İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/869 E. 2025/82 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/869
- Karar No
- 2025/82
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/869 Esas KARAR NO: 2025/82 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 06/12/2023 KARAR TARİHİ: 30/01/2025
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 06/12/2023 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından davalı tarafa danışmanlık hizmeti verildiği, davalı tarafa verilen danışmanlık hizmetinin karşılığı olarak ---------- sayılı 90.000TL hizmet bedeli +16.200 TL KDV olmak üzere toplamda 106.200TL bedelli bir adet fatura düzenlendiği, davalı tarafın fatura bedelini ödememesi üzerine --------- İcra Müdürlüğünün -----------E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı ancak borca itiraz edildiği, takibe konu edilen ---------- sayılı fatura müvekkilin ve davalı tarafın ticari defter kayıtlarında mevcut olduğu, taraflar faturayı BA-BS formlarıyla vergi dairesine bildirdiği, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılacak incelemeyle müvekkilin davadaki haklılığı tespit edileceği, TTK'nın 1530. maddesin de aşağıdaki hükmün düzenlendiği ve ihtarsız temerrüdün kabul edildiği, ''(2) Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır: a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda' 'TTK'nın 1530. Maddesinin yukarıda atıf yapılan hükümleri gereğince, davalı taraf, müvekkilin düzenlendiği faturaların kendisine ulaşmasını takip eden otuz günlük sürenin sonundan itibaren faiz ödemekleyükümlü olduğu, davalı aleyhine yapılan icra takibinde TTK'nın 1530. Maddesinde belirtilen faiz başlangıç süreleri ve faiz oranları dikkate alınarak belirlenen 12.266,10 TL takip öncesi işlemiş ticari temerrüt faizinin tahsili talep edildiği, davalı tarafın ticari defter kayıtlarının incelenerek faturanın davalının ticari defter kayıtlarına alındığı tarihin tespit edilmesini ve bu tarihten itibaren otuz günlük sürenin sonundan takip tarihi olan 31/10/2023 tarihine kadar işlemiş ticari temerrüt faizinin hesap bilirkişisi tarafından hesaplanmasını talep ettikleri, taraf ticari defter kayıtlarının incelenmesi ve faize ilişkin bilirkişi raporu düzenlenmesinden sonra takip öncesi işlemiş faize ilişkin talep miktarımızı arttırma hakkımızı saklı tutmak kaydıyla davamızı işlemiş faiz alacağı yönünden kısmi olarak 100,00TL miktarında ikame ettiklerini, Yargıtay içtihatlarında itirazın iptali davasının kısmi dava olarak açılabileceğini kabul ettiği, somut uyuşmazlığa konu faturalardan kaynaklanan alacağımız likit olup, davalının itirazının kötü niyetli olduğu, bu sebeple takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, huzurdaki uyuşmazlığa ilişkin dava şartı arabulucuya başvurulduğu fakat anlaşma sağlanamadığı, bu sebeple huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğu doğduğu, yukarıda açıklanan ve re'sen gözetilecek sebeplerle; takibe konu edilen asıl alacak olan 106.200,00TL bedelli fatura alacağına yapılan itirazın iptaline ve takibin takip talebindeki koşullar doğrultusunda devamına, takibe konu edilen takip öncesi işlemiş faiz alacağı olan 12.266,10TL bedelli işlemiş ticari temerrüt faizi alacağına yapılan itirazın şimdilik 100,00TL'lik kısmının iptaline(bu talep yönünden dava kısmi olarak açılmış olup ıslah ve fazlaya ilişkin hakkımız saklıdır.), takip tutarının %20'sinden az olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili 10/01/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, icra takibine ait ödeme emrinin müvekkilimize tebliğinin ardından tarafımızca müvekkilinden alacaklı olduğunu iddia eden tarafa herhangi bir borcu olmaması neticesinde itiraz dilekçesi sunulduğu, davacının müvekkili şirket ile aralarında ticari ilişki olduğunu, müvekkilin davacı şirketten danışmanlık hizmeti aldığını ancak karşılığında ödeme yapmadığını iddia ettiği, bahse konu danışmanlık hizmetinin alındığına ilişkin hiçbir beyan, evrak ve ya somut delil bulunmadığı, davacı yalnızca icra takip dosyasına ve dava dilekçesi ekine sunduğu faturasına dayanarak alacaklı olduğunu iddia ettiği, davacının kendi kestiği fatura haricinde maddi bir delili bulunmadığı, davacının alacak iddiasının kabulünün mümkün olmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilgili kararında; itirazın iptaline ilişkin açılan davalarda ispat yükünün davayı açan alacaklıda olduğu ve alacaklının alacağını ispatla yükümlü olduğu, itirazın iptali davasında ispat edilecek olan hususların, icra takibine ve borçlunun itirazına konu alacağın sebebinin itirazın iptali davası için değiştirilme olanağının bulunmadığı, alacaklının takipte dayanmadığı belgeler dışındaki belgelere dayanamayacağının vurgulandığı, Yargıtay ilgili Hukuk Dairelerinin yerleşik kararlarında ortaya konulduğu üzere, icra takibine dayalı olarak varlığı kabil olan itirazın iptaline ilişkin davalarda icra takibinde dayanılmayan ancak daha sonra itirazın iptali davasında delil olarak dayanılan iddia olunan borcun varlığına ilişkin dayanak belgelerin hükme esas alınmaması gerekliliğinin izahtan vareste olduğu, bu itibarla davaya konu ---------- İcra Müdürlüğü ------------ Esasa kayıtlı dosya ile başlatılan takipte borcun kaynağı olarak fatura gösterildiği, ancak iş bu huzurdaki davanın dava dilekçesinde ise ticari defter kayıtları delil olarak gösterilmek istendiği, bu belgenin icra dosyasına sunulmadığı göz önünde tutularak dava dilekçesinde dayanılan tarafların ticari defterleri, fatura ve diğer delillerine muvafakat etmedikleri, davacı tarafından icra dosyasına ve iş bu dava dilekçesi ekinde dayanak olarak sunulan faturanın müvekkile tebliğ edilmediği, asla kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkile tebliğ edilen bir fatura olmadığından hem faturaya hem faturaya dayalı temerrüt faizine itiraz etmedikleri, zira tek taraflı olarak düzenlenen fatura akdin varlığını ispat etmeye yeterli olmadığı, tüm bu açıklanan sebeplerden dolayı müvekkil şirketin davacı taraf ile dava konusu borcu doğuracak nitelikte bir ilişkisi bulunmadığından,davacı tarafça varlığı iddia edilen alacak, hukuka uygun somut delillerle kanıtlanamadığından ve davacı tarafça icra takibindeki toplam alacak yönünden dava esas değeri belirlenerek harç yatırılmadığından işbu davanın öncelikle usulden reddini, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini talep etmek gerektiği, yukarıda açıklanan ve mahkemenizce gözetilecek nedenlerle; davacı tarafça ikame edilen davaya sunduğumuz cevap dilekçemizin kabulü ile haksız, hukuksuz ve açıkça kötü niyetli şekilde açılan davaya dayanak fatura tek taraflı olarak düzenlenip, müvekkile tebliğ edilmediğinden ve davanın itirazın iptali davası olup hem icra takibindeki işlemiş faiz yönünden hem de asıl alacak yönünden harçlandırma yapılması gerektiği hususu göz önüne alınarak kısmi olarak açılan iş bu huzurdaki davanın öncelikle usulden reddine, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise haksız, hukuksuz ve açıkça kötü niyetli şekilde açılan davanın davacı tarafça varlığı iddia edilen alacak, hukuka uygun somut delillerle kanıtlanamadığından esastan reddine, işbu davanın açılmasında tamamen kötü niyetli olan davacının İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20' sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunmasına, vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:---------İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı takip dosya Uyap sureti, ----------- Ticaret Sicil Müdürlüğü 13/12/2023 tarihli müzekkere cevabı, --------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 15/12/2023 tarihli müzekkere cevabı, --------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 15/12/2023 tarihli müzekkere cevabı, --------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 20/12/2023 tarihli müzekkere cevabı, -Mali Müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 13/07/2024 tarihli bilirkişi raporu, Mali Müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 13/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, davacı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirmem neticesinde; A-Ticari defter(ler)in Türk Ticaret Kanunu'na ve -------- düzenlemelerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığı, noter/ticaret sicil müdürlüğü tasdiklerinin bulunup bulunmadığı yönünden; Davacı Yönünden; Huzurda görülen davada davacının 2022 dönemi ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde 2022 dönemi Yevmiye, Defteri-Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu'nun "Tasdik Zamanı" başlıklı 221 maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, 2022 dönemi Yevmiye defterinin kapanış tasdikinin TTK'nun 64/3 maddesi gereğince süresinde yaptırılmadığı (Normal süresi 30.06.2023), davacının kapanış tasdikinin V.U.K'nu ve TTK'nuna uygun süresinde yaptırılmadığı geç tasdik ettirildiği , davacının ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, HMK222/4 kapsamında hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin taktirlerinde olduğu,Davalı Yönünden; Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev kapsamında davalı vekilinin 13.05.2024 tarihli beyan dilekçesinde belirttiği ----------- ile 29.05.2024 tarihinde iletişime geçilmiş olup davalı şirketin ticari defterleri üzerinde dava konusu ile sınırlı olmak üzere inceleme yapmak için ----------- posta adresine mail atılmış ancak davalı vekiline 29.05.2024 ve 03.07.2024 tarihlerinde gönderilen e-postalara olumlu dönüş sağlanmamış tarafıma --------- üzerinden sadece 2023 yılının Envanter defterinin tasdik bilgisi ile 2023-2024 dönemine ilişkin cari hesap ekstresi gönderilmiş olup açıklanan nedenle Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev kapsamında davalı tarafın ticari defterleri usul yönünden incelenemediği, (Ek-1 E-posta yazışmaları) Davalı vekilinin 10.01.2024 tarihli cevap dilekçesinde ticari defterleri delil olarak gösterdiği bu kapsamda hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin taktirinde olduğu, B-İddia olunan alacağın/faturanın kayıtlı olup olmadığı, iade/fiyat farkı/indirim faturası bulunup bulunmadığı, ticari defterlerdeki kaydın belgesinin bulunup bulunmadığı yönünden; Davacı tarafın ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede; Davacının davalıya 24.10.2022 tarih ve ------------ seri numaralı fatura ile "DANIŞMANLIK BEDELİ" açıklamasıyla KDV dahil 106.200,00 TL tutarlı e-arşiv fatura düzenlediği, davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi (31.10.2023) itibariyle davalıdan 105.032,74 TL alacaklı gözüktüğü,Davalının davacı şirketle ilgili gönderdiği muavin defter kayıtlarına göre takip tarihi (31.10.2023) itibariyle davacıya 104.581,04 TL borçlu gözüktüğü, Raporun 4.b ve 4.c bölümünde yapılan incelemeler ve açıklamalar doğrultusunda davalı tarafın bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğünden gelen BA formları incelenmiş olup takip konusu e-arşiv faturanın davalının 2022 BA formunda yer aldığı tespit edilmiştir. Davalının göndermiş olduğu muavin defter dökümleri ile BA formlarına yansıyan bilgilerin örtüştüğü, ayrıca davacı tarafından düzenlenen faturaya karşı süresi içerisinde usulüne uygun iptal ve itiraz talebinde bulunduğuna dair somut bir belge bilgi bulunmadığı buna ilişkin belge sunulmadığı, faturaya karşı düzenlenmiş herhangi bir iade/fiyat farkı faturası olmadığı tespit edilmiştir.Tüm bu tespit ve değerlendirmeler neticesinde; davacının itirazın iptaline ilişkin talebinin nihai değerlendirmesinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu sonucuna varılmıştır.Faiz Yönünden: Somut olayda, tacir olan taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ya da haricen başkaca somut belgede ödeme vadesi bulunmadığı ve davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş değer belge bulunmasa da takip öncesinde faiz talep etmiştir.Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin icra takibinde talep etmiş olduğu fatura alacağı yönünde hüküm kurulması halinde, ifası ispatlanan faturaların defter kayıtlarına işlendiği tarihler dikkate alınarak, davacının TTK 1530 kapsamında ayrıca ihtarata gerek kalmadan 30 günlük sürenin tamamlandığı tarihlerden itibaren alacağın muaccel olduğundan az yukarıda hesaplandığı şekilde davacı kayıtlarında gözüken alacak tutarı üzerinden 12.270,14 TL, davalı kayıtlarında gözüken borç tutarı üzerinden yapılan hesaplamada ise 12.196,76 TL tutarında faiz hesaplanmıştır.(talep: 12.266,10 TL)Takip sonrası faiz bakımından ise; Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrütfaiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında davacı alacağı için 3095 s.k 2/2 m. kapsamında faiz talep edebileceği değerlendirilmiştir.Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren hüküm kurmak hususunda hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI VE sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatlerine ulaşılmıştır." görüş ve kanaatini bildirir rapor ibraz ettiği anlaşılmıştır.-Davacı vekili 29/08/2024 harç tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporunda davalı kayıtlarına göre yapılan hesaplamada 12.129,76TL takip öncesi işlemiş faiz hesabı yapıldığını, dava dilekçesinde işlemiş faiz yönünden 100,00TL tutarında itirazın iptali talep edildiğini, bu talebini bilirkişi raporu doğrultusunda 12.029,76TL arttırarak 12.129,76TL talepte bulunulduğunu, ıslah ve dava dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; Faturaya dayalı olarak 106.200,00 TL alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali ile ıslah sonrası takibin 106.200,00 TL asıl alacak ve 12.129,76TL işlemiz faiz üzerinden takibin devamına icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Dosya kapsamından; davacının faturaya konu alacağının tahsili için -----------İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ile 106.200,00 TL asıl alacak , 12.266,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 118.466,10 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. 6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir Davacı tarafından davalıya 24.10.2022 tarih ve ----------- seri numaralı fatura ile "Danışmanlık Bedeli" açıklamasıyla KDV dahil 106.200,00 TL tutarlı e-arşiv fatura düzenlediği ve Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla 22/04/2024 tarihinde ara karar oluşturulduğu ve taraflara tebliğ edildiği , tarafların yerinde inceleme talebi ile birlikte iletişim ve adres bilgilerinin paylaşıldığı görülmüştür. Mali Müşavir bilirkişi tarafından sunulan bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 105.032,74 TL alacaklı gözüktüğü, davalı vekilinin 13.05.2024 tarihli beyan dilekçesinde belirttiği ----------- ile 29.05.2024 tarihinde iletişime geçildiği ve ---------- posta adresine mail atılmış olduğunu ancak davalı vekiline 29.05.2024 ve 03.07.2024 tarihlerinde gönderilen e-postalara olumlu dönüş sağlanmadığını,---------- üzerinden sadece 2023 yılının Envanter defterinin tasdik bilgisi ile 2023-2024 dönemine ilişkin cari hesap ekstresi gönderilmiş olduğundan davalı tarafın ticari defterleri usul yönünden incelenemediği, davalının davacı şirketle ilgili gönderdiği muavin defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacıya 104.581,04 TL borçlu gözüktüğü, davalı tarafın bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğünden gelen BA formları incelenmiş olup takip konusu e-arşiv faturanın davalının 2022 BA formunda yer aldığı , muavin defter dökümleri ile BA formlarına yansıyan bilgilerin örtüştüğü, ayrıca davacı tarafından düzenlenen faturaya karşı süresi içerisinde usulüne uygun iptal ve itiraz talebinde bulunduğuna dair somut bir belge bilgi bulunmadığı buna ilişkin belge sunulmadığı, faturaya karşı düzenlenmiş herhangi bir iade/fiyat farkı faturası olmadığı tespit edilmiştir.Davacı vekiline ve davalı vekiline dosyaya sunulan sulh protokolü doğrultusunda ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda beyanda bulunması ve buna ilişkin belgeleri sunmak üzere 1 haftalık süre verilmiş 22/01/2025 tarihli beyan dilekçesi ile taraflar arasında 2 kez protokol düzenlenmiş olduğunu. ilk yapılan protokole göre hiç ödeme yapılmadığını, akabinde taraflar arasında 13/09/2024 tarihli protokol düzenlendiğini davalı tarafından 13/09/2024 tarihinde 100.000,00TL, 14/10/2024 tarihinde 60.000,00TL olmak üzere toplamda 160.000,00TL ödeme yapılmış olduğunu ve protokolde yer alan 01/11/2024 tarihli 60.000,00 TL bedelli taksitin ödenmemesi üzerine protokol geçerliliğini yitirdiğini , ödemeler davanın açılmasından sonra yapıldığından ödemelerin icra müdürlüğünce icra dosyasının infazı aşamasında gözetilmesi gerektiği beyan ederek sulh protokolünü sunmuştur. Davacı vekili faturaya dayalı olarak 106.200,00 TL alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali ile ıslah sonrası 106.200,00 TL asıl alacak ve 12.129,76TL işlemiz faiz üzerinden takibin devamına karar verilmesini talep etmiş ve eksil peşin harcı tamamladığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı takip öncesi faiz talebinde bulunmuş ise de davalının temerrüde düşürülmesiyle ilgili dava dosyasına sunulmuş bir sözleşme, ihtarname vb. belge sunulmamıştır.TTK m.1530/4 maddesi uyarınca, sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlunun aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır. a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.c) Borçlu faturayı veya eş değer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa, mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda.d) Kanunda veya sözleşmede, mal veya hizmetin kabul veya gözden geçirme usulünün öngörüldüğü hâllerde, borçlu, faturayı veya eş değer ödeme talebini, kabul veya gözden geçirmenin gerçekleştiği tarihte veya bu tarihten daha önce almışsa, bu tarihten sonraki otuz günlük sürenin sonunda; şu kadar ki, kabul veya gözden geçirme için sözleşmede öngörülen sürenin, mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz günü aşıyor ve bu durum alacaklının aleyhine ağır bir haksızlık oluşturuyorsa, kabul veya gözden geçirme süresinin mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz gün olarak kabul edilir.TTK 1530/4-a maddesinde ödeme günü veya süresi belirlenmeyen durumlarda, faturanın veya eşdeğer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden 30 günlük sürenin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayıldığını ve alacaklının faize hak kazanacağı belirtilmiş ise de 6102 Sayılı TTK'nun 1530. maddesinin, gerekçesinde de belirtildiği üzere, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, bu nedenle tacirler arası satış ve hizmet alım sözleşmelerine uygulanamayacağı, somut olayda tacirler arasında ilişkisi mevcut olduğu, davacının davalıya verdiği hizmet karşılığı takip dayanağı faturanın konusunu teşkil eden bedeli talep ettiği, bu nedenle TTK 1530 maddesi kapsamında faiz talep edemeyeceği, taraflar arasında ödemenin vadesinin kararlaştırılmadığı, TBK'nun 207/2 fıkrası uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça, tarafların borçlarını aynı anda ifa ile yükümlü oldukları, buna göre davacının faturaların konusu teşkil eden hizmeti verdiği anda semen borcunun da muaccel hale geleceği, ne varki muacceliyet ile temerrüt farklı kavramlar olup, iki tarafa borç yükleyen sözleşme uyarınca temerrüt için davalıya ihtar çekilmesinin zorunlu olduğu, davalıyı takipten önce temerrüde düşürmeyen davacının genel hükümlere göre de temerrüt faizi talep edemeyeceği nitekim ---------- sayılı ilamının da benzer nitelikte olduğu anlaşılmış olup taraflar arasında sulh protokolü , BA/BS formları ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile davalının ----------İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen iptaline takibin 105.032,74 TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, davacının kabulünde olan ve davalı tarafından 13/09/2024 tarihinde yapılan 100.000,00 TL ve 14/10/2024 tarihinde 60.000,00 TL olarak yapılan harici ödemelerin TBK 100. maddesi gereğince icra müdürlüğünce infazda dikkate alınmasına, davacının fazlaya ilişkin 1.167,26 TL asıl alacak ve 12.129,76 TL işlemiş faiz isteminin reddine, dava konusu asıl alacak faturaya dayanmakta olup alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 21.006,54TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-Davalının ---------İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen İPTALİ ile; takibin 105.032,74 TL asıl alacak üzerinden aynen DEVAMINA, davalı tarafından 13/09/2024 tarihinde yapılan 100.000,00 TL ve 14/10/2024 tarihinde 60.000,00 TL olarak yapılan harici ödemelerin TBK 100. maddesi gereğince icra müdürlüğünce infazda dikkate alınmasına, 2-Davacının fazlaya ilişkin 1.167,26 TL asıl alacak ve 12.129,76 TL işlemiş faiz isteminin reddine, 3-Dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 21.006,54TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gerekli olan 7.174,78 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 1.223,01 TL peşin harç, 206,00 TL ıslah harcı ve 592,33 TL icra peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.153,44 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 269,85 TL, mahsup edilen peşin harç 1.223,01 TL, tamamlama harcı 206,00 TL ve 592,33 TL icra peşin harcın olmak üzere toplam 2.291,19 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 10,00 TL dosya masrafı, 5,25 TL KEP masrafı, 160,00 TL posta masrafı toplamı 2.675,25 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 2.374,62 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 8-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 2.769,39 TL'sinin davalıdan alınarak, 350,61 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 9-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/01/2025