İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/685 E. 2025/20 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/685
- Karar No
- 2025/20
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : ***
HAKİM : *** KATİP : ***
DAVACI : *** VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- *** VEKİLİ : Av. *** DAVALI : 2- *** VEKİLLERİ : Av. Av. Av.
DAVA : Sigorta (Trafik Kazasından Kaynaklı Araç Değer Kaybı) DAVA TARİHİ :*** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Konusuz kalması GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ve saat 18:10'da, ...'ın sahibi olduğu 06-... plakalı araç ile müvekkilinin sahibi olduğu 38-... (2004 model chrysler marka) plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda 06-... plakalı araç sürücüsünün ve işleteninin %100 kusurlu olduğu tespit edildiğini, 06-... plakalı araç sürücüsü ve işleteni, gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek, müvekkilin aracının arka tampon ve teker kısımlarına çarparak maddi hasara sebebiyet verdiğini, müvekkilinin aracında kazadan dolayı değer kaybı oluştuğunu, oluşan değer kaybından, kazada kusuru bulunan 06-... plakalı araç adına, kaza tarihinde geçerli olan ZMM Sigortasını düzenlemiş bulunan *** ANONİM ŞİRKETİ ve kazaya sebebiyet veren 06-... plakalı araç sahibi ... müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, değer kaybı alacağımızın tahsili amacıyla sigorta şirketine yapılan başvuruları ve davalılar ile tarafımız arasında gerçekleşen arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz neticelendiğini, bilirkişi marifetiyle yapılacak hesaplamalar neticesinde ıslah hakkları saklı olmak üzere şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatı alacağımızın davalılardan tahsili amacıyla eldeki davayı açtıklarını, davanın kabulü ile, öncelikle hüküm altına alınacak alacağın tahsil edilememesi riskine karşılık olay esnasında davalıya ait 06-... plakalı aracın trafik kaydına, kararın kesinleşmesine kadar cebri icra yoluyla satışı ve 3. şahıslara devri engelleyici nitelikte “ihtiyati tedbir” şerhi konulmasına, meydana gelen trafik kazası nedeniyle, 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası m. 107 uyarınca, toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) şimdilik müvekkile ait 38-... plakalı araçta meydana gelen “değer kaybı” için 100,00-TL (belirsiz alacak davası) maddi tazminat tutarının kaza tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalılardan sigorta şirketi açısından poliçe teminatı ile sınırlı olmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru (dava) şartı usulüne uygun yerine getirilmediğini, ve müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini, bu nedenle davanın usulden reddini talep ettiklerini, 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi ve zmms genel şartları c.7 maddesine göre hak sahibi dava açmadan önce sigorta şirketine başvurmak zorunda olup bu doğrultuda 2918 sayılı ktk'nın 99. maddesi gereğince, hak sahibinin zmms genel şartlar ile belirlenen belgeleri, müvekkili şirkete iletmesi gerektiğini, zmms genel şartlar m. b. 2.1. uyarınca da "genel şartlar ekinde yer alan tüm belgelerin iletilmesiyle sigorta şirketinin 8 günlük ödeme süresinin başlayacağı" belirtildiğini, ancak davacı taraf başvurusu ile tüm evrakları iletmediğini, davanın kabulü halinde; dava açılmasına sebebiyet vermedikleri kabul edilerek, müvekkili şirket aleyhine faize, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, faize hükmedilmesi halinde; müvekkili yönünden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, aracın tramer kayıtlarının celbi ile önceki kazalar nedeniyle hasar- değer kaybının olup olmadığının incelenmesini; aracın ağır hasar-pert kaydının olup olmadığının ve onarıma elverişli olup olmadığının incelenmesini talep ettiklerini, sigorta bilgi ve gözetim merkezine müzekkere yazılarak davaya konu 38 ... plakalı aracın tramer kayıtlarının celbini, araca ait kasko poliçesi olup olmadığının sorulmasını, kasko poliçesi var ise ilgili sigorta şirketine müzekkere yazılarak davaya konu kaza nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını, kasko hasar dosyasının celbini talep ettiklerini, davanın sigortalı araç sürücüsü ... ve babası olan ...'a ihbarını talep ettiklerini, kaza tespit tutanağına göre kaza anında sigortalı aracı ehliyetsiz şekilde suriye uyruklu ... (yabancı kimlik no: ...) isimli kişi kullandığını, kaza tespit tutanağında bu sürücünün 18 yaşından küçük olması nedeniyle kusur babası ...'a (yabancı kimlik no: ...) atfedildiğini, aracın ehliyetsiz şekilde kullanılmış olması nedeniyle rücu davası açılması söz konusu olabileceğinden taraflara işbu davanın ihbarını talep ettiklerini, dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi'ne gönderilerek kusur oranının tespit edilmesini talep ettiklerini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurlu olduğu iddiasını kabul etmediklerini, rapor alınması halinde; zmms genel şartları ve genel şartlar ek-1 uyarınca sigorta hukukunda uzman aktüer bilirkişiden rapor aldırılmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğunun kapsamı kazaya karışan 06 ... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde 19.09.2022-19.09.2023 tarihleri arasında zorunlu mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu poliçe teminatı ve limiti ile sınırlı olduğunu, yapılacak bir tazminat hesaplamasında müvekkili şirketin poliçedeki sorumluluğunun göz önüne alınması gerektiğini, 6100 sayılı kanun uyarınca davacı yan, tüm delillerini dava dilekçesi ekinde tebliğ etmesi gerektiğini, bu nedenle tarafımıza tebliğ edilmeyen delillere karşı beyanda bulunma ve delil sunma hakkını saklı tuttuklarını, davanın reddini, davanın kabulü halinde ise; dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden, müvekkili şirket aleyhine faize, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, kabul anlamına gelmemekle birlikte faize hükmedilmesi halinde "dava dilekçesinde yazılı miktar yönünden dava tarihinden, ıslahla artırılan miktar yönünden ise ıslah tarihinden itibaren" yasal faize hükmedilmesini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Mahkememiz 27/06/2024 tarihli celsede tanık Ramazan Helvacı'nın beyanlarının alındığı görülmüştür. Bilirkişi Mak. Y. Müh. ...'den alınan 12/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; - Dosyada mevcut kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'ndaki veriler ve Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi Eksper Raporları dava konusu araç için değerlendirildiğinde; davalılarla illiyetli 06 ... plaka sayılı araç sürücüsü ... (YABANCI-SURİTYE UYRUKLU ÇOCUK) 10.03.2023 tarihinde saat 18.10 civarında Kayseri ili Kocasinan ilçesi Camıkebir mahallesi Lokman Hekim caddesi No:2 önünde park yeri olarak ayrılmış bölümde park halinde bulunan 38 ... plaka sayılı aracın sağ arka kısımlarına sağ ön kısımları ile çarptığı olayda; 06 ... plaka sayılı araç sürücüsü, meskun mahalde günün gündüz vakti aracı ile seyir sırasında, gerekli dikkat ve özeni yola vermesi, yol kenarında park halinde bulunan araçları da dikkate alarak seyrine istikamet yön bölümü içerisinde kalacak şekilde müteyakkız devam etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüz şekilde seyirle gelmiş olduğu yol bölümünde, yolun sağ tarafında park halinde bulunan araçlara rağmen sağa doğru manevra yaparak park halindeki araca çarpması sonucu gerçekleşen kazada: KTK Madde 36 "Sürücü belgesi alma zorunluluğu: Madde 36 – (Değişik : 24/5/2013 - 6487/18 md.) Motorlu araçların, sürücü belgesi sahibi olmayan kişiler tarafından karayollarında sürülmesi ve sürülmesine izin verilmesi yasaktır. Araçlar, Yönetmelikte sınıfları belirtilen sürücü belgelerine sahip sürücüler ile çok taraflı anlaşmalara göre sürücü belgesi bulunan veya geçerli uluslararası sürücü belgesi olan kişilerce sürülebilir." ve
KTK Madde 84/l "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Madde- 84Araç sürücüleri trafik kazalarında; .....l) Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma hallerinde asli kusurlu sayılırlar.", kurallarını ihlal ettiği ve asli ve tam kusurlu olduğu;
38 ... plaka sayılı araç, meskun mahalde yol kenarında park için ayrılmış bölümde kurallara uygun park halinde bulunduğu sırada, gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde etkenliği bulunmadığından kusursuz olduğu değerlendirilmiştir. - Bu kaza nedeniyle davacıya ait 38 ... plakalı aracın onarımının ekonomik olduğu, arka sağ çamurluk ve arka tampon bölgelerinde gerçekleşen hasarın çarpan aracın çok yakın mesafeden hareket ederek gelmesi dolayısıyla nispeten fazla şiddetli olmadığı ancak aşağıda resimlerde görüleceği üzere; Sol arka teker ve aksamları (teker rulmanları, segmanlar, aks ve istavroz dişlileri), Sağ arka teker, Sağ arka çamurluk onarım ve boya, Arka Bagaj Kapağı ve kilit mekanizması, Arka tampon onarım/değşim ve boya, Arka park sensörleri ve bağlantı kabloları olmak üzere dava konusu bakiye hasar bedelinin 10.03.2023 tarihinde KDV Dahil 65.000 TL olduğu, - Davalı sigorta firması tarafından Değer Kaybı Bedeli olarak davacı vekiline ödeme yapılmadığı, - Dava konusu 38 ... plaka sayılı aracın model yılına göre 19 (ondokuz) yaşında olduğu, geçmiş trafik ve kasko sigortası hasar kayıtları incelendiğinde 2 adet geçmiş hasar kaydının olduğu, söz konusu 2013 ve 2015 tarihli hasarlarda ön kısımlardan hasar aldığı, dava konusu hasar alan bölgelerin orijinallığını koruduğu, - Kazanın gerçekleştiği Mart 2023 tarihinde model yılı aynı benzer kilometre de aynı tip araçlarda kullanılmışlık düzeyi, geçmiş hasar kaydı, benzer araç değişen/boyanan/işlem gören kısımların çokluğuna göre dava konusu araç için serbest piyasa rayiç bedeline göre fiyatının kaza öncesi 450.000 TL olduğu, gerçekleşen kaza sonrası yapılan onarımların akabinde piyasa rayiç değerinin 420.000 TL olarak değerlendirildiği, - Dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu araçta Mart 2023 tarihli kaza sonrası oluşan "Değer Kaybı"; Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri = 450.000 TL Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri = 420.000 TL Değer Kaybı= Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri - Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri Değer Kaybı= 450.000 - 420.000 Değer Kaybı = 30.000 TL olduğu, Kusur oranı açısından Toplam Değer Kaybı = Karşı Tarafın Kusur Oranı x Değer Kaybı Toplam Değer Kaybı = 1 x 30.000 Toplam Değer Kaybı = 30.000 TL olduğu,
Bakiye Araç Değer Kaybı = Toplam Değer Kaybı - Ödemesi Gerçekleştirilen Değer Kaybı Bakiye Araç Değer Kaybı = 30.000 - 0 Bakiye Araç Değer Kaybı = 30.000 TL kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarını ve itirazlarını sunduğu görülmüştür. Davacı vekilinin bedel arttırım dilekçesi sunduğu, bedel arttırım dilekçesinden birer suret davalı taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür. Taraf vekillerinin bedel arttırım ıslah dilekçesine karşı beyanlarını ve itirazlarını sunduğu görülmüştür. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Davacı taraf ... günü davalı ...'a ait ve davalı sigorta nezdinde ZMSS poliçesi bulunan 06 ... plakalı aracın davacıya ait 38 ... plakalı araçla trafik kazasına karıştığını, araçlarında değer kaybı oluştuğunu belirterek değer kaybı talep ettiği görülmüştür. Sigorta poliçesi incelenmesinde, 06 ... plakalı aracın ZMSS'in davalı sigorta şirketi bünyesinde sigortalandığı, trafik kayıtlarına göre ise malikin ise davalı ... olduğu, ve 38 ... plakalı aracın davacıya ait olduğu olduğu anlaşılmıştır. -Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede, Mahkememiz olayla ilgili kural ihlallerinin tespiti noktasında, değer kaybı ve ikame araç konusunda rapor almıştır. Ceza dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Kaza tespit tutanağı, kural ihlalleri tespiti uyarınca 06 ... plaka sayılı araç sürücüsü ... (yabancı-suriye uyruklu çocuk) 10.03.2023 tarihinde saat 18.10 civarında Kayseri ili Kocasinan ilçesi Camıkebir mahallesi Lokman Hekim caddesi No:2 önünde park yeri olarak ayrılmış bölümde park halinde bulunan 38 ... plaka sayılı aracın sağ arka kısımlarına sağ ön kısımlarına çarpması sonucu trafik kazası meydana gelmiştir. 06 ... plaka sayılı araç sürücüsü, meskun mahalde günün gündüz vakti aracı ile seyir sırasında, gerekli dikkat ve özeni yola vermesi, yol kenarında park halinde bulunan araçları da dikkate alarak seyrine istikamet yön bölümü içerisinde kalacak şekilde müteyakkız devam etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüz şekilde seyirle gelmiş olduğu yol bölümünde, yolun sağ tarafında park halinde bulunan araçlara rağmen sağa doğru manevra yaparak park halindeki araca çarpması sonucu gerçekleşen kazada: KTK Madde 84/l "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Madde- 84Araç sürücüleri trafik kazalarında; .....l) Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma hallerinde asli kusurlu sayılırlar.", kuralını ihlal ettiği ve asli ve tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır. 38 ... plaka sayılı araç, meskun mahalde yol kenarında park için ayrılmış bölümde kurallara uygun park halinde bulunduğu sırada, gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde etkenliği bulunmadığından kusursuz olduğu değerlendirilmiştir.
-Değer kaybına dair değerlendirmede; Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, değer kaybının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir. Dosya kapsamında alınan rapor Yargıtay uygulamalarına uygun olduğundan davacının aracının 30.000,00 TL değer kaybı zararı bulunduğu anlaşılmıştır. -Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar). Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi değer kaybından sorumludur. -Davalı ...'ın sorumluluğuna dair değerlendirmede; İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür. 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494) Somut olayda, davalı Okan Baydan olay günü aracını oto yıkamacıya bıraktığı, rızası dışında oto yıkamacıda çalışan çocuk tarafından rızası dışında aracın kullanılarak kaza yapması karşısında aracın yararlanılmasının bir başka kimseye devir etmediğinden ve işleten sıfatı devam ettiğinden davalı ... işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde zarardan sorumludurlar. - Faize ait değerlendirmede; 2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir. Anılan açıklamalar uyarınca davalı sigorta şirketine davacının 06/04/2023 tarihindeki başvurusu dikkate alınarak 18/04/2023 tarihi temerrüt sigorta şirketi yönünden bu tarihten başlatılmıştır. Diğer davalı yönünden ise temerrüt tarihi olay tarihi kabul edilmesi gerekir. - Davanın konusuz kalmasına ilişkin meselenin değerlendirmesi; İlke olarak her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki sebeplere göre hükme bağlanır. Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması hâlinde, bu olayın hükümde göz önüne alınması ve böyle bir hâlde mahkemenin, davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerektiği de her türlü duraksamadan uzaktır. Yargılama giderlerinin kapsamını düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 323 üncü maddesinde yargılama giderlerinin kapsamı düzenlenmiştir. Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti de yargılama giderlerinden sayılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331 inci maddesine göre davanın konusuz kalması hâlinde davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek olmayan durumlarda, hâkim davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir edeceği belirtilmiş, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6 ncı maddesinde ise "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur" şeklinde ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/3 maddesinde '' Hangi sebeple olursa olsun, temyiz veya istinaf başvurusu üzerine verilen bozma veya kaldırma kararı sonrasında hükmolunan yargı kararlarında, hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır.'' düzenlenmiştir. Alacak davasında esasen davacının alacağına kavuşması amaçlandığından, davacının alacağının ödenmesi durumunda davaya devam etmesinde kural olarak hukuki menfaatinin kalmayacağı açıktır. Belirsiz alacak davasının düzenlenme nedeni, davacının dava açarken alacağının tümü için dava açmak istediği hâlde, alacağının miktarını belirlemesi imkânsız veya kendisinden beklenemeyecek olmasıdır. Davacının belirsiz alacak davası açarken amacı alacağının tümünü dava etmek ve tümü hakkında karar verilmesini sağlamaktır. Kısmi dava açmakta olduğu gibi, alacağının bir kısmını dava etmek değildir. Dava dilekçesinde belirttiği talep sonucu da geçicidir, dava açarken asıl amacı alacağının belirlenir belirlenmez bu miktar üzerinden karara bağlanmasıdır. Belirsiz alacak davasında davacıya alacağını belirlemesinin imkânsız veya kendisinden beklenemeyecek olduğu istisnai bir durumda böyle bir dava açma olanağı tanınmıştır. Kanun koyucu alacağın belirlenmesinin imkânsız veya kendisinden beklenemeyecek durumda olması hâlinde belirsiz alacak davası açma imkânı tanıdığına göre, böyle bir davanın sonuçlarının da amaca uygun olarak değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle talep sonucu hangi tarihte kesin olarak belirtilirse belirtilsin, dava açıldığı tarihte kesin talep sonucu miktarınca zamanaşımı süresi kesilmiş sayılmalıdır (Hakan Pekcanıtez, Belirsiz Alacak Davası (HMK md.107), Ankara 2011, s. 59). Somut olayda, davacı belirsiz alacak davası açmıştır. Davalı sigorta şirketi, bilirkişi raporu sunulduktan sonra ve davacı tarafından talep arttırım dilekçesi sunulmadan ödeme yapmıştır. Davacı ise ödeme sonrası olmayan bir alacağı için talep arttırımına başvurmuştur. Alacak davasında esasen davacının alacağına kavuşması amaçlandığından, davacının alacağının ödenmesi durumunda davaya devam etmesinde ve talep arttırım dilekçesi sunmasında hukuki yararı olmadığından, yani kural olarak hukuki menfaatinin kalmayacağından, geçersiz bir talep arttırım olarak değerlendirilmiş olup ödeme tarihi itibariyle alacak tüm ferileri ile birlikte ödendiğinden davacı lehine bakiye vekalet ücreti hükmedilmemiştir ve zorunlu arabuluculuk gideri davalılar üzerinde bırakılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle: 1-Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak 269,85-TL harcın ve 512,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 166,45-TL'nın karar kesinleştiğinde ve istek halinde iadesine 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, 6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 7-Davacı ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, davacı vekili ile davalılar vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/01/2025
Katip *** E-imzalıdır
Hakim *** E-imzalıdır