İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/520 E. 2023/923 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/520
Karar No
2023/923
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/520 KARAR NO : 2023/923

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - (T.C. No: ...) VEKİLİ : Av. ... -.... DAVALI : 1- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : 2- ... - (T.C. No: ...) - ... DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 28/07/2023 KARAR TARİHİ : 11/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... Esas sayılı dosyasında müvekkilinin borçlu konumda bulunduğu tesadüfen öğrenildiğini, söz konusu dosyada müvekkilinin borcu olmamasına rağmen usulsüz tebligat ile müvekkili borçlu konuma düşürüldüğünü ve haciz işlemleri yapılmaya başlanıldığını, İİK madde 89’da yer alan “Üçüncü Kişilerdeki Mal, Hak ve Alacakların Haczi” müessesi üçüncü kişilerin takip konusu borçtan sorumluluğuna neden olabilen düzenleme ile müvekkiline usulsüz olarak gönderilen 1.,2. ve 3. Haciz ihbarnameleri ile Müvekkili dosyaya borçlu olarak kaydedildiğini, müvekkilinin borçlu davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, söz konusu dosyada asıl borçlunun alacak ve haklarının haczi için 3. Kişi müvekkiline 06.08.2019 tarihli ... haciz ihbarnamesi gönderildiğini, söz konusu ihbarnameye Müvekkili yasal süresi içerisinde 15.08.2019 tarihinde itiraz sunduğunu, zira davalı borçlunun, müvekkiline hiç bir hak ve alacağı bulunmadığını, ancak davalı alacaklı kötü niyetli olarak müvekkilinin söz konusu adreste ikamet etmediğini bildiği halde aradan 3 yıl geçmekle aynı borç ve aynı haciz kararı için yeniden müvekkiline 89/1 haciz ihbarnamesi gönderdiğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile .... - .... dosyasında müvekkilinin dosya borçlusu davalıya borcunun olmadığının tespitine, bu esnada hak kaybına neden olmamak adına dava sonuna kadar takibin müvekkili lehine durdurulması, yapılan veya yapılacak tahsilatların davalı alacaklıya ödenmemesi hususunda tedbir konulmasına, davalıların %20den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemelerine karar verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf dava dilekçesinde ... tarafından kendisine tebliğ edilen haciz ihbarnamelerinin usulsüz olduğunu belirttiğini, dosya borçlusu ...'a herhangi bir borcunun olmadığını belirterek müvekkilin kötü niyetli olduğunu iddia ettiğini, davalının iddiaları usul ve esas yönüyle incelenebilir ve kabul edilebilir olmadığını, öncelikle tebligatların usulsüz olduğu iddiaları tamamen asılsız olduğunu, tebligatlar ... tarafından usulüne uygun düzenlenmiş ve posta memuru tarafından tebligat gerçekleştirildiğini, davacı, 06.08.2019 tarihli ... haciz ihbarnamesinin 09.08.2019 tarihinde tebliğ edildiğini 15.08.2019 tarihinde itiraz ettiklerini, bundan yaklaşık üç yıl sonra 09.09.2022 tarihinde tekrar İİK 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmesinin kötü niyetli olduğunu belittiğini, davacının itirazı mesnetsiz olduğunu, İlk haciz ihbarnamesi gönderildikten 3 yıl sonra haciz ihbarnamesi gönderildiğini, İİK 89. Maddeye göre gönderilen haciz ihbarnamesi gönderildiği o ana kadar doğmuş borçlarla ilgili olduğunu, bu nedenle 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildikten belirli süre sonra tekrar gönderilebilleceğini, ... kararlarında da belirtildiği üzere haciz kararları borçlunun üçüncü şahıs nezdindeki mevcut ve bilinen alacakları üzerine uygulanabileceğinden, gelecekte doğup doğmayacağı bilinmeyen alacaklar için tekrar haciz ihbarnamesi gönderilebileceğini, ilk haciz ihbarnamesini gönderdikten sonra 3 yılı aşkın süre geçtiğini, bu sebeple tekrar haciz ihbarnamesi gönderilmesi hayatın olağan akışına uygun ve hukuki olduğunu, belirtilen nedenlerle davacının iddiası mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olup dinlenilebilir olmadığını, davacı süresinde itirazda bulunmadığından ve bu durumda ispat yükünün kalktığına dair iddiaları hukuki mesnetten yoksun olduğunu, Haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz etmeyen davacı iddiasını ispatla mükellef olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davanın açılmasına sebebiyet veren davacıya tahmil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, İİK m 89/3 uyarınca menfi tespit istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. .... 12.04.2016 tarih ve .... . ve 17.12.2015 tarih ve .... ., sayılı ilamları da bu yöndedir. Somut olayda, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde, borçluya borçlu olduğu gerekçesiyle çıkarılan haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi nedeniyle yedinde sayılan borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti istenmektedir. 01.10.2011 tarihinden sonra açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. (....). Bu durumda İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan davada, .... 04/03/2022 gün ve .... sayılı 27/05/2022 tarih, ... emsal kararlarına göre .... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin .... Mahkemesi olduğuna, 3-HMK'nun 20/1.maddesi gereğince istek halinde ve karar kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili .... Mahkemesine gönderilmesine, iki haftalık süre içerisinde başvurulmaması halinde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına, (ihtarat yapıldı) 4-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde görevli mahkemesince değerlendirilmesine, 5-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle ve HMK’nun 331/1 maddeleri gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi ve yargılama giderleri yönünden değerlendirme yapılması için dosyanın yeniden ele alınmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11.12.2023

Katip ... ¸[e-imzalıdır]

Hakim ... ¸[e-imzalıdır]

Atıf: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/520, K. 2023/923, T. 11.12.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-520-e-2023-923-k-56f61a2d8604