İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/610 E. 2026/217 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/610
Karar No
2026/217
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/610 Esas KARAR NO : 2026/217

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/06/2023 KARAR TARİHİ : 26/02/2026 YAZIM TARİHİ : 25/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ile davalı ...... arasında ..... numaralı elektrik abonelik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında davalıya ait tüketimlere ilişkin olarak 336.633,16 TL ve 80.146,58 TL bedelli iki adet elektrik faturası düzenlendiğini, söz konusu faturaların süresinde ödenmemesi üzerine davacı tarafından Merkezi Takip Sistemi üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı ise borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini, davacı taraf, faturaların sözleşme hükümleri ve ilgili mevzuata uygun şekilde düzenlendiğini, tüketimin PMUM kayıtları ve sayaç verileriyle sabit olduğunu, davalının borcun bulunmadığına dair somut bir belge sunmadığını ileri sürerek yapılan itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu belirtmiş olduğu, bu gerekçelerle itirazın iptali ile icra takibinin asıl alacak, faiz ve ferileriyle devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ..... Enerji A.Ş. tarafından başlatılan icra takibine yapılan itirazın haklı olduğu, bu nedenle itirazın iptali davasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının, davacı firma ile arasında elektrik abonelik sözleşmesi bulunmadığını, sözleşmede yer alan imzanın kendisine ait olmadığını ve sözleşmeden ancak fatura düzenlendikten sonra haberdar olduğunu, davacı tarafından tahakkuk ettirilen elektrik borcunun piyasa rayicinin üzerinde, fahiş bedellerle düzenlendiğini, bu nedenle faturaların ödenmediğini, elektrik piyasasında fiyat artışları yaşandıktan sonra geriye dönük şekilde 5 ay süreyle fatura düzenlenerek faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının sabit ve kesin bir alacağının bulunmadığını, davalının, sözleşmeye dayanmayan ve kendisine ait olmayan imzaya istinaden düzenlenen faturalarla yüksek bedelli alacak ve faiz talep edilmesinin kabul edilemeyeceğini, bu nedenle borç, faiz ve ferilerine itiraz ettiğini, sonuç olarak, davacı tarafından başlatılan icra takibi ve açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek davanın esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

ARAŞTIRMA; 1- Merkezi Takip Sistemi'nin ..... Esas sayılı dosyası. 2-İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin 06/07/2023 Tarih, ...... Sayılı yazısı ile; davalı tarafın esnaf kaydı araştırılması yaptırılmıştır. 3-Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 17/07/2023 Tarih, ..... Sayılı yazısı ile; davacının BA-BS formları getirtilmiştir. 4-İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 19/07/2023 Tarih, ...... Sayılı yazısı ile; davalının mükellefiyet kaydı araştırılmış, sicil kayıtları getirtilmiştir. 5-Üsküdar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 21/07/2023 Tarih, ..... Sayılı yazısı. 6-..... İşletme Anonim Şirketi'nin 01/08/2023 Tarihli yazısı ile; endeks değerleri tablo listesi getirtilmiştir. 7-..... Dağıtım A.Ş.'nin 08/11/2023 Tarihli yazısı. 8-15/02/2024 Tarihli duruşmada dinlenilen Davalı ..... beyanlarında; Sözleşmede benim imzam yoktur, davalı taraf firmamız elektrik hizmetini .... elektrikten alırken gelerek bizimle sözleşme imzalamak istediklerini, bize uygun koşullarda elektrik hizmeti sunacaklarını söylediler, bende kabul ederek sözleşmeleri getirdikleri taktirde imzalayacağımı söyledim, ancak bana sözleşme getiren olmadı, sözleşmeyi davacı firma kendi kendine düzenleyip imzalamış, biz bunun üzerine davacı firmadan elektrik enerjisi almaya başladık, 4 ay kadar faturalar düzenli şekilde ödendi, sonrasında 5 ay kadar tarafımıza fatura kesilmedi, ben her defasında davacı firmayı arayarak fatura kesmelerini söyledim, ancak istemlerime dönüş olmadı, 5 ay sonra elektriğe 3 kat oranında zam gelince faturamız o zaman düzenlendi, ben buna karşıyım, faturayı süresinde ve tarifesine uygun olarak düzenlemeleri halinde öderim, ancak yüksek fiyattan fatura düzenledikleri için kabul etmiyorum, karşı olduğum nokta budur, ben yetkilisi olduğum firma adına davacı taraftan bu elektrik hizmetini aldım, fatura düzenlendiği tarihte de alıyordum, faturalar kullanım dönemlerinde ki tarifesine uygun olarak düzenlenirse ben bu fatura borcunu ödeyeceğim, bu hizmeti aldığımı kabul ediyorum, söylemek istediğim şey benim imzalamadığım sözleşme ile baskı altına alınmak istenmem nedeniyle psikolojik olarak kendimi kötü hissettim, ancak dediğim gibi sözleşmeyi imzalamasam da sözleşmeye konu elektrik hizmetini davacı taraftan almış bulunmaktayız, dedi 08/01/2024 Tarihli Elektrik Mühendisi ..... Tarafından Hazırlanan Kök Bilirkişi Raporunda; ..... ENERJİ ANONİM ŞİRKETİ (VKN: .....) ile .... (TCKN:.....) arasında ..... .Müşteri nolu ile sözleşme yapıldığı tespiti yapılmıştır. Davalı taraf, Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi gereğince üzerine düşen yükümlükleri gereği gibi ifa etmemiş olup, taraflar arasında akdedilen sözleşme çerçevesinde kullanmış olduğu enerji tüketim bedellerini ödemediği, Enerji tüketimine ilişkin ödenmeyen fatura bedeli, gecikme faizi ile birlikte toplam olarak 497.731,29-TL olup işbu borcun tahsili amacıyla MTS dosyası üzerinden davalı aleyhine takip başlatıldığı tespiti yapılmıştır. -T.C. YARGITAY .... HUKUK DAİRESİ E. ..... -K.....-T. 23.3.2010 Davacı Tarafın , Davalı İdare Tarafından Sunulan Elektrik Enerjisinden Yararlandığı Gözetildiğinde 3065 S. Katma Değer Vergisi Kanunu’na Göre KDV Matrahına Dahil Olan Enerji Dağıtım Hizmet Bedelinin KDV’sinden de Sorumlu Olacağı hükmü bulunduğu, 3065 Sayılı KDV Kanunu’nuna göre, vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzeri adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerler KDV matrahına dahil bulunmaktadır. Bu kapsamda, bir teslim ve hizmet bedelinin ödenmesine bağlı olarak ortaya çıkan gecikme zammı ve faizleri, KDV matrahına dahil olacaktır. Buna göre, elektrik, su ve telefon faturalarının geç ödenmesi nedeniyle uygulanan gecikme zamları, KDV Kanunu’na göre KDV matrahına dahil bulunmaktadır. Davacı tarafın ELEKTRİK PİYASASI TÜKETİCİ HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ madde: 35/1-2’ye göre ödenmeyen faturadan alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, ELEKTRİK PİYASASI TÜKETİCİ HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ madde: 35/6’ya göre ‘’ (6) Tüketicilerin zamanında ödenmeyen borçlarına, görevli tedarik şirketi tarafından bu Yönetmelikte belirlenen oranı aşmamak üzere, gecikme zammı uygulanır. Gecikme zammı günlük olarak uygulanır.’’ Davacı tarafın gecikme zammı alması gerektiği sonuç ve kanaate varılmıştır. Davalı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varıldığı, HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA DAVA ŞARTI ARABULUCULUK SON TUTANAĞINDA taraflar müzakereler sonucu anlaşmaya varamadıklarının anlaşıldığı, Davacı tarafın dilekçesinde belirttiği gibi 2 adet elektrik faturası alacaklı olduğu Asıl alacağın 416.779,74TL, Gecikme zammı bedelinin 43.431,01-TL, Gecikme zammı KDV’sinin 8.686,19 TL , toplam olarak 468.896,94 TL olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. MTS Takip talebi sayılı dosyasında Asıl Alacak 416.779,74 TRY- Gecikme Faizi 67.326,63 TL - KDV 13.624,92 TL - Toplam Alacak 497.731,29 TL olarak hesaplanmıştır, hukuki ne nihai takdir Sayın Mahkemenindir. Yargıtay ...... Hukuk Dairesi’nin Emsal; ..... E ; ..... K ilamı gereği; Dava takip tarihi ile elektrik faturalarının bedellerinin ödeneceği tarihe kadar geçen sürede T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığı değişen oranlarda avans faizi uygulanması talebi hakkında hükmü bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

03/03/2024 Tarihli Elektrik Mühendisi Ek Bilirkişi Raporunda; ..... ENERJİ ANONİM ŞİRKETİ (VKN: ....) ile .... (TCKN:.....) arasında ..... Müşteri nolu ile sözleşme yapıldığı tespiti yapılmıştır. Davalı taraf, Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi gereğince üzerine düşen yükümlükleri gereği gibi ifa etmemiş olup, taraflar arasında akdedilen sözleşme çerçevesinde kullanmış olduğu enerji tüketim bedellerini ödemediği, Enerji tüketimine ilişkin ödenmeyen fatura bedeli, gecikme faizi ile birlikte toplam olarak 497.731,29 TL olup işbu borcun tahsili amacıyla MTS dosyası üzerinden davalı aleyhine takip başlatıldığı tespiti yapılmıştır. -T.C. YARGITAY .... HUKUK DAİRESİ E. ..... -K. .... -T. 23.3.2010 Davacı Tarafın , Davalı İdare Tarafından Sunulan Elektrik Enerjisinden Yararlandığı Gözetildiğinde 3065 S. Katma Değer Vergisi Kanunu’na Göre KDV Matrahına Dahil Olan Enerji Dağıtım Hizmet Bedelinin KDV’sinden de Sorumlu Olacağı hükmü bulunduğu, Davacı tarafın ELEKTRİK PİYASASI TÜKETİCİ HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ madde: 35/1-2’ye göre ödenmeyen faturadan alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, ELEKTRİK PİYASASI TÜKETİCİ HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ madde: 35/6’ya göre ‘’ (6) Tüketicilerin zamanında ödenmeyen borçlarına, görevli tedarik şirketi tarafından bu Yönetmelikte belirlenen oranı aşmamak üzere, gecikme zammı uygulanır. Gecikme zammı günlük olarak uygulanır.’’ Davacı tarafın gecikme zammı alması gerektiği sonuç ve kanaate varılmıştır. Davalı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varıldığı, HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA DAVA ŞARTI ARABULUCULUK SON TUTANAĞINDA taraflar müzakereler sonucu anlaşmaya varamadıklarının anlaşıldığı, DAVACI TARAFIN TALEP ETTİĞİ 2 ADET ELEKTRİK FATURASINDAKİ FAZLA ELEKTRİK BEDELİNİN ( 63.763,366 TL + 10.594,226 TL ) : 74.357,59 TL OLDUĞU TESPİT EDİLMİŞTİR. DAVACI TARAFIN SÖZ KONUSU ELEKTRİK FATURALARINI EPDK ELEKTRİK BİRİM FİYATLARI ÜZERİNDEN HESAPLAMASI GEREKTİĞİ SONUÇ VE KANAATİNE VARILMIŞTIR. Davacı tarafın dilekçesinde belirttiği gibi 2 adet elektrik faturası alacaklı olduğu Asıl alacağın 265.130,71 TL , Gecikme zammı bedelinin 27.679,44 TL , Gecikme zammı KDV’sinin 5.535,88 TL , toplam olarak 298.346,03 TL olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. MTS Takip talebi sayılı dosyasında Asıl Alacak 416.779,74 TRY- Gecikme Faizi 67.326,63 TL - KDV 13.624,92 TL - Toplam Alacak 497.731,29TL olarak hesaplanmıştır, hukuki ne nihai takdir Sayın Mahkemenindir. Yargıtay ...... Hukuk Dairesi’nin Emsal; ...... E ; ..... K ilamı gereği; Dava takip tarihi ile elektrik faturalarının bedellerinin ödeneceği tarihe kadar geçen sürede T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığı değişen oranlarda avans faizi uygulanması talebi hakkında hükmü bulunduğu, Raporumda “ Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar” madde:9-10’a göre TEKNİK OLARAK DEĞERLENDİRME yapılmış olup HUKUKİ ve MALİ değerlendirme ve takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere sonuç ve kanaatine varılmıştır. 17/05/2024 Tarihli Elektrik Mühendisi 2. Ek Bilirkişi Raporunda; .... ENERJİ ANONİM ŞİRKETİ (VKN: ....) ile ..... (TCKN: .....) arasında ..... Müşteri nolu ile sözleşme yapıldığı tespiti yapılmıştır. Davalı taraf, Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi gereğince üzerine düşen yükümlükleri gereği gibi ifa etmemiş olup, taraflar arasında akdedilen sözleşme çerçevesinde kullanmış olduğu enerji tüketim bedellerini ödemediği, Enerji tüketimine ilişkin ödenmeyen fatura bedeli, gecikme faizi ile birlikte toplam olarak 497.731,29 TL olup işbu borcun tahsili amacıyla MTS dosyası üzerinden davalı aleyhine takip başlatıldığı tespiti yapılmıştır. -T.C. YARGITAY ..... HUKUK DAİRESİ E. .....-K. ..... -T. 23.3.2010 Davacı Tarafın , Davalı İdare Tarafından Sunulan Elektrik Enerjisinden Yararlandığı Gözetildiğinde 3065 S. Katma Değer Vergisi Kanunu’na Göre KDV Matrahına Dahil Olan Enerji Dağıtım Hizmet Bedelinin KDV’sinden de Sorumlu Olacağı hükmü bulunduğu, Davacı tarafın ELEKTRİK PİYASASI TÜKETİCİ HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ madde: 35/1-2’ye göre ödenmeyen faturadan alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, ELEKTRİK PİYASASI TÜKETİCİ HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ madde: 35/6’ya göre ‘’ (6) Tüketicilerin zamanında ödenmeyen borçlarına, görevli tedarik şirketi tarafından bu Yönetmelikte belirlenen oranı aşmamak üzere, gecikme zammı uygulanır. Gecikme zammı günlük olarak uygulanır.’’ Davacı tarafın gecikme zammı alması gerektiği sonuç ve kanaate varılmıştır. Davalı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varıldığı, HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA DAVA ŞARTI ARABULUCULUK SON TUTANAĞINDA taraflar müzakereler sonucu anlaşmaya varamadıklarının anlaşıldığı, DAVACI TARAFIN TALEP ETTİĞİ 2 ADET ELEKTRİK FATURASINDAKİ FAZLA ELEKTRİK BEDELİNİN ( 63.763,366 TL + 10.594,226 TL ) : 74.357,59 TL OLDUĞU TESPİT EDİLMİŞTİR. Davacı taraf Elektrik Faturalarının tahakkuk hesaplamasında EPDK BİRİM FİYATLARINI DİKKATE ALMADAN tahakkuk hesaplaması yapmıştır, Aslında Elektrik Faturalarının tahakkuk hesaplamasında EPDK Birim fiyatları dikkate alınarak tahakkuk hesaplaması yapması gerekir. KÖK RAPOR VE EK RAPOR dikkatle incelendiğinde Elektrik faturalarının tahakkuk hesaplamasının EPDK Birim fiyatlarından hesaplandığı görülecektir. EPDK Birim fiyatları dikkate alınarak Elektrik faturalarını tahakkuk hesaplaması yapılması gerektiği sonuç ve kanaate varılmıştır. Davacı tarafın dilekçesinde belirttiği gibi 2 adet elektrik faturası alacaklı olduğu Asıl alacağın 318.156,84 TL , Gecikme zammı bedelinin 33.215,33 TL , Gecikme zammı KDV’sinin 6.643,07 TL , toplam olarak 358.015,24 TL olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. MTS Takip talebi sayılı dosyasında Asıl Alacak 416.779,74 TRY- Gecikme Faizi 67.326,63 TL - KDV 13.624,92 TL - Toplam Alacak 497.731,29 TL olarak hesaplanmıştır, hukuki ne nihai takdir Sayın Mahkemenindir. Yargıtay ..... Hukuk Dairesi’nin Emsal; ..... E ; ..... K ilamı gereği; Dava takip tarihi ile elektrik faturalarının bedellerinin ödeneceği tarihe kadar geçen sürede T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığı değişen oranlarda avans faizi uygulanması talebi hakkında hükmü bulunduğu, Raporumda “ Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar” madde:9-10’a göre TEKNİK OLARAK DEĞERLENDİRME yapılmış olup HUKUKİ ve MALİ değerlendirme ve takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere sonuç ve kanaatine varılmıştır.

28/12/2025 Tarihli Bilirkişi ..... Tarafınan Hazırlanan Kök Bilirkişi Raporunda Takibe konu edilen faturaların, ilgili fatura dönemlerine ait normal fatura tahakkuku niteliğinde olduğu, faturalarda uygulanan birim enerji fiyatlarının, taraflar arasında imzalanan ikili anlaşma ve eki aboneye özel sözleşme koşulları kapsamında belirlenen PTF ve YEKDEM birim bedelleri esas alınarak hesaplandığı, bu birim fiyatların fatura içeriğinde yer alan tüketim miktarları ile tutarlı olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, söz konusu faturalara ilişkin hesaplamalarda ..... ulusal tarife birim fiyatlarının uygulanmasının sözleşmesel olarak mümkün olmadığı, faturalandırmanın taraflar arasındaki özel sözleşme hükümleri doğrultusunda yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. Ayrıca, ...... veri tabanında yer alan ölçüm, endeks ve tüketim kayıtlarının, faturalara konu edilen tüketim talepleri ve dönemsel miktarlar ile uyumlu olduğu, davacı tarafça talep edilen fatura bedellerinin ise sözleşme hükümleri ve aboneye özel sözleşme koşulları ile örtüşür nitelikte bulunduğu, Dağıtım bedeli kaleminin gerek sözleşme madde 5.1 gerekse ulusal tarifede yer alması gerekçeli olarak davacı tarafça talep edilebileceği, Her bir fatura son ödeme tarihi ile takip tarihi arasındaki süreler için, sözleşmeler ile belirlenen aylık %5 gecikme faizi dahilinde yukarıda çizelge 2 içeriğinde toplam 80.951,55 TL. işlemiş faiz hesap edilmiş olup, takibin 416.779,74 TL. asıl alacak + 80.951,55 TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 497.731,29 TL. tutar üzerinden davalı .... adına devam edebileceği, Nihai karar sayın Mahkemenize ait olmak kaydı ile görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, abonelik sözleşmesi kapsamında kullanılan elektrik enerjisinden dolayı tahakkuk eden fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksızsa icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, taraflar arasında bir sözleşme bulunup bulunmadığı, sözleşme altındaki imzanın davacının el ürünü olup olmadığı, tahakkuk edilen faturalarda tutarların aradaki sözleşmeye ve tarifeye uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Merkezi Takip Sisteminin ..... esas sayılı dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış, incelendiğinde, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, 363.633,16-TL fatura alacağı, 80.146,58-TL fatura alacağı, 67.326,63-TL işlemiş faiz ve 13.624,92-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam takip çıkışının 497.731,29-TL olduğu, takip dayanağının "05/10/2022 fatura tarihli, 31/10/2022 son ödeme tarihli 363.633,16-TL tutarlı fatura ve 08/11/2022 fatura tarihli, 18/11/2022 son ödeme tarihli 80.146,58-TL fatura" olduğu, davalı borçlunun süresi içinde yaptığı itiraz sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacı şirket aralarındaki abonelik sözleşmesi kapsamında, davalıya elektrik enerjisi sağladığını, buna dayalı olarak takibe konu edilen 363.633,16-TL tutarlı ve 80.146,58-TL tutarlı iki adet fatura bedelinin davalı tarafından ödenmediğini iddia etmektedir. Mahkememizce ....., davacı şirket kayıtları, sözleşme örneği, faturalar dosya kapsamına alınmış, tarafların bildirdiği deliller toplanmıştır. Davalı cevap dilekçesinde sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını, bilgisi dışında sözleme yapıldığını, davacının fahiş fiyat üzerinden fatura düzenlediğini ileri sürmüştür. Ancak davalının mahkememizin 15/02/2024 Tarihli duruşmadaki beyanlarında; "Sözleşmede benim imzam yoktur, davalı taraf firmamız elektrik hizmetini CK elektrikten alırken gelerek bizimle sözleşme imzalamak istediklerini, bize uygun koşullarda elektrik hizmeti sunacaklarını söylediler, bende kabul ederek sözleşmeleri getirdikleri taktirde imzalayacağımı söyledim, ancak bana sözleşme getiren olmadı, sözleşmeyi davacı firma kendi kendine düzenleyip imzalamış, biz bunun üzerine davacı firmadan elektrik enerjisi almaya başladık, 4 ay kadar faturalar düzenli şekilde ödendi, sonrasında 5 ay kadar tarafımıza fatura kesilmedi, ben her defasında davacı firmayı arayarak fatura kesmelerini söyledim, ancak istemlerime dönüş olmadı, 5 ay sonra elektriğe 3 kat oranında zam gelince faturamız o zaman düzenlendi, ben buna karşıyım, faturayı süresinde ve tarifesine uygun olarak düzenlemeleri halinde öderim, ancak yüksek fiyattan fatura düzenledikleri için kabul etmiyorum, karşı olduğum nokta budur, ben yetkilisi olduğum firma adına davacı taraftan bu elektrik hizmetini aldım, fatura düzenlendiği tarihte de alıyordum, faturalar kullanım dönemlerinde ki tarifesine uygun olarak düzenlenirse ben bu fatura borcunu ödeyeceğim, bu hizmeti aldığımı kabul ediyorum, söylemek istediğim şey benim imzalamadığım sözleşme ile baskı altına alınmak istenmem nedeniyle psikolojik olarak kendimi kötü hissettim, ancak dediğim gibi sözleşmeyi imzalamasam da sözleşmeye konu elektrik hizmetini davacı taraftan almış bulunmaktayız", şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce uyuşmazlık hususunda rapor düzenlenmesi için dosya Elektrik Mühendisi Bilirkişi ....'ya verilmiş, bilirkişi yukarıda özetlerine yer verilen kök ve ek raporlarını dosyaya sunmuştur. Söz konusu kök raporda sonuç olarak takibe konu edilen fatura tutarlarının yerinde olduğu, gecikme zammı bedelinin 43.431,01-TL, Gecikme zammı KDV’sinin 8.686,19-TL toplam olarak alacak bedelinin 468.896,94-TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizin 15/02/2024 tarihli duruşmasında, dosyanın rapor sunan bilirkişiye verilerek, faturanın dönemine ilişkin tarife, tarife bedelleri, endeksler, kat sayılar ve diğer parametreler gözetilerek düzenlenen dava konusu faturanın sözleşmeye ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlenip düzenlenmedikleri hususunda Mahkememiz ve taraf denetimlerine uygun olarak hesaplama yöntemleri gösterilerek, bu şekilde belirlenecek elektrik kullanım tutarına ilgili dönemde geçerli gecikme zamlarının gösterilmek suretiyle rapora yansıtılarak hesaplama yapılaması ve davacı vekilinin itirazı da gözetilerek sözleşmede yazılı faiz oranına göre seçenekli hesaplama yapılması suretiyle ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş, bilirkişinin dosyaya 03/03/2024 tarihli ve 15/05/2024 tarihli iki farklı ek rapor sunduğu, 1. Ek raporda, EPDK birim verileri dikkate alınarak yapılan hesaplamada; Asıl alacağın 265.130,71-TL, Gecikme zammı bedelinin 27.679,44 -TL, Gecikme zammı KDV’sinin 5.535,88 -TL, toplam olarak 298.346,03-TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, 2. Ek raporda; Asıl alacağın 318.156,84-TL, Gecikme zammı bedelinin 33.215,33-TL, Gecikme zammı KDV’sinin 6.643,07-TL, toplam olarak 358.015,24-TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Yapılan değerlendirmede kök raporda bilirkişinin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre değerlendirme yaptığı, buna göre davacı tarafından düzenlenen fatura bedellerinin yerinde olduğunun tespit edildiği, ek raporlarda ise, sözleşme kapsamında değil, EPDK birim verileri esas hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkememizin 07/11/2024 tarihli duruşmasında verilen ara karar ile başka bir elektrik mühendisi bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verilmiş, Elektrik Mühendisi ...... 28/12/2025 tarihli raporunu dosyaya sunmuştur. Söz konusu rapor incelendiğinde, takibe konu faturaların, ilgili fatura dönemlerine ait normal fatura tahakkuku niteliğinde olduğu, faturalara uygulanan birim enerji fiyatlarının, taraflar arasındaki sözleşmeye ve aboneye özel sözleşme koşulları kapsamında belirlenen PTF ve YEKDEM birim fiyatları esas alınarak hesaplandığı, bu birim fiyatlarının fatura içeriğinde yer alan tüketim miktarları ile uyumlu olduğu, söz konusu faturalara ..... ulusal tarife birim fiyatlarının uygulanmasının mümkün olmadığı, faturalandırmanın taraflar arasındaki özel sözleşme hükümleri doğrultusunda yapılaması gerektiği, ayrıca ..... veri tabanında yer alan ölçüm, endeks ve tüketim kayıtlarının, faturalara konu edilen tüketim talepleri ve dönemsel miktarlar ile uyumlu olduğu, davacı tarafça talep edilen fatura bedellerinin ise sözleşme hükümleri ve aboneye özel sözleşme koşulları ile örtüşür nitelikte bulunduğu, dağıtım bedeli kaleminin gerek sözleşme madde 5.1 gerekse ulusal tarifede yer alması gerekçeli olarak davacı tarafça talep edilebileceği, Her bir fatura son ödeme tarihi ile takip tarihi arasındaki süreler için, sözleşmeler ile belirlenen aylık %5 gecikme faizi dahilinde yukarıda çizelge 2 içeriğinde toplam 80.951,55 TL. işlemiş faiz hesap edilmiş olup, takibin 416.779,74 TL. asıl alacak + 80.951,55 TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 497.731,29 TL. tutar üzerinden davalı ..... adına devam edebileceği belirtilmiştir. Bilirkişi ..... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun, dosya kapsamına uygun denetime elverişli ve kanaat verici olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Yapılan açıklamalar çerçevesinde tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davanın, abonelik sözleşmesi kapsamında kullanılan elektrik enerjisinden dolayı tahakkuk eden fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, takip dayanağının 363.633,16-TL tutarlı ve 80.146,58-TL tutarlı iki adet fatura olduğu, söz konusu faturaların ilgili fatura dönemlerine ait normal fatura tahakkuku niteliğinde olduğu, davalı her ne kadar sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını, sözleşme hükümlerinin kendisini bağlamayacağını ileri sürmüş ise de, duruşmada bizzat verdiği beyanlarında, davacıdan elektrik enerjisi hizmeti aldığını, daha önce düzenlenen faturaları da ödediğini beyan ettiği, buna göre davalının, davacının sağladığı elektik enerjisi hizmetini almayı kabul ettiği, hizmeti sözleşme kapsamında almaya devam ettiği ve bu sözleşme kapsamında daha önce tahakkuk eden faturaları ödediği, davalının bu davranışlarının sözleşme ilişkisinin zımni kabulü anlamına geldiği, davalının beyanlarından takibe ve davaya konu iki adet fatura bedelinin yüksek hesaplandığını düşündüğünden itiraz ettiğinin anlaşıldığı, ancak belirtildiği gibi davacıdan hizmet almaya başlayan, bunu sürdüren ve düzenlenen bir kısım faturaları ödeyen davalının, daha sonradan fatura bedellerinin yüksek olduğunu ileri sürerek ...... ulusal tarife birim fiyatları verilerine göre fatura bedeli hesaplanmasını talep etmesinin iyi niyet ve dürüstlük kuralları ile bağdaşmayacağı, faturaların sözleşme hükümleri ve sözleşmede yer alan birim fiyatlara göre hesaplanması gerektiği, mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerekçeli ve denetime elverişli olacak şekilde, davaya konu fatura bedellerinin sözleşmeye ve fatura içeriğinde yer alan tüketim miktarlarına uygun olduğunun tespit edildiği, takip öncesi işlemiş faiz miktarının da doğru olarak hesaplandığı, ayrıca, ...... veri tabanında yer alan ölçüm, endeks ve tüketim kayıtlarının, faturalara konu edilen tüketim talepleri ve dönemsel miktarlar ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, sonuç olarak, takibe konu edilen fatura bedellerinin ve takip öncesi işlemiş faizin yerinde ve doğru olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. İİK 67/2 maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/1637 Esas 2023/686 Karar sayılı ilamı) Somut olayda, alacağın miktarı yargılamaya muhtaçtır. Talep edilecek alacak miktarı teknik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla ve celp edilen bilgi ve belgelerle tespit edilmiş olduğundan, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Merkezi Takip Sisteminin ..... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile, takibin aynı şekilde ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle DEVAMINA, -Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Alınması gereken 34.000,02-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 179,90-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan 33.820,12-TL eksik harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin harç ve 179,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 359,80-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 7.639,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 79.637,01-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 8-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili (E-duruşma) ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.26/02/2026

Katip ...... e-imzalıdır

Hakim ..... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/610, K. 2026/217, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-610-e-2026-217-k-1a7b91062db2