İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/547 E. 2025/848 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/547
Karar No
2025/848
Karar Tarihi

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/547 Esas - 2025/848 T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/547 KARAR NO : 2025/848

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/08/2023 KARAR TARİHİ : 26/11/2025 K.YAZIM TARİHİ : 27/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirket tarafından sigortalanan Yusuf İşler ait ... plakalı araç, 07.03.2019 tarihinde ... ili ... İlçesi Cemal Gürsel Caddesinde yine davalı şahsın sevk ve idaresinde iken; karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkiline çarptığını, olayın hemen ardından, müvekkili velileri ... .... .... .... .... .... .... Hastanesi'ne götürüldüğünü, yapılan tetkiklerde, kaza tarihi itibariyle henüz 7 yaşında olan müvekkilin sağ ayak bileğinde basit tıbbi müdahale ile giderilmesi mümkün olmayacak ve hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek şekilde yaralandığını, yaşanan olayı sebebiyle davalı tarafından sigortalanan şahıs hakkında ... Cumhuriyet Savcılığı'nın 20.11.2019 tarihli ve 2019/1638 sayılı iddianamesiyle cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. Kovuşturma safhasında, yapılan kusur incelemesi ile birlikte, kusur sorumlusu davalının taksirli bir şekilde müvekkili yaraladığı anlaşıldığını, ... Adli Tıp Kurumu'ndan gelen kati raporla birlikte müvekkilinin 4. Derecede etkileyecek kemik kırığı olduğu tespit edildiğini, neticeden, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/785 E. 2021/154 K. Sayılı ve 26.04.2021 tarihli kararıyla olayda sigortalının mahkumiyetine hükmedilmiş ve anılan karar ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi'nin 2021/1615 E. 2023/218 K. Sayılı, 09.02.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aynı tarihte kesinleştiğini, sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın davalı tarafından tazmini gerektiğini, kazanın ardından, müvekkilinin yaşının henüz küçük olması nedeniyle ayağında oluşan kırığın etkileri tam olarak anlaşılamamışsa da, olayın üzerinden geçen üç yıl içerisinde yaşıtlarının kolayca yapabildiği işleri yaparken zorlandığını ve yaşıtlarına uyum sağlayamadığını, müvekkili yürüme yetisini dahi bir süre kaybettiğini, kaza sonrası müvekkiline uygulanan tedavi süresince, müvekkilinin ayağında oluşan hasar nedeniyle toplu taşıma kullanabilmesi mümkün olmadığını, bu süreç boyunca müvekkili, ulaşım sağlayacağı her yere taksi kullanarak gitmek zorunda kaldığını, masraflar velileri tarafından karşılandığını, davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesi gerektiğini, açıklanan ve resen nazara alınacak nedenlerle; Fazlaya, faize ve ek dava açılmasına ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100,00-TL sürekli iş göremezlik bedelinin geçici bakıcı gideri, sağlık ve tedavi masrafları olarak 100,00-TL maddi tazminat olmak üzre şimdilik 200,00-TL'nin davalıdan haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile müştereken ve müteselsilen sorumlu tutularak alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı 26/11/2025 tarihli celsede bakıcı gideri 50,00 TL ile sağlık ve tedavi gideri 50,00 TL olarak talebini açıklamıştır. ISLAH: Davacı vekili 20.10.2025 tarihli dilekçesi ile: 100 TL olarak talep ettikleri tedavi ve sağlık giderleri bedeli taleplerini HMK m.107 uyarınca 1.900-TL arttırarak toplam 2.000- TL tedavi ve sağlık masrafları bedeli alacağının davalı Quick Sigorta Anonim Şirketi tarafından olayın gerçekleştiği 07/03/2019 tarihinden işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı Quick Sigorta Anonim Şirketinden alınıp müvekkiline ödenmesine, neticeden davanın kabulünü, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:Hak düşürücü süreler ve zamanaşımı süresi dolduğundan, bu yöndeki def'i ve itirazları sunduklarını, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kazanın ve zararın oluşumunda müvekkilince sigortalanan 07AFH931 plakalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, kaza tutanağından ve kusur bakımından kabul anlamına gelmemekle birlikte; kazanın oluşumunda müvekkilince sigortalanan araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusuru olmadığı hususunun tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmasını, davacı ...'in maluliyeti oluşmadığını, müvekkili sigorta şirketinin geçici bakıcı gideri, sağlık ve tedavi masraflarından sorumluluğu bulunmadığını, davacıya, sosyal güvenlik kurumu tarafından işbu kaza nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının tespitini, davacının, değişen oranlarda avans faizi talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın usulüne uygun başvuru yapmaması sebebiyle, müvekkili şirketin temerrüdü gerçekleşmediğini, davacının maluliyetinin oluşmadığı hususu davacı vekiline e-posta aracılığı ile bildirildiğini, dolayısıyla, davacının avans faizi istemi hukuka aykırı olduğunu, dava sonununda mahkeme tarafından faize hükmedilmesi halinde hükmolunması gereken faizin yasal faiz olduğunu, izah olunan nedenlerle; haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davadaki uyuşmazlığın; 07/03/2019 tarihinde meydana geldiğinden bahisle davacının yaralandığı ileri sürülen olayda: Kusur durumu, Sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, sağlık ve tedavi giderleri, zararın doğup doğmadığı, doğmuşsa doğmasında veya artmasında müterafik kusurunun olup olmadığı, başvuru koşulunun yerine getirilip getirilmediği, maddi tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin davaya bakmaya yetkili ve görevli olduğu, davalının başvuru dava şartına ilişkin savunmasının usule uygun olmadığı iddia edilen evrak yargılama aşamasında tamamlanabileceğinden (Yargıtay 4. HD 2021/3042 esas 2021/1562 karar) yerinde olmadığı, değerlendirilmiştir. ... .... .... karar sayılı dosyası UYAP sisteminden dosyamız arasına alınmıştır. Davalı nezdinde düzenlenen sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacı ve davalının ekonomik ve sosyal durumunun araştırılmasına ilişkin kolluk tutanağı, davacının kaza nedeniyle görmüş olduğu tedaviye ilişkin tüm evrak, davacıya kaza nedeni ile ödeme yapılmasına ilişkin SGK yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişiden alınan 27.05.2024 tarihli raporda:Yaya ...'in bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nın 68/a-c, yönetmelik 138 md. kurallarını ihlalen %75 oranında asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, ... plakalı araç sürücüsü Murat Han İşler bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK'nın 52/1b kuralını ihlalen %25 oranında tali kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, kazanın meydana gelmesinde yaya ve sürücü kural hatası dışında kazaya etken yol ve hava sorunu bulunmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişiden alınan 10.10.2025 tarihli raporda:07.03.2019 tarihinde ayak bileği kırığına neden olan trafik kazası geçiren ... hakkında düzenlenmiş belgelerin incelendiğini, hakkında düzenlenen ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın 11.11.2024 tarihli raporunda bildirilen %0 engel oranı, 4 aylık geçici iş göremezlik süresi ile aylık geçici bakıcı ihtiyacı süresi uygun bulunduğunu, Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 23.06.2016 tarihli 2016/8233,2016/7686 sayılı Karar’ında ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/4-1227, K.2013/436 sayılı hükmünde; bu tür bir istemin ispatı için mutlaka bir belgenin sunulması gerekmediğini, yaralanmanın türüne göre ne kadar yol gideri yapıldığı belirlenmeli, şayet belirlenemiyorsa Borçlar Kanunu 42. maddesi gözetilerek takdiren yol giderine karar verilmesi gerektiğine, tedavi giderlerinin kalem kalem belirlenmesi gerektiğine vurgu yapıldığını, kişinin hastaneden çıktıktan sonra evine özel araçla dönmesi, takip-tedavi ve kontrol için özel araçla ev ve hastane arasında gidiş-dönüş yapması gerektiğini, 2019 yılı için bu ulaşım masrafı 300 TL uygun bulunduğunu, ayrıca pansuman ve temizlik ürünleri için 200 TL harcama ön görüldüğünü, sürekli kullanılmasa bile, baston-walker için 500 TL'nin uygun olduğunu, çocuklarda kemik kırıklarından sonra artan protein ihtiyacı için 1000 TL'nin uygun bulunduğunu, kişinin trafik kazasına bağlı yaralanmasının ağırlık ölçüsü dikkate alındığında, SGK kapsamı dışında kalan ve fatura edilemeyen tedavi giderlerinin (ulaşım, baston-walker, diyet ve pansuman gideri) hesaplandığında 2000 TL kabul edilmesinin uygun bulunduğu bildirilmiştir. Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Grup Başkanlığı ... Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’nın 28/08/2024 tarihli raporunda;Davalı tarafa sigortalı aracın sürücüsü Yusuf İşler sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde çift yol çizgisi ile bölünmüş yolda seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, yola gereken dikkatini vermeyip, seyrine göre yolun sol tarafında kaldırım üzerinde diğer çocuklarla koşarken, yola girip karşıya geçmek isteyen ve ilk yol bölümünü geçerek seyrettiği yol bölümüne kadar gelen çocuk yayaya dikkatli ve tedbirli şekilde davranmayıp etkin tedbir alamayarak çarptığı olayda tali kusurlu olduğunu, 2011 doğumlu yaya ..., yol kenarındaki kaldırımda koşmakta iken gelen trafiği kontrol etmeden, dikkatsiz biçimde yola girerek karşıya geçmek istemekle can güvenliğini tehlikeye atmış olup, sağ taraftan gelmekte olan ve ilk geçiş hakkını vermediği sürücü Yusuf İşler’in idaresindeki otomobilin çarpılmasına maruz kaldığı olayda, bu hal ve hareketleri olayın oluşunda asli derecede etken olduğunu, olayda; Sanık sürücü Yusuf İşler’in %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğunu, 2011 doğumlu yaya ...'in irdeleme kısmında belirtilen hal ve hareketlerinin sonuç üzerinde %75 (yüzde yetmişbeş) oranında etken olduğu bildirilmiştir. ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bölümleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 11/11/2024 tarihli raporda:Muayene ve rapor tetkik bulguları bildirilen Suat/Elif oğlu, 09.12.2011 doğumlu, .... ..... .... T.C numaralı ... .... .... 'in 07.03.2019 tarihli yaralanması neticesinde; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin özür oranının %0 (yüzdesıfır) olduğunu, Erişkin olması halinde 4 (dört) ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağını, 1 (bir) ay süresince başkasının yardımma ihtiyaç duyduğunu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin 12. Maddesine (03.08.2013-28727 sayılı resmi gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı bildirilmiştir. ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bölümleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 03/06/2025 tarihli raporda:Davacı ... (T.C.Kimlik No: 15064070340)'in 07.03.2019 itibari ile yürürlükte olan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği hükümlerine göre geçici veya daimi iş göremezlik durumu ile sakatlık oranı varsa yüzdesinin tespiti, bakıma muhtaç olup olmadığı ile süresi yönünde ve gelen belgeler ve tarafların itirazları gözetilerek hazırlanacak ek rapor ile birlikte dosyanız ve evrakların iadesinin istenilmesi üzerine şahsın dosyasının tetkik edildiğini, Adli Tıp Anabilim Dalımızca düzenlenen 72446162/641.03.01/2254 sayılı ve 11.11.2024 tarihli raporumuzda da belirtildiği üzere Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinde maluliyet hesaplamalarında kullanılmak üzere maluliyeti %(yüzde) olarak belirleyebilecek bir cetvel bulunmadığından, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (ÇÖZGER) hükümlerinde; 5. Bölüm 14. Maddesinde; “30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ilgili mülga mevzuat hükümlerine çocuk bakımından yapılan atıflar bu Yönetmelik hükümlerine yapılmış sayılır.” hükmü gereğince Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerince 4 oran bildirir engellilik raporu düzenlenmesinin uygun olduğu kanaatine varılarak değerlendirme yapıldığını, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 13. Maddesinde “Bir şahsın ahvali bedeniye ve akliyesi hakkında rapor tanzimine munhasıran bu kanunla icrayı sanata salahiyeti olan tabipler mezundur.” denildiğini, ... .... .... .... ..... .... .... Esas ve 2021/2627 Karar nolu kararında; “Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.” ifadeleri yer aldığını, Yönetmelikler sürekli ve geçici maluliyet hesaplamalarında kullanılmak üzere düzenlenmiş olup, geçici iş göremezlik ve bakıcı ihtiyacı durumları tıbbi bilgilerin genel çerçevesinde, klinik bilgi ve tecrübelerimizle değerlendirdiğimizde, adli tıp uygulamalarında ortak görüş haline gelmiş süreler baz alınarak değerlendirildiğini, Adli Tıp Anabilim Dalımız bünyesinde Adli Tıp Uzmanı dışında başka bir branş hekimi bulunmamakla birlikte, şahsın tibbi belgeleri incelendiğinde psikiyatri başvurusuna dair herhangi bir belge bulunmadığı anlaşılmakla, 08.1 1.2024 tarihinde Anabilim Dalımızda alınan anamnezinde psikiyatri başvurusu olmadığını ifade ettiği, yapılan muayenesinde psikiyatri konsültasyonunu gerektirecek bir şikayet tariflemediği ve bulguya rastlanmadığı anlaşılmış, ayrıca “top oynadığında acı hissettiği ifade edilmesine karşın bu hususun üzerinde hiçbir suretle durulmaması” iddiasına ilişkin, bu husus şahsın şikayeti olarak raporumuzda belirtilmiş olup, yapılan ve raporumuzda ayrıntılı olarak belirtilen muayenesinde ilgili yönetmeliklerde belirtilen arazlardan birine neden olmadığının tespit edildiğini, netice itibarı ile Suat/Elif oğlu, 09.12.2011 doğumlu, 15064070340 T.C numaralı ...'in 07.03.2019 tarihli yaralanması "neticesinde; Anabilim Dalımız tarafından düzenlenen 72446162/641.03.01/2254 sayılı ve 11.11.2024 tarihli rapora dair eklenecek veya değiştirilecek bir husus bulunmadığı bildirilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle kusurlu yan ve sigortacısı aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Poliçede tedavi gideri teminatının bulunduğu anlaşılmakla davalı yanın bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri tazminatından sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Toplanan delillere göre davalı yanın sigortacısı aracın karşıdan karşıya yaya olarak geçmekte olan davacıya çarptığı davacının yaralanarak zarar gördüğü, zararın TBK'nun 49. ve 54. maddeleri uyarınca tazmininin gerektiği, davacının maluliyet durumunun usulüne uygun bulunan raporla belirlendiği, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından da tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkememizce de belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davacının talep edebileceği tedavi gideri tazminat miktarının hesap bilirkişi tarafından hükme esas alınan raporla belirlendiği, davacının bilirkişi raporuna göre 20/10/2025 tarihli dilekçesi ile talebini artırdığı sigorta şirketinin sorumluluğu yalnızca sigortalısının kusuru oranında olup, kusur oranının üzerindeki tazminat yönünden sorumluluğu bulunduğundan yeniden rapor alınmayarak mahkememizce kusur oranında tazminat miktarı yönünden resen hesaplama yapılarak dava konusu aracın hususi olduğu gözetilerek 500,00TL tedavi gideri tazminatının 05.04.2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, dair karar verilmiştir. Davacının bakıcı gideri tazminatına ilişkin rapor alınmamış ise de davacının talep ettiği miktar, kusur durumu ve güncel asgari ücret miktarı dikkate alındığında davacının talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla böylelikle talebinin açıklanan alacak yönünden aşağıdaki şekilde sübut bulduğu 50,00TL bakıcı ihtiyacı gideri tazminatının 05.04.2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine dair hüküm kurulmuş ve davacının maddi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davanın KISMEN KABULÜ ile; 500,00TL tedavi gideri tazminatının 05.04.2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, 50,00TL bakıcı ihtiyacı gideri tazminatının temerrüt tarihi olan 05.04.2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, Fazlayla ilişkin talebin reddine, Alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 269,85TL'nin mahsubu ile eksik alınan 345,55TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 811,20TL'sinin davalıdan, bakiye kısmın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 578,10TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.13/1 uyarınca 550,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3. maddesi gereğince gereğince davalı lehine hükmedilecek olan maddi tazminat vekalet ücreti davacı vekiline hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceğinden reddolunan miktar bakımından davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. maddeleri gereğince hesap ve takdir olunan 550,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 9.800,30TL yargılama giderinin (Keşif harcı dahil) kabul oranına göre hesaplanan 2.548,07TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davanın 10.09.2025 tarihinden itibaren adli yardımlı olarak devam edilmesine karar verildiğinden; bu tarihten itibaren yapılan ve dava sonucunda haksız çıkan taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 4.545,00TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 1.181,71TL'sinin davalıdan, bakiye kısmın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine, Dair, Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/11/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/547, K. 2025/848, T. 26.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-547-e-2025-848-k-3b2c6a20209f