İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/999 E. 2024/1017 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/999
Karar No
2024/1017
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : ***

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... - DAVALI : ... - ..., *** VEKİLİ : Av. ... - ***

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ***

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine Y-... 1-0-0 poliçe sayılı işyeri paket sigorta poliçesi ile sigortalı olan dava dışı ... Elektrik Taahhüt Enerji Makina Sanayi Tic. Ltd. Şti.'ne ait işyerinde 08/01/2018 tarihinde, sigortalı şirket ile komşu olan davalı ...'a ait ... Firması'nda başlayan yangının sigortalı şirkete sirayet etmesi sonucu dava konusu hasarın meydana geldiğini, hasarın poliçe teminatı kapsamına giren rizikolardan olduğu için sigorta şirketi tarafından sigorta ettirene hasar bedeli olarak 1.100.000,00-TL ödendiğini, Kayseri Büyükşehir Belediyesi İtfaiye raporu ile olay yerinde yapılan inceleme ve araştırmada yangının başlangıç noktasının ...-Baza isimli işyerinden çıkmış olduğunun tespit edildiğini, Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ... işyeri sahibi sanık/davalı ...'ın söz konusu yangının meydana gelmesinde asli kusurlu olarak tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından sigortalısına yapılan ödeme neticesinde Türk Ticaret Kanunu'nun halefiyete ilişkin hükümlerinin uygulama alanı bulduğunu, halefiyet ilkesi gereğince sigorta rizikosunun üçüncü kişilerin kusuru ile vuku bulmuş olursa, kendi sigorta ettirenine sigorta tazminatını ifa eden sigortacının bu ifası oranında sigorta ettirenin yerine geçeceği ve onun kusurlu üçüncü kişilere başvurma hakkına halef olacağını, bu nedenle sigortalısının haklarına halef olan müvekkili sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemeyi zarara sebep olanlardan kusuru oranında talep etme hakkına sahip olduğunu, belirtilen sebeplerle hasara sebebiyet veren davalı hakkında Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, borçlulara ödeme emri gönderildiğini, ancak borçlu davalının ilgili takibe haksız olarak itiraz sebebiyle takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına borçlu tarafından yapılan itiraz haksız olduğundan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin ise davalı borçluya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...Ş.'nin sigorta alacaklısına sigorta hasar bedeli olan 1.100.000.00-TL'yi en geç 18/04/2018 tarihinde ödemiş olduğu ve hasar ile bağlantılı olan tazminat yükümlüsü müvekkilinin öğrenmiş olduğu ve alacağın muaccel hale geldiği şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık olduğunu, hal böyle olunca, rücu alacaklısı konumunda olan davacı ... şirketinin işbu davayı en geç 2 yıl içinde bir başka ifadeyle 18/04/2020 tarihine kadar açmış olması gerektiğini belirterek zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ayrıca yangının çıktığını ve sigorta alacaklısına yapılan ödemenin halefiyet kuralları çerçevesinde müvekkilinin ödemesinin talep edildiğini, davacının bu dava ve talebinin haksız olduğunu, şöyle ki, sigorta alacaklısının hasar gördüğü ... Elektrik Taahhüt Enerji Makine Sanayi Tic. Ltd. Şti.'nin kullanımında olan Sanayi Mahallesi, 11. Cadde, 38010 .../Kayseri adresindeki depo olarak kullanılan yapının imar planına uygun yapılmadığını, başka ifade ile mesken kullanım izni olmayan ruhsatsız bir yapı olduğunu, bu nedenle davacı ... şirketinin, sigorta kapsamına aldığı ve yangın sonucu zarar gören ... Elektrik Taahhüt Enerji Makine Sanayi Tic. Ltd. Şti.'nin kullanımında bulunan dükkan vasfındaki taşınmazın kullanıma elverişliliği yönünden itirazda bulunduklarını, aynı yangın sonucu hasar gören taşınmazların hiç birisinin de imar planına uygun ruhsatlı yapılar olmadığını, dolayısıyla davacının sigorta kapsamına almış olduğu ve yangın sonucu tazmin etmiş olduğu tapudan Kayseri İli, ... İlçesi, Ada:..., parsel:6 da tapuya kayıtlı ... Elektrik Taahhüt Enerji Makine Sanayi Tic. Ltd. Şti.'nin kullanımında bulunan dükkanın teknik mimari projeye uygun imal edilmiş her türlü teknik projesi bulunan ve teknik onaydan geçerek kullanıma sunulan bir taşınmaz olmadığının tespit edildiğini belirterek davacının davasını kabul etmediklerini, hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle ilk itirazları doğrultusunda zamanaşımı ve derdestlik itirazı doğrultusunda reddine karar verilmesini, aksi halde esastan reddine karar verilmesini, dava ve yargılama giderleri ile yasal avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davacı tarafça; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasına, Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasına, davacı ... şirketinin sigortalısına ait sigorta poliçesine, yangına ilişkin belediye itfaiye raporuna, 19/02/2018 tarihli hasar ekspertiz raporuna, 19/03/2018 tarihli yangın ekspertiz raporuna, sigortalıya ait kira sözleşmesine, ödeme dekontuna, faturalara ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır. Davalı tarafça; tapu kayıtlarına, davacı ... şirketinin sigortalamış olduğu taşınmaza ait Kayseri İli, ... İlçesi, Hacısaki Mahallesi, ... Ada, Parsel 6 veya 7 nolu parseldeki taşınmazlara ait müvekkilinin icarı altındaki aynı yerdeki ... Ada, 20-21 Parsel sayılı taşınmaza ait tapu kayıtlarına, mimari projeye, yapı kullanım izin belgesine, taşınmazlara ait yapı kullanım izin belgesine, Kayseri Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı'nın 1270 nolu yangın raporuna ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır. Davalının tacir olup olmadığının araştırılması amacıyla davalının T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Kayseri Ticaret Odası Başkanlığı'na müzekkere yazılarak davalının Ticaret Odası'na kaydı olup olmadığı, varsa faaliyet alanı sorulmuş ve ilgili kayıt ve belge örnekleri istenilmiştir. 17/11/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Davalının tacir olup olmadığının araştırılması amacıyla davalının T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Kayseri Esnaflar Odası Başkanlığı'na müzekkere yazılarak davalının Esnaflar Odasına kaydı olup olmadığı, varsa faaliyet alanı sorulmuş, ilgili kayıt ve belge örnekleri istenilmiştir. Bu müzekkeremize cevap verilmediği anlaşılmıştır. Davalının tacir olup olmadığının araştırılması amacıyla davalının T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Mimar Sinan Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak; davalının bilanço esasına göre mi yoksa işletme hesabı esasına göre mi defter tuttuğunun, İşletme hesabına göre defter tutması halinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. ve ilgili diğer maddelerinde belirtilen esnaf işletme sınırı tutarının altında kalıp kalmadığının (esnaf işletme sınırı içinde olup olmadığının) sorulmuştur. 20/11/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyanın Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak ... Soruşturma sayılı dosyasının Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir. Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyanın akıbeti sorulmuş ve bu dosyanın Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir. Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... D. İş sayılı delil tespitti dosyasının Uyap kayıt örneklerinin istenilmiştir. Mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyasının Uyap kayıt örnekleri bu dosya arasına alınmıştır. Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyasının Uyap kayıt örneklerinin istenilmiştir. ... Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... İlçesi Hacı Saki Mahallesi, ... Ada, 6 ve 7 Parsel ile aynı yer ... Ada, 20 ve 21 Parsel sayılı taşınmazların tapu kayıt örnekleri istenilmiştir. 03/04/2024 tarihli yazı ile istenen belgeler gönderilmiştir. Davacı taraf, bir kısım delillerini dilekçesi ekinde dava dosyasına sunmuştur. Yargılama sırasında davalı tarafından bildirilen tanık usulünce dinlenilmiştir. Davalı tanığı ... duruşmada; "Davalı oğlum ...'ın dükkanında yangın çıktığından, dükkanın sağ ve solunda duvar olduğu için sağ ve sol yanındaki dükkanlara ciddi bir hasar vermedi. Bu dükkanın arka tarafı baraka şeklinde yapılmış bir yerdi. Yangın oraya sıçradı. Barakanın yanında duvar var, duvarda da açık pencere var. Pencere kapalı olsaydı onlara da yangın sıçramazdı. Türkmen Reklam isimli işyeri yandı, o işyerinden de elektrikçi işyerine sıçradı. Yangın gece çıktı, çıkış sebebini bilemedik. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur. İlgili delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince yetki alanımız içerisinde yeterli nitelikte bilirkişi bulunmaması nedeniyle dava dosyasının Ankara Bilirkişilik Listesinden re'sen seçilecek bir sigortacı bilirkişi, bir elektronik mühendisi bilirkişi, bir yangın bilirkişisi ve bir inşaat mühendisi bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdine, dava dosyasının bilirkişilere tevdii için Ankara nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına, HMK'nun 273. maddesi gereğince Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, sigorta genel şartları, celbedilen tapu kaydı, mimari proje örneği, tanık anlatımları, iddia, savunma ve dosya kapsamındaki tüm delillere göre davaya konu yangının çıkış sebebinin tespiti, yangına konu yerde sigortalının işyerinde çıkan yangın sebebiyle hasar oluşup oluşmadığı, davacının talebine konu malların hasar görüp görmediği, gördüyse hasar miktarının ve sovtaj bedelinin belirlenerek neticede gerçek hasar miktarının tespiti, hasarın artmasında dava dışı sigortalının ihlal ettiği bir yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı, zararın artmasına sebebiyet verip vermediği, mütefarik kusurunun bulunup bulunmadığı, zararın artmasına sebebiyet verdiyse bunu zarara oranının belirlenerek neticeden varsa rücua tabi hasar bedelinin tespiti konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişilere yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile dava dosyası ve ekleri görevlendirilen bilirkişi kuruluna tevdii edilmiş ve bilirkişilerin incelemesine sunulmuştur. Görevlendirilen Sigortacı Bilirkişi ..., İnşaat Mühendisi Bilirkişi ..., Elektrik Mühendisi Bilirkişi ... ve A Sınıfı İşgüvenliği Uzmanı Bilirkişi ...'den oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 19/09/2024 tarihli raporda özetle; "Takdiri mahkemeye ait olmak üzere dosya kapsamında yer alan bilgi, belge, raporlar ve yukarıda yer alan tespitler dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; dava konusu emteaların hasar gördüğü yangında davalı ...'ın asli kusurlu olduğu, başkaca kusurlunun bulunmadığı, davacı ...nin hasar ödeme sürecini ... yangın poliçesi ve ... nolu hasar dosyası kapsamında yasal prosedürlere ve yangın sigortası genel şartlarına uygun olarak yönettiği, yukarıda açıklanan nedenlerle rücu hakkı doğduğunu, davacı ...Ş. Nezdinde düzenlenen hasar gören taşınmazın üzerinde eksper tarafından yapılan inceleme sonunda düzenlenen raporda tespit edilen 1.100.000,00-TL'lik hasar tutarının yangın olayı ile uyumlu olduğu, sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığına dair belgelerin mahkemeye sunulduğu, söz konusu tutarın yangın sonucu hasar gören taşınmazın meydana gelen gerçek zararı olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacı ... şirketinin davalı ... için rücu tutarının 24/04/2018 tarihinde 1.100.000,00-TL'nin ilk takip tarihi olan 11/06/2018 tarihine kadar işleyen 13.019,18-TL faiziyle birlikte toplam 1.113.019,18-TL olarak yasal faiz ile birlikte hesaplandığı, 1.113.019,18 TL'lik rücu tutarından davalı ...'ın sorumluluğu olacağı" belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, haksız fiil sorumluluğu olduğu iddia edilen davalıdan 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesine dayanarak rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı gerçek kişinin tacir olup olmadığı konusunda ticaret odası başkanlığına ve vergi dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılarak araştırma yapılmış ve davalının tacir olduğu anlaşılmıştır. Tarafların tacir (ticari şirket) olduğu gözetildiğinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre açılan davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama mahkememiz heyeti tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca yazılı yargılama usulü uygulanmıştır. Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar anlaşmaya varamadıkları görülmüştür. 08/01/2018 tarihinde çıkan yangın nedeni ile dava dışı sigortalı ... Elektrik Taah. Enerji Makinaları San. Tic. Ltd. Şti'nin depo olarak kullandığı yapının 2. katında bulunan malzemelerin hasar gördüğü taraflar arasında ihtilaflı değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde; Taraflar arasında uyuşmazlık; 08/01/2018 tarihli yangın nedeni ile dava dışı sigortalı ... Elektrik Taah. Enerji Makinaları San. Tic. Ltd. Şti'nin deposunun 2. katında hasar gören malzemelerinin hasar zararının kaç TL olduğu, hasar oluşmasında kim veya kimlerin ne şekilde kusurunun bulunduğu, davalının zaman aşımı def'inin ve takip dosyalarının derdest olduğuna yönelik itirazı ile hak düşürücü süre itirazının kabul edilebilir olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Zaman aşımı def'inin değerlendirmesinde; Dava, işyeri paket sigortası "emtea yangın" poliçesine dayalı rücuen poliçesine dayalı açılan rücuen tazminat davasıdır. Davalı işyerinde başlayan yangının dava dışı sigortalının işyerine sirayet ederek burada bulunan sigortalının emteaları yangın nedeniyle hasar görmüştür. Somut olayda haksız fiilin varlığı söz konusudur. Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini doğrudan sigortacıdan isteme hakkına sahiptir. Sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra hukuken sigortalı yerine geçecektir. 6102 sayılı Kanun'da ve Genel Şartlarda, sigortacının, sigorta tazminatını ödedikten sonra hukuken sigortalı yerine geçeceği belirtilmiş ve bu hüküm ile halefiyet tanzim edilmiştir. Buna göre, sigorta ettiren/sigortalı, kendisine halef olan sigortacıya sahip olduğu hak ve salahiyetlerden daha fazlasını devredemeyeceği gibi sigortacının durumunu da ağırlaştıramaz. Halef, halefiyet yoluyla nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olur. Buna göre, sigorta ettiren/sigortalının sorumluluğunun temeli haksız fiile ilişkin olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesine göre, tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacaktır. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. O halde, somut olayda taksirle yangına neden olma suçu kapsamında “cezayı gerektiren bir fiil”in söz konusu olduğu, ceza davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 171/1-a ve 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sekiz yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davacının ilk olarak 12/06/2018 tarihinde İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğü nezdinde davalı hakkında icra takibi başlattığı, yetki itirazı üzerine takip dosyasının 06/06/2023 tarihinde Kayseri Genel İcra Dairesi'ne aktarıldığı, taraflar arasında arabuluculuk görüşmelerinin 07/07/2023 tarihinde başlayıp 27/07/2023 tarihinde anlaşmazlıkla sonuçlandığı, eldeki davanın ise 08/11/2023 tarihinde, 08/01/2018 olay tarihi üzerinden sekiz yıl geçmeden açılmış olduğu, ceza kanunlarının öngördüğü daha uzun zamanaşımı süresinin, halef sıfatıyla davada yer alan davacı sigortacı yönünden de uygulanacağı dikkate alındığında, somut olayda zamanaşımının gerçekleşmediği açıktır. Bu nedenle davalının zaman aşımı defi'nin reddine karar verilmiştir. Hak düşürücü süre itirazının değerlendirmesinde; İİK'nun 67/1. maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". İİK hükümleri gereğince, icra takibi sırasında borçlu tarafından, ödeme emrine yapılan itiraz ile icra takibi kendiliğinden durur. Alacaklının, icra takibine devam edebilmesi için, genel mahkemelerde itirazın iptali davası açması gerekecektir. Bu dava borçlunun itirazının, alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılması gerekir. Bu bir yıllık süre, hak düşürücü süre olup, mahkemece, kendiliğinden gözetilecektir. Ancak bu hak düşürücü sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ edilmesi gerekecektir. Dosyada mevcut icra takip dosyası incelendiğinde, davalı borçlunun borca itirazın 16/06/2023 tarihinde yapıldığı, icra müdürlüğünce aynı tarihte takibin durdurulması kararı verildiği, borca itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği görülmüştür. Buna göre eldeki dava yasal süresi içinde açılmıştır. Davalının hak düşürücü süre itirazı yerinde değildir. Takip dosyalarının derdest olduğuna ilişkin itirazının değerlendirmesinde; Takip dosyalarının celp edilen Uyap kayıtlarının incelenmesinde; İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğü'nün yetkisine vaki itiraz üzerine bu takibin, yetkisizlik ile Kayseri Genel İcra Dairesi'ne gönderildiği ve Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayısını aldığı, bu esas üzerinden yeniden ödeme emri çıkarılıp davalı borçluya gönderildiği, uyuşmazlık konusu alacak hakkında iki ayrı takip olmayıp tek takip olduğu görülmekle davalının takip dosyalarının derdest olduğuna yönelik itirazına itibar edilmeyip bu itirazının reddine karar verilmiştir. Kusur ön sorununun değerlendirmesinde; Mahkememizce Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat sonucunda görevlendirilen bilirkişiler Sigorta bilirkişisi ..., İnşaat Mühendisi ..., Elektrik Mühendisi ..., A Sınıfı İşgüvenliği uzmanı ... tarafından düzenlenen 19/09/2024 tarihli raporda özetle; "... Tarafımıza tevdi edilen dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde ifadeler ve önceki bilirkişi raporlarına iştirak edilerek yangının ... Baza İsimli firmada sobadan sıçrayan kıvılcım nedeniyle meydana geldiği, olayda kasıt unsuru bulunmadığı değerlendirilmiştir. Davacı ... firmasının sigortalısı ... Elektrik Enerji Mak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin zarar gören binasının inşai yönden değerlendirme zarar gören sigortalı firmanın riziko adresi Sanayi Mahallesi, 11. Cadde, 38010 ... /Kayseri adresinde bulunmaktadır. Yangından zarar gören bina 2 katlı, 350 m2 oturma alanına sahip, dolayısıyla 700 m2 toplam bina alanı bulunmaktadır. Bina betonarme karkas yapı tarzında , profil cam ve çerçeveli, ondüline çatılı binadır. Bu özellikleri dikkate alındığında bina, Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan Mimarlık ve Mühendislik Hizmet bedellerinin hesabında kullanılacak ... Yapı yaklaşık Birim Maliyetleri hakkında tebliğe göre II. sınıf C grubu yapı sınıfları içerisinde yer almaktadır. Binanın ikinci katında bina ciddi hasar görmüştür. Pencere, kapı, yer döşemeleri, özellikle boya badana hasarı bulunmaktadır. Ayrıca elektrik kabloları ve armatürleri de zarar görmüştür. 1. katta ise zarar olmamıştır. Sigortalı kiracı olarak oturmaktadır. Bu nedenle bina hasarı ekspertiz raporunda dikkate alınmamıştır. Bina hasarı bina bedelinin %10'u mertebesindedir. Rücuan yapılan inceleme ve değerlendirme: ... A.Ş. ödemeleri; ödeme tarihi24/04/2018, ödenen tutar 1.100.000,00-TL ve ödenen kurum ... Elektrik Taahhüt Enerji Makina Sanayi Tic. Ltd. Şti.'dir. İlk icra takibi 11/06/2018 tarihinde İstanbul Anadolu 20 İcra Müdürlüğü'nde yapılmıştır. Faiz İşletilen Süre : 1 ay 18 gün Faiz İşletilen Tutar : 1.100.000,00-TL Faiz Oranı : %1,1835616438356 Faiz Tutarı : 13.019,18-TL Ödenecek Toplam Tutar : 1.113.019,18-TL Bilgi: 24/04/2018 ve 11/06/2018 arasındaki 48 gün için yıllık %9 faiz uygulanarak %1,1835616438356 olmak üzere toplam %1, 1835616438356 faiz uygulanmıştır. Daha sonra yetki itirazı dolayısı ile icra takibi Kayseri İcra Dairesi'ne alınmıştır. Kayseri İcra Dairesi'nin 2023-58026 Esas sayılı icra dosyası; söz konusu icra dosyasının alacaklısının ... A.Ş. borçlusunun davalı ... olduğu anlaşılmaktadır. 1.100,000,00-TL takip tutarı üzerinden takibin 06/06/2023 tarihinde Kayseri İcra Dairesi'ne takip başlatıldığı, asıl alacağa hasar ödeme tarihinden takip tarihine kadar yıllık yasal faiz işletilmesinin talep edildiği, bu rakamın da 13.019,18-TL olduğu, takip sebebinin sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tazmini ve takip asıl alacağa işleyecek yasal faiz, icra harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin tahsili istemidir. (TBK.100. madde gereğince yatırılan paranın öncelikle ferilerden düşümü ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) (TBK 100. Md.) uygulanacaktır. 08/01/2018 tarihinde çıkan yangın sebebiyle sigortalı işyerinde hasar meydana gelmiş olup müvekkil şirket tarafından sigortalıya tazminat ödenmiş olup söz konusu ödenen miktarın rücuen tazmini talebi. (24/04/2018 tarihli 1.100.000,00-TL tutarlı asıl alacak). Dava konusu taşınmazın davacı ... şirketine ... poliçe nolu Özel İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu görülmüştür. Dava konusu yangın neticesinde davacı ... şirketince ... nolu hasar dosyasının açıldığı, bu hasar dosyası kapsamında yukarıda belirtilen ekspertiz raporu düzenlendiği, söz konusu ekspertiz raporu doğrultusunda da aşağıda belirtilen dekont ile 1.100.000,00-TL ödenmiştir. sigorta şirketi ödediği tazminat tutarını kusurlu işletme sahibinden kusuru oranında talep edebilecektir. Sigortacılıkta halefiyet TTK'nun 1472 maddesinde: "Sigortacı, sigorta tazminatı ödediğinde hukuken sigorta ettirenin yerine geçer. Sigorta ettirenin gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. Zarar sigortalarında sigortacının asli edim yükümlülüğü, sigortalının poliçe kapsamındaki zararlarını gidermektir. Zarar sigortalarında üçlü bir ilişki vardır. Sigortalı ile karşı taraf (3. kişi) arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan bir zarar doğduğunda 3. kişinin kusuru oranında; sigortalı alacaklı, 3. kişi borçlu konumuna gelmektedir. Bu ilişkide sigortacı ise meydana gelen zarar için sigorta tazminatını sigortalıya ödemekle esasında 3. kişinin borcuna karşılık ifada bulunmuş olmaktadır. Bundan dolayı sigortacı sigortalıya yaptığı ifa ölçüsünce sigortalının haklarına halef olmaktadır. Halefiyette esasında sigortacının sigortalıya yaptığı ödemeye karşılık 3. kişiye bu ödemeler için rücu davası açması söz konusudur. Bu rücu hakkı, kanundan doğan ve sigortalının haklarına halef olmaya dayanan bir rücu hakkıdır ve bu nedenle basit bir rücu hakkı olmamakla esas hukuki ilişkiden bağımsız değildir. Sigortacının açacağı rücu davasında zamanaşımı sigortalı ile 3. kişi arasındaki hukuki ilişkiye göre belirlenecektir. Sigortalı ile 3. kişi arasındaki hukuki ilişki, haksız fiile dayanıyorsa haksız fiilden doğan borç ilişkisine göre ya da sözleşmeye dayanıyorsa sözleşmeden doğan borç ilişkisine göre zamanaşımının süresi ve başlama zamanı belirlenecektir. Dolayısıyla bu davalarda zamanaşımı konusunda 1482. madde geçerli değildir. Aynı şekilde sigortalı ile 3. kişi arasındaki hukuki ilişkiye göre davanın görüleceği mahkeme belirlenecektir. Sigortacı, açılan davada sigortalının sahip olduğu bütün savunma vasıtalarına sahiptir. Ayrıca sigortacıya geçen alacak hakkı bütün fer'ileriyle geçer. Bu yönlerden sigortacının rücu hakkı basit bir rücu hakkından ayrılır. Halefiyet ilkesi sayesinde sigortacı sigortalıya yaptığı ödemeyi 3. kişiden rücu davasıyla talep edebilecektir. Buna karşılık sigortalı da sigortacıdan aldığı sigorta tazminatı miktarı kadar bir kısım için 3. kişiden talepte bulunamayacak yani bu kısım için sahip olduğu hak sigortacıya geçmiş olacaktır. Bu sayede sigortalının zenginleşme yasağına aykırı davranması engellenmekte ve rizikonun gerçekleşmesi sigortalı için arzu edilebilir durum olmaktan çıkarılmaktadır. Diğer taraftan 3. kişi de zarar verici kusurlu davranışının sonuçlarına katlanmış olmaktadır.

Sigortacının halefiyet kuralından yararlanabilmesinin şartları: TTK'nun 1472. maddesinde düzenlenen sigortacının halefiyete dayanan rücu hakkının doğması için geçerli bir sigorta sözleşmesinin ve bu sözleşmeye uygun olarak ödeme yapılmış olması gerekir. Kanun metninde de açıkça belirtildiği üzere sigortacı ancak sigorta tazminatını ödedikten sonra sigortalının yerine geçer. Dolayısıyla sigortacı sorumlulara karşı dava açabilmesi için önce kendi borcunu sigortalıya karşı ifa etmiş olmalıdır. Sigortalının sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya geçeceği için öncelikle sigortalının sorumlulara karşı dava hakkı olmalıdır. Sigorta şirketi ödediği tazminat tutarınca sigortalıya halef olur. Sigorta şirketi ödediği tutar için rücu talebini, sigorta limitleri dahilinde, öncelikle ilgili risk için teminat sunan sigorta şirketine yöneltir. Sigorta şirketi ilgiliye karşı sahip olduğu rücu hakkını ilgili risk için sigorta teminatının bulunmadığı durumda kullanabilir. Sigorta ettiren ve sigortalı, sigortacının açabileceği davaya veya takibe yararlı ve elde edilmesi mümkün belge ve bilgileri vermeye zorunludur. Yukarıdaki mevzuat gereği sigortalısına hasar ödeyen Sigorta Şirketinin, ödeme tarihinden takip tarihine kadar olan zaman için faiz talep ederek davalıdan rücuen ödediği hasarı talep etme hakkı doğmaktadır. Davacı ... ödemeyi gerçekleştirdiği tarihlerden itibaren icra takiplerinin tarihlerine kadar faiz talep edebileceğinden icra takip tarihlerinden evvel işlemiş faiz hesabı aşağıda gösterilmiştir.

Rücu Miktarı : ... A.Ş.'nin ... poliçe numaralı yangın sigortası hasar dosyası kapsamında 24/04/2018 tarihinde 1.100.000,00-TL ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. İlk icra takibini ise 11/06/2018 Tarihinde İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesi kanalı ile yaptığı dolayısı ile davacı şirketin rücu edebileceği tutar olarak 1.113.019,18-TL asıl alacak miktarı olarak belirlenmiştir.

Sigorta Şirketi Ödemeleri Ve Faiz Hesaplaması : Sigorta şirketi bütün ödeme dekontlarını mahkeme dosyasına ulaştırmış olup listesi aşağıda belirtilmiştir.

a-Davacı ... şirketinin sorumlu olduğu tutar ve ödeme tutarı kusur oranları toplam hasar tutarı dikkate alınarak ödenecek tutar ile davacı sigorta şirketinin ödeme tutarları aşağıda tabloda gösterilmiştir. Ödeme tarihi tutar ödenen kişi/ kurum 24/04/2018 1.100.000,00-TL ve ... Elektrik Taahhüt Enerji Makina Sanayi Tic. Ltd. Şti.'dir.

b-Hasar Bedeli Ödemesi: Yangın hasarı geçiren taşınmaz için yangın sigortacısı ... A.Ş.'nin emtea hasar bedeli olarak 1.100.000,00 TL ödeme dosyadaki dekontundan anlaşılmaktadır. Davacı ... şirketinin yaptığı ödemeyi rücuen talep edebileceğine karar verilmesi durumunda asıl alacak tutarı 1.100.000,00-TL olarak hesaplanmıştır. c-Toplam alacak tutarının tespiti : Davacı ... şirketinin ödeme tarihinden icra takip tarihine kadar işleyen faiz tutarı ve toplam alacak tutarı aşağıda gösterildiği şekilde toplam 1.113.019,18- TL olarak hesaplanmıştır. Ödeme faiz %9 toplam tutar 1.100.000,00-TL, 13.019,18-TL işlemiş faiz ve toplam tutar 1.113.019,18-TL'dir. d-Faiz Hesaplanması: Bu durumda ...'nin davalıdan rücuen alacağı faizle birlikte 1.113.019,18-TL olarak hesaplanmıştır. Faiz alacağı İstanbul Anadolu İçra Müdürlüğü tarafından yapılan ilk takip tarihi olan 11/06/2018 tarihi itibarı ile 13.019,18-TL olarak tespit edilmiştir. Faiz, sigorta şirketinin hasar ödeme tarihinden icra dairelerine yapılan ilk takip tarihine olan kadar olan süreler için hesaplanmıştır. Davacının icra takibinde 13.019,18-TL faiz talebinin uygun olduğu tespit edilmiştir. Tüm hesaplamalar davalı ...’ın yüzde yüz kusurlu bulunması durumuna göre yapılmıştır.

Sigorta Şirketinin Rücu Hakkının Değerlendirilmesi: Uyuşmazlık, oluşan yangından dolayı kusur durumu nedeniyle davacı ... şirketinin kusurlu kiracı/ işyeri sahibi / işleten'e karşı rücu şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Dava konusu yangın sigorta poliçesinin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Türk Ticaret Kanunu ve Yangın Sigortası Genel Şartları'nın rücuen talep edilmesine ilişkin maddeleri aşağıya alıntılanmıştır. Yangın nedeniyle davalının kiracı olarak bulunduğu işletmenin kusuru sonucu davacı ... şirketinin dava dışı mağdura yaptığı ödemeyi rücuen talep edebilmesi için yangının meydana gelmesinde asli kusurlu olması gerekmektedir. Bu durum tespit edildiği takdirde davacı takdiri mahkemeye ait olmak üzere dosya kapsamında yer alan bilgi, belge, raporlar ve yukarıda yer alan tespitler dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; dava konusu emteaların hasar gördüğü yangında davalı ...'ın asli kusurlu olduğu, başkaca kusurlu bulunmadığı, davacı ...Ş.'nin hasar ödeme sürecini ... yangın poliçesi ve ... nolu hasar dosyası kapsamında yasal prosedürlere ve yangın sigortası genel şartlarına uygun olarak yönettiği, yukarıda açıklanan nedenlerle rücu hakkı doğduğunu, davacı ...Ş. ile hasar gören taşınmazın eksper tarafından yapılan 1.100.000,00-TL'lik hasar tutarının, yangın olayı ile uyumlu olduğu, sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığına dair belgelerinin mahkemeye sunulduğu, söz konusu tutarın yangın sonucu hasar gören taşınmazın meydana gelen gerçek zararı olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacı ... şirketinin ... için rücu tutarının 24.04.2018 tarihinde 1.100.000,00-TL'nin ilk takip tarihi olan 11/06/2018 tarihine kadar işleyen 13.019,18-TL, faizle birlikte toplam 1.113.019,18-TL. olarak yasal faiz ile birlikte hesaplandığı, 1.113.019,18-TL'lik rücu tutarından davalı ...'ın sorumluluğu olacağı" belirtilmiştir. Bu rapor, dosya kapsamındaki ceza mahkemesi dosyası içeriği, fotoğraflar, hasar tespit tutanağı, ekspertiz raporu, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Davalının sorumluluğuna dair değerlendirmede;

Eldeki uyuşmazlık; davaya konu zarardan davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Geniş anlamıyla sorumluluk kavramı, bir kişinin başka bir kişiye verdiği zararları giderme yükümlülüğü olarak açıklanmıştır. Hukuki anlamda sorumluluk ise, taraflar arasındaki borç ilişkisinin zedelenmesi sonucu doğan zararların giderilmesi (tazmin edilmesi) yükümlülüğünü içerir.

Sorumluluk hukukunun tarihsel gelişim süreci içerisinde, kusur sorumluluğundan kusursuz sorumluluğa uzayan bir yol izlenmiştir. Kusur sorumluluğunda bir zararı başkasına tazmin ettirmek, ancak zarar onun kusurlu bir fiilinden doğmuş ise mümkündür (Tandoğan Haluk, Türk Mes’uliyet Hukuku, 1967, s:89). Bu sorumlulukta kusur, sorumluluğun öğesidir (Eren Fikret, Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, C.1, B.6, İstanbul 1998, s:554). Sorumluluk için mutlaka kusurun aranması bazı hâllerde modern tekniğin ve makineleşmenin icaplarına yabancı düşmektedir. Bu sebeple hukukun, esas prensibi olan kusur sorumluluğu yer yer zayıflamış hatta bazı hâllerde tamamen ortadan kalkarak yerini kusursuz sorumluluğa terk etmiştir. Teknik ilerlemeler ve ona bağlı olan tehlikelerin artması karşısında, kusura dayanan sübjektif sorumluluk artık, yalnız başına, zarar görenlere etkili bir koruma sağlamaya elverişsiz ve dolayısıyla adaleti gerçekleştirmek bakımından yetersiz kalmıştır. Kusur yoksa sorumluluk da ortaya çıkmaz görüşü artık geçerliliğini kaybetmiştir. Objektif ihtimam vazifesinin ihlâli mülâhazası gereğince; bir şeye veya şahsa karşı kendisine, kanunî bir ihtimam vazifesi yükletilen kimse, bu vazifeyi kusuru olmaksızın yerine getirmese dahi, bu yüzden doğan zarardan mesul olmalıdır. Kusura dayanmayan sorumlulukta; sorumluluğu doğuran olay, zarar ve zararla söz konusu olay arasında bir illiyet bağı bulunması sorumluluğu doğurmak için yeterlidir (Tandoğan Halûk, Kusura Dayanmayan Sözleşme Dışı Sorumluluk Hukuku Ankara 1981 s. 3-10; Tekinay/ Akman/ Burcuoğlu/ Altop, Borçlar Hukuku, Cilt I, Beşinci Bası, İstanbul 1985 s. 671). Öğretide kusursuz sorumluluk halleri “olağan sebep sorumluluğu-tehlike sorumluluğu” gibi ikili ayırıma tabi tutulduğu gibi (Eren Fikret, Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, C.1, B.3, 1989; Tandoğan Haluk, Kusura Dayanmayan Sözleşme Dışı Sorumluluk, Ankara, 1981, s:22); “hakkaniyet sorumluluğu-nezaret ve ihtimam gösterme yükümünden doğan sorumluluk-tehlike sorumluğu” şeklinde üçlü ayırım yapanlar da vardır (Tekinay/ Akman/ Burcuoğlu/ AltopTekinay/ Akman/ Burcuoğlu/ Altop, Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, B.7, İstanbul 1993, s:498). İlliyet bağı; mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle kesilebilir. Doktrindeki kabul edilen görüşe göre illiyet bağının kesilmesi olasılığı dar yorumlanmalıdır. Her üç neden açısından da, illiyet bağının kesildiği iddiası, sorumlu kişiler tarafından açıkça ispatlanmadıkça kabul edilmemelidir. Bu bakımdan sorumluluktan kurtulmak oldukça zorlaştırılmıştır (Erten Ali, Türk Borçlar Hukukuna Göre Bina ve İnşa Eseri Sahiplerinin Sorumluluğu, BK.58, Ankara 2000, s.230; Baş Ece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Açısından Bina ve Yapı Eserlerinden Doğan Sorumluluk, XII Levha Yayınları, s.113; Deschenaux Henri, Tercier Pierre, Sorumluluk Hukuku, Çeviren Salim Özdemir, Ankara 1983, s.37) Eldeki davada ise illiyet bağını kesen bu sebeplerden; zarara "üçüncü bir kişinin kusurundan kaynaklanan başka bir kazanın sebep olması" tartışılmaktadır. Kural olarak, hiç bir kimse, aynı zarardan üçüncü kişinin de sorumlu olduğunu ileri sürerek, kendi sorumluluğundan kurtulamaz. Her biri, zincirleme sorumluluk kuralları uyarınca zararın tamamından sorumlu olur. Bununla birlikte, üçüncü kişinin kusurunun çok ağır olması veya olaya neden olan eylemin çok önemli olması nedeniyle, birinci eylemin geri plana itilmesi durumunda sonuç değişebilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/11-226 Esas ve 2015/1766 karar sayılı ilamı). Belirtmek gerekir ki, üçüncü kişinin kusuru gerekli objektif yoğunluğa, başka deyişle gerekli ağırlığa ulaşmadıkça, zarar görenin kusurunda olduğu gibi illiyet bağını kesmeye yetmeyecektir. Diğer bir anlatımla, üçüncü kişinin kusuru yeterli ağırlığa ulaşıp, illiyet bağını kesmedikçe sonuç doğurmayacaktır. Bu açıklamalar ışığında somut olaya baktığımızda, davacı ... şirketinin sigortalısının, davalı davalının işyeri ile komşu olduğu, davalının işyerinde bulunan sobadan çıkan kıvılcımların 1,5 metre arkasında bulunan kumaşları tutuşturması sonucu yangının meydana geldiği, çıkan yangın nedeniyle sigortalıya ait işyerinin de zarar gördüğü, davacı tarafın sigortalısına yaptığı ödemeyi, haksız fiil sorumluluğuna göre davalıdan talep ettiği hususları dosyada bulunan bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucunda zarara uğrayan kimse, uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Haksız fiil, kişinin diğer kişilerin hukuken korunan haklarına zarar verici nitelikteki hukuka aykırı eylemleridir. Haksız fiil kavramındaki "haksız" ifadesi hukuka aykırılık anlamını taşımaktadır. Burada esasen haksız denilmesiyle kastedilen, hukuk düzeni tarafından korunan davranışların ihlalidir. Fiilin haksızlığı, hukuka aykırılık durumudur. Bir kişi, hukuk düzeni tarafından zarar meydana gelmesini önlemek amacıyla konulan kuralları, emirleri ihlal ettiği takdirde hukuka aykırılık durumu oluşmaktadır. Haksız fiilden söz edebilmek için öncelikle fiil unsurunun varlığı gerekmektedir. Haksızlığı doğuran fiil, icrai bir harekette bulunmak şeklinde olabileceği gibi, ihmali bir davranış göstermekle de işlenebilir. Haksız fiilin oluşması için işlenen fiilin hukuk düzenince konulan emredici hükümlerin ihlali sonucunu doğurması gerekir. Bu durumda işlenen fiil, hukuka aykırı bir fiil olmalıdır. Somut uyuşmazlıkta meydana gelen zarardan davalının bu nedenle sorumlu olduğu tereddütsüzdür. Mahkememizce benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre dava dışı sigortalının mütefarik kusurunun bulunmadığı görülmüştür. Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre; Yargılama sonunda yukarıda yapılan açıklamalar ışığında toplanan tüm delilere göre; davanın kısmen kabulü ile, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının kısmen iptali ile 10.690,80-TL asıl alacak ve 205,81-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.896,40-TL üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin devamına, takipten tarihinden tahsil tarihine kadar 10.690,80-TL asıl alacağa yıllık %9 oranında ve değişen oranlarda yasal faiz işletilmesine, ispatlanamadığından dolayı davacının fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine, takibe konu alacağın haksız fiilden kaynaklanması ve zararın miktarı yargılama ile belirlendiğinden dolayı alacak likit olmadığından, bir başka deyimle koşulları bulunmadığından davacının icra inkar tazminatı ve davacının takipte kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından davalının kötüniyet tazminatı istemlerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın KABULÜ ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki İTİRAZININ İPTALİ ile 1.110.000,00-TL asıl alacak ve 13.019,18-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.113.019,18-TL üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla İCRA TAKİBİNİN DEVAMINA,

2-Takip tarihinden tahsil tarihine kadar 1.110.000,00-TL asıl alacağa yasal faiz işletilmesine,

3-Koşulları bulunmadığından davacının icra inkar tazminatı ve davalının kötü niyet tazminatı istemlerinin REDDİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 76.030,34-TL nispi karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan peşin olarak alınan 18.785,25-TL harcın ve icra dosyasından alınan 5.565,10-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 51.679,99-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacı tarafça yapılan 269,85-TL başvurma harcı, 18.785,25-TL peşin dava harcı olmak üzere toplam 19.055,10-TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafça yapılan 40,00-TL e-tebligat, 5,50-TL KEP masrafı, 589,00-TL tebligat gideri ve 17.120,00-TL talimat gideri olmak üzere toplam 17.754,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, 9-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 167.822,69-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

11-Davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/11/2024

Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip 240352 E-imzalıdır

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/999, K. 2024/1017, T. 11.11.2024, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-999-e-2024-1017-k-f429a8ee9013