İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/10 E. 2024/3 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/10
- Karar No
- 2024/3
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/10 Esas KARAR NO : 2024/3 Karar
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... 3- ... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/01/2024 KARAR TARİHİ : 05/01/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Davacı şirket yetkilisi tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize verilen 04/01/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu 18. İcra Dairesi 2023/... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibinin dayanağı olan 31/03/2023 keşide tarihli ... seri numaralı ve 500.000,00 TL tutarındaki çeke yer alan imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını, takibe konu çekin müvekkili uhdesindeyken boş halde bulunduğu çek yaprağının kaybolduğunu, boş çek yaprağının kötü niyetli üçüncü şahısların doldurma ihtimali doğrultusunda ... Bankasına 24/01/2023 tarihli ve ... Yevmiye Numaralı ihtarname gönderildiğini, İİK 72/3 maddesi gereğince ihtiyati tedbir konulmasına, ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesine karar verilmesini, icra dosyasına konu çekten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalı taraf aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin 05/01/2024 tarihli ara kararının 1 nolu ara kararında, 19.12.2018 tarih ve 30630 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 Sayılı Kanunun 20.maddesi ile eklenen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesine göre, Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğundan, davacı tarafa, 7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile eklenen 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin 2.fıkrası uyarınca, davacı ve davalı taraflar arasındaki arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkememize sunması için BİR HAFTALIK KESİN SÜRE verilmesine, belirtilen tutanağın verilen kesin süre içinde sunulmaması halinde DAVANIN DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDEDİLECEĞİNİN İHTARINA, ihtaratın davacı tarafa davetiye tebliği suretiyle yapılmasına, karar verildiği görülmüş, ara kararın bir sureti davacı vekiline tebliğ edilmiştir. Davacı vekilinin 05/01/2024 tarihli beyan dilekçesi ile davanın sehven arabuluculuğa başvuru yapılmadan açıldığını beyan ettiği görülmüştür. 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesinde "dava şartı olarak arabuluculuk" başlığı ile; "Bu Kanun'un 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" şeklinde düzenleme yapılmıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca 2.fıkrası son cümlesine göre ise "(1)ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Davanın ticari nitelikte ve dava tarihi itibariyle zorunlu arabuculuya tabi dava olduğu sabit olup, arabuluculuğun dava tarihinde yerine getirilmesi dava şartı olup, sonradan tamamlanabilir ve giderilebilir şartlardan değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, dava tarihinde zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesine göre, tazmiant davası açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması gerektiği, yasal düzenleme dikkate alındığında söz konusu dava şartının noksanlığı sonradan giderilebilecek nitelikte olmadığı, davanın 04/01/2024 tarihinde açılmış olduğu, davacı tarafça arabuluculuk kurumuna başvurulmaksızın doğrudan doğruya mahkememizde eldeki menfi tespit davasının açıldığı, bu itibarla eldeki davada dava şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla; davanın HMK 114/2 ve 115 maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİ İLE USULDEN REDDİNE, 2-Peşin alınan 9.559,86 harçtan alınması gerekli 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının mahsubundan sonra bakiye 9.132,26 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Peşin olarak alınan ve harcanmayan avans giderinin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 05/01/2024 Katip ... ¸
Hakim ... ¸
5070 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca elektronik imza ile imzalanmıştır.