İlk Derece Mahkemesi · Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/51 E. 2023/46 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/51
Karar No
2023/46
Karar Tarihi

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/51 KARAR NO : 2023/46

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ...- ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 23/01/2023 KARAR TARİHİ : 24/01/2023 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...

Mahkememizde görülmekte olan "Menfi Tespit" davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı takip alacaklısı şirketin, müvekkiline dava dışı takip borçlusu ... Ltd.Şirketi'nin 1.548.950,00 TL alacağından dolayı 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamesinin müvekkilinin şehir dışında olmasından dolayı tebligatların muhtara tebliğ edilip kendisinin tebligatlardan haberdar olmaması nedeni ile yasal süresi içerisinde yasal itiraz hakkını kullanamamasından dolayı 16.01.2023 tarihinde 89/3 haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiğini, müvekkilinin takip borçlusuna herhangi bir borcu bulunmadığını, davalının soyut bir var sayımla dava dışı takip borçlusunun müvekkilinde alacağının bulunduğundan bahisle haciz ihbarnameleri göndererek ve kötü niyetli olarak davacıyı borçlu hale getirmeye çalıştığını, bu nedenlerle 2004 sayılı İİK'nun 89/3 maddesinde belirtilen sürede açılan bu Menfi Tespit davası ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile davalının haksız ve kötü niyetli icra takibi yapmış olması nedeni ile dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.) TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Dava, İİK 89/3 maddesi uyarınca 3. haciz ihbarnamesi tebliğ edilen 3.kişi tarafından takip alacaklısına karşı açılan menfi tespit davasıdır. Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre İİK 89.maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkeme genel mahkemelerdir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2015/7065 E. 2015/10762 K.) Dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; davalı tarafından dava dışı takip borçlusu hakkında başlatılan icra takibinde davacıya gönderilen haciz ihbarnameleri üzerine, takip karşısında üçüncü kişi durumunda bulunan davacının İİK'nın 89.maddesine göre eldeki menfi tespit davasını açtığı, davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunmadığı, eldeki uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklandığı, İİK'nın 89.maddesi uyarınca üçüncü kişinin açtığı menfi tespit davasında genel mahkemelerin görevli olduğu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2015/15365 E-2016/3253 K. ve yine 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/3568 E-6425 K.sayılı ilamlarında da genel mahkemelerin görevli olduğunun benimsendiği, HMK'nın 2.maddesine göre hukuk yargılamasında genel görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu dikkate alındığında, mahkememizin eldeki davaya bakmakla görevli olmadığı ve görevli mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşıldığından, davacının davasının HMK 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın görevli Adana Nöbetçi ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 2-Yargılama giderlerinin, 6100 s. HMK'nun 20 ve 331/2. maddeleri uyarınca davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde görevli mahkemesince takdir edilmesine, davaya görevli mahkemesinde devam edilmemiş olması ve talep halinde ise Mahkememizce gerekli kararın verilerek DEĞERLENDİRİLMESİNE, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren, iki hafta içinde mahkememize başvurulup, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, mahkememizce Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 20 uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLECEĞİ’nin İHTARINA, 4-Davacı tarafından yatırılıp kullanılmayan gider avansından artan kısmının, 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde (ve dosyanın görevli Mahkemeye süresinde gönderilmemesi halinde) re'sen davacıya İADESİNE, Dair, tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oybirliğiyle karar verildi. 24/01/2023

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/51, K. 2023/46, T. 24.01.2023, www.arakarar.com/karar/adana-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-51-e-2023-46-k-74d4860c8508