İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/807 E. 2026/540 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/807
- Karar No
- 2026/540
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ " TÜRK MİLLETİ ADINA " KARAR ESAS NO : 2023/807 Esas KARAR NO : 2026/540
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/12/2023 KARAR TARİHİ : 25/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine, ... E sayılı dosyası ile kambiyo senedine mahsus icra takibi başlatıldığını, icra baskı altında müvekkilinin tüm gayrimenkullerinin haczedildiğini, müvekkilinin yaşlı ve köylü biri olduğunu, senet miktarlarının düşünüldüğünde bu kadar borçlanmasını gerektirecek bir ticari faaliyeti ve borçlanmasının hiçbir zaman olmadığını, davalının senet üzerinde ihdas nedeni belirtmemesi alacağının neye istinaden elde ettiğini gizlediğini, müvekkilinin davalı alacaklıya karşı hiçbir borcunun olmadığını, müvekkili ile davalının akrabalık ilişkisi olduğunu, müvekkilinin yaşlı olması nedeniyle hedef haline getirdiğini, müvekkilinin hiçbir zaman paraya ihtiyacı olmadığını, aksine davalının paraya ihtiyacının olduğunu, senedi de ne şekilde alındığını bilinmediğini belirterek ...Esas sayılı İcra takibine dayanak bono nedeniyle müvekkilinin borcunun olmadığının tespitine, ...E sayılı takibin iptaline, davalının % 40 dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatı mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Dava dilekçesindeki hususları kabul etmediklerini, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve derdestlik itirazları olduğunu, öncelikle davanın derdestlik dava şartı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin davacı borçludan alacaklı olduğunu, borçlunun borcu ödediğini ispat etmesi gerektiğini, ancak herhangi bir belge ibraz edemediğini, borçlunun borcunu ödemeyerek süreci uzatmak amacında olduğunu, davacı borçlunun, müvekkilinin amcası olduğunu, akrabalık ilişkilerine güvenerek borcunu ödemediğini, icra takibi sonrasında da davalar açarak ve çeşitli bahanelerle süreci uzatmaya çalıştığını belirterek davanın reddini, takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere borçlu tarafın icra inkâr tazminatıyla cezalandırılmasını istemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, ... Esas sayılı takibine konu bono nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkememizce tarafların deliller toplanmış, ... Esas sayılı dosyası, ...Esas sayılı dosyası ile ... Soruşturma sayılı dosyası UYAP üzerinden getirtilerek dosya arasına alınmış, bilirkişi inceleme yaptırılmıştır. ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davalı alacaklı ... tarafından , davalı borçlu ... aleyhine 6.750.000,00 TL asıl alacak, 15.488,01 TL işlemiş faiz, 20.250,00 TL %0,30 komisyon olmak üzere toplam 6.785.738,01 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı görülmüştür. ... Esas sayılı dosyası üzerinden aldırılan ...raporunda ; bonoda ödeyecek bölümünde atılı imzalar ile ...'ın mukayese imzaları arasında, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultusu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığını, söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi tarafından düzenlenen 24/05/2026 tarihli raporda özetle; dava konusu imzanın bulunduğu bölgede belirgin bir “çerçeveleme/pencereleme” işlemine işaret eden keskin sınır hattı, farklı ton geçişi, lokal zemin kaybı veya dikdörtgensel montaj izi açık şekilde izlenmediği, imza çevresindeki kâğıt dokusunda, başka bir yüzeyden kesilerek aktarılmış izlenimi verecek belirgin bir lif süreksizliği ya da kontur bozulması da dikkat çekmediği, imzaların altında görülen kalem baskı izlerinin genel seyri doğal görünüm arz etmekte olup, imzaların belge yüzeyine sonradan dijital yöntemle yerleştirilmiş olabileceğini düşündürecek piksel kırılması, çözünürlük uyumsuzluğu veya çevresel halo etkisi belirgin olarak seçilemediği, imza alanı ile çevre zemin arasında ışıklanma ve yoğunluk bakımından dramatik bir farklılık da izlenmediği, bu nedenle mevcut görüntü kalitesi ve belge türü itibarıyla; imzanın başka bir yerden taşındığını, kes-yapıştır yöntemiyle monte edildiğini veya pencereleme/çerçeveleme işlemi yapıldığını açık biçimde ortaya koyan kuvvetli bir teknik bulgu saptanmadığı, sonuç olarak; mevcut inceleme koşulları altında, dava konusu bonoda yer alan imzaların başka bir yerden taşındığına, belgeye sonradan monte edildiğine veya imza alanında çerçeveleme/pencereleme işlemi yapıldığına dair belge inceleme yönünden anlamlı ve objektif nitelikte teknik bulgu saptanmadığı bildirilmiştir. Toplanan deliller, dosya içeriği, alınan bilirkişi rapor birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu bonoda yer alan imzanın başka bir yerden taşındığı, sonradan monte edildiği veya imza alanında çerçeveleme/pencereleme işlemi yapıldığının kanıtlanamadığı, imzanın davacıya ait olduğu kanaatine varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş, mahkememizce icra takibinin durdurulmasına karar verildiği gözetilerek davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmiş, ihtiyati tedbir kararı kaldırılmıştır. HÜKÜM: Davanın REDDİNE, Dava konusu bono bedeli üzerinden hesaplanan 1.350.000 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Mahkememizin 06/03/2025 tarihli tedbirinin kaldırılmasına, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan, dava açılışında alınan 269,85 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 115.004,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 115.273,85 TL harcın düşülmesi ile fazla yatırıldığı anlaşılan 114.541,85 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde YATIRANA İADESİNE, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Duruşmalarda vekil ile temsil olunan davalı yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 816.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE, Dair, Davacı Vekili Av. ... , Davalı Vekili Av. ... yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ'ne İSTİNAF BAŞVURU YOLU açık olmak üzere, oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/06/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Katip ... ¸e-imzalıdır.