İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/630 E. 2025/1362 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/630
Karar No
2025/1362
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/630 Esas KARAR NO : 2025/1362

DAVA TARİHİ : 23/06/2023 KARAR TARİHİ : 15/12/2025 YAZIM TARİHİ : 02/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket, 22.10.2021 tarihinde ..... Enerji Nak. Madencilik İnş. San. ve Tic. A.Ş. ekiplerinin çalışmaları sırasında meydana gelen zarardan dolayı 13.425,33 TL. tutarındaki zararının, faiz, vekalet ücreti ve yargılama giderleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmektedir. Ayrıca dava sonuçlanana kadar davalının banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulması istenmiştir. Olay, davalı şirket ekiplerinin çalışmaları sırasında davacıya ait tesislerde meydana gelen hasarla ilgilidir. Hasar, çalışanlar tarafından düzenlenen tutanak, fotoğraf, kroki, faturalar ve malzeme listeleriyle tespit edilmiştir. Davalı zararı karşılamadığı için dava açılmıştır. 25.05.2023 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapılmış, 07.06.2023 ve 12.06.2023 tarihlerinde görüşmeler gerçekleştirilmiş ancak anlaşmaya varılamamıştır. Bunun üzerine dava yoluna gidilmiştir. Sonuç olarak davacı, zararın faizi ve masraflarla birlikte davalıdan tahsiline ve dava süresince davalı şirketin banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı taraf, davacının taleplerini kabul etmemekte ve öncelikle davanın zamanaşımına uğradığını belirterek zamanaşımı itirazında bulunmaktadır. Ayrıca, 22.10.2021 tarihinde davacının belirttiği yerde ve tarihte davalı şirkete ait herhangi bir çalışma bulunmadığını, resmi kurum yazıları ile bu hususun sabit olduğunu, bu nedenle davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini savunmaktadır. Davalı, iddiaların somutlaştırılmadığını, hasarın nasıl ve hangi işlemden kaynaklandığının ortaya konulmadığını, delillerin yetersiz ve belirsiz olduğunu, davacı tarafından sunulan fotoğrafların ve tutanakların net, kesin ve somut tespitler içermediğini ileri sürmektedir. Ayrıca davacının zararının hukuken davalı şirkete yüklenemeyeceğini, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılık unsurlarının bulunmadığını belirtmektedir. Elektrik tesisatıyla ilgili yönetmelik hükümleri ve koruma önlemlerine de değinilerek, davacının iddialarının teknik ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilmektedir. Ayrıca, davacının talep ettiği bedelin yüksek olduğu, iddia edilen kabloların ve malzemelerin hurda değerleri düşülerek hesaplama yapılması gerektiği savunulmaktadır. Davalı, davacının kötü niyetli olduğunu, haksız dava açtığını, bu nedenle davanın reddine ve davacıya kötü niyet tazminatı ile yargılama gideri ve vekalet ücreti yüklenmesine karar verilmesini talep etmektedir. 30/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda; 22.10.2021 günü, .... Mah. ..... Bulvarı ile ..... Sokak kesişimi adresinde meydana gelen hasar ile ilgili olarak yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, hasar öncesinde kazı ruhsatı alınmadığı anlaşılmaktadır. Davacı kurum tarafından gerçekleştirilen hasar onarım uygulamasının teknik açıdan uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Gerekçesi yukarıda detaylandırılmıştır. Davacıya ait yeraltı boru hatlarının derinliğine ilişkin mevzuatın öngördüğü asgari şartların aksini ortaya koyan herhangi bir belge, fotoğraf veya resmi tutanak bulunmadığından, davacının boru / kablo derinliği nedeniyle müterafik kusuru olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanı sıra, cadde boyunca bulunan menhol ve ek odalarının davacının altyapısının mevcudiyetine dair açık uyarı niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Dosyaya sunulan “.....” firmasına ait Günlük Şantiye Defteri kayıtlarından; yeraltı güzergâhında yürütülen ... hattı çalışmalarında kullanılan malzeme ile onarımın yapıldığı adres bilgilerinin, hasar tespit tutanağında belirtilen adres ile uyumlu olduğu ve iş tanımlarına ilişkin poz numaralarının ..... tarafından aynen uygulandığı anlaşılmıştır. Bu kayıtlar, davacı kurumun hasarın onarımı için özel olarak işçi görevlendirip çalıştırdığını kanıtlamakta olup, bu nedenle hasara ilişkin işçilik ve nakliye bedellerinin de hasar toplam tutarına dahil edilmesi mümkündür. Hasar onarımının, zarar gören yer altı boru hattı, fiber optik kablo ve ek kutusunun değiştirilmesi içerikli olduğu, onarım kapsamında kullanılan emtiaların gerekli olduğu, talep edilen hasar birim bedellerinin hasar tarihi itibariyle piyasa rayicine uygun olduğu tespit edilmiştir. Hesaplamalarda poz numaraları belirtilerek Telekom birim fiyat tarifeleri esas alınmış, ayrıca yukarıda ayrı başlık altında piyasa rayiç değerlendirmesi yapılmıştır. Yukarıda ayrıntılı olarak sunulan çizelgeler doğrultusunda, davacı zararı toplam 13.425,33 TL. olarak tespit edilmiştir. Hasarın onarımı için kullanılan malzemeler telekomünikasyon ve altyapı işlerinde kullanılan özel nitelikli ürünlerdir. Fiber optik kablolar, veri iletimi için üretilmiş hassas yapılardır ve hasar gördükten sonra bakır kablolarda olduğu gibi hurda değerleri bulunmamaktadır. Benzer şekilde, fiber ek kutuları da kullanıldıktan veya zarar gördükten sonra geri dönüşümden ekonomik bir değer kazanamaz. HDPE borular ve birleştirme manşonları ise plastik esaslı olup fiziksel olarak kullanılamaz hale geldiklerinde hurda değeri çok düşük düzeyde kalır. Bu malzemeler fonksiyonları gereği montaj ve kullanım sonrası hurda olarak değerlendirilemeyecek niteliktedir. Dolayısıyla zarar hesabı yapılırken hurda bedeli düşülmesi mümkün değildir, tam bedel üzerinden hesaplama yapılması gerekmektedir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü Marmaray (İstanbul) Bölge Müdürlüğü’nün 14.10.2024 tarihli yazısı içeriğinde, Sayın Mahkemenizce sorulan hususa cevaben, davalı .... Enerji Nakliyat Madencilik İnş. San. ve Tic. A.Ş.’ye gönderilen müzekkerede belirtilen .... Bulvarı ile .....Sokak kesişimindeki alanda .... Enerji’nin herhangi bir kazı çalışması yapmadığı ifade edilmiştir. Ancak bu açıklama için ilgi (b) yüklenici – davalı ..... Enerji yazısının dikkate alındığı anlaşılmaktadır. .... Enerji’nin 25/06/2024 tarihli yazı içeriğinden, taraflarınca Bakırköy – Bahçelievler – Kirazlı Metro İnşaat işlerinin üstlenildiği belirtilmektedir. Yukarıdaki görselde tarafımca hasar yerinin ..... metro hattı güzergahında olduğu tespit edilmiştir. Bu sebeple Asıl husumet sorumlusunun ..... metro hattı yüklenicisi / taşeron şirketi olabileceği değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, ..... İş Ortaklığı’nın 10/10/2024 tarihli yazısı içeriğinden, ..... Metro hattının taahhütleri kapsamında olduğu hususu ilgili yazının ilk paragraf cümlesinden anlaşılmaktadır. Üstelik aynı yazı içeriğinde davalı ..... Enerji şirketinin, firmalarına ait sigorta sicili altında herhangi bir çalışmasının olmadığı belirtilmiştir. Nihai karar sayın Mahkemenize ait olmak üzere hasar bedelinden davalı ...... Enerji şirketinin sorumlu tutulamayacağı, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davacıya ait yeraltı kablolarının davalının eylemleri sebebiyle zarar gördüğü iddiası kapsamında haksız fiile dayalı maddi tazminat talebin ilişkindir. Davacı taraf, 22.10.2021 tarihinde .... Mah. .... Bulvarı ile ..... sokak kesişiminde davalı şirketin çalışmaları sırasında davacıya ait ilt yapıl tesislerin zarar gördüğünü, buna ilişkin tutanak tutulduğunu, zararın 13.425,33 Tl olduğunu belirterek söz konusu zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı ise, dava konusu hasarın davalı tarafından meydana getirildiğinin açık olmadığını, bahsi geçen tarihte ve bölgede davalının bir çalışmasının bulunmadığını haksız fiil unsurlarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkememizce dosyaya sunulan tutanaklar ve celp edilen resmi kurum yazı cevapları ile teknik yönden inceleme yapılmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdi sağlanmış olup, bilirkişice yapılan incelemede davacının 22.10.2021 tarihideki çalışmalar sebebiyle alt yapı tesislerinde meydana geldiğini belirtiği zarar miktarının iddia edildiği miktarda olmasının tekniğe ve mevzuata uygun olduğu belirtilmiş ise de, dava konusu temelde haksız fiile dayalı olup zarar görenin zararının varlığını kanıtlaması yeterli değildir, zarar görenin ayrıca hukuka aykırı fiili ve bu fiil ile zarar arasındaki illiyet bağı ile davalının kusurunu da ispatlaması gerekmektedir. Dava konusu zararın davalının kusurlu eylemeleri ile gerçekleştiği hususu dosyadaki ilgi ve belgelerle tam ve kesin olarak ortaya konulamamıştır nitekim davalı da kusurunun bulunduğu hususunu/ hukuka aykırı bir fiilinin bulunduğu hususunu yani olay tarihinde olay yerinde bir çalışmasının bulunduğu hususunu kabul etmemektedir. Dosyaya gelen İBB ve Bakanlık yazı cevaplarında dava konusu mahalde bir kazı çalışması izni verilmediği ve davalı tarafından da herhangi bir kazı çalışması yapılmamakta olduğu taşeron olarak da faaliyet göstermedikleri ve Kayabaşı Bulvarı mevkiinin ..... Hattı projesi içerisinde kaldığının belirtildiği ve bu proje bakımından yüklenici firmanın ..... İş Ortaklığı olduğu hususları anlaşılmış olup, bilirkişice de yapılan yerinde inceleme ve tespitlerdeki değerlendirmesi kapsamında rapordaki görselde hasar yerinin ..... metro hattı güzergahında olduğu tespit edilmiş olduğundan davacının zararının davalının kusurlu eylemleri neticesinde gerçekleşmiş olduğu hususu ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE; 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 229,28-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan bakiye 386,12-TL karar harcının davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 13.425,33-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 6-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/12/2025 Katip ..... ☪ e-imzalıdır. ☪

Hakim ..... ☪ e-imzalıdır. ☪

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/630, K. 2025/1362, T. 15.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-630-e-2025-1362-k-12ba6b3d971b