İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/606 E. 2026/163 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/606
Karar No
2026/163
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/606 Esas KARAR NO :2026/163

DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:11/12/2023 KARAR TARİHİ:05/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, I.DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi ve müvekkili şirket arasında 09-10-11 Haziran 2023 tarihinde müvekkil şirketin oteli ...'de gerçekleşecek organizasyon için 31.05.2023 tarihinde şirket imza yetkilisi ... ile müvekkili şirket arasında ziyafet satış sözleşmesi imzalandığını, davalı taraf, sözleşme gereği sunulan hizmet kapsamında ödemesi gereken tutarı ödememiş olduğundan davalılara karşı .... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. sayılı icra takibi başlatılmış ancak davalılar haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiklerini, bu nedenle müvekkili şirketin sözleşme gereği hak kazanmış olduğu alacaklarını tahsil edebilmesi için işbu davanın açılma zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı şirket yetkilisi (şirkete yön veren ve kararların oluşmasını sağlayan tek ortak) yargıtay kararlarında ve doktrinde kabul gördüğü üzere "tüzel kişilik perdesinin aralanması"çerçevesinde zarardan sorumlu olduğunu, tüm açıklanan nedenlerle ... ve tüzel kişilik ayrı olarak düşünülemeyeceğinden ve somut olay bakımında hakkın kötüye kullanarak her ne kadar borcunun olmadığı yönünde soyut itirazları olsa da borçtan sorumlu olduğu aşikar olduğundan itirazlarının iptali ile iş bu davanın kabulünü talep ettiklerini belirterek davanın kabulü ile, davalıların .... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalılar adına kayıtlı menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerdeki alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri, harç ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı yana usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş ise de, cevap verilmediği anlaşılmıştır. II.DELİLLER Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; Taraflar arasında akdedilen Ziyafet Sözleşmesi, Taraflar arasında gerçekleşen mail ve whatsapp yazışmaları, Müvekkil Şirket'in ticari defter ve kayıtları, fatura, adisyonlar sair her türlü yazışmalar, belgeler, .... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... E., 2023/... E. Sayılı dosyaları, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/606 E. Sayılı dosyası, .... İcra Hukuk mahkemesinin 2023/... E. Sayılı dosyası ve İ...Cumhuriyet Başsavcılığında 2023/... Soruşturma numaralı dosyası, Tanık, Bilirkişi İncelemesi, Keşif, Yemin, İsticvap, Doktrin Görüşleri, Yargıtay kararları, her türlü hukuki ve maddi sair delile dayanmışlardır. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/... Esas 2023/... Karar sayılı dosyasında verilen 22/12/2023 tarihli Birleştirme kararı ile mahkememizin 2023/606 esas sayılı dosyası ile birleştirme kararı verilerek dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizin 03/10/2024 tarihli celsesi 1 nolu ara kararı ile; "..asıl davada davacı tarafça takip edilmeyen dosyanın HMK 150/(1) maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına.." karar verilmiş, yasal süresi içinde yenilenmeyen asıl dava yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İcra dosyası .... İcra Müdürlüğünün 2023/... E sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ...Anonim Şirketi, Borçlunun ... ... İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi ve ... olduğu, 54.793,91 EUR asıl alacak, 243,19 EUR işlemiş faiz olmak üzere toplam 55.037,10 EUR alacak için 21/08/2023 tarihinde takibe girişildiği, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişi raporu Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan 29.07.2025 tarihli raporlarında: ''... Tüm delillerin takdir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 1. Takip dayanağı 64.793,91 Euro tutarındaki faturaya itiraz etmemiş olan davalı şirketin, takip ve dava tarihi itibarıyla fatura bedelinin ödenmemiş kısmı olan 54.793,91 Euro tutarındaki borcu karşılığında davacı tarafa ödeme yapmış olduğuna dair ispatlayıcı nitelikte her hangi bir delil sunamamış olduğu, 2. Usulüne uygun olarak tutulan davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre davalı tarafın takip tutarı kadar borçlu olduğu, buna karşılık davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemiş olduğu dikkate alındığında HMK 222/3 fıkrası gereği davacı tarafın ticari defter kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği, 3. Davacı şirketin fatura bedelinden kalan 54.793,91 Euro alacağı için talep edebileceği işlemiş faiz tutarının 224,96 Euro olarak hesaplandığı (Talep 243,19 Euro), 4. ... tarafından keşide edilen çekin (... Bankası'nın 11/08/2023 keşide tarihli 1.000.000,00-TL bedelli ... seri numaralı) teminat amacıyla düzenlenmiş olduğunun ispat edilemediği, öte yandan çekin teminat amacıyla keşide edildiği varsayımında dahi ileri düzenlenme tarihli çekin keşide tarihinin gelmesi sebebiyle ... tarafından çekin muhatap bankaya ibraz edilmesi ve çekin karşılıksız çıkması sebebiyle icra takibine başlanılmasında hukuka aykırı bir durumun bulunmadığı, 5. Temeli dürüstlük kuralına aykırılık olan tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasının istisnai nitelikte ve sıkı koşullara bağlı olduğu, tüzel kişilik perdesinin aralanması için öncelikle alacaklı tarafından borçlu tüzel kişiye başvurulması gerektiği, borçlu tüzel kişi tarafından ödeme yapılmaması durumunda koşulların ispat edilmesi suretiyle tüzel kişi perdesinin arkasındaki ortağa başvurulabileceği, tüzel kişilik perdesinin aralanması için ilk koşul olan alacaklının, borçlu tüzel kişi aleyhine başvurması (dava ve takip) ve alacağını tüzel kişiden tahsil edememesi koşulunun sağlanamadığı, 6. Sayın mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde ise tüzel kişilik perdesinin aralanmasına ilişkin koşulların HMK m. 190/1 uyarınca ... tarafından ispat edilmesi gerektiği, ...'in esas olarak ...'nin tek ortaklı yapısına dayalı olarak tüzel kişilik perdesinin aralanması gerektiğini ileri sürdüğü, söz konusu hususların tüzel kişilik perdesinin aralanması için gerekli ispatı sağlamadığı, 7. Öte yandan tüzel kişilik perdesinin aralanması talepli davalarda ticari defterlerin incelenmesi gerektiği, aksi halde verilen kararların Yargıtay tarafından bozulduğu, ...'nin ticari defterlerini ibraz etmediği, bu durumda takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere HMK m. 220'nin uygulanabileceği ..." tespit ve rapor edilmiştir. III.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasında akdedilen 31.05.2023 tarihli Ziyafet Satış Sözleşmesi'nden kaynaklanan bakiye hizmet bedelinin tahsili amacıyla girişilen icra takibine vâki itirazın iptaline ilişkindir. Davacı yan aşamalarda özetle; müvekkili şirket ile davalı ... ... İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi arasında imzalanan 31.05.2023 tarihli Ziyafet Satış Sözleşmesi uyarınca 9-10-11 Haziran 2023 tarihlerinde ...'de gerçekleştirilen organizasyona ilişkin hizmetin eksiksiz olarak sunulduğunu, verilen hizmet karşılığında düzenlenen 22.07.2023 tarihli 64.793,91 Euro tutarındaki faturaya davalı tarafça itiraz edilmediğini, fatura bedelinden yalnızca 10.000,00 Euro kısmi ödeme yapıldığını, bakiye 54.793,91 Euro alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiğini, ayrıca davalı şirket yetkilisi ...'nun şirketin tek ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle şirket borcundan şahsen de sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı yan aşamalarda özetle; hizmet bedelinin ödenmesi amacıyla ...hesabından 18.07.2023 tarihinde 18.500,00 USD ve 20.07.2023 tarihinde 18.000,00 USD tutarlarında para transferi yapıldığını, ancak söz konusu transferlerin muhabir banka olan Caixa Bank'ın denetiminde olup henüz davacı hesabına ulaşmadığını, takibe konu 11.08.2023 keşide tarihli 1.000.000,00 TL bedelli çekin teminat amacıyla verildiğini, davacının borcunun iddia edilen düzeyde olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. O halde somut olayda çekişme; davacı tarafça verilen hizmet karşılığında düzenlenen faturadan kalan bakiye 54.793,91 Euro tutarındaki borcun davalı tarafça ödenip ödenmediği, davalı şirket yetkilisi ...'nun tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle şirket borcundan şahsen sorumlu tutulup tutulamayacağı noktalarında toplanmaktadır. Davalı Şirketin Sorumluluğu Taraflar arasında akdedilen 31.05.2023 tarihli Ziyafet Satış Sözleşmesi ile 9-10-11 Haziran 2023 tarihlerinde 125 kişilik organizasyon için 33.187,50 Euro hizmet bedelinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 2/f maddesi uyarınca katılımcı sayısının artması halinde ek bedelin otel tarafından belirleneceğinin kabul edildiği, sözleşmenin 2/h maddesi gereği nihai faturalandırmada organizasyon tarihindeki TCMB döviz alış kurunun esas alınacağının düzenlendiği anlaşılmaktadır. Sözleşme konusu hizmetin davacı tarafça davalıya ve misafirlerine eksiksiz olarak sunulduğu hususu taraflar arasında çekişmesizdir. Aynı şekilde davacı tarafça verilen hizmet karşılığında düzenlenen 22.07.2023 tarih ve ... numaralı KDV dahil 1.614.057,94 TL (64.793,91 Euro) tutarındaki e-faturaya davalı tarafça süresinde itiraz edilmemiş olması karşısında, fatura içeriğinin davalı yönünden kesinleştiği ve fatura bedelinin davalı tarafça kabul edilmiş sayılacağı açıktır. Davalı tarafça 02.06.2023 tarihinde 10.000,00 Euro kısmi ödeme yapıldığı hususu her iki tarafın kabulünde olup, bu ödemenin davacı şirketin ticari defterlerine kaydedildiği tespit edilmiştir. Davalı tarafça bunun haricinde fatura bedelinden kalan 54.793,91 Euro'nun ödendiğine dair dosyaya ispatlayıcı nitelikte herhangi bir belge sunulamamıştır. Her ne kadar davalı tarafça ...hesabından 18.07.2023 tarihinde 18.500,00 USD ve 20.07.2023 tarihinde 18.000,00 USD tutarında para transferi yapıldığı iddia edilmiş ve bu hususa ilişkin SWIFT belgeleri dosyaya sunulmuş ise de, söz konusu ödemelerin davacı şirketin hesabına ulaştığına dair herhangi bir kayıt ve belge dosyaya ibraz edilememiştir. Nitekim davalı vekili de 06.02.2025 tarihli duruşmada müvekkilinin banka kayıtlarında söz konusu ödemelerin bloke olduğunu, blokenin çözülmesi için İspanya'da banka ile görüşmelerin sürdüğünü, bu nedenle ödemenin gerçekleşmediğini beyan etmek suretiyle iddia edilen para transferlerinin davacı hesabına intikal etmediğini kabul etmiştir. Bu durumda, ispat yükü kendisinde olan davalı tarafın fatura bedelinden bakiye 54.793,91 Euro tutarındaki borcu ödediğini kanıtlayamadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla davacı şirketin usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerine göre davalı tarafın takip tutarı olan 54.793,91 Euro kadar borçlu olduğu, buna karşılık davalı tarafın ticari defterlerini mahkememize ibraz etmemiş olduğu dikkate alındığında, TTK m. 64 vd. ile HMK m. 222/3 hükmü gereğince davacı tarafın ticari defter kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması Davacı yan, davalı ...'nun ... şirketinin tek ortağı ve yetkilisi olduğu, şirkete yön veren ve kararların oluşmasını sağlayan tek kişi olduğu gerekçesiyle tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle şirket borcundan şahsen sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürmüştür. Şirketler hukukunda geçerli olan ayrılık ilkesi uyarınca tüzel kişi ile onu oluşturan ortakların kişilikleri ve malvarlıkları birbirinden ayrıdır. Tüzel kişilik perdesinin aralanması ise istisnai niteliktedir ve ancak tüzel kişiliğin ayrılığı ilkesinin kötüye kullanılması suretiyle hukuki sorumluluktan kaçılmak istendiği hallerde, sıkı koşulların varlığı halinde gündeme gelebilir. Doktrinde tüzel kişilik perdesinin aralanabileceği kabul edilen haller; tüzel kişi ile ortakların alanlarının organizasyon ve malvarlığı bakımından birbirine karışması, yetersiz sermaye, kuramsal kötüye kullanma ve yabancı yönetim olarak sıralanmaktadır. Ticaret sicil kayıtlarına göre davalı ...'nun ... şirketinin kuruluşundan itibaren tek yetkilisi olduğu, 29.06.2020 tarihi itibarıyla diğer ortağın hisselerini devralmak suretiyle şirkette tek pay sahibi konumuna geldiği, şirketin 10.02.2024 tarihi itibarıyla tasfiye haline girdiği ve tasfiye memurluğuna şirket ortağı olmayan bir üçüncü kişinin atandığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar bilirkişi heyeti raporunda tüzel kişilik perdesinin aralanması için öncelikle alacaklının borçlu tüzel kişiye başvurması ve alacağını tüzel kişiden tahsil edememiş olması gerektiği, bu koşulun somut olayda henüz sağlanmadığı belirtilmiş ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/6034 E. 2024/9437 K. sayılı 26.12.2024 tarihli kararında açıkça belirtildiği üzere, gerek mevzuatımızda gerekse Yargıtay kararlarında ve doktrinde tüzel kişilik perdesinin aralanması için öncelikle hukuki ilişkinin tarafı olan borçlu şirkete karşı icra takibi yapılması ve icra takibinden sonuç alınamaması üzerine tüzel kişilik perdesinin aralanması yoluna başvurulması gibi bir ön şart bulunmamaktadır. Anılan kararda, ilk derece mahkemesinin davacının öncelikle borçlu şirkete karşı icra takibi yaparak alacağını tahsil etmeye çalışması ve bunun mümkün olmaması halinde tüzel kişilik perdesinin aralanması yoluna gidilebileceği şeklindeki gerekçesinin hatalı olduğu kabul edilerek bu gerekçeyle verilen ret kararı bozulmuştur. Bu itibarla somut olayda da davacı ...'in, borçlu ... şirketinden alacağını fiilen tahsil edip edemediğine bakılmaksızın, tüzel kişilik perdesinin aralanması koşullarının doğrudan değerlendirilmesi gerekmektedir. Tüzel kişilik perdesinin aralanabilmesi için ortağın, TMK m. 2 uyarınca dürüstlük kuralını ve hakkın kötüye kullanılması yasağını ihlal eden eylemlerde bulunduğunun, tüzel kişiliği hukuka veya borca aykırı davranışlarını gerçekleştirebilmek için bir araç olarak kullandığının, şirket malvarlığı ile kişisel malvarlığını birbirine karıştırdığının somut delillerle ispat edilmesi gerekir. HMK m. 190/1 uyarınca bu ispat yükü, tüzel kişilik perdesinin aralanmasını talep eden davacı ... üzerindedir. Davacı ...'in tüzel kişilik perdesinin aralanmasına dayanak olarak ileri sürdüğü hususlar incelendiğinde; davalı ...'nun şirketin tek ortağı ve yetkilisi olması, şirket adına sözleşme yapması ve çek keşide etmesi gibi olgulara dayanıldığı görülmektedir. Her ne kadar bir kişinin tek ortaklı bir limited şirkette tek başına yetkili olarak işlem yapması şirketin olağan ticari faaliyetlerinin gereği olup tek başına tüzel kişilik perdesinin aralanmasını haklı kılacak nitelikte değilse de, somut olayın kendine özgü koşulları bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Bu çerçevede; davalı ...'nun şirketin kuruluşundan itibaren tek yetkilisi, 29.06.2020 tarihinden itibaren ise tek pay sahibi olarak şirketi münhasıran sevk ve idare ettiği, davacı şirketle olan tüm ticari ilişkilerin bizzat davalı ... tarafından yürütüldüğü, davalı tarafça davacıya iletilen ve gerçeğe aykırı olduğu anlaşılan SWIFT dekontlarının yine davalı ... aracılığıyla sunulduğu, şirketin hizmet bedelini ödememesine rağmen kısa süre içinde 10.02.2024 tarihinde tasfiye sürecine sokularak tasfiye memurluğuna şirket ortağı olmayan üçüncü bir kişinin atandığı, davalı ...'nun yurt dışında ikamet etmeye başladığı, en önemlisi davalı ... şirketinin ticari defterlerini mahkememize ibraz etmediği ve bu suretle şirket malvarlığı ile davalı ...'nun şahsi malvarlığı arasındaki ilişkinin, organizasyondan elde edilen gelirlerin ne şekilde kullanıldığının ve malvarlıklarının birbirine karışıp karışmadığının denetlenmesinin fiilen engellendiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; davalı ...'nun ... tüzel kişiliğini, hizmet bedelinin ödenmesinden kaçınmak ve alacaklılarına zarar vermek amacıyla bir araç olarak kullandığı, TMK m. 2 anlamında dürüstlük kuralını ihlal ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19.03.2018 tarihli 2016/9387 E. 2018/2071 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, tüzel kişilik perdesinin aralanması talepli davalarda ticari defterlerin incelenmesi zorunlu olup, davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi halinde HMK m. 220 hükmünün uygulanması gerekmektedir. Ticari defterlerin ibrazı ve HMK m. 220'nin uygulanması bakımından; mahkememizce tüzel kişilik perdesinin aralanması koşullarının değerlendirilebilmesi için davalı ... şirketine, "Davalı ... ile yetkilisi ve tek pay sahibi olduğu şirket arasındaki parasal ilişkilerin mahiyeti, şirket ile şahsi malvarlıklarının birbirine karışıp karışmadığı, şirketle iş yapan üçüncü kişilere zarar verecek şekilde şirket malvarlıklarını şahsi malvarlığına aktarıp aktarmadığı, özellikle davacı şirkete ait otelde düzenlenen organizasyondan elde edilen gelirlerin ne şekilde kullanılmış olduğu hususlarının tespiti için davalı defterlerinin incelenmesi gerekli olduğundan" açıklamasını içerir şekilde, HMK m. 220 hükmü uyarınca ticari defterlerini ibraz etmesi için yemin ihtarlı davetiye tebliğ edilmiştir. Davalı ... şirketine usulüne uygun olarak tebliğ edilen yemin ihtarlı davetiyeye rağmen, davalı taraf ticari defterlerini mahkememize ibraz etmemiş, ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret de göstermemiştir. HMK m. 220/3 hükmü gereğince, belgeyi ibraz etmesine karar verilen tarafın kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmemesi ve aynı sürede delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermemesi ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr ederek teklif edilen yemini kabul veya icra etmemesi halinde, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. Somut olayda davalı ... şirketine yemin ihtarlı olarak usulüne uygun şekilde tebliğ edilen ibraz muhtırasına rağmen ticari defterlerin ibraz edilmemesi, herhangi bir mazeret bildirilmemesi ve defterlerin elde bulunmadığına dair yemin talebinde de bulunulmaması karşısında; HMK m. 220/3 hükmü uyarınca, davacı ...'in davalı ... ile ... şirketinin malvarlıklarının birbirine karıştığı, şirket malvarlığının şahsi malvarlığına aktarıldığı ve organizasyondan elde edilen gelirlerin şirket dışına çıkarıldığı yönündeki beyanı mahkememizce kabul edilmiştir. Sonuç Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafın davalı ... şirketinden 54.793,91 Euro bakiye hizmet bedeli alacağının mevcut olduğu, davalı tarafın bu borcu ödediğini ispatlayamadığı, davalı ...'nun şirketin kuruluşundan tasfiyeye kadar tek ortak ve yetkili olarak şirketi münhasıran sevk ve idare ettiği, davacıya gerçeğe aykırı SWIFT dekontları sunulduğu, hizmet bedelinin ödenmemesine rağmen şirketin kısa sürede tasfiye sürecine sokulduğu, ticari defterlerin yemin ihtarlı davetiyeye rağmen ibraz edilmeyerek malvarlığı ilişkilerinin denetlenmesinin fiilen engellendiği ve HMK m. 220/3 gereğince malvarlıklarının birbirine karıştığı yönündeki davacı beyanının kabul edildiği hususları birlikte gözetildiğinde; davalı ...'nun ... tüzel kişiliğini TMK m. 2 anlamında dürüstlük kuralına aykırı şekilde alacaklılarına zarar vermek amacıyla bir araç olarak kullandığı sabit olup, tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle ... şirketinin borçlarından şahsen ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği, bu itibarla davalıların icra takibine yaptıkları itirazın haksız olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile takibin devamına, takibe konu asıl alacak likit olduğundan davalıların icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulmalarına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Birleşen davanın KABULÜNE, 1-Davalıların .... İcra Müdürlüğünün 2023/... E sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sk 4/A md gereğince faiz işletilmek sureti ile 54.793,91 Euro asıl alacak yönünden devamına, 2-Takibe konu asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığı olan 1.616.771,02-TL üzerinden hesaplanan %20 oranında 323.354,20-TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 110.441,62-TL harçtan peşin alınan 21.071,42-TL harcın mahsubu ile bakiye 89.370,20-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 3.200,00TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvurma harcı, 21.071,42-TL peşin harç, 38,40-TL vekalet harcı, 30.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.156,50-TL davetiye ve teskere gideri olmak üzere toplam 52.536,17-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 244.347,94-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacının / davalının gider / delil avanslarından artan bakiyelerinin davacı / davalı / vekillerine iadesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/606, K. 2026/163, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-606-e-2026-163-k-7f16853d430c