İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/701 E. 2025/806 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/701
- Karar No
- 2025/806
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/701 Esas KARAR NO : 2025/806
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/09/2015 KARAR TARİHİ : 19/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.08.2014 tarihinde ...’da meydana gelen trafik kazasında, sürücü ... idaresindeki ... plakalı araçla, yaya müvekkili ...'in ağır yaralanmasına neden olduğunu, davacının kolunda kırık, ayaklarında ve vücudunda oluşan yaralar nedeniyle uzun süre çalışamadığını, uygulanan tedaviyle sağlığına kavuşamadığını, günlük yaşamında yapa geldiği bir çok işi yapamadığını yada yapmakta çok zorlandığını ve ağır psikolojik sorunlar yaşadığını, ... Şti.'nin maliki olduğu ... plakalı aracın ... numaralı poliçesi nedeniyle, davalı ... Sigorta A.Ş’nin kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları ZMSS limitle sınırlı sorumluluğu doğduğundan meydana gelen zararın giderilmesi için yazılı müracaatta bulunulduğunu ancak ödeme yapılmadığını, davalının müvekkilinin zararını tazmin etmekle yükümlü olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ilk aşamada maluliyet tazminatı için kalıcı maluliyet yönünden 700 TL, geçici maluliyet yönünden 700 TL olmak üzere 1.400,00TL, bakıcı giderleri için 100,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi, masraf ve ücreti vekâlet ile birlikte kaza tarihinde yürürlükte olan ZMMS tarife limitiyle sınırlı olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili bu talebini 01/12/2020 tarihli dilekçesi ile 5.483,23TL geçici maluliyet tazminatı, 3.407,67 TL bakıcı gideri olmak üzere ıslah etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu ... plakalı aracın 06/12/2013-2014 tarihleri arasında müvekkili şirkete zmms poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçede teminat limitlerinin kişi başı 250.000,00 TL olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, bu nedenle dosyada önce kusur tespiti yapılması gerektiğini, maluliyet durumunun Adli Tıp Kurumunca veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarınca tespitinin gerektiğini, maluliyetin tazminat gerektirip gerektirmediği, davacının çalışıp çalışamayacak durumda olup olmadığının ve maluliyeti sebebi ile mesleğini yerine getirip getiremediğinin araştırılması gerektiğini, maluliyeti var ise maluliyet sebebi ile çıkan zararların uzman bilirkişilerce hesap edilmesi gerektiğini beyan ederek aleyhe hüküm kurulması halinde yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Sigorta poliçesi, kaza tespit tutanağı, tanık ifadeleri, kusura ve maluliyete ilişkin ATK raporları, Nakliyat-İŞ Sendikasının 25.11.2016 tarihli yazısı, Nüfus ve vatandaşlik işleri müdürlüğü yazısı, doktor bilirkişi raporu ile aktüeryal bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, haksız fiilden ( trafik kazasından ) kaynaklanan maddi tazminat davasıdır. Mahkememizin ... Esas ...Karar sayılı 23/12/2020 tarihli "...Davacının geçici maluliyet tazminatı ve bakıcı giderine ilişkin taleplerinin dava ve ıslah dilekçelerine göre kabulü ile, 3.407,67 TL bakıcı gideri ve 5.483,23 TL geçici iş göremezlik tazminatı toplamı 8.890,90 TL'nin davalıdan 29/05/2015 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine..." ilişkin karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin ... Esas...Karar Sayılı 14/03/2023 Tarihli kararı ile "...Dosya kapsamından, 24.12.2014 tarihinde dava dışı, ... Şti.'ye ait, davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı aracın yolu karşıdan karşıya geçmekte olan yaya davacı ...'e çarpması ile meydana gelen kazada davacının yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır. Kaza nedeniyle düzenlenen trafik kaza tespit tutanağında, davalıya sigortalı araç sürücüsü asli kusurlu davacının ise kusursuz olduğu tespit edilmiş, olaydan ötürü başlatılan ceza soruşturmasında şikayet yokluğu nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemenin hükme esas aldığı ATK kusur raporu ile davalıya sigortalı araç sürücüsü asli %70 oranında kusurlu, davacının ise %30 oranında kusurlu oldukları tespit edilmiştir. Bu durumda kaza tespit tutanağı ile Mahkemece alınan kusur raporunun birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Mahkemece hükme esas alınan raporda, davacının net kazancının dava dilekçesinde belirtilen 1.850,00 TL olduğu kabul edilerek bu tutar üzerinden hesaplama yapıldığı görülmüştür. Çalışma gücü kaybı zararının hesabında yaralanan veya malul olanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Malul kalanın kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer malul kalanın gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir iş yerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. Uygulamada, istem sonucuna ilişkin fazlaya dair haklarını saklı tutan davacının dava değerini ıslah yolu ile arttırabileceği tartışmasız kabul edilmektedir. Bununla birlikte başından beri dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu edilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır. (HGK’nın 29.06.2011 gün, ... E.-...K.,15.06.2016 gün,... E.-...sayılı ilâmları ile HGK’nın 15.02.2017 gün,... E.... K.sayılı ilâmı). HMK'nın 176.maddesinde düzenlenen ıslah mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunun değiştirebilmesi imkanını sağlamaktadır. Ancak her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmamaktadır. Mevcut istem korunarak dava konusu ile ilgisi olmayan başka bir istemin dava kapsamına alınması mümkün değildir. Yukarıda açılanan ilkeler çerçevesinde davacı vekili dava dilekçesinde "Kalıcı olarak sakatlanan davacı günlük işler yapmada büyük güçlükler yaşamakta, efor kaybı nedeniyle üçüncü kişilerin yardım ve desteğine ihtiyaç duymaktadır " açıklaması ile sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmiş, geçici iş göremezlik tazminatı talebi olmamıştır. Aktüer bilirkişi raporunda geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı hesaplanmış ve ıslahta buna göre yapılmıştır. Mahkemece de geçici maluliyete göre yapılan aktüer raporu esas alınarak ıslah edilen tutar üzerinden tazminata hükmedilmiştir. Oysa davacı, sadece sürekli iş göremezlik tazminat talebinde bulunduğuna göre dava dilekçesindeki talebi ile bağlıdır ve dava dilekçesinde bulunmayan talebin ıslah yoluyla eklenmesi olanağı yoktur. Yine HMK'nın 26.maddesi gereği hakim taleple bağlı olup, talepten fazlasına karar veremez. Dolayısıyla, geçici iş göremezlik bakımından usulüne uygun açılan bir dava bulunmadığı gözden kaçırılarak geçici iş göremezlik tazminatı hakkında da hüküm kurulması doğru olmamıştır. Mahkemece, ıslah dilekçesi ile talep edilen geçici iş göremezlik tazminatı talebi konusunda esasa ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. (Aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ...Esas ve ... Karar sayılı ilamı). Mahkemece ATK dan alınan maluliyet raporunda 4 ay gçici iş göremezlik süresi belirlendiği ancak alınan doktor raporu ile 3 aylık bakıcı ihtiyacı olduğu belirtildiği ve mahkemece 3 ay asgari ücrete göre yapılan hesaplama ve ıslaha göre hüküm kurulduğuna göre bu yöndeki itiraz yerinde değildir. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, davacının kaza tarihindeki gelir durumunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Bunun kanıtlanmaması halinde ise maddi tazminatının hesabında asgari ücretin esas alınacağı kabul edilmektedir. Sadece tanık beyanları ile kazanç tespiti mümkün olmayıp bunun bir takım belge ve kayıtlarla desteklenmesi gerekmektedir.Kişi belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın belirli bir meslek icra eden kişilerden ise SGK kayıtları olup olmadığı da araştırılarak, gelirine ilişkin vergi kaydı, ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretleri sorulmalıdır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ... Esas ve... Karar sayılı ilamı). Somut olayda, davacının kaza tarihinden önceki SGK, vergi kayıtları incelenmeksizin sadece meslek odasından gelen yazı cevabı dikkate alınarak dava dilekçesinde belirtilen ücrete göre davacının gelir durumunun saptanması eksik incelemeye dayalı olmuştur. O halde Mahkemece yapılması gereken davacı vekiline davacının kaza tarihi itibariyle mesleği nedeni ile elde ettiği gelir durumu hakkında beyanda bulunmak üzere süre verilmesi, davacının şoför olarak çalışıp çalışmadığının, ücret ve gelirinin araştırılarak varsa işyerine, SGK'ya yazı yazılarak vergi kayıtları, SGK kayıtları da araştırılması, sonucuna göre davacının kaza tarihinde ki gerçek ücreti tespit edilmesi ve tespit edilecek ücrete göre hükme esas alınan rapor tarihi itibariyle aktüer bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi olmalıdır. Kazaya karışan aracın kamyonet olup kullanım şekli yük nakli olduğu ve davacı vekili dava dilekçesinde avans faizi talep ettiğine göre, mahkemece hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanması doğru olmamıştır. Yine ATK rapor masraflarının yargılama gideri olarak hükmedilmemesi de doğru olmamıştır. Davacı vekili istinaf itirazları yerindedir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına..." ifadelerine yer vererek mahkememiz kararını kaldırmıştır. 24/12/2014 tarihinde E sınıf sürücü belgesi olan kamyon şoförünün aylık ortalama kazancı hakkında ... ve ... ile yazışma yapılmış ise du bu kurumlarca yazımıza olumlu bir cevap alınamamıştır. Nüfus ve vatandaşlik işleri müdürlüğü ile yapılan yazışma neticesinde davacının 24/01/1993 tarihinden itibaren kamyon şoförü ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının aylık aldığı ücretin 1.850,00 TL olduğu ihtimali ve asgari ücret düzeyinde geliri olduğu ihtimali dikkate alınarak seçenekli ek rapor hazırlanmak üzere dosya bozma öncesi rapor hazırlayan aynı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle; "...Dava konusu somut olayda; a) Dava dışı ...ya da davalı Sigorta Şirketleri tarafından davacıya Geçici İş Göremezlik ödemesi yapıldığına dair herhangi bir bilgi tespit edilememiş olup, davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararından bu yönde bir tenzil yapılmadığı, b) Yerleşik Yargıtay kararlarında kamu çalışanları açısından geçici iş göremezlik zararının sadece ilgili dönemde mahrum kalınan ek gelirler dikkate alınarak tespit edilmesi gerektiği ifade edilmiş olup, dosya kapsamındaki belgelerden davacının kaza tarihi itibariyle Kamu Personeli (Öğretmen) olduğu ve geçici iş göremezlik dönemi boyunca mahrum kaldığı ek gelirinin olup olmadığı tespit edilemediğinden Geçici İş Göremezlik zararı hesaplanamayacağı, ancak Sayın Mahkeme ‘ye örnek teşkil etmesi açısından hesaplama yapıldığı, c) Davacı ... ’İn hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 6.930,79 TL, Geçici Bakıcı Gideri zararının 4.222,26 TL olduğu..." görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin ... Esas...Karar Sayılı 14/03/2023 Tarihli kararı ile bozma kapsamı dışında bırakılan 3.407,67 TL bakıcı gideri yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğundan bozma öncesi hesaplanan miktar olan 3.407,67 TL üzerinden ve araç kamyonet, kullanım şekli yük nakli olduğundan avans faizine hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin... Esas ... Karar Sayılı 14/03/2023 Tarihli kararı ile bozma kararı ile"... Oysa davacı, sadece sürekli iş göremezlik tazminat talebinde bulunduğuna göre dava dilekçesindeki talebi ile bağlıdır ve dava dilekçesinde bulunmayan talebin ıslah yoluyla eklenmesi olanağı yoktur. Yine HMK'nın 26.maddesi gereği hakim taleple bağlı olup, talepten fazlasına karar veremez. Dolayısıyla, geçici iş göremezlik bakımından usulüne uygun açılan bir dava bulunmadığı gözden kaçırılarak geçici iş göremezlik tazminatı hakkında da hüküm kurulması doğru olmamıştır. Mahkemece, ıslah dilekçesi ile talep edilen geçici iş göremezlik tazminatı talebi konusunda esasa ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir." şeklinde belirtildiğinden davacının geçici iş göremezlik talebi hakkında esasa ilişkin karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden yapılan incelemede, Bozma öncesi alınan ATK raporu ile davacının kalıcı maluliyeti olmadığı belirlendiğinden sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Geçici iş göremezlik tazminatı talebi konusunda esasa ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacının kalıcı maluliyet tazminatına ilişkin talebinin reddine, 3-Davacının bakıcı giderine ilişkin taleplerinin dava ve ıslah dilekçelerine göre kabulü ile, 3.407,67 TL bakıcı gideri'nin davalıdan 29/05/2015 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 4-Harçlar Kanununca alınması gerekli 615,40 TL ilam harcından peşin yatırılan 27,70 TL ve 23,00 TL tamamlama harçlarının mahsubu ile bakiye 564,70 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yatırılan 27,70 TL peşin harç ve 27,70 TL tamamlama harçlarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 3.407,67 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 5.483,23 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davalı tarafından yapılan 89,45 TL yargılama giderlerinden 55,45 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan 27,70 TL başvuru harcı, 1.726,00 TL ATK fatura bedelleri, 5.200,00 TL bilirkişi ücreti, 908,00 TL tebligat, müzekkere ve talimat giderlerinden oluşan toplam 7.861,70 TL yargılama giderlerinden davanın kabulü oranında 2.987,44 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avanslarının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/11/2025
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır