıkları, bu itibarla, hükümsüzlüğe dayanak gösterilen geçmiş tarihli ürün görsellerinin, dava konusu olan davalıya ait ... numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını ortadan kaldırdığı ve bu suretle ...numaralı tasarım açısından hükümsüzlük şartlarının gerçekleşmiş olduğu tespit, sonuç ve kanaatine varılmıştır. ...numaralı tasarımın başvuru tarihi olan 14.12.2017 tarihinden daha önce, Davacı tarafa ait.. tarihli ...no.lu tasarımı kapsamında kamuya sunulmuş olduğu, davacı tarafından sunulan geçmiş tarihli ürün görselleri ile davalının tasarımının, dava konusu ürün bakımından, bilgilenmiş kullanıcı gözünde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı ve bir bütün olarak benzer olarak algılandıkları, bu itibarla, hükümsüzlüğe dayanak gösterilen geçmiş tarihli ürün görsellerinin, dava konusu olan davalıya ait ... numaralı tasarımın numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını ortadan kaldırdığı ve bu suretle ...numaralı tasarım açısından hükümsüzlük şartlarının gerçekleşmiş olduğu tespit, sonuç ve kanaatine varılmıştır. 27.06.2018 başvuru tarihli...numaralı tasarım tescili yönünden ise “Marka adından bağımsız olarak” grafik kompozisyonlar bakımından Tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda 27.06.2018 başvuru tarihli ...numaralı Tasarım tescili ile Hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları sonucuna varılmış ve hükümsüzlük şartlarının oluşmadığına kanaat getirilmiştir. Davalılara ait ... "...", ... "..." ve ..."..." şeklindeki markalara yönelik hükümsüzlük talebinin değerlendirilmesinde ise; SMK’da 6. Maddede marka tescilinde nispi ret nedenleri düzenlenmiştir. Nispi ret sebepleri, 3. Kişilerin üstün haklarının varlığı iddiasına dayanan sebeplerdir. Bu nedenle de mutlak ret sebepleri gibi kamu düzenini ilgilendirmediğinden TÜRKPATENT tarafından re’sen dikkate alınabilmeleri mümkün değildir. Nispi ret imkanının doğması için markaların aynı veya benzer olması ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsaması tek başına yeterli değildir. Aynı zamanda markaların belirtilen bu ilişki nedeniyle ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin de bulunması gerekmektedir. Bir diğer deyişle bu nispi ret sebebinden söz edebilmek için; her 2 şartın ( işaret ve mal veya hizmet aynılığı/benzerliği ile karıştırılma ihtimali) bir arada olması gerekir. Markaların Aynı veya Benzer Olması ve Aynı veya Benzer Mal veya Hizmetleri Kapsaması, marka tescilinde mutlak ret sebeplerini düzenleyen SMK 5/1-ç bendine yakından benzemektedir. Bununla birlikte 2 düzenleme arasındaki önemli olan fark SMK 5/1-ç‘de ilk bakışta fark edilemeyecek ölçüde benzerlik şartı aranırken, SMK 6/1’de bağlantı kurduracak ölçüde benzerlik araştırmasına gidilmesi gerekmektedir. Zira anılan madde hükmüne göre yapılacak benzerlik incelemesinde asıl olan karıştırılma ihtimalidir. SMK’nın 6/1. Maddesinin yorumundan da anlaşılacağı üzere nispi ret sebebi olarak ileri sürülebilme, ancak aşağıdaki ihtimallerden birinin varlığı halinde söz konusu olabilecektir. Tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile tescili talep edilen marka arasında kapsadıkları mal veya hizmetler de dahil ayniyet bulunması veya bu markalar arasında kapsadıkları mal veya hizmetlerde dahil benzerlik bulunması veya markalar arasında ayniyetin, kapsadıkları mal veya hizmetler arasında benzerliğin bulunması veya markalar arasında benzerliğin, kapsadıkları mal veya hizmetler arasında ayniyetin bulunması şeklinde sıralanabilir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadığına ilişkin incelemede markaların bütün olarak bıraktıkları izlenime göre hareket edilmesi gerekmektedir. Markalarda göz ardı edilebilecek unsurlar sadece cins, vasıf vb bildiren yardımcı unsurlar olacaktır. Bunun nedeni bu yardımcı unsurların tanımlayıcı olmalarıdır. Markalar Arasında Halk Tarafından Karıştırılma İhtimali Olması, SMK’nın 6/1. Maddesinde görülen nispi ret sebebinin varlığı için ayrıca “tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali” aranmıştır. Buradaki karıştırılma ihtimalinin, halk tarafından önceki ve sonraki marka arasında ilişkilendirilme ihtimalini kapsaması gerekmektedir. Bir marka, görsel, fonetik veya diğer bir açıdan farklı olsa bile, toplu olarak tüketici kitlesinde bıraktığı intibada bir başka marka ile bağlantısı varmış gibi bir algı oluşturuyorsa karıştırılma ihtimalinin bulunduğundan söz edilir. Halk tarafından karıştırılma ihtimali, çok genel bir ifade ile “ ortalama tüketicilerin her 2 işaret arasında bağlantı kurmasıdır”. Maddede sözü edilen “halk” kavramının her somut olayın özelliklerine göre belirlenmesi gerekmektedir. Markaların kapsamındaki mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesi, bu kavramın içini doldurmaktadır. Somut olay kapsamındaki mal veya hizmetin çeşidine göre bazı durumlarda ortalama seviyedeki tüketici kitlesinin “halk” kavramını oluşturması mümkün olduğu gibi, bazı durumlarda da bilinçli tüketici kitlesinin “halk” kavramını oluşturması mümkün olabilecektir. Ayrıca “halk” tarafından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali değerlendirilirken önceki ve sonraki marka veya işaretin ayırt ediciliğinin zayıf olup olmadığının da dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim OHİM ve Birlik üyesi ülkelerin kamuoyuna duyurdukları “Ayırt Ediciliği Olmayan veya Zayıf Bileşenlerin Karıştırılma İhtimaline Etkisi”ne ilişkin Ortak bildirge”de de karıştırılma ihtimali değerlendirilirken işaretlerin ayırt ediciliğinin etkisi üzerinde durulmaktadır. Karıştırılma ihtimali 3 şekilde gerçekleşebilmektedir. 1.durumda; tüketicinin almayı düşündüğü mal/hizmette yer alan işaret, alıcının almayı düşündüğü mal/hizmeti simgeleyen işaretin alıcının belleğinde bıraktığı görsel,işitsel,şekilsel veya anlamsal izlenime o derece benzemektedir ki alıcı başka bir işletme tarafından ona sunulan mal/hizmeti, almayı düşündüğü mal/hizmet sanmaktadır. 2. durumda, tüketici, mal/hizmeti sunan işletmenin kimliği konusunda yanılmaktadır. 3. durumsa bağlantı bulunduğu zannının yaratılmasıdır. Somut olayda davalılara ait hükümsüzlüğü talep edilen.... tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "..." ve ... "..." markaları ile Davacı .... tescil numaralı "..." ...tescil numaralı "..." markalarının aynı sınıfta tescilli olduğu, ilgili markalarda sınıfsal ayniyet olmakla birlikte içerik olarak ta örtüştüğü tespit edilmektedir Markalar görsel açıdan incelendiğinde; Markaların genel görünümü ve dizaynı nazara alındığında, Davacıya ait markalarda asıl ve ayırtedici unsuru “...” ve “....” ibaresi oluşturmaktadır. Davalı markalarında ise "...", "... " ve "..." ibareleri, markaların asıl ve ayırtedici unsurudur. Davacı markalarında yer alan harf unsurları olan “...”, “...” ibareleri, Davalı markaları içinde yer almakta ise de markaların bir bütün olarak değerlendirilmeleri söz konusu olduğundan gözde bıraktıkları genel intiba nazara alındığında farklılık arz ettikleri değerlendirilmektedir. Markalar işitsel açıdan incelendiğinde; Davacı markalarının “...”, “...” şeklinde okunacakları, Davalı markalarının ise “....”, “...”, " ..." şeklinde ifade edilecekleri, okunuşlarının işitsel olarak farklı sesler ihtiva etmesi nedeniyle işitsel açıdan farklılık arz ettikleri değerlendirilmektedir Markalar Anlamsal Benzerlik Açısından(Kavramsal) İncelendiğinde; Kavramsal benzerlik, iki markanın ortalama tüketici nezdinde, bu kişilerin zihinlerinde bıraktıkları imaj bakımından söz konusu olabilmektedir. “...”, “...” şeklinde yazılı olan ibareler Türkçe’de herhangi bir anlam ifade etmemektedirler. Keza, “...”, "..." ve “...” ibareleri de aynı şekilde Türkçe’de bir anlam ifade etmemektedir. İşitsel ve görsel etkilerinde farklılık arz etmesi nedeniyle tüketici zihninde yarattığı imaj nedeniyle taraf markaları arasında kavramsal bağlantı kurulmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bu kapsamda; davalı markalarının farklı bir kompozisyon, anlam ve içerik kazandığı, okunuşlarının bir bütün olarak farklı olduğu, görsel ve anlam itibariyle de bir benzerlik bulunmadığı, her birinin bütünü itibariyle bıraktığı etkinin de farklı bulunması sebebiyle karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede aralarında yakınlık bulunmadığı, davalı markalarının belirtilen nedenlerle farklı bir marka algısı yarattığı, dolayısıyla markalar arasında bir ilişkilendirme, idari veya ekonomik bir bağ kurma ihtimalinin ve genel anlamda markalar arasında iltibasın oluşmayacağı değerlendirilmektedir. Taraf markaları arasında sınıfsal benzerlik mevcut olmakla beraber işaretsel açıdan farklılık olduğu, dolayısıyla davalı markaları açısından SMK m.6/1 kapsamında hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı değerlendirilmiştir. Davacı markasının SMK madde 6/5'e dayandırdığı tanınmışlık değerlendirmesinde ise; sektörel açıdan dosyaya delil olarak sunulan yurtdışı tescil belgeleri, markanın 1972 yılından beri Türkiye’de kullanılması, markanın tescil koruması kapsamında başka marka başvurularına Turkpatent nezdinde yapılan itiraz aşamalarında kurumca verilen kararlarda markanın tanınmış olduğuna dair yapılan atıflar, 2009 yılı verilerine göre belirtilen % 41 Pazar payı, sosyal medyada (...) aktif kullanımı dikkate alındığında Davacı “....” markasının SMK m.6/5 kapsamında ilgili sektörde belirli bir tanınmışlığa erişmiş olduğu değerlendirilmiştir. Her ne kadar Davacı tarafça Tanınmışlık gerekçesi ile hükümsüzlük talep edilmekte ise de, bu yönde değerlendirme yapılabilmesi için öncelikle taraf markalarının SMK m.6/1 kapsamında markaların aynı veya benzer olması ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsaması gereklidir. Davacının markalarıyla, hükümsüzlüğü istenen davalı markalarının tescil edilen sınıfları aynı ise de, markaların bir bütün olarak değerlendirilmesinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak aynı veya benzer olmadığı tespit edilmiş olmakla, davalılara ait.... "...", ... "... ... "..." şeklindeki markalara yönelik hükümsüzlük SMK m.6/5 kapsamında hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı kanaatine varılmış ise de; hüküm fıkrasında ... "...", ... "..." markalarına ilişkin hükümsüzlük talebinin reddine dair sehven hata yapılarak... "..." markası hükümsüzlük talebi reddine konu yapılması atlanılmıştır. Yukarıda yer verilen açıklamalar kapsamında mahkeme kanaatinin ... "...", ... "..." ve ... "..." markasına yönelik hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı yönünde olduğunu bu şekilde şerh düşerek belirtmek isteriz. Kötü niyet iddiasına ilişkin değerlendirmede ise; Davacıya Ait Dayanak Markalar: ...tescil no.lu “...” markası ... sınıfta tescil edilmiştir. Marka sahibi olarak ... gözükmektedir. Marka tescil başvurusu 09.05.2018 tarihinde yapılmış olup 08.11.2018 tarihinde markanın tesciline karar verilmiştir. Markanın halen SMK kapsamında tescil korumasında olduğu sicil kayıtlarında tespit edilmektedir. ... tescil no.lu “...” markası .. sınıfta tescil edilmiştir. Marka sahibi olarak ...gözükmektedir. Marka tescil 16.11.2018 tarihinde yapılmış olup 30.12.2019 tarihinde markanın tesciline karar verilmiştir. Markanın halen SMK kapsamında tescil korumasında olduğu sicil kayıtlarında tespit edilmektedir. Davalılara Ait Markalar: ....tescil no.lu “...” markası ... sınıfta tescil edilmiştir. Marka sahibi olarak davalı...gözükmektedir. Marka tescil başvurusu 12.06.2020 tarihinde yapılmış olup 16.10.2020 tarihinde markanın tesciline karar verilmiştir. Markanın halen SMK kapsamında tescil korumasında olduğu sicil kayıtlarında tespit edilmektedir. ... tescil no.lu “...” markası ... sınıfta tescil edilmiştir. Marka sahibi olarak ...gözükmektedir. Marka tescil başvurusu 21.05.2021 tarihinde yapılmış olup 24.01.2022 tarihinde markanın tesciline karar verilmiştir. Markanın halen SMK kapsamında tescil korumasında olduğu sicil kayıtlarında tespit edilmektedir. ... tescil no.lu “yeni pırıl” markası .... sınıfta tescil edilmiştir. Marka sahibi olarak ... gözükmektedir. Marka tescil başvurusu 12.07.2017 tarihinde yapılmış olup 03.11.2017 tarihinde markanın tesciline karar verilmiştir. Markanın halen SMK kapsamında tescil korumasında olduğu sicil kayıtlarında tespit edilmektedir. Davacı “SMK m.6/9 uyarınca davalılar adına tescilli olan ...; ...; ... tescil no.lu markaların hükümsüzlüğünü” talep etmektedir. Sınai Mülkiyet Kanunun m.6/9'da kötüniyetli marka tescilinin nispi red nedeni ve hükümsüzlük sebebi olduğu açıkça düzenlenmiştir (SMK m.25/1). Kötü niyetin varlığını tespit konusunda genel bir kriter yoktur. Her somut olayın özelliğine göre değerlendirme yapılır. Kötüniyetin somut delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda tescilin kötüniyetli olduğu hususu iddia edence ispatlanması gereken bir durumdur. Bir markayı tescil ettirme eylemi tek başına ettirme eylemi tek başına kötü niyet göstergesi olamaz. Marka tescilinin kötü niyetli olup olmadığı incelenirken kötü niyetli olarak tescil ettirildiği iddia edilen markanın kötüniyet iddiasında bulunan tarafa ait marka ile birebir aynı olup olmadığı, markanın özgünlüğü ve ne derece yaratıcı ve ayırt edici olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki, markanın piyasadaki konumu ve bilinirliği, tarafların faaliyet alanları diğer markadan habersiz olarak tesadüfen tescil ettirilmiş olmasının hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı, tescilin diğer markanın tanınmışlığından ve ayırt edicilik gücünden, reklam değerinden haksız yararlanmaya yönelik olup olmadığı gibi hususlar yanında, asıl markanın asli ve tali unsurlarının birebir tescil ettirilip ettirilmediği gibi hususlar da gibi hususlar kötüniyet değerlendirmesinde dikkate alınacaktır. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında davalıların ...; ... tescil numaralı markaları kötüniyetle tescil ettirdiklerine dair somut bir veri elde edilemediği, işbu şekilde dosya kapsamındaki delillerle davalıların kötü niyetli olduğunun kabulünün ancak bir niyet okumadan ibaret kalacağı, hukuki zeminde karşılık bulmayacağı değerlendirilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KISMİ KABULÜ ile; 1-... ve ... numaralı marka tescilleri yönünden hükümsüzlük ve sicilden terkin taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, 2-..., ..., ...., ... numaralı tasarımlar yönünden hükümsüzlük talebinin KABULÜNE, ... numaralı tasarımların HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve ilgili tasarımların SİCİLDEN TERKİNİNE, kararın kesinleşmesi ile infaz için TPMK'ya müzekkere yazılmasına, 3-... numaralı tasarım yönünden hükümsüzlük ve sicilden terkin taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, 4-..., ...., ..., ... numaralı tasarım tescilleri ile ... numaralı bidon tasarımı ve ... numaralı ambalaj şeklindeki tasarım tesciline yönelik tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi taleplerinin ayrı ayrı KABULÜNE, ... numaralı tasarım tescilleri ile ...numaralı bidon tasarımı ve... numaralı ambalaj şeklindeki tasarım tesciline yönelik tecavüzün TESPİTİNE, DURDURULMASINA ve ÖNLENMESİNE, 5-Yargıtay 11.HD’nin...Esas - ... Karar ve 19.12.2024 sayılı ilamlarına göre : 6102 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara dayalı açılan davalarda, tescilli sınai haklar bakımından sadece özel kanun olan SMK hükümleri uygulanabilecek olup TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin anılan özel hükümler yanında ve aynı anda uygulanması söz konusu olamayacağından, kümülatif koruma uygulanmayacağından haksız rekabetin tespiti isteminin REDDİNE, 6-Mahkememizce 06/02/2025 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararına konu tedbirlerin karar kesinleşinceye kadar DEVAMINA, 7-Hüküm özetinin karar kesinleştiğinde; SMK m.149/1/g gereği, masrafları davalılardan alınmak üzere, tirajı yüksek ülke genelinde yayın yapan bir gazetede takdiren 1 kez yayınlanmasına, 8-Yargılama gideri ve vekalet ücretinin gerekçeli kararda hüküm altına alınmasına, 9-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.-TL harcın peşin alınan 427,60.-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 304,40.-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 10-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60.-TL peşin harcın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 11- Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen dava yönünden hesaplanan 55.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12-Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince red edilen dava yönünden hesaplanan 55.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 13-Davacı tarafından yapılan 1.915,00.-TL posta ve tebligat gideri, 30.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 427,60.-TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 32.403,40.-TL yargılama giderinden kabul red oranına göre hesaplanan 16.201,70.-TLyargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 14-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine, Dair karar davacı vekillerinin yüzlerine karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 11/02/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır