İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/496 E. 2023/496 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/496
Karar No
2023/496
Karar Tarihi

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/496 Esas - 2024/196 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/496 Esas KARAR NO : 2024/196

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ...

DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/08/2023 KARAR TARİHİ : 07/03/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: ...

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalının Adana 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine icra takibi başlattığını, söz konusu takip dayanağının ise müvekkilinin sürücü olarak bulunduğu ... plakalı aracın karışmış olduğu kaza sebebiyle diğer araçta oluşan zarar sebebiyle yapmış olduğu ödemenin rücu edilmesi olarak belirtildiğini, ... plakalı araca ilişkin davalı sigorta şirketinin sigorta ettireni ... olduğu, müvekkilinin ise yalnızca sürücü konumunda olduğunu, davalı ile müvekkil arasında herhangi bir sigorta ilişkisinin bulunmadığını, bu nedenle davalı sigorta şirketi, kazada karşı tarafa ödemiş olduğu bedeli müvekkilinden talep edemeyeceğini, bu nedenle haksız icra takibinde müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti gerektiğini belirterek, müvekkilinin Adana 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE : Dava İİK'nun 72. maddesinde düzenlenen menfi tespit davası olup, Adana 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı takip dosyasında davalı sigorta şirketine trafik poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın 15.04.2021 tarihinde ... plakalı ... ait resmi plakalı araçta zarara sebebiyet verilmesi neticesinde araç sürücüsünün polisin dur ihtarına uymamak ve polisten kaçarak olay yerini terk trafiği tehlikeye sokması neticesinde aracın maddi zarar görmesine sebebiyet vermesi nedeniyle ödenen tazminatın KTK 95 MD. ve Trafik Sigortası Genel Şartları 4 MD. uyarınca rücuen tazmini talebi nedeni ile borçlu olmadığının tespiti talebiyle iş bu davanın açıldığı anlaşıldı. Yargıtay 12/04/2021 tarih, 2021/... Esas 2021/... Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemesi Kesin Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine dair ilamında '' ...davalı ... A.Ş zorunlu sigortası bulunmayan araçların neden olduğu trafik kazalarında zarar gören üçüncü kişilere ödediği tazminatı Yönetmeliğin 16. Maddesinde sayılan hallerde zarardan sorumlu olan gerçek kişi sürücü ya da işleten davalıya rücu etmektedir. TTK nun 4/1 maddesinde belirtilen her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi dava söz konusu değildir. Davalı gerçek kişi olup uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 21/12/2020 tarih, 2020/466-2020/8778 sayılı kararı ile 16/10/2019 tarih, 2017/1132-2019/9502 sayılı kararları da aynı yöndedir.)..." şeklinde hüküm kurulmuştur. Bu kapsamda incelendiğinde, hak sahibi tarafından davalı ... Anonim Şirketi'ne yapılan başvuru ardından davalı sigorta şirketine trafik poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın 15.04.2021 tarihinde ... plakalı ... ait resmi plakalı araçta zarara sebebiyet verilmesi neticesinde araç sürücüsünün polisin dur ihtarına uymamak ve polisten kaçarak olay yerini terk trafiği tehlikeye sokması neticesinde aracın maddi zarar görmesine sebebiyet vermesi nedeniyle ödenen tazminatın KTK 95 MD. ve Trafik Sigortası Genel Şartları 4 MD. uyarınca rücuen tazmini talebi nedeni ile borçlu olmadığının tespiti talebinin Yargıtay kararları ve BAM ilamında da belirtildiği üzere Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan HMK 114/c ve 115/2 maddesi gereğince usulden reddine , mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 -6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2- 6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4- 6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin (suç üstü ödeneğinden karşılanan arabuluculuk ücreti dahil) görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı.. 07/03/2024

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/496, K. 2023/496, T. 07.03.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-496-e-2023-496-k-84637763edda