İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/1046 E. 2025/232 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1046
- Karar No
- 2025/232
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1046 Esas KARAR NO : 2025/232 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/12/2024 KARAR TARİHİ : 11/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirket tarafından takibe dayanak 09.05.2024 tarihli, 15.400,00-TL tutarlı faturaya konu akrilik yapıştırıcı, 03.06.2024 tarihli 2.563,70-TL tutarlı faturaya konu UV filtreli su yalıtımı, 12.07.2024 tarihli 60.333,25-TL tutarlı faturaya konu su bazlı poliüretan yapıştırıcı gibi ürünlerin davalı şirkete teslim edilmesine rağmen ürünlerin bedellerinin müvekkili şirkete ödenmediğini, müvekkili ile davalı borçlu arasında müvekkil şirkete bulunan borcu nedeniyle taraflar arasında cari mutabakat bulunduğunu, taraflar arasında bulunan borç alacak ilişkisinin davalı borçlu tarafça kabul edilmesine rağmen, davalı şirket tarafından müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle müvekkili şirket alacağının tahsili için İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 7. Örnek icra takibi açıldığını, karşı tarafın haksız ve kötüniyetli olarak, icra takibinde borca, yetkiye ve tüm ferilere itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edilmekte olduğu anlaşılmaktadır. Davalı vekilinin 11.10.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkili aleyhine haksız olarak İzmir ... İcra Müdürlüğ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup neticede hiçbir hukuki dayanağı olmayan talep yönünden müvekkili aleyhine işlem yapıldığını, davanın yetkisiz yerde açıldığını, müvekkili şirketin Ankara ilinde ticari faaliyetlerini yürüttüğünü, bu nedenle yetkili yerin Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, şayet arada bir ticari ilişki var ise dahi buna ilişkin olarak davacı tarafça açıklama yapılması gerektiğini, davacı tarafın alacaklı olduğunun dahi belli olmadığını, şu aşamada davacının dayandığı belge ve evrakların açıkça hukuka aykırı olup taraflarınca kabul edilemez olduğunu, müvekkilince ödemelerin tamamının yapılmış olup davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, fatura ve cari alacaklarına ilişkin başlatılan icra takiplerinde takip öncesi faizin talep edilebilmesi için borcun muaccel hale getirilmesi gerektiğini, lakin davacı yanca müvekkile gönderilen herhangi bir ihtarname bulunmadığını, işbu sebeple takip öncesi işlemiş faiz yönünden de davanın reddi gerektiğini, talep edilmiş olan icra inkar tazminatının da reddi gerektiğini, bu nedenlerle müvekkili aleyhine açılmış olan işbu haksız davanın reddine, kötüniyetli olduğu açıkça ortada olan davacı aleyhine %20 den az olmayacak şekilde kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İzmir... İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyası, faturalar, irsaliye belgeleri, cari mutabakat dosyamız arasındadır. İzmir... İcra Müdürlüğünü...E sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının davacı... İZOLASYON TURİZM TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ, borçlusunun davalı...YALITIM İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ olduğu, ilamsız icra takibi olarak başlatılan takibin konusunun 2.563,70TL, 60.333,25TL ve 15.400,00TL bedelli 3 adet fatura alacağına dayalı olup, davalı borçlunun ödeme emrine, asıl alacağa, faize, ferilerine, borcun tamamına ve yetkiye itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre yapılan inceleme neticesinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkiden kaynaklı ilişki bulunup bulunmadığı, eğer mevcut bir ilişki var ise davacı şirketin davalı şirketten 09.05.2024 tarihli, 15.400,00-TL tutarlı, 03.06.2024 tarihli 2.563,70-TL tutarlı, 12.07.2024 tarihli 60.333,25-TL tutarlı faturalardan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı var ise İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası nazarında yapılan ilamsız takibe davalı yanca yapılan itirazın haklılık içerip içermediğine ilişkin itirazın iptal talebi ile davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatının hükmedilmesi talebine ilişkin olduğu tespit edildi. Taraflar arası uyuşmazlık konusu hususun; davacı ile davalı arasında ticari ilişkiden kaynaklı bir alacağın olup olmadığı, var ise davalının İzmir... İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı takip dosyasına ait borca ve yetkiye itirazının haklılık teşkil edip etmediği ve %20 'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olmakla birlikte itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılması gereken davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223). Bununla birlikte az önce de belirtildiği gibi iş bu davanın söz konusu süre içinde açılmasının yanı sıra davanın dinlenebilmesi için aynı zamanda ortada usulüne uygun başlatılmakla birlikte itiraza uğrayan bir icra dosyasının bulunması da gerekmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında somut dosyanın incelenmesinde her ne kadar davacı yanca yukarıdaki gerekçeler ile iş bu dava açılmış ise de davalı yanca icra dosyasına süresinde sunulan borca itirazın yanı sıra icra müdürlüğünün yetkisine de usulüne uygun olarak itiraz ettiği görüldüğünden ve bu husus bir dava şartı olduğundan uyuşmazlığın esasına yönelik değerlendirmeye geçmeden evvel bu yönde bir değerlendirme yapmak gerekmiş ve bu kapsamda yetkili icra müdürlüğünün İİK'nın 50. maddesi ile belirlendiği, buna göre "para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanacağının, ayrıca takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesinin de takibe yetkili olduğu" nun düzenlendiği, 6100 sayılı yasaya göre ise genel yetkili mahkeme olarak 6. madde ile düzenleme yapıldığı ve buna göre ise "genel yetkili mahkemenin davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu"nun kararlaştırıldığı, bunun yanında taraflar arası münasebetin sözleşmesel nitelikte cari hesaptan kaynaklandığından 6100 sayılı yasanın 10. maddesi ile yetkili yer olarak genel yetkili yer yanında "sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği"nin belirlendiği bu kapsamda ifa yeri yönünden ise aksine geçerli nitelikte bir anlaşma olmaması halinde ifa yeri konusunda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi ile "para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceği"nin düzenlendiği göz önüne alınarak yapılan değerlendirme sonucunda davacı yanın yerleşim yerinin ...Torbalı, davalının ise .../Ankara olduğu, bunun yanında ayrıca bir ifa yerinin kararlaştırılmadığı gibi yetki sözleşmesinin de bulunmadığı tespiti ile, Torbalı ilçesinde ayrıca bir icra Müdürlüğü bulunduğu da nazara alınarak İzmir... İcra Müdürlüğü yetkili olmadığından davalı yanca icra müdürlüğünün yetkisine itirazının haklılık teşkil ettiği görülmekle ortada usulüne uygun nitelikte açılan bir icra takibi bulunmadığından açılı iş bu davada noksan ve tamamlanması mümkün olmayan dava şartı bulunduğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 50. maddesi atfıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2- Karar ve ilam harcı olan 615,40.-TL harcın peşin alınan 1.092,93.-TL harçtan mahsubu ile bakiye artan harç olan 477,53.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, 3- Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 4- Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5- Davalı taraf kendini bir vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesap edilen ve takdir olunan 30.000,00.- TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6- Kullanılmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 11/03/2025
Katip ... E İMZA
Hakim... EİMZA