İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/102 E. 2024/501 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/102
- Karar No
- 2024/501
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/102 Esas - 2024/501 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/102 Esas KARAR NO : 2024/501 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/02/2024 KARAR TARİHİ : 17/09/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/10/2024 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, bilişim firması müvekkil şirket tarafından davalı şirkete talepleri doğrultusunda bakım servis hizmeti verildiğini ve karşılığı düzenlenen faturaların ödenmediği, borca karşılık icra takibi başlatıldığı ancak haksız ve mesnetsiz itiraz ile takibin durdurulduğu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, takipteki şartlarla faize hükmedilmesine, %20'den az olmamak üzere inkar kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, masraf ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı ile müvekkil şirket arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi kurulmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan 06/02/2013 tarihli fiyat teklifi metninde 1 adet tam zamanlı Hbys, Donanım ve Sistem Destek Personeli hizmetinin 21.500,00 TL olduğu, fiyat teklif metninin müvekkil şirkete elden imza karşılığı teslim edildiği, ancak müvekkil şirketin teklifi kabul ederek bir sözleşme imzalamadığı, iddia edilen tam zamanlı bakım servis hizmeti de verilmediği belirterek davanın reddini, yargılama harç ve giderleriyle vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, (kapatılan) .... .... .... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve belgeleri ile Ba-Bs formları, taraflar arasındaki mail ve watsap yazışmaları, bilirkişi raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı alacaklının üç adet fatura alacağının tahsili amacı ile başlattığı.... .... .... esas sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. Bu hükümler çerçevesinde dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı alacaklının üç adet faturadan kaynaklı toplam 67.641,61 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ... 4. Genel İcra Dairesi'nin 2023/19493 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 10/08/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 14/08/2023 tarihinde icra dairesine başvurarak, müvekkili şirketin, karşı tarafa böyle bir borcunun bulunmadığını beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 09/02/2024 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 05/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda, Özel Keçiören Hastanesi tarafından davacı Ultron Bilişim A.Ş.'den talep edilen “Tam Zamanlı Hbys, Donanım ve Sistem Destek Personeli” hizmeti için davacı firma tarafından 06/02/2023 tarihli teklif mektubu sunularak aylık KDV hariç 21.500,00 TL fiyat verildiği, teklif mektubunun taraflarca kaşelenip imza edildiği, dosya muhteviyatının incelenmesinde tarafların herhangi bir sözleşme yapmadığı, davacı firmanın verdiğini ileri sürdüğü hizmet karşılığında düzenlediği toplam 67.641,61 TL tutarındaki 3 adet faturayı davalı Ramazanoğulları Sağlık Hiz. Ltd. Şti.'ne gönderdiği, her iki taraf ticari defter kayıtlarına bu faturaların kaydedildiği, dava konusu faturaların tarafların Ba ve Bs formlarında karşılıklı olarak birbirlerini teyit ettiğinin müşahede edildiği, ancak davalı firmanın davacı Ultron Bilişim A.Ş.'ne gönderdiği 19 Nisan 2023 tarihli e-posta ile; “İyi günler Samet bey şirketimiz ile 06.02.2023 tarihinde başlamış olduğumuz çalışmanın 'yeterli verim alınamaması” sebebiyle 26.04.2013 tarihinde yönetim tarafından sonlandırılması talep edilmiştir. Bu süre içerisinde sizlere iletilen, şifre, bilgi v.b dökümlerinin tarafımıza iletilmesi hususunu bilgilerinize sunarım. Saygılarımla” denildiği, davacı firmadan Samet Ural tarafından, 25/04/2023 tarihinde davalı Keçiören Hastanesi Muhasebesine gönderilen cevabi e-Posta'da; “Merhabalar, 26/04/2023 tarihinde feshi talebinize karşılık bu tarihte hizmet durdurulacaktır. Devir teslim süreci için kurumda mevcutta bulunan Hüseyin bey gerekli teslimi gerçekleştirecektir. Hizmetin durdurulduğu güne göre hakkediş hesaplanarak tarafınıza fatura edilecektir. Cari bakiyemizin en geç bu tarihte kapatılması konusunda desteğinizi rica ederiz. İyi Çalışmalar Dilerim.” denildiği, raporda detaylı olarak açıklandığı üzere davacı firmanın düzenlediği 3 adet faturanın tarihlerinin 06/03/2023, 10/04/2023 ve 25/04/2023 olduğu, davalı tarafından bu faturalara karşı herhangi bir ödemede bulunulmadığı, davalı firma yönetiminin 06/02/2023 tarihinde başlanılan çalışmalardan “Yeterli Verim Alınamaması” sebebiyle işin 26/04/2013 tarihinde sonlandırılmasını talep ettiği, davacı tarafından bu talep kabul edilerek hizmetin 26/04/2023 tarihinde sonlandırılacağı belirtilerek, hizmetin durdurulduğu gün itibariyle hakediş hesaplanarak faturalandırılacağı yanıtının verildiği, ayrıca, cari bakiyenin en geç bu tarihe kadar kapatılması konusunda destek olunmasının istendiği, davacı firmanın, ödemesi yapılmayan 67.641,61 TL için 28/07/2023 tarihinde icra takibi başlattığı ancak itiraz üzerine takibin durdurulduğu, davalı firmanın davacı tarafından düzenlenen faturalara karşı herhangi bir itirazda bulunmadığı, icra takibinden sonra 07/08/2023 tarihinde iade faturası düzenleyerek ticari defter ve kayıtlarına işlediği, 67.641,61 TL ile borç bakiyesini sıfırladığı, davalının ise gönderilen iade faturasını “KEP” ten geri gönderip kabul etmediğini bildirdiği ve ticari defter kayıtlarına almadığı, davalı firmanın yaptığı çalışmalara ilgili bir kısım whatsapp görüntülerini dosyaya sunarak hizmet verdiğini belirtmeye çalıştığı, davalının ise hizmet verilmediğini dosyaya sunduğu dilekçelerde beyan ettiği, dava dosyası kapsamında, davacının davalıya hizmet verilmediğine ilişkin herhangi bir tutanak ve ihtar kaydının bulunmadığı, bu durum muvacehesinde, davacının davalı tarafa hizmet verip vermediği hususunun mahkemenin değerlendirmesinde bulunmakta olduğu, mevcut durum itibariyle davacının davalıdan icra takibi yaptığı 67.641,61 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın -miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı malın alıcıya mutlaka, daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmez; satıcının faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunludur. Kısaca, ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma hâlinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir... Faturayı alan kişi 8 gün içinde faturaya itiraz etmezse, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Ancak, faturayı alan kişi, öngörülen süre içinde faturaya ve bununla birlikte temel borç ilişkisine de itiraz ederse, genel hükümler çerçevesinde ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olacaktır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir (Yargıtay HGK'nun 14/05/2019 tarih ve 2017/19-823 esas, 2019/553 karar sayılı kararı). TTK'nun 21/2. maddesi "Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır" şeklinde düzenlenmiş olup, buna göre fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz ise de ticari defterlere kaydedilmiş olması malın teslim alındığı ve içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. Yine aynı madde uyarınca, faturanın içeriğine Kanunda öngörülen süre içerisinde itiraz edilebilir (Yargıtay HGK'nun 30/05/2019 tarih ve 2017/1655 esas, 2019/638 karar sayılı kararı). Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04/10/2023 tarih ve 2022/3245 esas, 2023/5599 karar sayılı kararında "davalının takip konusu faturaları ticari defterlerine kaydettiği, BA formu ile Vergi Dairesine bildirdiği, faturaların ticari defterlere kayıt edilmesinin malın teslimi anlamına geldiği, davacının ticari kayıtlarına göre fatura tutarı kadar alacaklı olduğunun anlaşıldığı, faturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden davalının artık faturaya konu malı teslim aldığının kabulü gerektiği, malı teslim aldığı kabul edilen davalının ise teslimin gerçekleşmediğini ya da satış bedelini ödediğini kesin deliller ile ispatlayamadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu" belirtilmiştir. Yargıtay.... .... .... karar sayılı kararında, faturanın süresinden sonra iade edildiği, davalının kayıtlarında bedelinin ödendiğine ilişkin bir kaydın yer almadığı, davalı taraf hizmeti almadığını iddia etmekte ise de süresi içerisinde faturaya itiraz etmediği, artık mal veya hizmetin teslim edilmediğin ispat yükünün davalıda olduğu ve bu faturanın ödendiğinin davalı tarafından ispatı gerekir ise de herhangi bir ödeme belgesinin sunulmadığı, davalının iddiasınının ispatlanamadığı belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 05/08/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Özel Keçiören Hastanesi tarafından davacıdan talep edilen “Tam Zamanlı Hbys, Donanım ve Sistem Destek Personeli” hizmeti için davacının 06/02/2023 tarihli teklif mektubu sunularak aylık KDV hariç 21.500,00 TL fiyat verildiği, teklif mektubunun taraflarca kaşelenip imza edildiği ancak tarafların herhangi bir sözleşme yapmadığı, davacının takip ve dava konusu toplam 67.641,61 TL tutarındaki 3 adet faturayı davalıya gönderdiği, her iki taraf ticari defter kayıtlarına bu faturaların kaydedildiği, dava konusu faturaların tarafların Ba ve Bs formlarında karşılıklı olarak birbirlerini teyit ettiği, davalının davacıya gönderdiği 19/04/2023 tarihli e-posta ile yeterli verim alınamaması sebebiyle yapılan çalışmanın sonlandırılmasının istendiği, davacının 25/04/2023 tarihinde davalıya gönderdiği cevabi e-Posta ile 26/04/2023 tarihinde feshi talebinize karşılık bu tarihte hizmetin durdurulacağının, hizmetin durdurulduğu güne göre hakkediş hesaplanarak taraflarına fatura edileceğinin bildirildiği, davacının düzenlediği takiğ ve dava konusu 3 adet faturanın tarihlerinin 06/03/2023, 10/04/2023 ve 25/04/2023 olduğu, davalı tarafından bu faturalara karşı herhangi bir ödemede bulunulmadığı, davacının ödenmeyen 67.641,61 TL için 28/07/2023 tarihinde icra takibi başlattığı ancak itiraz üzerine takibin durduğu; Davalının kayıtlarına aldığı takip konusu faturalara karşı TTK'nun 21/2. maddesinde gösterilen sekiz gün içinde herhangi bir itirazda bulunmadığı, icra takibinden sonra 07/08/2023 tarihinde iade faturası düzenleyerek ticari defter ve kayıtlarına işlenmiş ise de bunun sekiz günlük itiraz süresinden ve takipten sonra olduğu, davacının gönderilen iade faturasını geri gönderip kabul etmediğini bildirdiği ve ticari defter kayıtlarına almadığı, yargılama sırasında davalı davacının hizmet vermediğini savunmuş ise de, süresi içerisinde faturalara itiraz etmediğinden faturalara konu hizmetin verilmediğini ispat yükünün davalıda olduğu, davalının ise hizmetin verilmediğini veya bedelinin ödendiğini kanıtlayamadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile, davalı borçlunun (kapatılan) .... .... .... esas (yeni.... ..... .... esas) sayılı icra takibine yaptığı İTİRAZININ İPTALİ ile takibin 67.641,61 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, 2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 67.641,61 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 13.528,32 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen 67.641,61 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 4.620,60 TL karar ve ilam harcından 816,94 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 3.803,66 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 816,94 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.305,34 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 65,00 TL tebligat gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.065,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 67.641,61 TL üzerinden takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2024
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır