İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/878 E. 2024/793 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/878
- Karar No
- 2024/793
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/848 KARAR NO : 2024/738
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/11/2022 KARAR TARİHİ : 14/11/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 02/11/2022 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ---- plakalı araç, ---- plakalı aracın sebep olduğu 9.10.2021 tarihli kaza nedeniyle hasarlandığını, SBM kayıtlarına göre de müvekkiline ait aracın kazada %0, ---- plakalı aracın %100 kusurlu olduğu bildirildiğini iddia etmiştir. Davaya konu 9.10.2021 tarihli trafik kazası neticesinde müvekkiline ait ----- plakalı araçtaki hasar farkı ve değer kaybı bedeli tazminatının belirlenmesinin mümkün olmadığını ve kendisinden böyle bir kalem belirlemesi beklenemeyeceğini belirtmiştir. Kusur oranına göre hasar hesaplanmasında; hasar gören aracın bilirkişilerce araçtaki hasarın durumu, resim, fatura ve dosyada mevcut diğer belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde hesaplanan aracın hasar miktarı belirlenerek hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür. Yukarıda açıklanan nedenlere istinaden; HMK 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; müvekkiline ait araçta meydana gelen 100,00 -TL Hasar ve 100 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan bankaların uyguladığı en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin davaya itiraz dilekçesinde özetle; Hasar bedelinin Genel Şartlara göre hesaplanması gerektiğini, hasar gören parçanın onarımının mümkün olup olmadığının, mümkün ise onarılması, değil ise eşdeğeri parça ile değiştirilmesi, bu da mümkün değilse ancak yenisi ile değiştirilmesi durumlarının değerlendirilerek hasar miktarının tespiti gerektiğini savunmuştur. Sigorta şirketleri, hasarlı aracın değiştirilmesi gereken yedek parçalarının, tedarik parçalarının tedarik sürecinde, toplu ve büyük tutarlı yedek parça alımı yapabilme kapasitelerinden kaynaklanan rekabet gücünü kullanarak indirim hakkı elde edebildiklerini, farklı servislerden fiyat teklifi alarak rekabet ortamı içerisinde alternatif onarım metotları kullanılabildiklerini belirtmiştir. Konu ile ilgili olarak ZMSS Genel Şartlar b.2.2. "Tazminat Ve Giderlerin Ödenmesi" maddesinde; "Hak sahibi aracının, bu madde uyarınca hazine müsteşarlığınca belirlenen ölçütleri karşılayan dilediği onarım merkezinde onarılmasını talep edebilir. Bu durumda sigortacı, araç kaza tarihi itibarıyla anlaşması olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedele göre ödeme yapabilir, şeklinde hüküm verilmiştir." Bu madde gereğince, sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu onarım merkezleri bedeline göre hasarın tespit edilmesi uygun olup, yukarıda açıklanan nedenlerle müvekkili sigorta şirketinin yalnızca yaptırmış olduğu ekspertiz raporundaki miktarla sınırlı kalarak sorumlu tutulmasını ve hesaplanan tazminat bedeli üzerinden asgari %59,31 iskonto uygulanmasını talep etmiştir. İtirazları baki kalmak kaydıyla; değer kaybı bedelinin Genel Şartlara göre hesaplanması gerektiğini savunmuştur. KZMSS sigortası kapsamında müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olduğunu belirterek, haksız fiil sonucu Kusur konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için kazanın meydana geldiği yer, kaza şekli ve nedeni hususlarının bilinmesi gerektiğini savunmuştur. Bu nedenle sorumluluğa esas kusur oranlarının kesin ve net olarak tespit edilebilmesi adına bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmasını talep etmiştir. Davacının taleplerine ilişkin müvekkili şirkete ulaşan bir başvurusu bulunmadığından davacının taleplerinin reddini, davacının kasko sigortacısından ödeme alınıp alınmadığının sorulması ve ödeme alınması halinde davacının bu yöndeki taleplerinin reddini, her halükarda değer kaybı ve hasar bedelinin Genel Şartlara göre hesaplanmasını, sorumluluğa esas kusur oranlarının kesin ve net olarak tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasını, her durumda müvekkili şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak müvekkili şirketin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını, vekâlet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.Davacı vekili 08/07/2024 harç tarihli dilekçesi ile taleplerini artırdığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; TBK'nın 49.maddesi kapsamında trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (hasar bedeli, değer kaybı bedeli) talebine ilişkindir.Davalı ----- plakalı aracın ZMM (14.02.2021-14.02.2022) sigortacısıdır.Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur. ----- Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 09/10/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında---- plaka sayılı araç sürücüsü trafik kazasının oluşumunda kusurlu olmadığı, davalı sigorta şirketine sigortalı ---- plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunun bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği, mahkememizce hükme esas alınan 23/05/2024 tarihli bilirkişi incelemesi ile dava konusu kaza nedeniyle ---- plaka sayılı araçta 1.784,23 TL hasar bedeli belirlenmiş olduğu, değer kaybının ise bulunmadığının belirtildiği kusur oranı ve yapılan ödemenin mahsubu dikkate alındığında değer artırım talebine konu toplam 2020,32 TL hasar bedelinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olan 23.05.2022 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile; 220,32 TL hasar bedeli tazminatının 23.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harç ile 2,05 TL tamamlama harcının toplamı olan 82,75 TL'den mahsubu ile bakiye 344,85 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 3- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç, 2,05 TL tamamlama harcı ve 80,70 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 220,32 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 114,25 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.114,25 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 2.829,83 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7- Kabul red oranına göre belirlenen 1.072,98 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 487,01 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.