İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/114 E. 2026/43 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/114
- Karar No
- 2026/43
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/114 Esas KARAR NO : 2026/43
DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 07/05/2024 KARAR TARİHİ : 05/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/03/2026
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, Müvekkili şirketin 07.12.2006 tarihinden itibaren cerrahi, tıbbi ve ortopedik alet ve cihazların toptan ticaretini yapan bir şirket olup medikal alanda çalışan diğer toptan/perakende firmalarına, hastanelere, yardım kuruluşlarına ve ihracat yoluyla yurtdışı müşterilerine yüksek miktarda ürün satışı yaptığını, ... no.lu freely, ... no.lu freely, ... tescil no.lu freely, ve Başvuru Numarası .... olan freely markalarına sahip olduğunu, davalıya ait ... tescil no.lu ... markasının ayırtedilemeyecek derecede benzer olduğunu, aynı emtiaya ilişkin olduklarını, müvekkilinin aynı zamanda SMK m.6/3 kapsamında gerçek hak sahibi olduğunu, Davalı markasının kötüniyetli tescil nedeniyle SMK m.6/9 uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğini belirterek davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini” talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı vekilinin 10/12/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ile dava konusu markanın yargılama aşamasında davacıya devri nedeniyle davanın konusuz kaldığını, bu nedenle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte olacak ve esasa girer ise davacının kötü niyet iddialarını ispatlayamaması ve kendi ihmalinin sonuçlarını müvekkiline yükletemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, davalı adına tescilli ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkini taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, dava tarihinde ..,..,... tescil numaralı markaların davacı adına, ... tescil numaralı tescil numaralı markanın davalı adına tescilli olduğu anlaşılmış, ancak ... tescil numaralı markanın 29/07/2024 tarihinde davacıya devrine konu edildiği ve 10/09/2024 tarihinde tutanak oluşturularak devir işlemlerinin tamamlandığı anlaşılmıştır. Başlangıçta hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil no.lu “...” markası 12. sınıfta Davalı ... adına tescil edildiğini, marka tescil başvurusunun 02/06/2023 tarihinde yapılmış olduğunu, 31/01/2024 tarihinde markanın tesciline karar verildiğini, sicil kayıtları kontrol edildiğinde, 29/07/2024 tarihinde dava konusu markanın “tam devir” talebine konu edildiğini, 03/09/2024 tarihinde talebin kabul edildiği ve 10/09/2024 tarihinde tutanak oluşturulduğu tespit edildiğini, dolayısıyla, her ne kadar tescil edildiği tarih ve dava açılması aşamasında marka sahibi olarak Davalı ... yer almakta ise de tespit edilen yukarıdaki tarih itibariyle markanın sahibi olarak Davacı ...'nin gözüktüğü görülmüştür. 6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesinde hükümsüzlük koşulları belirtilmiş olup, belirtilen madde ile, 5. veya 6. maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. Menfaati olanlar, Cumhuriyet Savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Taraf vekillerince bildirilen deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, marka uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan ve ibraz edilen 21/08/2025 tarihli raporda sonuç olarak; Davacı 6/3 ve 6/9 uyarınca davalı adına tescilli olan markanın hükümsüzlüğünü talep etmiş ise de; SMK m.148 uyarınca marka devri sicile kaydedilmekle hüküm doğurduğu, sicil kayıtları kontrol edildiğinde, 29/07/2024 tarihinde dava konusu markanın “tam devir” talebine konu edildiği, 03/09/2024 tarihinde devir talebinin kabul edildiği ve 10/09/2024 tarihinde tutanak oluşturulduğunu, dolayısıyla, her ne kadar tescil tarihi ve 07/05/2024 dava tarihinde marka sahibi olarak Davalı ... yer almakta ise de tespit edilen ve sicil kayıtlarında yer alan tarih itibariyle markanın sahibi olarak Davacı ...’nin gözüktüğünü, Davacı, dava konusu markayı davalıdan devraldığı için artık davalı ve davacının aynı kişi durumuna geldiği ve artık kendi markasının hükümsüzlüğünü talep etmiş konumda olduğunu, mahkemelerin, dava şartı noksanlığını kendiliğinden dikkate alacağı (HMK m.115) düzenlemesi göz önüne alındığında, mevcut durum itibariyle, Davacının “taraf sıfatının” ve “menfaat koşulunun” ortadan kalkıp kalmadığı ve davanın konusuz kalması nedeniyle “esas hakkında karar verilmesine yer olup olmadığına” ilişkin husus, tamamen hukuki bir nitelendirmeyi gerektirdiğinden, nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu bildirmiştir. Mahkememizin 09/09/2025 tarihli duruşma kararı ile taraf itirazlarını karşılar ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, marka uzmanı bilirkişi hazırlamış olduğu 27/11/2025 tarihli ek raporda sonuç olarak; davacının kullanımının, davalının marka tescili için başvuru tarihi olan 02.06.2023 tarihinden daha eskiye dayalı markasal nitelikte bir kullanım olduğu, gerçek (eskiye dayalı) ve öncelikli hak sahibinin davacı olduğunu, davacının uyuşmazlığa konu 12. sınıfta yer alan “tekerlekli sandalye” emtiasında markayı kullandığı ve bu kullanıma bağlı olarak ilgili sınıfta hak elde edildiği, Hükümsüzlüğü istenen Davalı markasında tescil kapsamında aynı şekilde 12. sınıf olduğunu, dolayısıyla, Dava konusu .... tescil no.lu markanın 12. Sınıf içinde yer alan “tekerlekli sandalyeler.” emtiası açısından SMK m.6/3 ve 25/1 uyarınca kısmi hükümsüzlük şartının mevcut olacağı tespit edilmiş olmakla, işbu tespite ilişkin nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğunu, davalı markasının tescilinde kötüniyetin bulunup bulunmadığı hususunun ve buna bağlı olarak verilecek hükümsüzlük kararının kapsamı ve takdirinin mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı incelenmiş; dava tarihinde davalı adına tescil edilen ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü talep edilmiş ise de yargılama aşamasında davacının dava konusu edilen bu markayı davalıdan devralması nedeniyle taraf sıfatlarının birleştiği görülmüş ve konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Taraf markaları ile iddia ve savunmalar doğrultusunda bilirkişi marifetiyle yapılan inceleme netiscesinde; dava konusu ... tescil numaralı markanın 12. Sınıf içinde yer alan “tekerlekli sandalyeler.” emtiası açısından SMK m.6/3 ve 25/1 uyarınca kısmi hükümsüzlük şartının mevcut olacağı hususu dikkate alınarak davalının yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği anlaşılmış, taraf sıfatlarının birleşmesinin ön inceleme duruşması öncesinde gerçekleşmesi nedeniyle AAÜT'nin 6/1 maddesi dikkate alınarak yarı oranında vekalet ücretine ve HMK'nın 331/1 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin tamamından davalının sorumlu tutulmasına hükmedilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Taraf sıfatı birleşmesi nedeniyle dava konusuz kaldığından , konusuz kalan davanın ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 732,00 TL ilam harcından, 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile 304,40 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. Maddesi gereğince hesaplanan 27.500,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 855,20 TL dava ilk masrafı, 1.152,54 TL tebligat-tezkere masrafı ve 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.007,74 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 6-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2026
Katip ... ✍e-imzalıdır
Hakim ... ✍e-imzalıdır