Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2023/1311 E. 2026/56 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1311
- Karar No
- 2026/56
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İncelenen Kararın Mahkemesi:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi:02/06/2023 Davanın Türü:Asıl Dava Bakiye İş Bedeli Alacağı ve fazla iş bedeli (Eser Sözleşmesi) Karşı Dava Tazminat Dava Tarihi:Asıl Dava 05/11/2018 Karşı Dava 06/12/2018 Karar Yazım T:21/01/2026
İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili açtığı dava ile, taraflar arasında 28/11/2017 tarihli sözleşmeyle taşocağı işletmesi için 65 m3 stok bunkerleri ve ek hizmet bedelleri konulu üretim araçları için sözleşme yapıldığını, sözleşme bedelinin 450.000,00 TL + KDV olduğunu, davalı tarafın ödeme yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmemesine karşı makinenin davalıya teslim edildiğini, ilave üretim ve hizmet işlemlerinin süresinde teslim edildiğini, yapılan ek üretim ve hizmet bedellerinin davacıya ödenmediğini, 08/10/2018 tarih ... numaralı 344.500,00 TL bedelli fatura tanzim edilerek gönderildiğini ve 08/10/2018 tarihinde ihtarname çekilerek ödeme talep edildiğini, ancak sonuç alınamadığını, tarafların ticari ilişkisinden kaynaklanan ayrıca cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davalı şirketten 47.142,80 TL cari hesap alacağının reeskont avans faiziyle birlikte tahsili gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, bilahare sunduğu ıslah dilekçesiyle de alacak miktarını 229.491,90 TL'ye yükseltilmiştir. II. CEVAP VE KARŞI DAVA Davalı vekili cevabında, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, taraflar arasında yapılan sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu, davacıya taahhüt edilen ödemelerin yapıldığını, davacı tarafça taahhüdün yerine getirilmeyip yarım bırakıldığını, bu konuda taraflar arasında tutanak tutulduğunu, davacının gönderdiği 344.560,00 TL miktarlı faturanın hukuki dayanağının bulunmadığını ve faturanın iade edildiğini, bu fatura dolayısıyla borç bulunmadığını, davacının işi bırakması sebebiyle davalının vinç kiralayarak ve işçi tutarak, başka yerden malzeme alarak işi tamamlattığını, davacının iddiasını kesin delille ispatlaması gerektiğini, taraflar arasında sürekli mal alışverişi bulunmadığını, bu nedenle cari hesap sözleşmesi olmadığını, davacının teslim belgesi sunamadığını, işin montaj dahil bitirilmesi gerektiğini, taraflarca tutulan 03/10/2018 tarihli tutanakta eksiklerin belirlendiğini ve işin tam olarak bitirilmediğinin tespit edildiğini, sözleşmeye aykırı fatura düzenlendiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Davalı/karşı davacı vekili açmış olduğu karşı dava ile, davacının işi bitirmediğini, makinenin sezonda çalışamadığını, bu nedenle vinç kiralandığını, montaj işçileri bulunduğunu, işçilere konaklama, yemek vs hizmetlerin sunulduğunu, üçüncü şahıslara ilave paralar ödendiğini, yaklaşık maddi zararın 50.000,00 TL olduğunu, bunker ve ilave makinelerin faaliyete geçmemesinden dolayı çok bir maddi kayıp olduğunu, aylık kaybın 100.000,00 TL civarında olduğunu ileri sürerek her iki talep yönünden 100.000,00 TL maddi tazminatın davalı karşı davacıdan en yüksek banka mevduatına uygulanan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı/karşı davalı vekili cevabında, karşı davanın somutlaştırılmadığını, soyut ifadeler kullanıldığını, somut belge ve delil sunulmadığını, ayıplı ve eksik ifanın bulunmadığını, davacı şirketin kendi işletme sorunları sebebiyle kazanç kaybı yaşadığını ileri sürerek reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi, somut olayda davacı dilekçesinde her ne kadar makine üretiminden kaynaklı ticari ilişki olduğunu ileri sürmüş ise de, dosyada taraflar arasında yapılmış yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, taraflar arasında makine üretimi ve kurulumuna dayalı 28/11/2017 tarihli yazılı sözleşme ve bu ticari ilişkiye dayalı açık hesap ilişkisi olduğu; davacı tarafın davalıdan sözleşme dışı ilave hizmet ve üretim bedeli ile açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunduğu; yine taraflar arasında imza inkarına uğramayan 03/10/2018 tarihli rapor başlıklı belgede İşin yapımına 2018 mart ayında başlanmış olup, 2018 yılı haziran ayı sonuna kadar aralıklarla çalışıldığı ve işin tam olarak bitirilemediği, yapılan işte 2 adet tambur, l adet tambur mili, 3 adet redüktör ile kırma eleme tesisinin korkuluk ve muhafazalarında eksiklikler kaldığı hususlarının tespit edilerek imza altına alındığı, uyuşmazlık konusunun temelinin davacı tarafça davalıya kesilen 08/10/2018 tarihli faturaya ilişkin olup bu fatura ile davacı tarafın sözleşme dışı ilave işler yaptığından bahisle (kaplama-platform- merdiven) bu işlerin bedelini davalıdan talep ettiği, taraflar arasında davacının iddia ettiği şekilde ek hizmet ve kurulum işlemleri ile ilgili ödenecek ücrete dair yazılı bir sözleşmenin mevcut olmadığı, dosyada mevcut ve yapılan 2. keşiften sonra alınan, mahkemece de hükme esas alınan ... tarihli heyet bilirkişi raporuna göre taraflar arasında düzenlenen 28/11/2017 tarihli sözleşmeye kurulum bedelinin dahil olduğu, makine kurulumunun davacı - karşı davalı tarafça yaklaşık 5 ay gecikmeli şekilde ve eksik yapıldığı, sözleşmede gecikmeye ilişkin bir yaptırım bulunmadığı, ilave olduğu belirtilen kaplama-platform ve merdiven imalatların yerinde mevcut olduğu, ayrıca 18/12/2020 tarihli keşifte dinlenen davalı tanığı ...'ın platform ve merdiven işlerinin davacı tarafça yapıldığını beyan ettiği; bu nedenle davacının sözleşme harici ilave işleri gerçekleştirdiğinin kabulü gerektiği, sözleşme içeriğinden konveyör bant kapatması, tesis kapatması işlerinin ilave iş kapsamında olduğunun değerlendirildiği, fakat “tesis kurulum dinar” adlı maddenin hatalı olarak ana işin kurulumu şeklinde değerlendirildiği, işin kurulumu ve teslim edilmesi maddesinden ilave işlerin kurulumunun kastedilmiş olabileceği, sözleşmeye göre ana işin kurulumunun ilave iş kapsamında değerlendirilemeyeceği, rapora göre davacı-karşı davalı tarafından yapılan ilave işlerin bedelinin 08/10/2018 tarihli fatura tarihi itibariyle KDV dahil 182.278,14 TL olarak belirlendiği; davacı-karşı davalı tarafça sunulan 08/10/2018 tarihli faturanın ise ise 344.500,00 TL bedelli olup sunulan faturanın somut olaya göre yüksek olduğu; bu nedenle davacı/karşı davalı tarafın, davalı/karşı davacı taraftan talep edebileceği ilave iş ve üretim bedelinin 182.278,14 TL olabileceği ve bu alacağa davalı/karşı davacı tarafça alacağın ödenmesi talebine red cevabı verilen ihtar tarihi olan 16/10/2018 tarihinden itibaren faiz işletilmesine ve her iki taraf tacir olmakla alacağa avans faizi uygulanmasına karar vermek gerektiği, davacı/karşı davalının talep ettiği açık hesap alacağına ilişkin olarak ise davacı tarafından kesilen faturalardan davalı/karşı davacı tarafça yapılan ödemelerin mahsubu ile açık hesap alacağının 08/07/2019 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak 47.213,76 TL olduğu kanaati ile bu yöndeki alacak yönünden daha önce temerrüt gerçekleşmediğinden dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına ve her iki taraf tacir olmakla alacağa avans faizi uygulanmasına karar vermek gerektiği, karşı dava bakımından yapılan inceleme ve değerlendirmede ise; davalı karşı davacı tarafça davacı/karşı davalının edimlerini sözleşmeye uygun şekilde yerine getirmediği iddiası ile yaptığı masraflara ilişkin maddi zararın talep edildiği, dosya kapsamından davacı-karşı davalının edimini geç ve eksik şekilde yerine getirdiğinin anlaşııldığı, bu kapsamda davalı-karşı davacının dava dışı kişilere tamamlattığı işlere yönelik maddi zararı davacı-karşı davalıdan talep edebileceği, dosya kapsamında yapılan 2. keşiften sonra tanzim edilen ve mahkemece de hükme esas alınan ... tarihli heyet bilirkişi raporuna göre hesaplanan eksik işler için davalı/karşı davacı tarafından yapılan masraf ve ödemeler ile ürün kaybına yönelik maddi tazminatın ise 85.225,00 TL olduğu kanaatine varılarak karşı davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, davacı/karşı davalı vekilinin yargılamanın devamı sırasında, takas ve mahsup talebinde bulunduğu, dava tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nın 139. maddesinin ilk iki fıkrası, ''1-İki kişi karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir. 2- Alacaklardan biri çelişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir.'' hükmünü içerdiği, yenilik doğuran bir hak olan takasın, davadan önce ve dava sırasında ileri sürülmesinin mümkün olduğu gibi, terditli olarak beyan edilmesinin de takasın şarta bağlandığı anlamına gelmediği, takas talebinin mutlaka karşı dava şeklinde ileri sürülmesinin zorunlu olmadığı, savunma olarak da ileri sürülmesinin olanaklı olduğu, ilke olarak, takas def'inin de diğer def'iler gibi cevap dilekçesi süresinde ileri sürülmesi gerektiği, takas savunmasının HMK'nın 141. maddesinde yazılı aşamada serbestçe, ön inceleme ve sonraki aşamada ıslah ya da açık muvafakat ile yapılabileceği, somut davada, davacı/karşı davalı vekilinin, süresinde ileri sürülmeyen takas ve mahsup def'ine yönelik olarak açıkça savunmanın genişletilmesine muvafakatlerinin olmadığını beyan ettiği, davalı/karşı davacının süresinde ileri sürülmeyen ve davacı/karşı davalı tarafça da açıkça muvafakat edilmeyen takas ve mahsup def'inin dikkate alınmadığı gerekçesiyle asıl dava bakımından: davanın kabulü ile; 182.278,14 TL ilave hizmet ve üretim bedelinin temerrüt tarihi olan 16/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 47.213,76 TL açık hesap alacağının dava tarihi olan 05/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı dava bakımından: davanın kısmen kabulü ile; 85.225,00 TL maddi tazminatın karşı dava tarihi olan 06/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi asıl davada ve karşı davada verilen kararı iş sahibi ... ... A.Ş. vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davalı/karşı davacı vekili, davacının açtığı davanın kısmi dava olduğu, belirsiz alacak davası olmadığı, mahkemenin hukuki nitelendirme hatası yaptığı, fatura ve muhasebe kayıtları karşılaştırıldığında kabul anlamına gelmemek kaydıyla 47.213,77 TL alacağın bulunduğunun söylenebileceği, sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu, 03/12/2018 tarihli taraflarca tutulan raporun işin eksik olarak teslimi anlamına geldiği, ilave hizmet ve üretim bedeli istenemeyeceği, hükme esas alınan raporların hatalı olduğu, asıl ve ilave iş konularında çelişkili ve hatalı değerlendirme yapıldığı, raporlara göre davacı/karşı davalının haksız olduğu, mali müşavir bilirkişi raporuna göre tespit edilen alacağın 47.213,76 TL olabileceği, 182.278,14 TL'nin kabulünün hatalı olduğu, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığı, işi sonuçlandırmadan teslim edip gittiği, karşı davanın kısmen reddine dair toplanan delillerin mevzuata aykırı olduğu, faiz başlangıcına ilişkin kararın ve avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğu, takas/mahsup talebinin değerlendirilmemesinin hukuka aykırı olduğu gibi nedenlerle asıl ve birleşen dosyada verilen kararları istinaf etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl dosya davacısı yüklenici, davalı iş sahibi olup, asıl dosya fazla imalat bedeli ile bakiye hak ediş alacağı istemine ilişkin, karşı dava ise, müspet ve menfi zararın giderimine ilişkindir. 2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. 3. Değerlendirme 3.1.Hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda asıl davaya konu edilen 344.500,00 TL'lik fatura dolayısıyla davacının sözleşme dışı ilave iş olarak konveyör bant kapatması ve tesis kapatması işini yaptığı ara iş kurulumunun ilave iş kapsamında değerlendirilemeyeceği, buna göre davacının talep edebileceği bedelin KDV dahil 182.278,14 TL olduğu belirlenmiş ve mahkemece bu bedel kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Davalı taraf rapora itirazında hesaplamaya itiraz ederek 05/03/82018 tarihli ... seri nolu faturada toplam 600 m2 tesis kapamasının 77.000,00 TL + KDV olarak faturalandırıldığını ileri sürerek ilave iş olarak istenemeyeceğini ileri sürmüştür. Mahkemece anılan faturanın okunaklı örneğinin tarafça sunulması sağlanarak, mali müşavir bilirkişinin de bulunduğu hükme esas raporu düzenleyen heyetten ek rapor alınmak suretiyle konveyör bant kapaması ve tesis kapaması işlerinin fatura kapsamında bulunup bulunmadığı hususunda değerlendirilme yapılmadan sonuca gidilmesi doğru olmamıştır. 3.2.Davacı taraf 08/10/2018 tarihli ihtarnamesiyle 344.560,00 TL'lik KDV'li alacağın ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde ödenmesini talep etmiştir. Mahkemece ihtarnamenin tebliğine ilişkin kayıtlar ilgili noterlikten getirtilerek ihtarnamenin davalı iş sahibine tebliğ edildiği tarihe 10 günlük süre eklendikten sonra temerrüt tarihi belirlenerek buna göre hüküm kurulması gerekirken, bu husus araştırılmadan yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır. 3.3. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı/karşı davacı vekilinin asıl ve karşı davaya yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-a/6 maddesi uyarınca, kararın esası incelenmeksizin tümüyle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. V. KARAR 1)Yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin tümüyle ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran tarafa iadesine, 2)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 21/01/2026 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi. ...