İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/503 E. 2023/845 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/503
Karar No
2023/845
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/503 Esas KARAR NO :2023/845

DAVA:Hakemin Reddi DAVA TARİHİ:22/08/2023 KARAR TARİHİ:22/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Hakemin Reddi (Eser Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ... Kurumunca (BTK) altyapı işletmeciliği, internet servis sağlayıcılığı, sabit telefon işletmeciliği, uydu haberleşme hizmetleri konusunda yetkilendirilmiş işletmeci olarak 2006 yılından bu yana elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösterdiğini, Kıbrıs’ta yerleşik müşterisine hizmet sunabilmek amacı ile ... ... ve davalı ... San. Ve Tic.Ltd Şti.’nden hizmetlerinin bileşimi olan ve Bulgaristan'da sonlanan transit özellikli bir erişim hizmeti satın aldığını, söz konusu bu devrede İstanbul'a direkt L2 seviyesinde bağlandığını, hizmetin kurulması aşamasında da davacı şirket müşterisinin Türkiye'ye ait bir IP görmek istemediği ifade ettiğini, bunun üzerine de ... tarafından ... tarafında tesis edildiğini, sonrasında davacı şirket müşterisinin söz konusu hatta erişim engellemenin uygulandığını bildirerek şikayette bulunduğunu, bunun üzerine davacı şirketin konuyu araştırdığın ve Tahkim yargılamasının davalısı konumunda olan ... San. Ve Tic.Ltd Şti. tarafından erişim engeli uygulandığının davalı ... çalışan ve yetkililerinin inkarlarına rağmen tespit edildiğini, bunun üzerine davacı şirketin müşterisinin sözleşmesini fesh ettiğini ve davacı şirketin de, ... ile arasındaki sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, ardından Tahkim süreci başlatılarak ayıplı hizmet nedeni ile ... ... ... Şirketi’ne ve ... ... Şirketine ödemiş oldukları bedelin iadesine karar verilmesi ve ... şirketinin talep ettiği alacak ve cezai şart tutarınca da borçlu olmadıklarının tespitinin talep edildiğini, Tahkim yargılamasının 2021 yılında başladığını, ... Tahkim ve Arabuluculuk merkezi Kurallarına Göre...’da görüldüğünü, Hakem Heyeti Başhakem Prof. Dr. ..., Hakem Prof. Dr. ... ve Hakem Prof Dr. ...’dan oluştuğunu, Tahkim yargılamasının dayanağının davacı şirket müşterisine uygulanan erişim engeli nedeniyle hizmetin ayıplı verilmesi ve sözleşmenin feshi taleplerinin haklı olup olmadığıyla ilgili olduğunu, davacı şirket yargılama süresince davalı ... tarafından sunulan hizmetin yurt dışında sonlanmış olması nedeni ile BTK tarafından erişim engeli uygulanamayacağını ve bu nedenle ayıplı olduğunu belirttiğini, hizmetin nerede sonlandığının tespiti için delillerinin incelenmesi talep ettiklerini ancak bu taleplerinin dikkate alınmadığını, sistemlerindeki erişim engelinin hangi tarihten itibaren var olduğunun tespiti için BTK’dan ilgili IP’nin loglarının istenebileceği defalarca beyan edildiğini, bilirkişi raporunda erişim engelinin ne zamandan itibaren başladığının belli olmadığını beyan edildiği, davacı tarafından dilekçesinde bunun tespiti için gerekli yolu göstermelerine rağmen bu delilin de araştırılmadığını, aynı konuyu ispat edebilmek için tanık dinletmek istediklerini, o konuda da herhangi bir değerlendirme yapılmadığını ve tanıklarının dinlenmediğini, yargılama süresince haklılıklarının ispatı için sundukları delillerin dikkate alınmadığını, son olarak hizmetin yurt dışında sonlandığının tespiti için bilirkişilerce incelenmesini istedikleri ve teknik usulünü gösterdikleri teknik delilin de incelenmediğini ve bu konuda olumlu ya da olumsuz karar verilmediğini, bu hususun başhakemin tarafsızlığından şüphe etmelerine sebep olduğunu ve Başhakemin reddini talep ettiklerini, reddi istenen Başhakem’in savunması alınarak karar vermesi için Divan Heyetine gönderildiğini, Başhakem savunmasında ret taleplerinin hukuka aykırı olduğunu beyan ettiğini ancak neden delil toplama taleplerinin değerlendirilmediğine ilişkin hiçbir cevap vermediğini, kararlarının oybirliği ile alındığını beyan ettiğini ancak bu delilin toplanması ya da toplanmaması yönünde alınmış bir kararın kendileri ile paylaşılmadığını, Başhakem bu konunun diğer hakemlerle değerlendirildiğini ve oybirliği ile karar alındığını söylüyorsa e-posta üzerinden yazışmalarının olması ya da bu konunun tutanak altına alınması gerektiğini, buna ilişkin hiçbir bilgilendirme yapılmadığı gibi hakemin reddi konusunda karar veren Divan Heyetinin de bu hususu sorgulamadığını, Başhakemin reddi başvurularının yeterli inceleme ve değerlendirme yapmaksızın 16.08.2023 tarihinde “Divanın Hakem Heyetinin Kararlarını Denetleme ve Hukuka Aykırı Olduğu ileri Sürülen Kararlardan Ötürü hakemlerin reddini kabul etme yetkisi olmadığı” gerekçesi ile reddedildiğini, davanın temel konusu ve davalının temel savunmasının; davalı tarafından hizmetlerin yurt içinde verildiği ve BTK düzenlemeleri gereği erişim engeli yapıldığı, dolayısıyla davalı şirketin erişim engeli uygulandığını kabul ettiğini ancak bu erişim engeli için yasal yükümlülüklerini gerekçe gösterdiğini, oysa ki davalının vermiş olduğu hizmetin Türkiye dışında, Sofya’da sonlandığını, yurt dışında sonlanan bir hizmete BTK’nın müdahalesinin mümkün olmadığını, davacının bu savunmanın çürütülmesi amacıyla defalarca bir delilin incelenmesi talebinde bulunduğunu, davacı şirket yetkilisi ..., Hakem heyetine 12.06.2023 tarihinde göndermiş olduğu e-posta ile e-postada belirtilen adımların takip edilmek sureti ile yarım saatlik bir çalışma ile bu hususun tespit edileceğini bildirdiğini, dosya o esnada inceleme için Bilirkişi Heyetinde olmasına rağmen Hakem Heyeti bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar vermediğini ve davacının e-postasını bilirkişi heyetine iletmediğini, bunun üzerine 19.07.2023 tarihinde yeniden bir dilekçe ile taleplerinin tekrar edildiğini, 12 gün geçmiş olmasına rağmen halen bu konuda verilmiş bir karar bulunmadığından 01.08.2023 tarihinde Başhakemin reddedildiğini, hukuka uygun bir yargılamanın yapılabilmesi ve davacının iddia ve savunma haklarını kullanabilmesi için taleplerin değerlendirilmesi, hukuka uygun taleplerinin kabulü ile hukuka uygun bulunmayan taleplerin ise gerekçesi ile birlikte reddedilmesi gerektiğini, tahkim başvuru dilekçelerinde tanık deliline dayanıldığını, ...’i tanık olarak dinletmek istediklerini, bu tanıkların hizmetin yurt dışında sonlandığı, davalıların beyanlarının gerçeğe aykırı olduğu hususunda tanıklık yapacak kişiler olduğunu, Tahkim Heyetinin tanıklar ile ilgili de herhangi bir karar vermediğini, tanıkların henüz dinlenemediğini, bilirkişi raporunda davalı ...’nin erişim engeli uyguladığı, yani hizmeti ayıplı verdiği konusunda tereddüt bulunmadığını, davacı şirketin hizmet ayıbının hizmetin verilmeye başlandığı tarihten beri devam ettiğini beyan ederek bu hususun tespiti için BTK’ya müzekkere yazılmasını istediğini, bilirkişi raporunda hizmet ayıbının hangi tarihten beri devam ettiğinin dosyadan anlaşılamadığını beyan ettiklerini, ayıbın başlangıç tarihinin tespiti bu müzekkerenin yazılması ile mümkün iken Başhakemin bu konuda da hiçbir eylemde bulunmadığını, davacının hatlarına yönelik URL engellemesinin hukuk dışı olduğu bilirkişi heyeti tarafından tespit edildiğini ve BTK tarafından bir işletmecinin diğer bir işletmeciye verdiği Internet erişimi için URL engellemesi yapamayacağına dair bir yazı deliller arasında yer aldığını, buna rağmen engellemenin hangi tarihte başladığına dair tespit yapmaya gerek görülmediğini, erişim engelleme işleminin kasti bir davranış olup olmadığı hususunun araştırılmadığını, yargılamada görev alan Tahkim Heyeti Başkanı Prof. ...'nın geçmişte ... ... Genel Müdür Hukuk Danışmanlığı görevinde bulunduğunu, davalı ... ... ...’ın davacı şirketin Kıbrıs'ta işletmeci olan müşterisine ait logları toplayıp toplamadığı, ne zamandan beri topladığı, bu bilgileri BTK'ya gönderip göndermediği hususlarının sorulmadığını, URL engellemenin yapıldığının önce neden ... tarafında inkar edildiğini, ... tarafından yapıldığının iddia edildiğini, sonra ... ... teknik müşteri temsilcisi ...'in ihbarı sonucu kabul etmek zorunda kaldıklarını soruşturmadığını, bu hususların davacının dilekçelerinde mevcut olduğunu, davanın esaslı konusunun teknik konuya ilişkin olduğundan hakem heyeti tarafından değerlendirme yapılamayacağının aşikar olduğunu, Hakemin reddi dilekçeleri üzerine Başhakemin verdiği savunmasında yargılama süresince almış olduğu kararların tamamının oybirliği ile alınmış olduğunu beyan ettiğini ancak bu konuda oybirliği alınmış bir karar bulunmadığını, Tahkim Divanının bu hususu dahi sorgulamadan karar verdiğini, ... tarafından yayınlanan yürürlükteki Tahkim Kuralları’nın 22. maddesine göre; Hakemlerin, tarafsızlık ve bağımsızlıklarına ilişkin ciddi şüphelerin bulunması veya yargılama bakımından gerekli zamanın ayrılmaması ya da başkaca sebeplerin varlığı halinde reddedilebileceğini, ret sebebinin temelinin davacının iddia ve savunma hakkının gerekçesiz kısıtlanmasına ilişkin olduğunu, bu mütemadi fiilin başlangıç ve sona erme tarihinin tespiti mümkün olmadığını, haksız fiil devam ettiğinden ve ortada mütemadi bir fiil olduğundan bir zamanaşımından söz edilemeyeceğini, söz konusu delilin toplanmasına ilişkin 19.07.2023 tarihinde sadece bu konuya ilişkin bir dilekçe sunulduğunu, bu nedenle ... nezdindeki başvurunun (ret talebinin) süresi içerisinde yapıldığını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tahkim bölümünün düzenlendiği kısımda taraflardan herhangi birinin delil tespiti talep edebileceği ve Hakem Heyetinin bu konuda karar verebileceğinin açıkça düzenlendiğini, talep edilen delillerin toplanmasının davanın esası, verilecek karar ile doğrudan ilgili olduğunu, yargılamayı uzatmaya sebep olacak bir delil olmadığını, davacının iddia ve savunma hakkının usule uygun olmayan bir şekilde kısıtlandığını, talep edlien deliller toplanmadan Hakem Heyetinin hukuka aykırı olarak davacı şirket aleyhine karar vermesi halinde davacı şirketin yüklü bir tazminat ödeme yükü altına gireceğini ve bu durumun davacı şirketin mahvına neden olacağını, her ne kadar Hakem Kararına karşı iptal davası açma hakları bulunsa da iptal davasının, kararın icrasını durdurmayacağından ve durdursa dahi davacı şirketin teminat yatırması isteneceğinden hukuka uygun bir yargılamanın yürütülmesi için mahkememizden başhakemin reddine karar verilmesini talep etmek zorunlu oluştuğunu beyan ederek; ...’da ... sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama ile ilgili olarak; ... Başhakem ...’nın Reddi Talebinin Reddine Karar Vermiş Olduğundan, HMK madde 418 uyarınca bu karar kaldırılarak Başhakem ...’nın Reddine karar verilmesini, gerekirse davanın Prof. Dr. ...’ya ihbarını, bu konu hakkında hakkında karar verilene kadar tahkim yargılamasının bu dava hakkında verilecek kararı beklemesine ve bu konuda ...'na müzekkere yazılmasına, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ... Divanı tarafından tesis edilen kararın kaldırılması maksadıyla ikame etmiş olduğu işbu davada, davalı şirketin davalı sıfatında yer almasının mümkün olmadığını, davalı şirketin işbu talep bakımından söz konusu hukuki ilişkinin dışında, tamamen bir üçüncü kişi olduğunu, bu nedenle de davanın davalı şirket bakımından sıfat yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin aksi yönde bir kanaati olması ihtimaline, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusunun açıkça hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme’nin 15.3. maddesinde uyuşmazlıkların ... nezdinde çözüme kavuşturulacağı kararlaştırıldığını, davacının tahkim başvurusu ve davalı şirketin de karşı başvurusu neticesinde söz konusu uyuşmazlık hakkında ... nezdinde yargılaması devam eden dosyanın karar aşamasına gelindiğini, kurumsal tahkimin; hakemlerin seçimi ve reddinin usulünün, hakem heyetine ödenecek ücretin miktarı ile süre uzatımın gerekli olup olmadığı gibi konuların ayrıntılı şekilde düzenlendiği, tarafların da buna başvurarak ortaya çıkan uyuşmazlığın bu kuralların bütünüyle çözüme kavuşturulmasını kabul ettiğini, böylelikle taraflar kurumsal tahkimi seçerken belli bir kurum teminatında olacak şekilde önceden belirlenmiş kurallar ile yargılamanın gerçekleştirileceğini rıza verdiğini, davacı tarafından hiçbir haklı ve hukuki gerekçeye dayandırılmaksın ... Divanına başvurularak baş hakem Prof. Dr. ...’nın reddi talep edildiğini, Divan tarafından davacının tüm iddialarının soyut birer varsayımdan ibaret olduğu, somut bir bilgi ve/veya belgeye dayandırılmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiğini, ... Tahkim Kuralları 22. Maddesi uyarınca taraflardan birinin hakemin reddini talep etmesi üzerine Divan tarafından verilen kararlar nihai olduğu, HMK 418. madde uyarınca bu karara karşı mahkemeye başvurmanın mümkün olmadığını, taraflarca sözleşmenin akdi aşamasında uyuşmazlık çözüm makamı olarak ... seçilirken, onun tarafından belirlenen kurallar bütünüyle yargılamanın yürütüleceğinin kabul edildiğini, ... tahkim numaralı dosyanın yargılaması sırasında 14.03.2023 tarihinde gerçekleştirilen duruşmada taraflara dosyanın delil toplanması ile bildirilmesi aşamasının geride bırakıldığı, bu nedenle de dosyaya yeni bir bilgi ve /veya belge sunulmaması gerektiğinin tefhim olunduğunu, 20.05.2022 tarihli tensip tutanağında yer alan usuli zaman çizelgesinde tarafların dilekçelerinde gösterdikleri belge niteliğindeki tüm delillerini, varsa yazılı tanık beyanlarını, varsa uzman görüşlerini, varsa yazılı uzman tanık görüşlerini sunmaları için öngörülen süreleri belirlendiğini, davacı tarafından tahkim yargılaması usulüne riayet edilmediğini, ayrıca delil tespiti taleplerinin açıkça hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, uyuşmazlığın çözümü için önem arz eden delillerin kaybolması, tahrip edilmesi veya yok edilmesini önlemeyi amaçlayan delil tespiti kurumunun somut olaydaki gibi IP adresi hakkında uygulanmasının hukuken izahatı mümkün olmayacağını, bahse konu e posta içeriğinde yer alan hususların hiçbir şekilde delil niteliğini haiz olmadığını, davacının bahse konu talepleri hakkında tahkim yargılaması sırasında 10 numaralı ara kararda bu taleplerin mahiyeti itibari ve usul ekonomisi ilkesi gereğince bilirkişiye gönderilmesine gerek olmadığı, bu nedenle de hakem kararı verilmesi sırasında nazara alınacağı belirtildiğini, buna rağmen davacı tarafından işbu davanın ikame edilmesinin, tahkim yargılamasını açıkça sekteye uğratmak ve tahkimde amaçlanan süratin önüne geçilmesine hizmet ettiğini, tarafların, uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözüme kavuşturmak isteklerinin sebeplerinden birinin de onun gizli şekilde yürütülmesi amacını taşıdığını beyan ederek davanın öncelikle pasif husumet yoksunluğu sebebiyle usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacının tüm taleplerinin ve işbu haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... (Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi) vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'da yargılaması devam eden ... sayılı tahkim yargılamasında davacı tarafından sunulan 01.08.2023 tarihli dilekçe ile başhakemin reddedildiğini, reddi talep edilen başhakem tarafından sunulan 01.08.2023 tarihli dilekçe ile red talebine cevap verildiğini, davalı ... ... ... LTD tarafından sunulan 07.08.2023 tarihli dilekçe ile red talebine cevap verildiğini, inceleme yapan ... ...'nın, 16.08.2023 tarihli Divan Kararıyla reddettiğini, bunun davacı tarafından iş bu davanın açıldığını, ... Tahkim Divanının ret talebi konusundaki kararının nihai olması sebebi ile mahkememizin görevli ve yetkili olmadığını, tarafların, ... Tahkim Kurallarına atıf yapmak suretiyle ... Tahkim Divanının ret konusundaki kararlarının nihai olduğu kabul etmiş olduklarını, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği ... Tahkim Kurallarında bir hüküm bulunmaması durumunun söz konusu olmadığını, ...'ın, tarafların HMK m.418/1'den doğan yetkilerine dayanılarak yetkilendirilmiş bağımsız bir merkez olduğundan ve ... Tahkim Kuralları m.22/4'de Divan Kararlarının nihai olduğu belirtildiğinden Divan Kararlarına karşı taraflarca dava açılabilmesinin, dava takip yetkisi yokluğu sebebiyle mümkün olmadığını, işbu dava bakımından ...'ın dava takip yetkisi bulunmadığından taraf sıfatı da bulunmadığını, iş bu davanın dava takip yetkisi yokluğu sebebiyle HMK m.115/2 uyarınca usulden, taraf sıfatı yokluğu sebebiyle esastan reddi gerektiğini, ... nezdindeki tahkim yargılamasında taraflar redde yönelik muayyen bir usul üzerinde mutabık kaldığı için, mahkememizin Divan kararının kaldırılması yönünde tahkim yargılamasına müdahale etmesinin kanunen mümkün olmadığını, mahkemenin, ... Divan Kararının kaldırılmasına karar vermesinin, kanun koyucunun HMK m. 418/1'de taraflara verdiği serbestiyetin yasaya aykırı bir şekilde sınırlandırılması, HMK m. 411'in ihlali ve ... Tahkim Kuralları m. 22'ye aykırı hareket edilmesi anlamına geleceğini, taraflar arasındaki Tahkim Yargılamasında ... tahkim kurallarının uygulanması kararlaştırıldığını, ve ... Tahkim Kuralları bakımından somut uyuşmazlıkta redde sebebiyet verecek bir durum hasıl olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için mahkemenin ret sebeplerinin detayına girerek inceleme yapacağının kabulünde dahi somut uyuşmazlıkla hakemin reddine sebebiyet verecek bir hususun olmadığı görülebileceğini, hem ... kuralları m.33/3'de hem de HMK m. 198'de hakemlerin delilleri serbestçe değerlendireceği belirtildiği, hakem heyetinin delillerin değerlendirilmesi noktasında varlığı kanunda açıkça korunan bir "Takdir Yetkisine" sahip olduğunu gösterdiğini, Hakemlerin birçok sebepten ötürü (örneğin delil tespiti talebinin tahkim anlaşmasının sınırlarını aşması ve üçüncü kişiler üzerinde etki doğurması, kamuya açık bir delilin tespitinin talep edilmesi, talebin gecikilerek veya kötü niyetle yapılması, talebin somut olayın ispatı ile ilişkili olmaması vs.) delil tespiti kararı vermemeyi seçmiş olabileceğini, Hakem heyetinin bu takdirinin ne ... ... ne de Mahkeme tarafından yapılacak ret incelemesinde denetlenemeyeceğinin kanunla açıkça ortaya konduğunu, bu hususların ancak iptal davasında ele alınacak konular olduğunu, bu sebeple hakem heyetinin, kendisine açıkça kanunda verilen Takdir Yetkisini kullanmasının bir red sebebi sayılmasının mümkün olmadığını, hakem heyetinin tüm üyelerinin takdirinden dolayı sadece başhakem tarafsızlığının bozulduğunun iddia edilmesinin de mümkün olmadığını, davacının, sadece başhakemi reddettiğini, ancak kararlara katıldığı bilinen bir diğer hakem Prof. Dr. ...'a herhangi bir taraflılık isnadında bulunmadığını, bu durum sadece Prof. Dr. ...'ın, duruşmalar bittikten sonra ve tahkim süresinin bitimine 19 gün kala, reddedilmesinin anlaşılmasını güçleştirdiğini, ret talebi sebebiyle ... ... tarafından tahkim süresinin uzatılması kararı verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde tahkim yargılamasının başında Prof. Dr. ...'ın 2003 yılında Kamu Kurumu niteliğindeki ... ... danışman olması sebebine dayanılarak ret talebinin dinlenebilmesinin mümkün olmadığını, söz konusu olan 20 yıl ilişkinin niçin ret sebebi sayılamayacağının 16.08.2023 tarihli Divan kararında detaylıca açıklandığını, ...'da devam eden tahkim yargılamasının gelinen aşamasında hakem heyeti tarafından verilen 29.08.2023 tarihli Ara Karar No. 10 ile yargılamanın ... Tahkim Kuralları m. 41 uyarınca sona erdirildiği ve kalan aşamada hakem heyetine hiçbir beyan, talep, belge vs. sunulmamasına karar verildiğini, keza ilgili ara kararda hakem heyetinin davacının delil tespiti talebinin reddine karar verildiğini, davacının dilekçesinin 14.5. paragrafında belirtilen "delil tespiti konusunda olumlu yahut olumsuz bir karar verilmemiş olması" beyanının konusuz kaldığını beyan ederek; davacının ve ...'ın dava takip yetkisinin yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, davada taraf sıfatının yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, tarafların hakemin reddi usulünü serbestçe kararlaştırma hakkına sınırlama getirmeye yönelik yasaya aykırı bir talep olması sebebiyle HMK m. 418/2'ye, talebin, Mahkemenin tahkim yargılamasına kanuna aykırı bir şekilde müdahalede bulunması sonucunu doğuracağı için HMK m. 411'e, tarafların aralarındaki tahkim anlaşmasında uygulanması kararlaştırılan usul kurallarındaki hükümlerin ihlal edilmesi anlamına geleceği için ... Tahkim Kuralları m. 22/4'e, resen dikkate alınabilecek bilumum sebeplerle ilgili tüm mevzuata ve Yargıtay uygulamasına dayanılarak reddedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde davacı tarafından ... Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi'ne sunmuş olduğu 18/07/2023 ve 01/08/2023 tarihli dilekçelerinin fotokopisini, Prof. Dr. ...'nın 01/08/2023 tarihli yazısının fotokopisini, 16/08/2023 tarihli ... Divan Kararının fotokopisini sunmuş olduğu görüldü. ... Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, ... sayılı dosyalarının bir suretinin gönderilmiş olduğu görüldü. Davacı vekilinin 15/09/2023 tarihli beyan dilekçesini sunmuş olduğu, ekinde ... Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi'nin Üye Hakem Prof. Dr. ...'in görüş yazısının fotokopisini sunmuş olduğu anlaşıldı. Davacı vekilinin 14/11/2023 tarihli beyan dilekçesini, davalı ... (Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi) vekilinin 23/11/2023 tarihli beyan dilekçesini sunmuş oldukları anlaşıldı. Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddiaları, sunulan beyan dilekçeleri ile celp edilen dosyalar ve tüm dosya içeriğine göre; Açılan davanın; ...’da ... sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama ile ilgili olarak; ... Başhakem ...’nın reddi talebinin reddine dair kararının kaldırılarak Başhakem ...’nın reddine karar verilmesi talebine ilişkin olduğu, dava konusu olayda, ...'da yargılaması devam eden ... sayılı tahkim yargılamasında Davacı- karşı davalı tarafından sunulan dilekçe ile başhakemin reddedildiği, inceleme yapan ... ...' nın, ... Tahkim Kuralları m.22de yer alan red sebeplerinin gerçekleşmediğinden ve divanın hakemlerin takdir yetkisini denetleme yetkisine sahip olmadığından bahisle red talebinin reddine karar verdiği, akabinde ... Hizmetleri AŞ' nin 16.08.2023 tarihli ... ... Kararının kaldırılması talebiyle mahkemenizde iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Yasal düzenlemeler incelendiğinde; HMK madde 411' de "Tahkim yargılamasına mahkemelerin yardımı, bu Kısımda açıkça izin verilmiş olan hâllerde mümkündür." HMK madde 414- (1) Aksi kararlaştırılmadıkça, tahkim yargılaması sırasında hakem veya hakem kurulu, taraflardan birinin talebi üzerine, bir ihtiyati tedbirin alınmasına veya delil tespitine karar verebilir. Hakem veya hakem kurulu, ihtiyati tedbir kararı vermeyi, uygun bir teminat verilmesine bağlı kılabilir. HMK madde 418/3 ' de " Hakem kurulundan bir veya birden çok hakemin reddini isteyen taraf, ret talebini ve gerekçesini hakem kuruluna bildirir. Ret talebinin kabul edilmediğini öğrenen taraf, bu tarihten itibaren karara karşı bir ay içinde mahkemeye başvurarak bu kararın kaldırılmasını ve hakem veya hakemlerin reddine ilişkin talep hakkında karar verilmesini isteyebilir." HMK madde 424' de "Taraflar, hakem veya hakem kurulunun uygulayacağı yargılama usulüne ilişkin kuralları, bu Kısmın emredici hükümleri saklı kalmak kaydıyla, serbestçe kararlaştırabilir ya da tahkim kurallarına yollama yaparak belirleyebilirler:" hükümlerinin düzenlendiği anlaşılmıştır. Dava konusu olayda, tarafların iradelerinin tahkime gitmek yönünde olduğu, tarafların kurumsal tahkime başvurulması noktasında anlaşması halinde, ilgili tahkim kurumunun yargılamaya ilişkin kuralları, emredici hükümlere aykırı olmamak kaydıyla, Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nda yer alan hükümlerin yerine uygulama alanı bulacağı, bu durumun HMK madde 424' de "Taraflar, hakem veya hakem kurulunun uygulayacağı yargılama usulüne ilişkin kuralları, bu Kısmın emredici hükümleri saklı kalmak kaydıyla, serbestçe kararlaştırabilir ya da tahkim kurallarına yollama yaparak belirleyebilirler:" hükmüyle düzenlendiği, HMK madde 418/1' de tarafların serbestçe hakemlerin reddi usulünü kararlaştırabileceğinin belirtildiği, tarafların, aralarındaki uyuşmazlığa ... Tahkim Kurallarının uygulanmasını kararlaştırmak suretiyle HMK' da yer alan usulden ayrılarak ... Tahkim Kurallarında yer alan hakemin reddi usulünün yargılamaya uygulanmasını kararlaştırdıkları, bu halde HMK' da yer alan red usulünün yerine ... Kurallarında yer alan red usulünün uygulanması gerektiği, hakemin reddi usulünü düzenleyen ... Tahkim Kuralları madde 22/4de "…….. Divan, ret istemi hakkında karar verir. Divanın, hakemin reddine ilişkin kararı nihaidir." hükmüne yer verildiği, tarafların, ... Tahkim Kurallarına atıf yapmak suretiyle ... Tahkim Divanının red konusundaki kararlarının nihai olduğunu kabul etmiş durumda oldukları, davacının HMK 418/3'de düzenlenen ve uygulanmasını talep ettiği hakemin reddi usulünün ancak tarafların red usulü belirlememesi halinde uygulama alanı bulacağı göz önüne alınarak davacının davasının HMK madde 114/1-b ve HMK madde 115/2 uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davacının davasının HMK madde 114/1-b ve HMK madde 115/2 uyarınca usulden REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından başkaca harç açınmasına yer olmadığına, 3-Ret sebebi ortak olduğu gözetilerek davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... (Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi) kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde oy birliği ile karar verildi. 22/12/2023

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/503, K. 2023/845, T. 22.12.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-503-e-2023-845-k-0130dd0f3be3