İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/553 E. 2026/49 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/553
- Karar No
- 2026/49
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/553 Esas KARAR NO : 2026/49
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 23/08/2023 KARAR TARİHİ : 27/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili Banka arasında 13.10.2021 tarihli üç yıl süreli Finans maaş Sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafça, Sözleşme'nin yürürlüğü süresinde her ay toplam 35 adet personelin maaş ödemelerinin müvekkili Banka aracılığı ile ödeneceğinin taahhüt edildiğini, sözleşme gereğince müvekkili Banka tarafından davalı tarafın hesabına 20.10.2021 tarihinde fatura karşılığı promosyon ödemesi yapıldığını, davalı tarafın sözleşmedeki taahhütlerini ihlal etmesi üzerine davalı tarafa ... 14.Noterliği'nin... tarihli ... yev.sayılı ihtarnamesi keşide edilerek 17.madde uyarınca Sözleşme'nin feshedildiği ve yine aynı madde uyarınca 64.708-TL cezai şart bedelinin müvekkili bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyen faizi ile birlikte 3 gün içerisinde ödenmesi hususunun ihtar edildiğini verilen sürede ödeme yapılmaması üzerine taraflarınca 24.04.2023 tarihinde ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ...E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından borca itiraz edildiğini, davalı tarafın takip dayanağı maaş sözleşmesindeki imzayı inkar etmediğini ve takip konusu alacağı ödediğine dair herhangi bir belge de ibraz etmediğini, İtiraz üzerine taraflarınca Arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, müzakerelerin anlaşmama ile sonuçlandığını 40.000-TL promosyon iadesi ve ihlal tarihinden İhtarname tarihine kadar müvekkili bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı aylık %3,43 faiz oranı üzerinden işleyen 23.324-TL ihtar öncesi faiz ile birlikte yasal yükümlülük gereği ödenen 1.166-TL BSMV 64,07-TL Damga Vergisi 1,60-TL BSMV 152,54-TL KDV tevkifatının BSMV tutarı ve 1.001,65-TL ihtarname masrafı ile birlikte toplam 67.098,72-TL üzerinden takibin başlatıldığını belirterek davanın kabulü ile ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasından başlatılan takibe vaki itirazın iptaline, İcra takibinin talep edilen miktar ve temerrüt faizi üzerinden devamına, Davalı borçlunun haksız itirazı nedeniyle alacağımızın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; işbu davada, müvekkili şirketin merkezinin bulunduğu ve sözleşmenin yapıldığı yer olan ... Asliye Ticaret mahkemeleri yetkili olduğunu, davacı banka yetkililerinin, talep olmasına rağmen müvekkili şirketin eski yönetim kurulu başkanının bankacılık işlemlerindeki yetkilerini kaldırmayarak müvekkili şirketin zarara uğramasına yol açtıklarını, müvekkili şirketin, güven ilişkisinin kalmaması nedeniyle davacı banka ile çalışmasını haklı sebeple sonlandırıldığını, müvekkili şirket yetkililerinin bankacılık işlemi yapma izin ve yetkilerini güncellemeyerek müvekkili şirketin toplamda 53.435,00 TL zarara uğratan davacı bankanın talep ettiği cezai şart bedeli haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin, davacı tarafa herhangi borcu olmadığını, itirazının haklı olduğunu, haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek öncelikle mahkememizce yetkisizlik kararı verilerek müvekkili şirketin merkezinin bulunduğu ve sözleşmenin akdedildiği yer olan ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, müvekkili şirket yetkililerinin bankacılık işlemi yapma izin ve yetkilerini güncellemeyerek müvekkili şirketi toplamda 53.435,00 TL zarara uğratan davacı bankanın talep ettiği cezai şart bedeli haksız ve kötü niyetli olması, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmaması nedeniyle haksız davanın reddine, davacı banka aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti dahil yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 07/12/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; "...Davacı banka ile davalı borçlu arasında 13.10.2021 tarihinde FİNANSMAAŞ SÖZLEŞMESİ (ÖZEL SEKTÖR) imzalandığı,(EK:1 SÖZLEŞME FOTOKOPİSİ) Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 16. maddesinde “Kurum’un bu sözleşme ve eklerindeki taahhütlerini zamanında ve tam olarak yerine getirmesi şartıyla Banka, Kurum’a 40.000 TL’yi KDV dâhil fatura karşılığı ödeyecektir” hükmüne yer verildiği, İş bu maddeye dayanarak davalı kuruma 13.10.2021 tarihinde fatura karşılığı davalı firmanın hesabına ödeme yapıldığı, Taraflar arasında imzalanman sözleşmenin 17.maddesinde, “40.000-TL(Kırk Bin TürkLirası)’yı, Sözleşme’nin imzalandığı tarihten itibaren BANKAnın o tarihte kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte, herhangi bir ihtara, ihbara gerek kalmaksızın ve herhangi bir itiraz ve defi iddiasında bulunmaksızın derhal BANKA'ya ödemeyi taahhüt eder” denildiği, Davalı, sözleşme ile üstlendiği taahhüdü yerine getirmemesinin gerekçesi olarak, şirketi temsil yetkisine sahip ortaklardan ....’nın sahip olduğu hisseleri 15.09.2022 tarihinde devretmesine ve şirketin, temsil yetkisinin kaldırılmasına ve bunun Banka’ya iletilmesine rağmen, davalı Banka’nın şirketin banka hesapları ve kredi kartlarındaki işlem yetkilerini, sunulan güncel imza sirküleri doğrultusunda güncellemeyerek ...’nın toplamda 53.435,00 TL zarara sebebiyet vermesi olarak gösterdiği, Davalının uğradığını ifade ettiği zararını eski ortağından tahsil edememesi durumunda, Bankaya yönelik hukuki işlem başlatma hakkının saklı olduğunu belirtmesine göre, beyanlarının 6098 sayılı BK’nun 139.maddesi kapsamında ‘takas’ def-i olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin Mahkeme’nin takdirinde olduğu, Dava dışı ...’nın işlemleri, Banka’nın şirket yetkili ve temsilcisini güncellediğini belirttiği 30.09.2022 tarihinden sonrasına ait bulunduğu, ancak, kredi kartı ile yapılan işlemlerin konusunun sözleşmenin 8.maddesine göre, Üye İşyeri Sözleşmesine tabi olduğu, Banka’nın Üye İşyeri Sözleşmesi’ne göre, davalının zararına yol açacak ihmal ya da işleminin bulunup bulunmadığı, dolayısıyla, davalının sözleşmeye uymamasını haklı kılacak bir düzenlemenin olup olmadığı Üye İşyeri Sözleşmesi’ne göre tespit edilebileceği, Üye İşyeri Sözleşmesi’nin bulunmamasına bağlı olarak bu konuda bir değerlendirme yapılamadığı, Davalı şirketin, sözleşme gereği personeline Banka aracılığı ile ödenmesi gereken maaş ödemelerinin hangi tarihten itibaren ödenmediği konusunda açıklık bulunmayışına bağlı olarak bu konuda Banka tarafından gönderilen .... 14.Noterliği’nin ... yevmiye sayılı ihtarın düzenlendiği ... tarihinin sözleşme hükümlerinin davalı şirket tarafından ihlal tarihi olarak değerlendirildiği, Davalının sözleşmeye uymamasını haklı kılacak Banka’dan kaynaklanan bir nedenin olmadığının kabulüne göre, sözleşmenin 17.maddesine göre ödemeyi kabul ettiği ‘40.000,00-TL Kırkbin Türk Lirası)’yi … Sözleşme’nin imzalandığı tarihten itibaren Banka’nın o tarihte kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte…’ ödemesi sözleşmenin gereği olduğu, Ödenecek tutara uygulanacak faizin tanımlaması sözleşmede ‘Banka’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz’ olarak yapılmış bulunmakla birlikte, bankanın sözleşmenin ihlal tarihi olarak kabul edilen 28.03.2023 tarihi itibari ile uyguladığı kısa vadeli kredi faizlerine ilişkin bilgi bulunmadığı, edilen 28.03.2023 tarihi itibari ile uyguladığı kısa vadeli kredi faizlerine ilişkin bilgi bulunmadığı, Davacının sözleşme şartlarına göre yapmış olduğu ödemeyi iade etmesi gerektiğinin kabul edilmesi haline göre, sözleşmenin 17.maddesine dayanılarak sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren yani 13.10.2021 tarihinden itibaren davacı bankanın iş bu tarihte, KISA VADELİ KREDİLERE UYGULANAN FAİZ ORANI aylık % 3.43 yıllık % 41.16 olarak beyanının esas alınacağının sayın mahkemenizce de kabul edilmesi halinde 41.16 faiz oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre davacının davalıdan; Takip tarihi (24.04.2023) tarihi itibarı ile, 106.777,37-TL (40.000,00-TL asıl alacak,+ 25.502,28-TL faiz+1.275,11-TL BSMV) talep edebileceği, Davacı Banka’nın ise takipte, dava dilekçesindeki beyanına göre,107.098,72-TL (40.000-TL asıl+ 24.490-TL faiz +1.224,50-BSMV+1,60 Damga Vregisi+1.001,65-TL ihtarname gideri) talep ettiği, Davacı Banka’nın talepleri ile hesaplanan arasında 321,35-TL (=107.098,72-106.777,37) fazla fark bulunduğu, Davacının talepleri arasında yer alan Damga vergisi ve İhtarname giderinin teyit edilmesi halinde, takibe konu talep, hesaplanandan 682,25-TL düşük kalacağından, davacının talebi ile bağlı olarak takibe konu tutarları isteyebileceği,teyit edilememesi halinde ise hesaplanan (106.777,37-TL) tutarı talep edebileceği, Taraflar arasındaki sözleşmenin 3 yıl (36 ay) olduğu, davalı tarafın üç yıllık sürenin yaklaşık 29 ayında (13.10.2020-28.03.2023 arası) sözleşmeye uyduğu, buna göre sözleşmeye uyulan dönemde dikkate alınarak oranlamaya gidilmesi ve uyulmayan dönem için hesaplama yapılmasının düşünülmesi halinde ise, Bankanın talep edebileceği alacağın 20.098,72-TL (107.098,72: 36x7) olacağı, Alacağın likit oluşuna göre, %20 oranında talep edilen icra inkar tazminatının mahkemenin takdirinde olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 23/04/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; "... Davacı banka ile davalı borçlu arasında 13.10.2021 tarihinde FİNANSMAAŞ SÖZLEŞMESİ (ÖZEL SEKTÖR) imzalandığı, Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 16. maddesinde “Kurum’un bu sözleşme ve eklerindeki taahhütlerini zamanında ve tam olarak yerine getirmesi şartıyla Banka, Kurum’a 40.000 TL’yi KDV dâhil fatura karşılığı ödeyecektir” hükmüne yer verildiği, İş bu maddeye dayanarak davalı kuruma 13.10.2021 tarihinde fatura karşılığı davalı firmanın hesabına ödeme yapıldığı, Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 17.maddesinde, “40.000-TL(Kırk Bin TürkLirası)’yı, Sözleşme’nin imzalandığı tarihten itibaren BANKAnın o tarihte kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte, herhangi bir ihtara, ihbara gerek kalmaksızın ve herhangi bir itiraz ve defi iddiasında bulunmaksızın derhal BANKA'ya ödemeyi taahhüt eder” denildiği, Davalı, sözleşme ile üstlendiği taahhüdü yerine getirmemesinin gerekçesi olarak, şirketi temsil yetkisine sahip ortaklardan ...’nın sahip olduğu hisseleri 15.09.2022 tarihinde devretmesine ve şirketin, temsil yetkisinin kaldırılmasına ve bunun Banka’ya iletilmesine rağmen, davalı Banka’nın şirketin banka hesapları ve kredi kartlarındaki işlem yetkilerini, sunulan güncel imza sirküleri doğrultusunda güncellemeyerek ...’nın toplamda 53.435,00 TL zarara sebebiyet vermesi olarak gösterdiği, Davalının uğradığını ifade ettiği zararını eski ortağından tahsil edememesi durumunda, Bankaya yönelik hukuki işlem başlatma hakkının saklı olduğunu belirtmesine göre, beyanlarının 6098 sayılı BK’nun 139.maddesi kapsamında ‘takas’ def-i olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin Mahkeme’nin takdirinde olduğu, Dava dışı ...’nın işlemleri, Banka’nın şirket yetkili ve temsilcisini güncellediğini belirttiği 30.09.2022 tarihinden sonrasına ait bulunduğu, 12.02.2024 tarihli Banka yazısının ekinde yer alan 24.08.2021 tarihli Üye İşyeri Sözleşmesi’nin 5.maddesi (…Adı geçen yetkili kişi/kişilerin değişmesi durumunda, ÜYE İŞYERİ,değişikliği derhal ve yazılı olarak BANKA'nın Üye İşyeri Hizmetleri Servisine ve ilgili şubesine bildirecektir.) ve 08.11.2021 tarihli ‘Tacirler İçin Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi’nin XI.21/a maddesi (… Müşteri, ortaklık yapısının değişmesi, yetki grupları için bildirdiği çalışanlarının ilişiğinin kesilmesi, yetkilerinde değişiklik yapılması gibi hususları Banka’ya derhal yazılı olarak bildirecektir.) düzenlemelerine göre, davalı şirketin, yetkili değişikliğini bildirmekle birlikte, somut olarak önceki yetkilinin kart kullanımının iptalini talep etmediği, Banka’nın da yetkili değişikliğine bağlı olarak daha önceden bildirilen yetkilinin kullanımına bırakılmış ek kartın iptalini gerçekleştirmediği, tarafların ek kartın kullanımından kaynaklanan ortaklaşa kusurlarının bulunduğu, kusur oranının ½’şer olarak değerlendirildiği, -Davalı şirketin, sözleşme gereği personeline Banka aracılığı ile ödenmesi gereken maaş ödemelerinin hangi tarihten itibaren ödenmediği konusunda açıklık bulunmayışına bağlı olarak bu konuda Banka tarafından gönderilen ... 14.Noterliği’nin ... yevmiye sayılı ihtarın düzenlendiği ... tarihinin sözleşme hükümlerinin davalı şirket tarafından ihlal tarihi olarak değerlendirildiği, Davalının sözleşme şartlarına göre yapmış olduğu ödemeyi iade etmesi gerektiğinin kabul edilmesi haline göre, sözleşmenin 17.maddesine dayanılarak sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren yani 13.10.2021 tarihinden itibaren davacı bankanın iş bu tarihte, KISA VADELİ KREDİLERE UYGULANAN FAİZ ORANI aylık % 3.43 yıllık % 41.16 olarak beyanının esas alınacağının sayın mahkemenizce de kabul edilmesi halinde 41.16 faiz oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre davacının davalıdan; Kök Raporda, hesaplamada maddi hata yapıldığının anlaşılması ve davacı tarafından sunulan noter makbuzuna göre masrafın 1.001,65-TL olmasına göre yapılan hesaplamaya göre, takip tarihi itibarı ile, Banka’nın talep edebileceği alacağı 66.724,83-TL tespit edildiği, ayrıca, taraflar arasındaki sözleşmenin 3 yıl (36 ay) olduğu, davalı tarafın üç yıllık sürenin yaklaşık 29 ayında (13.10.2020-28.03.2023 arası) sözleşmeye uyduğu, buna göre sözleşmeye uyulan dönemde dikkate alınarak –sözleşmede bu nitelikte bir hüküm bulunmamakla birlikte- oranlamaya gidilmesi ve uyulmayan dönem için hesaplama yapılmasının düşünülmesi halinde ise, Bankanın talep edebileceği alacağı 12.974,27-TL (66.724,83: 36x7) olacağı, Uyuşmazlık konusu olayda tarafların ortaklaşa kusurlarının bulunduğu ve kusur oranının ½’şer kabul edilmesi durumunda, talep edilebilecek alacağın ½ kusur oranına göre 6.487,14-TL (=12.974,27:2) tespit edildiği, Alacağın likit oluşuna göre, %20 oranında talep edilen icra inkar tazminatının mahkemenin takdirinde olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 11/11/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna göre;"... 07.12.2023 ve 23.04.2024 tarihli Kök ve Ek rapordaki değerlendirmelerimizin muhafaza edildiği; 2-) Davacı Banka’nın, davalı hakkında ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün...E sayılı takip başlattığı, takipte, 67.098,72-TL (=40.000-TL promosyon iadesi + 23.324-TL ihtar öncesi faiz + 1.166-TL BSMV + 65,67-TL Damga Vergisi+ 152,54-TL KDV+ 1.381,87-TL faiz+ 1.001,65-TL ihtarname masrafı +7,08-TL faiz) talep eyttiği, Alacağın hesaplanmasında Kök Raporda, maddi hata yapıldığının anlaşılması ve davacı tarafından sunulan noter makbuzuna göre masrafın 1.001,65-TL olmasıda dikkate alınarak, hesaplamam 23.04.2024 tarihli Ek raporda düzeltildiği ve davacı Banka’nın takip (24.04.2023) tarihi itibariyle alacağının 65.498,73-TL (=(=64.325,65-TL asıl+ 1.388,86-faiz+ 1.166,00 BSMV) hesaplandığı, Hesaplanan alacak tablosu aşağıdaki gibi olduğu, Davacı tarafından takipte talep etiği alacak ile hesaplanan alacak arasında 1.599,99-TL (67.098,72-65.498,73) fark tespit edildiği, Taraflar arasındaki sözleşmenin 3 yıl (36 ay) olduğu, davalı tarafın üç yıllık sürenin yaklaşık 29 ayında (13.10.2020-28.03.2023 arası) sözleşmeye uyduğu, buna göre sözleşmeye uyulan dönemde dikkate alınarak –sözleşmede bu nitelikte bir hüküm bulunmamakla birlikte oranlamaya gidilmesi ve uyulmayan dönem için hesaplama yapılmasının düşünülmesi halinde Banka’nın takip tarihine göre alacağının 12.735,86-TL (=65.498,73:36x7) olacağı, Dava dışı ...’nın işlemleri, Banka’nın şirket yetkili ve temsilcisini güncellediğini belirttiği 30.09.2022 tarihinden sonrasına ait bulunduğu, 24.08.2021 tarihli Üye İşyeri Sözleşmesi’nin 5.maddesi (…Adı geçen yetkili kişi/kişilerin değişmesi durumunda, ÜYE İŞYERİ,değişikliği derhal ve yazılı olarak BANKA'nın Üye İşyeri Hizmetleri Servisine ve ilgili şubesine bildirecektir.) ve 08.11.2021 tarihli ‘Tacirler İçin Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi’nin XI.21/a maddesi (… Müşteri, ortaklık yapısının değişmesi, yetki grupları için bildirdiği çalışanlarının ilişiğinin kesilmesi, yetkilerinde değişiklik yapılması gibi hususları Banka’ya derhal yazılı olarak bildirecektir.) düzenlemelerine göre, davalı şirketin, yetkili değişikliğini bildirmekle birlikte, somut olarak önceki yetkilinin kart kullanımının iptalini talep etmediği, Banka’nın da yetkili değişikliğine bağlı olarak ek kartın iptalini gerçekleştirmediği, tarafların ek kartın kullanımından kaynaklanan ortaklaşa kusurlarının bulunduğunun kabulü halinde belirlenecek orana göre üstte hesaplanan alacak miktarlarının değişeceği, Alacağın likit olşuna göre , %20 oranında talep edilen icra inkar tazminatının mahkemenin takdirinde olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 17/02/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; "... Davacı/ ...Şirketi ile Davalı/ ... Şirketi arasında 13.10.2021 tarihinde, personel maaş ödemelerinin ... üzerinden yapılmasına ilişkin Maaş ödemeleri Sözleşmesi imzalandığı, Maaş Sözleşmesi gereği 13.10.2021-13.10.2024 tarihleri arasında 3 yıl personeline Banka aracılığı ile ödenmesi gereken maaş vb. ödemeleri 15.10.2021– 27.09.2022 tarihleri arasında düzenli olarak 12 ay yapıldığı, Eylül Maaş ödemesi için 19.09.2022 ve 10.10.2022 tarihinde 2 kişi için 9.800.-TL gönderildiği, diğer aylar için ödeme gönderilmediği Şirket hesap hareketlerinden görülmektedir. Davalı şirketin Maaş Sözleşmesine göre en son (iki kişi) 10.10.2022 tarihinde Maaş Ödemesi gerçekleştirmesi, Sözleşmenin 17. Maddesine göre üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle, Sözleşme’nin imzalandığı tarihten itibaren ‘Banka’nın o tarihte kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte’ olacak ve sözleşmenin imzalanması ve uygulanmasından doğan vergilerin davalı şirkete ait olmasına (Söz.Md.11) bağlı olarak, başlangıçta davacı Banka tarafından ödenen KDV ve faizlerin gider vergisi (BSMV) davalı tarafından karşılanması gereği, ödeme dekontları temin edilerek hesaplamalarda dikkate alınmıştır. Banka’nın 28.03.2023 tarihinde kısa vadeli kredilere aylık %3,43 yıllık % 41.16 olarak faiz oranı uyguladığı yazı ile tespit edilmiştir. Damga Vergisi, KDV, BSMV ve İhtar için ödemenin yapıldığı tarihten itibaren T.C. Merkez Bankası Reeskont Avans Faiz Oranı(13.10.2021-31.12.2021 %16,75;31.12.2021-31.12.2022 %15,75; 31.12.2022-24.04.2023 %10,75) üzerinden yapılan hesaplamaya göre, davacının davalıdan ödeme talep ettiği, Kök ve Ek Bilirkişi Raporlarında sözleşme tarihi olan 13.10.2021 tarihinden önceki bir tarih olan 13.10.2020 tarihi ile 28.03.2023 tarihleri arası dikkate alınması nedeniyle 29 Ay olarak hesaplama yapıldığı, 24.04.2023 Takip tarihi itibari ile hesaplanan alacak 67.991,74 TL olduğu, Talep ile Bağlılık gereği, Davacı Bankanın Davalıdan 67.098,72 TL alacaklı olduğu, Sözleşmenin bu hükümleri dikkate alındığında ; davalı firmanın ‘yetkili kişi/kişilerin değişmesi durumunda, ek kart hamilinde bulunan kartın iptalini ve yazılı olarak BANKA'ya bildireceğine ilişkin yükümlülüğü bulunduğu değerlendirilmektedir. Ancak ; Davalı şirket bu yükümlülüğü yerine getirmemiş olsa dahi ; Banka’nın davalı hesaplarında işlem yapma yetkisini güncellediği dikkate alınarak; (ek kredi kartının iptali ayrıca istenmemiş olduğundan) müşteri talep etmese dahi; ek kredi kartını iptal etme yükümlülüğü bulunup bulunmadığı veya ek kredi kartının iptal edilmemesinde tarafların ortaklaşa kusurunun bulunup bulunmadığının takdiri Sayın Mahkemeniz’dedir. Taraflar arasında imzalanan Maaş Sözleşmesinin 3 yıl(36 ay) olduğu, davalı tarafın 36 aylık sürenin 12 ayında(15.10.2021-10.10.2022) sözleşmeye uyduğu, Buna göre sözleşmeye uyulan dönem dikkate alınarak ‘Sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmamakla’ birlikte oranlamaya gidilmesi ve uyulmayan dönem için hesaplama yapılmasının düşünülmesi halinde, Bankanın talep edebileceği alacağı; -Sözleşmenin 17.Maddesine dayanarak ödemenin tamamını sözleşmenin imzalandığı 13.10.2021 tarihindeki % 30 faiz oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre, davacının davalıdan; Toplam 58.830,00 TL(36 ay) Kalan 24 ay için,39.220,00 TL (58.830,00/36 x 24) olarak hesaplanmıştır. Sözleşme’nin imzalandığı tarihten itibaren ‘Banka’nın o tarihte kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte’ olacak ve sözleşmenin imzalanması ve uygulanmasından doğan vergilerin davalı şirkete ait olmasına göre, davacı Banka’nın 28.03.2023 tarihinde kısa vadeli kredilere aylık %3,43 yıllık % 41.16 faiz oranı uyguladığı dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre, davacının davalıdan; Toplam 67.991,74 TL (36 ay) Kalan 24 ay için; 45.327,83 TL(67.991,74/36 x 24) olarak hesaplandığı..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 26/04/2025 tarihli bilirkişi raporuna ek göre; "...Davacının itirazlarında kök raporda da belirtildiği gibi Sayın Mahkemenizin yetkili olduğu kabulü devam etmektedir. Davalı şirket, dilekçesinde “"Davalının, şirketin, temsil yetkisinin değiştiğine ve ...’nın temsil yetkisinin kaldırıldığına ilişkin bilgiyi Banka’ya ilettiği tarih dosyadaki bilgilerden anlaşılmamaktadır..." beyanında bulunulmuş olup bu durumun kabulü tarafımızca mümkün değildir.” Itırazında bulunmuştur. Ancak kök raporumuzda da “ Banka, 14.11.2023 tarihli yazısında, ‘... A.Ş.’nin... tarih ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde tescil edilen bilgilere göre ..., münferiden imza yetkilisi olarak tayin edilmiş; Bankamız sistemlerinde de firmaya ait imza yetkilisi tanımlaması, 30.09.2022 tarihinde ...olarak güncellenmiştir’ bilgisini vermiştir.” açıklaması yapılmıştır. Davalı şirket itiraz dilekçesinde “Kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu sözleşme müvekkil ve davacı arasında 3 yıl (36 ay) süreyle imzalanmıştır. Müvekkil bu süreçte 29 ay boyunca sözleşmeye aykırı bir davranışta bulunmamıştır.” açıklamasıyla, kök raporumuz IV.1 maddesinde 12 ay boyunca sözleşmeye aykırı bir davranışta bulunmadığı detayını gözardı etmiştir. Ayrıca, davalı şirket itiraz dilekçesinde “Davacı bankanın icra takibine konu ettiği sözleşmede kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranını belirtmemiştir. İşbu dosyada faiz oranına ilişkin herhangi bir kayıt da yoktur. Buna rağmen yıllık %41.16 faiz oranı üzerinden yapılan hesaplama yapılmıştır.” ifadesiyle, kök raporumuz ekinde sunulan Ek(4): Banka Kısa Vadeli Faiz Oranı Yazısı’nı dikkate almamıştır. Sözleşme’nin imzalandığı tarihten itibaren Banka’nın o tarihte kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte, sözleşmenin imzalanması ve uygulanmasından doğan vergilerin de davalı şirkete ait olmasına (Söz.Md.11) bağlı olarak takip kalemleri; Asıl Alacak: 40.000,00 TL (Sözleşme Gereği Davalıya ödenen) Diğer Asıl Alacağı: 23.324,00 TL (Asıl Alacak üzerinden %3,43 Aylık faiz oranından hesaplanan Faiz olup Banka tarafından Diğer Asıl Alacak olarak yazılmıştır. Sayın Mahkemenizin takdiri ve kabulü yetkisindedir.) - Banka tarafından Damga Vergisi, KDV, BSMV ve İhtar için ödemenin yapıldığı tarihten itibaren T.C. Merkez Bankası Reeskont Avans Faiz Oranı(13.10.2021-31.12.2021 %16,75; 31.12.2021-31.12.2022 %15,75; 31.12.2022-24.04.2023 %10,75) üzerinden yapılan hesaplamaya göre takip kalemleri oluşmuştur. Taraflar arasında imzalanan Maaş Sözleşmesinin 3 yıl(36 ay) olduğu, davalı tarafın 36 aylık sürenin 12 ayında(15.10.2021-10.10.2022) sözleşmeye uyduğu, Buna göre sözleşmeye uyulan dönem dikkate alınarak ‘Sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmamakla’ birlikte oranlamaya gidilmesi ve uyulmayan dönem için Sayın mahkemenin talebi ile yapılan hesaplamaya göre, Bankanın talep edebileceği alacağı; 40.000,00 TL(Alacak Tutarı) 10.928,60 TL(İşlemiş Faiz, Vergi ve Masraf Toplam Tutarı) 50.928,60 TL (36 ay Toplam Tutar) Bakiye Süre 24 ay için; 33.952,40 TL(50.928,60/36 x 24) olarak hesaplanmıştır..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 02/12/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna ek göre; "...Davacının itirazlarında kök ve ek raporda da belirtildiği gibi Sayın Mahkemenizin yetkili olduğu kabulü devam etmektedir. Davalı şirketin itirazlarında kök ve ek rapora yapılan itiraz ile aynı olması nedeniyle ek rapordaki değerlendirmemizin kabulü devam etmektedir. Taraflar arasında imzalanan Maaş Sözleşmesinin 3 yıl(36 ay) olduğu, davalı tarafın 36 aylık sürenin 12 ayında(15.10.2021-10.10.2022) sözleşmeye uyduğu, Buna göre sözleşmeye uyulan dönem dikkate alınarak ‘Sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmamakla’ birlikte oranlamaya gidilmesi ve uyulmayan dönem için hesaplama yapılmasının düşünülmesi halinde, Bankanın talep edebileceği alacağı; sözleşme’nin imzalandığı tarihten itibaren ‘Banka’nın o tarihte kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte’ olacak ve sözleşmenin imzalanması ve uygulanmasından doğan vergilerin davalı şirkete ait olmasına göre, davacı Banka’nın 28.03.2023 tarihinde kısa vadeli kredilere aylık %3,43 yıllık % 41.16 faiz oranı uyguladığı dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre, davacının davalıdan; Toplam 67.991,74 TL (36 ay) Kalan 24 ay için; 45.327,83 TL(67.991,74/36 x 24) olarak hesaplandığı..."sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı. ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün...Esas Sayılı İcra takip dosyası UYAP üzerinden incelendi. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak için başlatılan icra takibine yönelik itirazın 2004 Sayılı İİK'nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafça itirazın iptali davasının ikame edilmesi için dava şartı olan Arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğu, İstanbul Arabuluculuk Bürosu vasıtasıyla yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu anlaşıldı. ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında incelenmesinde; genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ''...'' ödeme emri düzenlendiği, borçlu tarafından icra takip dosyasına sunulan dilekçe ile; borca ve ferilerine itiraz edildiği, süresinde yapılan iş bu itiraz nedeniyle icra takibinin durdurulduğu, takibin devamı için huzurdaki davanın süresi içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafın mahkememizin yetkisine ilişkin itirazının ön inceleme celsesinde 7 numaralı ara karar ile değerlendirildiği taraflar arasındaki sözleşmenin 13. Maddesinde İstanbul Mahkemeleri yetkili kılınması nedeniyle HMK 17 ve alacağın sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle HMK 10 ve TBK 89 maddesi kapsamı gereğince yetki itirazının reddine karar verildiği anlaşıldı. Davalı tarafından taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine itiraz edilmediği anlaşıldı. Davacı banka ile davalı arasında 13/10/2021 tarihli Finansmaaş Sözleşmesi imzalandığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 16. maddesinde “Kurum’un bu sözleşme ve eklerindeki taahhütlerini zamanında ve tam olarak yerine getirmesi şartıyla Banka, Kurum’a 40.000 TL’yi KDV dâhil fatura karşılığı ödeyecektir” hükmüne yer verildiği, bu maddeye dayanarak davalı kuruma 13.10.2021 tarihinde fatura karşılığı davalı firmanın hesabına ödeme yapıldığı, taraflar arasında imzalanman sözleşmenin 17.maddesinde, “40.000-TL Sözleşme’nin imzalandığı tarihten itibaren BANKAnın o tarihte kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte, herhangi bir ihtara, ihbara gerek kalmaksızın ve herhangi bir itiraz ve defi iddiasında bulunmaksızın derhal bankaya ödemeyi taahhüt eder” denildiği, davalı tarafın sözleşmeyi ihlal ettiği, davalı şirketin, sözleşme gereği personeline Banka aracılığı ile ödenmesi gereken maaş ödemelerinin yapılmayarak sözleşme hükümlerinin davalı şirket tarafından ihlal edildiği, davalının sözleşmeye uymamasını haklı kılacak Banka’dan kaynaklanan bir nedenin olmadığı, sözleşmenin 17.maddesine göre ödemeyi kabul ettiği ‘40.000,00-TL Kırkbin Türk Lirası)’yi … Sözleşme’nin imzalandığı tarihten itibaren Banka’nın o tarihte kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte…’ ödemesi sözleşmenin gereği olduğu, davalı tarafından sözleşmeye 12 ay uyulduğu uyulmayan aylara ilişkin oranlama yapılmasına dair sözleşmede özel bir hüküm bulunmadığından bilirkişi son ek raporunda ilk yapılan hesaplama dikkate alınmakla davanın tümden kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, Davalının ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazların iptali ile takip talebindeki şartlarla TAKİBİN DEVAMINA, Kabul edilen alacağın %20' si olan 13.419,744 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Alınması gereken 4.583,51 TL harçtan peşin 810,39 TL alınan harcın mahsubu ile bakiye 3.773,12 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ve 810,39 TL peşin harç toplamı olan 1.080,24 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 18.515,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına, Artan avansın ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma yolu ile) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/01/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.