İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/122 E. 2025/263 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/122
Karar No
2025/263
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/122 Esas - 2025/263 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/122 KARAR NO : 2025/263

.... DAVA : Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli), Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini, Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli) DAVA TARİHİ : 12/03/2024 KARAR TARİHİ : 09/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/07/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan ....) istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, davacının .... Üniversitesinde öğretim görevlisi olduğunu, Davalı Bakanlık öncülüğünde ...." konulu bir proje yürütüldüğünü, bu proje kapsamında yayınlanacak kitapta .... ilçesiyle alakalı bölümün araştırılması ve hazırlanması görevinin davacıya verildiğini, Davacının akademik yayın ilkelerine uygun şekilde hazırladığı çalışmasının bakanlık editör heyetine gönderdiğini, editör heyeti tarafından düzeltme talebinde bulunulduğunu, Davacının mail yazışmalarında ısrarla kendi gönderdiği orijinal metnin yayınlanmasını, metnin başkaları tarafından revize edilmesini asla kabul etmediğini belirttiğini, Davacı tarafından son şekli verilen çalışmanın 02.04.2023 tarihinde .... adresine gönderildiğini, bunun üzerine editör heyeti ile telefon görüşmesi yapıldığını, e-mail teyit edildikten kısa bir müddet sonra editör heyeti tarafından gönderilen telif devir formunun davacı tarafından imzalanıp geri gönderildiğini, adı geçen kitabın 2. .... Sayfaları ile içindekiler başlıklı sayfada davacının adının yazıldığını, Davacının kitabı incelediğinde .....adlı çalışmasındaki metnin kendisinin yazdığı metin olmadığını gördüğünü, kitapta yayınlanan ... başlıklı metnin, davacının gönderdiği orijinal metin olmadığı hâlde kendi ismi ve unvanı altında basıldığını, Davacıya ait olmayan bu yazı metinde hiçbir akademik atıf kuralına riayet edilmediğini, etik kuralların hiçe sayıldığını, söz konusu kitabın internet ortamında davalı Bakanlığın https://cevresehiriklimkutuphanesi...... internet sitesindeki ..... Kütüphanesinde de yayınlandığını, söz konusu bu olayın değiştirme veya düzeltme değil tamamen başka bir yazı alınıp davacının yazısı gibi gösterilerek yazının altına davacının isminin yazıldığını, Davacıya ait olmayan bu yazı metnini kabullenmenin akademik etik açısından davacıyı zan altında bıraktığını, bu durumun ileride davacıyı suçlu duruma da düşüreceğini, Anayasanın başta 13. ve 35. Maddelerine aykırılık, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 17/2, 66 ve devamı maddelerine ve ilgili diğer kanunlara aykırılık taşıyan bu eserin kaldırılması ve hukuka aykırılığın giderilmesi gerektiğini, Davalı tarafından çıkartılan "Konya İli ve İlçelerinin Tarihi Süreç Çerçevesinde ..... adlı kitabın yayından kaldırarak toplatılmasını, davalı Bakanlığın internet sitesinde PDF formatında yayınladığı kitabın da yayından kaldırılmasını, şayet internette yayınlanan kitabın isminin kaldırılması mümkün ise sadece eserden davacının isminin çıkartılmasını ve bu değişikliğin ilan yoluyla düzeltilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu proje öncesinde projeye katkı sağlayacak yazarlara, kitap için yazılan makaleler üzerinde yazım kuralları, içerik ve telif hakları konusunda detaylı bilgilendirme yapıldığını, çevrimiçi toplantıda anlatılanların daha sonra yazarların okuyabilmesi için WhatsApp grubunda paylaşıldığını, Cilt-2 Dikkate Edilecek Hususlara vurgu yapıldıktan sonra "Bu durumda şehrin sadece fiziki yapısı incelenecek; sosyoekonomik yapısı, folkloru ve demografik durumu üzerinde bilgilere yer verilmeyecektir." ifadelerine yer verildiğini ve buna uyulmadığı takdirde makaleler üzerinde birtakım düzeltmeler yapılabileceğinin yazarlara açıkça gösterildiğini ve bu konuda editörlere herhangi bir itiraz gelmediğini, fakat davacı tarafından proje için öngörülen hususların dikkate alınmadığını ve kendisine gönderilen yazım kuralları ile iki örnek şehri incelemediğini; Davacıya bunun özel bir çalışma olduğunun belirtildiğini, bunun için projeye uygun bir şekilde hazırlaması yani .... Değişikliğini yazmasının söylendiğini; belirtilen şartlarda davacının verilen görevi üzerine aldığını ve 05/03/2023 tarihinde projenin e-mail hesabı üzerinden davacının yazmış olduğu metni gönderdiğini; editörlerin ve yayın kurulu üyelerinin incelemesi sonucunda davacı tarafından gönderilen metnin Bozkır şehir merkezi yerine Bozkır İlçesine yönelik çok genel bir yazı olduğunun görüldüğünü; diğer ilçelerle ilgili maddelerde olduğu gibi editörlerin makalede ön düzeltme yapmış olduğu ve bunun davacıya kontrol için e-mail ile gönderildiğini ve fakat değişikliğin davacı tarafından kabul edilmeyerek ilk metnin olduğu gibi editörlere iade edildiğini; bu durum üzerine, editörlerden Prof. Dr.....tarafından telefon ile davacıya proje kapsamında çevrimiçi toplantıda vurgulanan esaslar dâhilinde e-mail ve WhatsApp ile gönderilen formatta yazılması gerektiği, farklı davranılmayacağı, eserin konu bütünlüğü ve üslup birlikteliğinin bozulacağının ifade edildiğini, belirtilen kitabın, kitapta emeği gecen akademisyenler ile talep eden kurum ve kuruluşlara hediye şeklinde ücretsiz olarak dağıtıldığını, herhangi bir şekilde satışı söz konusu olmadığını, adı geçen kitabın, https://cevresehiriklimkutuphanesi.csb.gov.tr/internet adresinde de yayında bulunmadığını, davacı tarafından imzalanan "Telif Hakkı Devir Formu"nda "... “Hazırlanan program içerik, materyal, video ve uygulamaları değiştirme, yayma, çoğaltma gibi tüm haklarının Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığına ait olduğunu ve bu konuda herhangi bir hak talep etmeyeceğimi, İçeriğin, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun 22. Maddesi gereğince çoğaltma, 23.Maddesi gereğince yayma ve 25. Maddesi gereğince her türlü taşıyıcı materyal üzerinde ve elektronik ortamda kamuya iletim haklarını ve işleme haklarını Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığına karşılıksız, koşulsuz ve süresiz olarak devrettiğimi, ayrıca 5846 lı Kanunun 49. Maddesi gereğince mali hakların ya da kullanım yetkilerinin üçüncü kişilere devredilmesi konusunda açıkça muvafakat ettiğimi ve eserlerin Bakanlıkça ücretli veya ücretsiz yayımının Bakanlığın takdirinde olduğunu kabul ettiğimi, İçeriklerle ilgili devrettiğim hakları ve bu hakları içeren alt hakları da evveliyetle dilediği zaman, mekan ve koşullarda 5846 sayılı Kanunun" Manevi Haklar" başlıklı 14 ila 18. Maddelerinde düzenlenen haklar da dahil olmak üzere adımı/müstear adımı belirterek veya belirtmeyerek kullanmaya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığına yetkili makamlarınca sınırsız olarak kullanılmak üzere devretmeyi kabul ve taahhüt ederim." İfadelerinin yer aldığını, bu doğrultuda, 5846 sayılı Kanunun ilgili hükümleri ve davacı tarafından imzalanan Telif Hakkı Devir Formunda kabul ve taahhüt edilen hususlar dikkate alındığında, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların herhangi bir yasal dayanağı bulunmadığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında,eserin davacıya ait olup olmadığı, davacı taleplerinin yerinde olup olmadığı, davacı eserinin değiştirilip değiştirilmediği noktasında toplanmaktadır. DEĞERLENDİRMELER; 1. Davaya Konu Metnin/Çalışmanın ..... Kapsamında Eser Niteliği: 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 1/B-a maddesi “eseri”, “sahibinin hususiyetlerini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri” olarak tanımlamıştır. Yasaya göre, bir fikir veya sanat ürününün “eser” sayılabilmesi için aranması gereken birinci unsur “sahibinin özelliklerini” taşımasıdır. Böylece yasa, uluslararası sözleşmelerde olduğu gibi bireysel özelliği yani orijinalliği ön planda tutmuştur. Öğretide, bu unsur, bireysel üslup, yaratıcı gücün yansıması, var olanlardan farklı olanı ortaya koymak, herkes tarafından meydana getirilemeyeni yaratmak, yeni bir özelliğe sahip olmak gibi değişik terim ve nitelemelerle anılmaktadır. Her türlü edim, eylem eser korumasına sahip olmaz. “Eser”den söz edebilmek için, söz konusu edimin öncelikle sahibinin hususiyetini taşıması gerekir. Sahibinin hususiyetini taşımakla birlikte aynı zamanda .... kapsamında sayılan eser türleri içinde de yer almalıdır. 5846 sayılı Kanunda eser türleri; ilim ve edebiyat eserler, musiki eserleri, güzel sanat eserleri, sinema eserleri olarak sayılmıştır. Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, bir fikri çabayı diğerlerinden ayıran ve eser olarak korunur hale getiren en önemli unsur, sahibinin hususiyetini yansıtacak düzeyde şekillenmiş olmasıdır. Şüphesiz, "hususiyetin" daraltıcı anlamda yorumu suretiyle, mutlaka üst düzeyde yaratıcılık ve orijinallik içermesi gerektiği düşüncesi benimsenemez. Ancak öte yandan, "hususiyetin" geniş anlaşılması da eser olmayan ürünlere bu niteliğin tanınması aracı yapılmamalıdır ( ..... ). Dosyaya sunulan belgelerden, davalı ...” isimli bir proje yürütüldüğü; bu projede şehircilik, çevre ve iklim açısından Konya ve ilçelerine dair yazıların yer aldığı; proje kapsamında hazırlanacak 2 ciltten oluşan prestij kitabın teknik şartnamesinde işin amacının “Konya ile ve ilçelerini kapsayan çevre, şehircilik ve iklim değişikliği ile ilgili tarihi konuların ele alınarak günümüze kadar gelen sosyal, kültürel, ekonomik, siyasal, idari değişim ve gelişmeler eşliğinde değerlendirilerek Konya ili ve ilçelerinin farklı, değişken ve kendine özgü morfolojik özelliklerinin belirlenmesi, sosyal ve ekonomik kalkınma bakımından potansiyeli ve dinamiklerinin tespit edilerek geleceğe yönelik mekânsal strateji planlarına ve şehircilik çalışmalarına alt yapı oluşturmak gayesini taşımaktadır.” Şeklinde belirtildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından hazırlanan ve 05.03.2023 tarihli e-mail ile davalıya gönderilen “Bozkır” başlıklı 9 sayfalık yazının şu bölümlerden oluştuğu: -1. Şehrin bulunduğu yer; coğrafi durumu -2. Şehrin adını nereden aldığı -3. Şehrin tarihçesi (çok kısa) -4. Şehrin çekirdeğini teşkil eden unsurlar -5. Şehrin fiziki oluşumuna katkı sağlayan diğer unsurlar -6. Şehrin bulunduğu yerdeki iklim-coğrafya ilişkisi -7. Sonuç ve öneriler Bir bütün olarak incelendiğinde yazının, yukarıda belirtilen kurguya göre, sahibinin hususiyetini taşıyacak şekilde hazırlanan, bilimsel atıf kurallarına uygun olarak yazılan bir fikri ürün olduğu ve bundan dolayı da .... m.2 kapsamında eser niteliğinde kabul edilebileceği, 2. Eser Sahipliği: ....m.1/B-b ve m.8 uyarınca bir eserin sahibi onu meydana getirendir. “Eserin meydana getirilmesi maddi bir fiildir. Eserin meydana getirilmesiyle birlikte hak da kendiliğinden doğar. Hakkın doğumu için kamuya sunmak veya tescil gibi herhangi bir eylem veya işleme gerek yoktur.” (.....sayılı karar.) Dosyaya sunulan belgelerden, davaya konu edilen “Bozkır” başlıklı eser niteliğindeki yazının davacı tarafından meydana getirildiği ve davacının eser sahibi olduğu, 3. Davacının Eserinin Değiştirilip Değiştirilmediği (Davacının ... Haklarının İhlal Edilip Edilmediği): Bilindiği üzere, bir eserden dolayı eser sahibinin.... m.21-25’ten doğan mali hakları (işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve umuma iletim) ve m.14-17’den doğan manevi hakları (umuma iletim, ismin belirtilmesi, eserde değişiklik yapılmasını men) vardır. Bu haklar inhisari niteliktedir ve herkese karşı ileri sürülebilir. Eser sahibi mali hakları doğrudan kendisi kullanabileceği gibi, hakları veya kullanma yetkisini başkalarına devredebilir. ....m.52 uyarınca “Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.”. Yazılı olma ve devrolunan hakların tek tek belirtilmesi, mali hakların devrinde geçerlik (sıhhat) koşullarıdır. Kanunda öngörülen yazılı olma şartı geçerlik şartı olup; yazılı şekilde yapılmayan işlemler geçerli değildir (....). Dosyaya sunulan belgelerden, yukarıda belirtilen proje kapsamında bir Whatsapp grubunun kurulduğu; davacının da yer aldığı gruba projenin yürütücüsü Prof.Dr...... tarafından gönderilen 27.07.2022 tarihli mesajda, 30.07.2022 tarihinde bir toplantı yapılacağı; toplantıda projenin işlevsel ve biçimsel içeriği (yazım kuralları ve kapsam-içerik detayları), görev dağılımı ve iş bölümü, süreç tasarımı, proje izlencesi-takviminin belirlenerek projeye katkı sunacak bilim insanlarının bilgilendirilmesi olarak belirtilmiş; 30.07.2022 tarihli mesajda ise “Kastamonu” ile ilgili bölümün grupta paylaşıldığı, ilçeler yazılırken örnek alınabileceği ifade edilmiştir. Whatsapp grubuna 24.10.2022 tarihinde proje yürütücüsü tarafından gönderilen mesajda, makalelerde ilçelerin öncelikle şehir olarak tarihi süreçte fiziki gelişiminin tespit edileceği; çevre durumunun inceleneceği; iklim değişikliği ile bu konuda alınan önlemlere vurgu yapılacağı; bu konularda bundan sonra çalışma konusu ilçede neler yapılabileceğinin öneri şeklinde yazılacağı bildirilmiştir. Gruba 04.02.2023 tarihinde gönderilen “Cilt 2 için bilgilendirme” başlıklı mesajda ise “Arkadaşlar iyi çalışmalar. Projede görev alanların hazırladıkları ilçeler yayın kurulu tarafından proje ilkelerine uygunluğu sağlamak için kontrol edilmeye başlanmıştır. Ekte gönderilen plan doğrultusunda yazıların yeniden gözden geçirilmesine kolaylık olması amacıyla Ereğli ilçesi örnek olarak gönderilmiştir.” İfadelerine yer verilmiştir. Davacı tarafından ilk olarak “Bozkır” başlıklı 15 sayfalık bir metnin yazılarak 05.03.2023 tarihinde proje için oluşturulduğu anlaşılan ..... adresine e-mail ile gönderildiği; 31.03.2023 tarihli cevabi e-mail’de “Hocam merhaba. Yeşil renk ile gösterilen yerlerdeki eksiklikleri tamamlamak gerekiyor. Yeni yazılan farklı bir renkle gösterilecek. Başarı dileklerimle.” İfadelerine yer verildiği ve e-mail ekinde, istenen değişikliklerin ve açıklamaların yer aldığı dosyanın gönderildiği görülmektedir. Davacı ile “.....” arasında yapılan yazışmaların ekran görüntüleri dosyaya kazandırılmıştır. Dosya kapsamına kazandırılan mesajlardan da görüleceği üzere, davaya konu yazının davacı tarafından gönderilmesinden sonra proje için oluşturulan ve yayın kurulu tarafından yönetildiği tarafların kabulünde olan e-mail hesabından davacıya gönderilen mesajlar ile bazı düzeltmeler talep edildiği, davacı metnin kendi açısından son halini gönderdikten sonrasındaki taraflar arasında iletişimin ne şekilde devam ettiğine ilişkin dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı, Davalı Bakanlık tarafından “Konya İli ve İlçelerinin Tarihi Süreç Çerçevesinde....- adıyla yayınlanan kitabın ve davacı tarafından yazıldığı ve davalıya e-mail Yoluyla gönderildiği bildirilen orijinal metnin incelenmesi: Davalı Bakanlık tarafından “Konya İli ve İlçelerinin Tarihi Süreç Çerçevesinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği” Konya İlçeleri -2- adıyla 2023 Nisan ayında 978-625-7076-46-3 ISBN numarasıyla yayımlandığı anlaşılan kitabın “İçindekiler” bölümünde “Bozkır” başlıklı 57-61 sayfaları arasında yer alan yazının davacı Mustafa Durdu tarafından yazıldığının belirtildiği; dosyaya sunulan 4 sayfalık bu yazının, davacı tarafından yayınlanmak üzere gönderilen ilk yazıdan ve sonrasında yine davacı tarafından düzeltilerek gönderilen ve yukarıda .... kapsamında eser niteliğinde olduğu belirtilen yazıdan içerik, kurgu, yapılan atıflar ve üslup itibariyle tamamen farklı olduğu, dolayısıyla, bu bulgular birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafından yayınlanan kitapta yer alan ve davacı tarafından yazıldığı belirtilen yazının içeriğinin davacı tarafından hazırlanmadığı, bu yazının eser sahibinin davacı olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının bu yazı üzerinde ....ten kaynaklanan mali haklarının ihlalinin söz konusu olmadığı, Davalıya ait .....Kütüphanesi link’i üzerinden yapılan sorgulamada, aşağıdaki ekran görüntülerinden, kitabın basımının yapıldığı, buna karşılık elektronik ortamdaki versiyonun web sitesinde yer almadığı, ..... Davalı, davacı tarafından imzalanan 25.04.2023 tarihli "Telif Hakkı Devir Formu"nda "... “Hazırlanan program içerik, materyal, video ve uygulamaları değiştirme, yayma, çoğaltma gibi tüm haklarının .... ait olduğunu ve bu konuda herhangi bir hak talep etmeyeceğimi, İçeriğin, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun 22. Maddesi gereğince çoğaltma, 23.Maddesi gereğince yayma ve 25. Maddesi gereğince her türlü taşıyıcı materyal üzerinde ve elektronik ortamda kamuya iletim haklarını ve işleme haklarını ..... karşılıksız, koşulsuz ve süresiz olarak devrettiğimi, ayrıca 5846 lı Kanunun 49. Maddesi gereğince mali hakların ya da kullanım yetkilerinin üçüncü kişilere devredilmesi konusunda açıkça muvafakat ettiğimi ve eserlerin Bakanlıkça ücretli veya ücretsiz yayımının Bakanlığın takdirinde olduğunu kabul ettiğimi, İçeriklerle ilgili devrettiğim hakları ve bu hakları içeren alt hakları da evveliyetle dilediği zaman, mekan ve koşullarda 5846 sayılı Kanunun" Manevi Haklar" başlıklı 14 ila 18. Maddelerinde düzenlenen haklar da dahil olmak üzere adımı/müstear adımı belirterek veya belirtmeyerek kullanmaya ..... Başkanlığına yetkili makamlarınca sınırsız olarak kullanılmak üzere devretmeyi kabul ve taahhüt ederim." İfadelerinin yer aldığını gerek 5846 sayılı Kanunun ilgili hükümleri ve gerekse Telif Hakkı Devir Formunda kabul ve taahhüt edilen bu hususlar dikkate alındığında, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların herhangi bir yasal dayanağı bulunmadığını iddia etmektedir. Öncelikle belirtmek gerekmektedir ki, davacı tarafından imzalanan “Telif Hakkı Devir Formu”nda yer alan hükümlerin davaya konu olayda dikkate alınabilmesi için, davacıya ait bir eserin davalı tarafından kullanılmasının söz konusu olması gerekir. Her ne kadar davacı bu form ile proje kapsamında sunduğu içeriğe ilişkin çoğaltma, yayma ve umuma iletim haklarını kullanma yetkisini karşılıksız ve süresiz olarak davalıya devrettiğini beyan etmiş ise de, somut uyuşmazlıkta, davacıya ait bir metnin davalı tarafından kullanımı söz konusu değildir. Bir başka ifade ile davalı, davacıya ait olmayan bir metni, davacının adıyla yayınlamıştır. Dolayısıyla, huzurdaki uyuşmazlıkta, davacıya ait bir eserde zorunlu değişiklik kapsamında değerlendirilebilecek bir durum da söz konusu olmayıp,.... m.16/2’nin uygulanma imkanının olmadığı, aynı şekilde, davacının .... m.14 ve m.15’ten kaynaklanan umuma iletim ve adın belirtilmesi haklarının ihlali de söz konusu değildir, zira yayımlanan yazı davacıya ait değildir. Bununla birlikte davalının, yayımladığı bir kitapta yer alan ve davacıya ait olmayan bir yazıyı davacı yazmış gibi, onun adıyla yayımladığı açıktır. Bu noktada ise kişilik hakları devreye girmektedir. Kişilik, gerçek kişilerin doğumlarından ölümlerine kadar ayrılmaz bir şekilde sahip oldukları hukuken korunan değerlerin bütünü olarak tanımlanabilir. Medeni Kanun’daki ifadesiyle kişiliğin dar ve geniş olmak üzere iki anlamı vardır. Dar anlamda kişilik kişi kavramını ifade eder. Yani bu anlamda kişiliği, bir kimsenin sahip olduğu hak ve yükümlülükler olarak tanımlayabiliriz. Geniş anlamda kişilik ise hukuk düzenince korunan değerlerin bütününü ifade eder. Kişisel değerler ise kişiliğin çeşitli görünümleridir. Kişinin yaşamı, sağlığı, beden bütünlüğü, ruhsal bütünlüğü, şeref ve onuru, ismi, resmi, özel hayatının gizliliği, toplum içindeki hayatını devam ettirmesinden kaynaklanan değerlerin hepsi onun kişiliğini oluşturur. Kişilik hakları kişiye, kişi olması sebebiyle tanınmıştır. Kişilik hakları mutlak haklardan olup herkese karşı ileri sürülebilir, ayrıca bu hak, hak sahibine kişisel değerlerine başkalarının müdahale etmesini önleme yetkisi de verir. Tekelci haklardandır. Sadece hak sahibi tarafından kullanılırlar, kişiye sıkı sıkıya bağlıdırlar. Öte yandan kişiye sıkı sıkıya bağlı olduğu için devredilmesi ve vazgeçilmesi mümkün değildir. Kişiler bunlar üzerinde diledikleri gibi tasarrufta bulunamazlar. İsim kişileri diğer kişilerden ayıran ve toplumsal ilişkilerde onu belirleyen bir işarettir. Bu da kişilik hakları arasında önemli bir yer tutar. Bu nedenle kişilik hakkının devredilemeyeceği kuralı isim hakkı için de geçerlidir. “Adın korunması” Medeni Kanun’un 26. Maddesinde ayrıca, özel olarak düzenlenmiştir: Buna göre “Adının kullanılması çekişmeli olan kişi, hakkının tespitini dava edebilir. Adı haksız olarak kullanılan kişi buna son verilmesini; haksız kullanan kusurlu ise ayrıca maddî zararının giderilmesini ve uğradığı haksızlığın niteliği gerektiriyorsa manevî tazminat ödenmesini isteyebilir.” Davalının, davacının ismini, davacıya ait olmayan bir eserde kullanmasının hukuka aykırı olduğu, Davaya konu kitabın ....” link’i üzerinden Bakanlık tarafından yayınlanmakta olduğu; Kitabın anılan link üzerinden ulaşılan versiyonunda da, “İçindekiler” bölümünde..... tarafından yazıldığının belirtildiği; dosyaya sunulan 4 sayfalık bu yazının, davacı tarafından yayınlanmak üzere gönderilen ilk yazıdan ve sonrasında yine davacı tarafından düzeltilerek gönderilen ve yukarıda .... kapsamında eser niteliğinde olduğu belirtilen yazıdan içerik, kurgu, yapılan atıflar ve üslup itibariyle tamamen farklı olduğu, Netice itibariyle, Davacıya ait, davaya konu edilen yazının .... m.2 kapsamında eser niteliğinde olduğu, Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca “Konya İli ve İlçelerinin Tarihi Süreç Çerçevesinde .... isimli projeye davacının da dahil olduğu, Davacının anılan proje kapsamında hazırlanacak kitabın ....” ilçesi ile ilgili bölümü yazmayı üstlendiği ve hazırladığı yazıyı yazı kuruluna gönderdiği; yazı kurulu tarafından düzeltme talep edilmesi üzerine davacının düzeltilmiş bir metni daha gönderdiği, ancak davalı tarafından yayımlanan kitapta yer alan metnin, davacı metni dışında bir metin olduğu, buna rağmen kitabın içindekiler bölümünde bu yazıyı yazan olarak davacının isminin belirtildiği, Davacıya ait .... kapsamında eser olduğu belirtilen yazının davalı tarafından anılan kitapta kullanılmasının söz konusu olmaması sebebiyle davacının ....’ten kaynaklanan mali ve manevi haklarına ihlalinden de söz edilemeyeceği; aynı şekilde davalının, davacıya ait eserde .... m.16 kapsamında zorunlu değişiklik yapması gibi bir durumun da söz konusu olmadığı, zira metnin davacı tarafından gönderilen metnin tamamen dışında bir metin olduğu, bundan dolayı davacı tarafından imzalanan 25.04.2023 tarihli "Telif Hakkı Devir Formu"nda davacı tarafından devredilen hakların kullanılmasının söz konusu olmadığı, Davalının, davacının ismini, davacıya ait olmayan bir yazıda kullanmasının, davacının kişilik haklarını ihlal ettiği, Davacının isminin isteği dışında yayınlandığı anlaşıldığından davaya konu kitabın toplatılmasına .... formatındaki kitapta ise davacının isminin çıkartılmasına bu mümkün değilse kitapların toplatılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacının hükmün ilanı talebinin ..... anlamında bir ihlal olmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın Kabulüne, Konya ili ve ilçelerinin tarihi süreç çerçevesinde..... ikinci cilt isimli kitabın yayından kaldırılarak toplatılmasına, Davalı bakanlığın internet sitesinde PDF formatında yayınlanan kitapta davacı isminin çıkartılmasına, bu mümküm değil ise yayından kaldırılmasına, Davacı vekilinin ilan talebinin reddine, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 11.646,00.-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ....stinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.09.07.2025

Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ Harçlar : 916,00.-TL Gider Avansı :10.730,00.-TL TOPLAM :11.646,00.-TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/122, K. 2025/263, T. 09.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-122-e-2025-263-k-fda38940e47b