İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/1025 E. 2025/1387 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1025
- Karar No
- 2025/1387
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1025 Esas KARAR NO : 2025/1387
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) DAVA TARİHİ : 26/12/2024 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 YAZIM TARİHİ : 16/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Dava konusu 11 adet çek müvekkili şirket yetkilisi ...’in cüzdanında iken 03.09.2024 tarihinde müvekkili şirket yetkilisinin cüzdanının kaybolması/çalınması ile elinden çıktığı, müvekkili şirket yetkilisi cüzdanının nasıl kaybolduğunu anlamamış işbu nedenlerle kolluk biriminde verdiği ifadesinde cüzdanının çalınıp çalınmadığını bilmediğini, çalındı ise şikayetçi olduğunu belirttiği, fakat gelinen noktada çeklerin birtakım kişi veya kişiler tarafından kullanıldığı görülmüş olup, müvekkilinin çeklerinin çalındığı anlaşıldığı, bu konuya ilişkin olarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına yaptıkları şikâyet gereğince soruşturmalar sürdüğü, davaya konu olan ... bank ... şubesine ait çek davalı tarafından kötü niyetli, ağır kusurlu ve haksız olarak edinilmiş olup, çekin istirdatına karar verilmesi Gerektiği, 04.09.2024 - Davaya konu ve diğer 10 çekin 03.09.2024 tarihinde kaybolmuş olmasının ardından taraflarınca ivedi olarak Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile çek iptali ve ödemeden men talepli dava ikame edildiği, ... bank tarafından ödeme yasağı olmasına rağmen haksız olarak ödeme davalı kişiye yapılmış olduğu, ... bank ayrıca çekin ibraz anındaki görüntüsünü de iletildiği, 30.11.2024 Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında çek istirdatı davası açmaları için taraflarınca 4 haftalık kesin süre verildiği, işbu karar tarafımıza 30.11.2024 tarihinde tebliğ edildiği, işbu nedenlerle huzurdaki davayı açma zorunluluğu doğduğu, ilgili çeklerin ikisi birlikte değerlendirildiğinde davaya konu ... Bankasına ait çekte ciro silsilesi müvekkili ... Alüminyum’un cirosu ile kopmuş, çekte sonrasında üzeri karalanmış şekilde .... Tekstil Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti. cirosu kurulmuştur. .... işbu çeki müvekkilinden almadığı gibi çekin çalıntı ve ödeme yasaklı olduğu bilgisine vakıf olmuş ki kendi cirosunu karaladığı, ..... isimli birinin cirosu ile davalı ...’a çeki devraldığı, burada .... .... Alüminyum’dan ciro ile ....’a giden çeki temlik almış gibi göründüğü, diğer bir çek olan .... Bankası ... şubesine ait çeke baktığımızda yine ciro zincirinin koptuğu .... Alüminyum’un cirosunun ardından ....’in aynı şekilde karalanmış cirosu mevcut olup, sonrasında ..... Oto Yedek Parça’nın cirosu ile ..... ve yine davalı ...’ın çeki devraldığı anlaşıldığı, yine .... Alüminyum’dan çıkan bir çek bambaşka bir firmaya ciro olduğu, bu çeki kadere bakın ki yine ..... isimli şahıs ciro aldığı, yine çekler dikkatlice incelendiğinde ....’de bir çeki ....’dan almış gibi, bir diğer çeki de ....’ın ciro ettiği Aluart’tan almış gibi görünmektedir. Bu düzeyde bir olasılığın neredeyse imkansız düzeyinde olması davalının çekleri temlik alırken ne denli kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun bir kanıtı olduğu, ... işbu çekleri .....’den almış olup, her bir çekteki ciro silsilesinin kopuk kopuk olduğunu ve birbirinden alakasız olduğunu görerek ve bilerek aldığı, çekler üzerinde karalanmış cironun bulunmasının ticari hayatın doğal akışına uygun olmadığı, hele ki ....’in iki ayrı firmadan ciro aldığı çeki karaladığı, bir önceki cirolara geri döndüğü düşünülen çeklerin sonra birisinin doğrudan .....’e bir diğerinin ise dolaylı olarak ..... 34 İnşaat üzerinden ciroyla yine .....’e geçmiş olmasının, neredeyse imkansız olduğu gözetildiğinde davalı ...’ın işbu çekler hakkında bilgi sahibi olduğu ve çeklerde murazaayı bilerek, öngererek ve kabul ederek çeki ciro aldığı, kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğu net bir şekilde anlaşıldığı, ayrıca ... tarafından ilgili çeklere ilişkin olarak ne görülen iptal davasına dahil olunmuş ne de ödenmeyen çek hakkında bir işlem yapılmış veya müracaatta bulunulduğu, işbu nedenlerle dava konusu çekin istirdatı ile tarafına iadesinin gerektiği, müvekkili ciro silsilesi ile en son meşru ve yetkili hamil olduğu davaya konu çeki kaybetmesinin ardından ciro zinciri bozulduğu, davalı tarafından çek kötüniyetli ve ağır kusurlu olarak temlik alındığı, işbu nedenlerle huzurdaki davanın kabulü ile çekin tarafına istirdatı ile iadesinin gerektiği, söz konusu çekin ... bankası tarafından ödeme yasağına rağmen ödenmiş olmasından ötürü ... Bankasından talep hakkımız saklı kalmak kaydı ile işbu dava ikame ettiklerini, davalarının kabulü ile .... Bankasından talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla dava konusu çekin tarafına iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. ARAŞTIRMA; 1- Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/12/2024 Tarih, ....Esas sayılı yazısı ile; ilgi sayılı dosya UYAP sistemi üzerinden getirtilmiştir. 2-... Bankası'nın 02/01/2025 Tarih, ....Sayılı yazısı. 3-... A.Ş.'nin 02/01/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; dava konusu çek ile ilgili ibraz hususu getirtilmiştir. 4-Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/04/2025 Tarih, ... Esas sayılı yazısı ile; ilgi sayılı dosya UYAP sistemi üzerinden getirtilmiştir. 5- .... A.Ş.'nin 22/04/2025 Tarih, .... Sayılı yazısı ile; dava konusu çek ile ilgili ibraz hususu getirtilmiştir. 6-.... Alüminyum Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 30/04/2025 Tarihli yazısı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, çekin rıza dışı elden çıkması nedeniyle istirdat talebine ilişkindir. Yargılamanın devamı sırasında, davacı vekili 18/12/2015 tarihli dilekçesi ile davalı ile sulh olduklarını, karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını beyan etmiş, dilekçenin ekinde sulh protokolünü dosyaya sunmuştur. Yargılamanın devamı sırasında tarafların sulh oldukları anlaşılmış olup, dava konusunun tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri hususta olduğu, bu nedenle tarafların sulh anlaşmalarının geçerli olduğu anlaşılmakla, HMK'nın 313. ve 315. maddeleri gereğince tarafların sulh olmaları nedeniyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Tarafların sulh olmaları nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Alınması gereken 615,40-TL karar harcından dava açılırken yatırılan 597,72-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 17,68-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Tarafların birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/12/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır