İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/548 E. 2025/810 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/548
- Karar No
- 2025/810
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/548 Esas KARAR NO : 2025/810
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/08/2023 KARAR TARİHİ : 20/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendisine ait organizasyon şirketi olup davet ve özel günlerde organizasyonlar yaptığını, müvekkilinin yapılacak yılbaşı organizasyonu için de davalı ile anlaştığı ve bu iş için 50.000,00-TL'lik masraf yaptığını, ancak müvekkilinin organizasyonu sorunsuz şekilde yapmasına karşılık karşı yanın organizasyon bedelini ödemediğini, müvekkinin verdiği hizmetin bedelini faturalandırarak karşı yana gönderdiğini ancak karşı yan tarafından söz konusu faturaya ihtarname ile itiraz edilerek hiçbir şekilde müvekkiline bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine müvekkilinin alacağını tahsil etmek amacı ile ... 20.İcra Dairesi'nde ...E. sayısı ile takip başlattığını, ancak davalı borçlunun işbu takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini beyanla davanın kabulü ile davalının yerinde olmayan itirazlarının kaldırılarak takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak edimini ifa etmediğini, müvekkili şirket çalışanları tarafından yapılan harcamalar neticesinde müvekkili şirketin kendisinin çalışanları ile el birliği ile süsleme organizasyonunu gerçekleştirdiğini, davacı yanın iddiasını ispatlar hiçbir delili sunmadığını, davacı vekilinin sunmuş olduğu faturanın 25.08.2022 tarihli düzenlendiği, taraflarınca yılbaşı organizasyonu için anlaşılmış olan hizmet sözleşmesine istinaden yapıldığı iddia edilen 50.000,00 Türk Lirası masrafının neden Ağustos ayına ilişkin olduğunun izaha muhtaç olduğunu, yılbaşı organizasyonu sebebiyle Ağustos ayına ait kesilen faturanın masraf olarak nitelendirilmesinin de görüldüğü üzere hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafça düzenlenen 06.02.2023 tarihli, ... numaralı 118.000,00 TL bedelli e-arşiv faturaya 13.02.2023 tarihinde itiraz edildiği, itirazın içeriğinde ise hiçbir şekilde faturayı kabul etmediklerinin bildirildiğini, davacının taraflar arasında kararlaştırılan hizmet sözleşmesinin edimini gereği gibi yerine getirmediğini, icra-inkar tazminatı talebinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla davacı tarafça yasa ve usule aykırı olarak açılan davanın ve tüm taleplerinin öncelikle usulden ve her halükarda esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR / Davacının nüfus kayıt örneği UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış, davacı hakkında esnaf-tacir araştırması yapılmış, davalı şirketin İTO kaydı çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, tarafların BA-BS formları celbedilmiş, ... 20.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış ve taraflarca gösterilen deliller toplanmıştır. ... Asliye Ticaret Mahkemesi... Talimat sayılı dosyasından dinlenilen davalı tanığı ... beyanında; "Ben davalı şirketin sigortalı işçisi olarak çalışırdım. ... olarak çalışırdım. Taraflar arasında yılbaşı organizasyonu konusunda bir anlaşma sağlanmıştı. Davalının mekanında davacı bu organizasyonu tertip edecekti. Bütün süs eşyalarını getirmesi gerekiyordu. Örneğin geyikler, kar taneleri gibi yılbaşı figürleri ve şuan tam olarak söyleyemeyeceğim süs eşyasını davacının getirmesi gerekirdi. Organizasyon günü sadece ışık sistemini getirdi. Işık sistemi dışında davacı hangi bir eşya getirmedi. Kalan bütün süs eşyaları tarafından karşılandı." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 17/04/2025 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; ''Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için tarafların 2022 ve 2023 yıllarına ait Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde ... mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, inceleme gününün hazır olmayan tarafa tebliğine, bilirkişinin harcayacağı emek ve mesaisi, dosya kapsamı, gerektiğinde ticari defterleri yerinde inceleme durumu dikkate alınarak tarifede belirlenen ücret dışında her bir bilirkişi için ''6.600,00-TL ücret takdirine, takdir edilen bilirkişi ücreti ile 210,00-TL bilirkişi tebligat gideri ve 420,00-TL bilirkişi raporunun taraflara tebliğ gideri olmak üzere toplam 20.430,00-TL'nin iki haftalık kesin süre içerisinde davacı vekilince mahkememiz veznesine depo edilmesine, aksi taktirde 6100 sayılı HMK’nun 324.maddesi gereğince bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı hususunun davacı vekiline işbu ara kararın tebliği ile birlikte ihtarına" kararı verildiği, davacı vekilinin işbu duruşmada hazır bulunduğu fakat davacı vekilince kendisine tayin edilen kesin süre içerisinde talep edilen ücretin yatırılmadığı anlaşılmakla Mahkememizce 16/05/2025 tarihli incelemenin yapılamadığına dair tutanak tutulduğu anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE / Dava, alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili davasıdır. ... 20.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyanın UYAP üzerinden dosyamız arasına alındığı ve incelenmesinde takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı/borçlu hakkında toplam 118.000,00-TL alacağın ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu, davalının yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İİK'nun 62.maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı tespit olunmuştur. HMK'nın 320.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının, davaya konu ve takibe dayanak faturaya konu hizmeti davalıya süresinde ve ayıpsız bir şekilde sunup sunmadığı, ayıplı bir şekilde hizmet sunulmuş ise ayıp ihbar külfetinin davalı tarafça süresinde yerine getirilip getirilmediği, süresinde ve ayıpsız bir şekilde hizmet davalıya sunulmuş ise işbu fatura nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağının varlığı ve miktarı, işlemiş faiz, temerrüt ve icra-inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı ile davalının icra takibine vaki itirazının haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Özel hukuka ilişkin bir uyuşmazlıkta, hâkim kural olarak, doğduğu iddia edilen bir hukuksal sonucun, gerçekten doğup doğmadığını belirleyebilmek için o hukuksal sonucu öngören hukuk kuralındaki olumlu veya olumsuz koşulların (öğe olayların), somut olarak ortaya çıkıp çıkmadıklarını kendiliğinden araştıramaz. O hukuksal sonucun doğduğunu iddia eden tarafın, gerçekleşmesi gereken koşulların, somut olarak gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir. Genel ispat kuralı gereğince, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (MK m.6). Bu bakımdan bir olguya bağlanan hukuksal sonuçtan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o olguyu ispat yükü altındadır (HMK m.190/1). Somut olayda ispat yükünün, çekişmeli olgulardan kendi lehine haklar çıkaran davacı taraf üzerinde olduğu kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın, davaya konu ve takibe dayanak faturaya ilişkin olarak başlatmış olduğu icra takibinin iptali amacıyla eldeki davayı açtığı, davalının ise, icra takibine konu faturaya ilişkin itirazda bulunduğunu, ayrıca davacı yanca verilen hizmetinin ayıplı olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Eldeki davada ispat külfeti, davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf, eldeki davada davaya konu ve takibe dayanak olan faturaya konu hizmeti davalıya yana süresinde ve ayıpsız bir şekilde sunduğunu, işbu faturadan dolayı da davalıdan alacaklı olduğunu -Mahkememizce tanzim edilen 16/05/2025 tarihli tutanak da nazara alınarak- ispat edemediğinden Mahkememizce ispat olunamayan davanın reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 1.425,15-TL'nin mahsubu ile kalan 809,75-TL'nin hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 7-HMK.nun 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avanslarından geriye kalan miktarın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili taraflara iadesine, Dair, tarafların yokluklarında, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/11/2025
Katip ¸
Hakim ¸