İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/695 E. 2024/497 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/695
Karar No
2024/497
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/695 KARAR NO : 2024/497

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/10/2023 KARAR TARİHİ : 11/07/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ DAVA/TALEP; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı şirket, 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun çerçevesinde, --- Yakasında ---- Devlet Yolu ile ---- yapım ve işletmesi ile görevli olduğunu, proje, süre sonunda T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü’ne devredileceğini, davalı adına kayıtlı araçlar ile çeşitli tarihlerde ---- Tüneli’nden ücret ödemeksizin geçişler gerçekleştirildiğini, işletme hakkı ve görevi davacı şirkette bulunan tünelden yapılan geçişler 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30/5 maddesi kapsamında ücretlendirilmekte ve aynı düzenleme kapsamında ücret ödemeksizin yapılan geçişlerde; geçiş ücretinin dört katı tutarında ceza uygulandığını, bununla birlikte geçiş tarihini izleyen 15 günlük sürede geçiş ücretini ödeyenlere 6001 sayılı Kanun’un 30/7 maddesi uyarınca ceza uygulanmadığını, borçlu şirket, adına kayıtlı ----plakalı araçları ile vekil edenin işletiminde olan ---- Tüneli’nden ücret ödemeksizin, ihlalli geçiş gerçekleştirdiğini, davalının maliki bulunduğu araçların ücret ödemeksizin yaptığı geçişini gösteren ihlalli geçiş listesinin ekte sunulduğunu, söz konusu ihlalli geçişler nedeni ile doğan davacı şirket alacağının---- İcra Müdürlüğü -----. sayılı dosyasından icra takibine konu edildiğini, davalı tarafça, ---- İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı dosyasına yasal süresi içinde borca itiraz edildiğini, davalı tarafça süresinde yapılan itiraz nedeni ile icra takibinin durduğunu, davacı şirket ve davalı tacir olduğundan, işbu uyuşmazlık için 6102 sayılı Kanuna, 7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, ancak ekte sunulan arabuluculuk son tutanağından da görüleceği üzere icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığını, açıklanan nedenler ve toplanacak deliller doğrultusunda, davacı şirketin fazlaya ilişkin ve başkaca tüm yasal talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile, davalı tarafın ---- İcra Müdürlüğü ----Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP / TALEP :Davalı şirkete dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmesine rağmen davalı şirket tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126 -131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı şirketin temsilcisi duruşmalara katılmamış; şirket kendisini vekille temsil de ettirmemiştir.

DELİLLER : ----İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Ticaret Sicil Kayıtları, Trafik Tescil Kayıtları,----- Bölge Müdürlüğü kayıtları, İhlalli Geçiş Bilgi ve Dökümleri, Provizyon Kayıtları (CD), dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ : Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince İtirazın İptali, takibin devamı ve tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce taraf teşkili ve dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak resen incelemeye tabi başta arabuluculuk , özel ve genel dava şartları, taraf sıfatı, harç ve hak düşürücü süre gibi hususlar incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiştir. Ön inceleme duruşmasında davacı vekilinin beyanına göre daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez vaki sulh teşvikine rağmen tarafların sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerinin anlaşılması üzerine davaya konu uyuşmazlık belirlenmek suretiyle tahkikata geçilmiş ve tüm deliller toplanmış, incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Karar duruşmasında da hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri dinlenip zapta yazılarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde;"(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu düzenlemeye göre; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Olay ve dava tarihinde yürürlükte olan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat Ve Görevleri hakkındaki kanunun 30/5,6,7. maddelerinde "(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından (DEĞİŞİK İBARE ----: 15.04.2015 ---: --- KANUN NO: ----geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin (DEĞİŞİK İBARE ----: 25.05.2018 ---- NO: ---- KANUN NO: ---- dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. (-----Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. (EKLENMİŞ CÜMLE -----: 05.07.2022 ---- NO: ---- KANUN NO: ----- Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e -posta, ihbarname, e -devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. (EKLENMİŞ CÜMLE ----: 05.07.2022 --- NO: ---- KANUN NO: ------) Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir. (6) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından ücretsiz geçiş yapan araçlar, işletici şirket tarafından bu maddenin yedinci fıkrasında öngörülen sürenin bitimini takip eden ilk iş gününde en yakın trafik kuruluşuna bildirilir. (7) Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen (DEĞİŞİK İBARE ----: 15.04.2015 ---- NO: --- KANUN NO: ---) (----) on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz. (EKLENMİŞ CÜMLE RGT: 25.05.2018 ---- NO: ----- KANUN NO: -----) Otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen yabancı plakalı araçlara uygulanan idari para cezaları için bu fıkrada belirlenen on beş günlük süre beklenmez.----) Ancak, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde idari para cezası tahsil edilmez.' hükümleri bulunmaktadır. Yapılan yargılama, yukarıda alıntılanan yasal düzenlemeler ve toplanan delillere göre somut olaya bakıldığında; öncelikle davanın dayanağı olan ---- İcra Dairesinin ------Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden getirtilerek, incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Dosyaya mübrez arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davaya konu ihlalli geçişleri yaptığı iddia edilen -----plaka sayılı aracın trafik tescil kayıtları getirtilerek dosya arasına alınmış ve incelenmiştir. Yapılan incelemede aracın ihlalli geçiş tarihlerinde davalı şirket adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Yine -----Başmüdürlüğüne müzekkere yazılarak 15 günlük ödeme süresi de gözetilerek ihlalli geçişin yapıldığı 04/11/2022 ilâ 06/12/2022 tarihleri arasında davalı şirkete ait işbu aracın ---- ürünü bulunup bulunmadığı sorulmuş verilen yanıtta ihlalli geçişin yapıldığı tarih aralığında---- plakalı araca tanımlı ---- numaralı ---- ürünü bulunduğu bildirilmiş ve geçiş hareketleri gönderilmiştir. Somut olayda davacı şirketin --- --yap-işlet-devret modeli ile yapımı ve işletilmesini üstlendiği , davacı şirket tarafından----Dairesinin ---- Esas sayılı dosyasından, işlettiği tünelden davalı adına kayıtlı aracın 04/11/2022 ilâ 06/12/2022 tarihleri arasında iki kez ihlalli geçiş yapması nedeniyle tahakkuk eden geçiş ücretleri ve 6001 sayılı kanun uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretlerinin dört katı tutarındaki cezaya ilişkin olarak icra takibi başlatıldığı, takibe ve borca genel nitelikte yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce; davalı davaya cevap vermediğinden iddianın inkar edilmiş olduğu kabul edilerek davacı tarafça gösterilen deliller toplanmış, ilgili kayıt ve belgeler celbedilmiş ve incelenmiştir. Yapılan inceleme ve değerlendirmede ihlali geçiş yapan aracın ----- ürünü bulunduğu ancak hesabında yeterli bakiye olmadığından geçiş ücretlerinin tahsil edilemediği, aracın davacının işlettiği tünelden geçişlerinin fotoğraflar ve ihlalli geçiş bilgileri ile sabit olduğu, hizmetin niteliği ve işleyişi gereği ödeme yükümlülüğünün ve bunu ispat etmenin hizmeti kullanan davalı tarafta olduğu ve buna göre iddia edildiği üzere geçişler yapıldığı halde yapılan hesaplama sonucunda ödenmesi gereken geçiş ücretleri ve dört katı ceza miktarı toplamının takip ve dava dosyasıyla uyumlu ve doğru olduğu tespit ve tayin edilmiştir. Filhakika, yargılamaya hakim olan ilkeler ve özellikle usul ekonomisi ilkesi gereğince; genel hakimlik bilgi ve tecrübesi ile uyuşmazlık çözüldüğünden tahkikat işlemi olarak bilirkişi deliline başvurmaya ve bu kapsamda hesap raporu alınmasına gerek görülmemiştir. (HMK, 30, 266/1,184/1,187,198) Öte yandan yeri gelmişken davaya konu olayda özel işletmeye tabi tünelden geçiş hizmetinin niteliği gereği 'sürücü ehliyeti sahibi' hizmeti alanlar tarafından şartları ve sonuçları önceden bilindiğinden ve/veya nesnel olarak bilindiği kabul edildiğinden otoyol-tünel giriş ve çıkışında sistem tarafından yapılan ücretsiz geçiş yapıldığına dair uyarı ve ödemenin yapılmasına ilişkin bildirim dışında yasal olarak ihlalli geçiş tutanağı veya idari yaptırım karar tutanağı düzenlenerek muhataba ihbar ve tebliğine dair yasal bir düzenleme bulunmadığı da ifade edilmelidir. Sürücünün eylemlerinden sorumlu olan işleten sıfatındaki davalı şirketin basiretli tacir gibi davranma ve bu kapsamda araçlarına ----- ürünü edinerek hesabında yeterli para (bakiye) bulundurma ve/veya ihlali geçişten itibaren günümüzün teknolojik imkanlarına ve uygulamalarına göre İnternet ortamında yapılacak basit bir sorguya göre borç tespit edilerek on beş gün içinde ödeme hakkı ve yükümlülüğü de caridir. (KTK,85-TTK,18/2) Mamafih, olayda davalı şirketin geçiş tarihlerinde ----- ürünü bulunduğu halde hesabında yeterli bakiye bulundurmadığı gibi, ihlalli geçişlerden itibaren on beş gün içinde herhangi bir şekilde ödeme yapmadığı da gözetildiğinde davacının geçiş ücretleri ile birlikte dört katı tutarında ceza miktarı talebinde bulunmasında ve davasında haklı olduğu ve davacı tarafın davasını açıklanan delillerle usulüne uygun olarak ispat ettiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh; taleple bağlılık ilkesi, tarafların tacir sıfatına göre faizin niteliği ve takip tarihindeki oranı da denetlenip gözetilmek suretiyle davacının davasının kabulü ile,davalı-borçlunun ----İcra Dairesinin ------Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa (530.00 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %10,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına karar verilmiştir. Davacının İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nin 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda tazminatın, takip hukuku acısından amacı ışığında yapılan değerlendirmede; davalının itirazının haksızlığına karar verilmesi ve yapılan yargılamaya göre davalının borcunun varlığı ve gerçek miktarını tahkik ve tespit edebilir durumda olduğunun anlaşılması nedeniyle dava konusu alacağın muayyen/likid olduğu anlaşılmakla İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince şartları oluştuğundan asıl alacağın %20'si olan 106,00 TL icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden ; 05.06.2023 tarihli Arabulucu İsmail Yıldırım tarafından düzenlenen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı içeriğine göre davalı taraf toplantıya katılmadığından özel yasa niteliğindeki Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-11 maddesi ve verilen hüküm gereğince genel yasa niteliğindeki HMK'nin 326/1. maddeleri gereğince tamamen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de, davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle, 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın KABULÜNE, 2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun----İcra Dairesinin ---- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa (530.00 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %10,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına, 3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin kabulüyle, asıl alacağın (530,00 TL) %20'i olan 106.00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından; 269,85 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydın 5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-)Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı 269,85 TL peşin harç ve 38,40 TL vekalet harcı, 114,25 TL posta masrafı olmak üzere toplam 692,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 530,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı şirket temsilcisinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle miktar yönünden (530,00 TL< 28.250,00) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/695, K. 2024/497, T. 11.07.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-695-e-2024-497-k-217780512bea