İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/77 E. 2026/155 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/77
Karar No
2026/155
Karar Tarihi

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/77 Esas - 2026/155 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/77 Esas KARAR NO : 2026/155

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/01/2014 KARAR TARİHİ : 19/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/03/2026

Mahkememizden verilen 09/12/2021 tarih ve 2020/29 esas 2021/728 karar sayılı kararı BAM 31. Hukuk Dairesi'nin 12/01/2023 tarih, 2022/192 esas 2023/39 karar sayılı ilamıyla KALDIRILMASINA karar verilmiş olmakla yukarıdaki esasa kaydedilmiştir. DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, davalı idarenin 2013/124006 ihale kayıt numaralı Harmancık sayısal hali hazır harita yapım işi ihalesinin müvekkilinde kaldığını, 80.000,00 TL + KDV götürü bedel üzerinden 22.11.2013 tarihinde sözleşme imzalandığını, iş için 4.800,00 TL kesin teminat yatırıldığını, sözleşmenin 17. maddesine göre kademeli ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, kalan kısmın ise işin kabulünün yapılıp onaylanmasından ve kesin hesap yapılmasından sonra ödeneceğinin belirlendiğini, müvekkili tarafından işin tamamlanıp 02.04.2014 tarihinde teslim edildiğini, davalı idarece de 26.12.2014 tarihinde kesin kabulün yapıldığını, davalının sözleşme bedelinin bir kısmını ara hak edişlerde ödediğini, ancak kesin, hesaba göre müvekkilinin bakiye alacağı ve 4.800,00 TL kesin teminat mektubunun ödenmediğini, müvekkilinin 20.05.2014 tarihli dilekçesi ve daha sonra verdiği diğer dilekçelerle bakiye alacağını talep ettiğini, ancak davalının bu tutarları ödemediği gibi müvekkilinin başvurularına da cevap vermediğini, alacakları için arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydıyla şimdilik 35.000,00 TL'nin kesin hesap tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını dava ve talep etmiştir. Daha sonra davacı vekili, dava değerini artırmış harçlandırmıştır. CEVAP : Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, davanın süre yönünden reddedilmesi gerektiğini, Yatgıtay Hukuk Genel Kurulunun borcun yerine getirilmesi bir süreye bağlanmamışsa borcun doğumu ile birlikte alacak muaccel olur biçiminde karar kılındığını, borcun doğumu ile birlikte zamanaşımının başladığının kararlaştırıldığını, alacaklı alacağının varlığını haberi olmasa dahi alacağın muaccel olması ile birlikte zamanaşımı süresinin işlediğini, dava konusu alacağın eser sözleşmesinden kaynaklandığını TBK'nun 147/6 maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresine. tabi bulunduğunu, mevzuatta öngörülen hak düşürücü süreler geçirildikten sonra açılmış olan bu davanın zamanaşımı yönünden reddine karar vermesi gerektiğini, davalı ile aralarında sözleşme bulunduğunu, İhale Sözleşmeleri Kanunun kesin teminat ve ek kesin teminatların geri verilmesi başlıklı 13. maddesinde taahhüdün sözleşme ve ihale doküman hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı idari herhangi bir borcunun şimdi tespit edildikten sonra, alınmış olan kesin teminat ve varsa ek teminatların yapım işlerinde varsa eksik ve kusurlar giderilerek geçici kabul tutanağının onaylanmasından sonra yarısının, SGK'dan alınacak ilişiksizlik belgesi ve sonra da yapılan iş için bir garanti süresi öngörülmesi halinde yarısı, garanti süresi dolduktan sonra kalan yarısı, garanti süresi öngörülmemiş işlerde tamamının yükleniciye iade edileceğinin hükme bağlandığını, müvekkili tarafından Karla Müh, Şirketi — Mim-Hart Şirketi - Sever Mühendislik şirketi ortak girişimi aleyhine bır dava açıldığını, bu davadan dolayı 258.574.097 TL alacaklarının faizi ile birlikte istendiğini, ... 13. ATM den davanın derdest olduğunu, yine Mim-Hart şirketi tarafından banka aleyhlerine «çılan bir davada ... 1. idare Mahkemesinin davanın reddine karar verdiğini, bu davalardan kaynaklı olarak faiziyle birlikte 425.009 51,25 TL alacaklarının Yargıtay 15. Hukuk Dairesi kararına göre yargılama masrafları da dahil olmak üzere, Bursa Bölge Müdürlüğü'nün davalının 21.963,95 TL tutarındaki hak edişinden 20.949,69 TL'nin blokeye alındığını, 1.014,26 TL vekalet ücretinin de 17.04.2014 tarihinde muhasebe mali işler daire başkanlığına dekont edildiğini, yüklenici hak edişinden 7.850,88 TL daha kesinti yapıldığını, bütün bu anlattıklarında haksız ve mesnetsiz davanın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle zaman aşımı yönünden reddine, davanın esasına girilmesi halinde ise haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... 1.İdare Mahkemesinin 2012/1490 esas sayılı dosyası uyaptan getirtilmiş, ... 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/660 esas sayılı dosyası uyaptan getirtilmiş, incelenmiştir. Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında Mali Müşavir ve Nitelikli hesap bilirkişisinden alınan bilirkişi heyeti raporunda özetle, Taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacının hakedişlerinden kaynaklı olarak 31.12.2014 tarihinde davalıdan 31.612,97 TL alacağı bulunduğu, davalı idarenin davacının alacaklarını henüz kesinleşmemiş olan ... 6. ATM'nin 2014/660 E ve 2020/542 K sayılı ilamı uyarınca uhdesinde tuttuğu, hakkedişler üzerine konulan blokelerin sözleşme ile ilgisi bulunmadığı, davacının sözleşme kapsamında işi uygun ifası nedeni ile kesin teminatı iade edilmesi gerekir iken iade edilmemesinden kaynaklı olarak 25.06.2015 tarihi itibari ile davalıdan kesin teminat dolayısı ile 4.800,00 TL alacağı bulunduğu görüşlerini bildirmişlerdir. Mahkememizden verilen 09/12/2021 tarih ve 2020/29 esas 2021/728 karar sayılı kararı BAM 31. Hukuk Dairesi'nin 12/01/2023 tarih, 2022/192 esas 2023/39 karar sayılı ilamıyla KALDIRILMASINA karar verilmiş olmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp yargılamaya devam olunmuştur. ... 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/660 esas sayılı dosyası uyaptan getirtilmiş, kesinleştiği görülmüş, Sosyal Güvenlik Kurumundan davaya konu ile ilgili ilişkisiz belgesi dosyaya kazandırılmış, mahkememizce incelenmiştir. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava, eser sözleşmesi kapsamında bakiye hakediş alacağının tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında 22.11.2013 tarihli sözleşmenin imzalandığı konusunda uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının dava konusu edilen bakiye hakediş alacağının doğup doğmadığı, davalının ödemelerden yaptığı kesintinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmıştır. Mahkememizden verilen 09/12/2021 tarih ve 2020/29 esas 2021/728 karar sayılı kararı BAM 31. Hukuk Dairesi'nin 12/01/2023 tarih, 2022/192 esas 2023/39 karar sayılı kararıyla ; "Davacının 22/11/2013 tarihli sözleşme konusu işi eksiksiz bir şekilde tamamlayıp teslim ettiği hususunda bir çekişme yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu iş dışındaki bir takım işler nedeniyle davacının hak edişlerinden bir kısmı üzerine bloke konulup konulamayacağı ve nakdi teminatın iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11 maddesinde, taahhüdün sözleşme ve ihale dokümanına uygun olarak yerine getirilmesi , yüklenicinin bu işten dolayı idareye bir borcunun olmadığı tespit edildikten ve SGK ilişkisiz belgesi sunulmasından sonra teminatın tamamı yükleniciye iade edilir düzenlemesine yer verilmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nun 139/1 maddesi uyarınca, iki kişi karşılıklı olarak bir miktar parayı veya konuları itibari ile aynı türden malı birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise iki tarafın her biri borcunu alacağı ile takas edebilir. Sonuçta her iki borç da az olanı oranında sona erer. Takas edilecek alacaklar aynı nitelikte, aynı türden olmalıdır. Borçlar doğdukları anda aynı türden olabileceği gibi, sonradan da aynı türden olabilirler. Ancak takas hakkının kullanıldığı anda, mutlaka aynı türden olmaları zorunludur. Takası için gerekli olan bir diğer şart da alacağın muaccel olmasıdır. Alacaklı tarafından zaman itibarıyla ifası istenebilir bir borç olması gerekir. Takas edilecek alacağın muaccel olması, buna karşılık asıl alacağın (karşı taraf asıl alacağının) sadece ifa edilebilir bulunması yeterlidir. Takas hakkını ileri sürenin alacağı, dava edilebilir bir alacak olmalıdır. Takası ileri süren tarafın alacağının tartışmalı olması, takas ileri sürülmesine engel değildir. Kanun takas için bir irade açıklaması aramaktadır. Takası gerçekleştirmek için irade açıklamasına takas beyanı denir. Bu beyan bir taraflı bir hukuksal işlemdir. Bu işlem bir yenilik doğuran hakka dayanır. Tarafların biri, borcu ile alacağını takas ettiğini karşı tarafa bildirerek, bu hakkını kullanmış olacaktır. Takas hukuki niteliği itibariyle bozucu yenilik doğuran bir haktır. Borçlunun takas hakkını kullanma isteğini, alacaklıya bildirmesi gerekir. Takas bir sözleşme olmadığı için karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Takas aynı zamanda borcu sona erdirdiği için bir tasarruf işlemidir. Bu nedenle, borçlu takas edilecek alacak üzerinde tasarruf yetkisine sahip olmalıdır. Türk Borçlar Kanununun 143/I maddesi uyarınca, takas halinde her iki borç, takas edilebilecekleri andan itibaren en az olan borç oranında düşer. Beyan yapılınca, bunun hükmü, takas şartları tamamlandığı ana kadar geriye etkili sayılmıştır. Böylece borçlar takas beyanının yapıldığı zaman değil, takas şartlarının gerçekleşeceği an düşmüş olacaktır. Davalının, dava dayanağı olayı ve borcun varlığını inkâr etmeden, borçlu bulunduğu edimi, özel bir sebebe dayanarak yerine getirmekten kaçınmasına imkân veren hakka defi denir. Defiler, dava dilekçesine cevap verilirken ileri sürülmelidir. Aksi halde, davalı "savunmanın genişletilmesi yasağı" ile karşılaşabilir. Defiler, davada ileri sürülmedikçe hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmazlar. Takas ve mahsup bir defidir. Bu itibarla, ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınamaz. Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi, defi olarak da ileri sürülebilir. Takasın defi olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup defi nedeni ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir. Söz konusu açıklamayı somut uyuşmazlık bakımından değerlendirdiğimizde; ilk derece mahkemesince, davalı idarenin cevap dilekçesi ile süresinde takasa konu ettiği Rize Merkez Sayısal Hali Hazır Harita İşinden kaynaklanan alacağa dair ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/660 Esas sayılı dosyasındaki idare alacağının henüz kesinleşmediği, davaya konu sözleşme ile ilgili olmadığı, bu dosyaya konu yüklenici alacağının ödenmemesi sonucunu doğurmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; ... 11 ATM'nin 2014/660 Esas sayılı dosyasının 2020/542 Karar sayılı hüküm ile karara bağlandığı, dosyanın istinaf aşamasında olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı idarenin alacağı muaccel yani istenebilir hale gelmiştir. Muaccel bir alacak da TBK m. 139/2 uyarınca çekişmeli olsa dahi takas olarak ileri sürülebilecektir. İlk derece mahkemesinin davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle sözleşmenin 11. maddesi doğrultusunda, davacının SGK ilişiksiz belgesi sunup sunamadığı hususu irdelenmeli, bu bağlamda gerektiğinde ilgili SGK Müdürlüğü'ne müzekkere de yazılmalı, sonrasında bu dava dosyası ile ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/660 esas sayılı dava dosyasında verilecek hükümlerin birbirini etkileyecek nitelikte olduğu dikkate alınarak, ... 11 ATM dosyasının kesinleşmesi beklenmeli, davalı idarenin söz konusu ATM dosyasındaki alacağının kesinleşmesi durumunda bu davadaki davacı alacakları ile takasının mümkün olduğu gözetilmeli ve hasıl olacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır. .."gerekçesiyle kaldırılmıştır. Mahkememizce bu doğrultuda işlem yapılmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumundan davaya konu ile ilgili ilişkisiz belgesi dosyaya kazandırılmış, ... 11 ATM dosyasının kesinleşmesi beklenmiştir. Yargılama devam ederken davacı yan davalıya ... 11 ATM dosyasına konu alacağını 29.01.2026 tarihinde ödemiş olup buna ilişkin banka dekontunu sunmuştur. Bu halde davalının takas defi'ne konu alacağının konusuz kaldığının kabulü gerekmiştir. Davalı yan zaman aşımı itirazında bulunmuş olup dava tarihi itibariyle TBK 146/6 maddesi uyarıca teslimden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmamış olmakla zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Tüm dosya kapsamından davacının hak edişlerinden kaynaklı olarak 31.12.2014 tarihinde davalıdan 31.612,97 TL alacağı bulunduğu, davacının sözleşme kapsamında işi uygun ifası nedeni ile kesin teminatı iade edilmesi gerekir iken iade edilmemesinden kaynaklı olarak 25.06.2015 tarihi itibari ile davalıdan kesin teminat dolayısı ile 4.800,00 TL alacağı olduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle tüm dosya kapsamından davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1-Davanın kabulü ile 36.412,97 TL'nin 31.612,97 TL'sine 31/12/2014 tarihinden, 4.800,00 TL'sine 25/06/2015 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 2- Davalının takas defi konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 2.487,37 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 597,72 TL harcın ve 24,13 TL tamamlama harcı toplamı 621,85 TL'nin mahsubu ile noksan olan 1.865,52 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 36.412,97 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafça yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 597,72 TL peşin harç, 24,13 TL tamamlama harcı olmak üzere toplamı 676,25 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 1.704,25 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı ve bilirkişi ücreti yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2026

*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/77, K. 2026/155, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-77-e-2026-155-k-6f5075a449bc