İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/367 E. 2025/395 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/367
- Karar No
- 2025/395
- Karar Tarihi
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/367 Esas - 2025/395 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/367 Esas KARAR NO : 2025/395
HAKİM :.... KATİP :....
DAVACI : ... ... VEKİLLERİ : Av... Av.... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/05/2023 KARAR TARİHİ : 19/06/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/06/2025
Mahkememize açılan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı kurum arasında 25/12/2017 tarihinde "Mal Alımına Ait Sözleşme Tasarısı" başlıklı bir sözleşme imzalandığını, sözleşmenin konusunun Adana ili, Ceyhan ilçesi, bir ve ikinci kısım "Stabilize Malzeme Temini ve Depo Yerine Nakledilmesi İşi" olarak belirlendiğini, sözleşmenin "Fiyat Farkı" başlıklı 14. maddesinin 1. bendinde mal alımlarında uygulanacak fiyat farkına ilişkin esaslara göre fiyat farkı verileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşme gereğinin yerine getirilmesinin ancak fiyat farkı verilmesi ile mümkün olması nedeniyle fiyat farkı verileceği inancıyla sözleşmeyi imzaladığını ve müvekkilinin fiyat farkı talebinde bulunduğunu, davalının müvekkilinin fiyat farkı talebini reddettiğini, sözleşme konusu malzemenin üretimi, temini ve naklinde yoğun olarak petrol ürününün kullanıldığını, fiyat farkının verilmemesi durumunda müvekkilinin zarar etmesi sonucunu doğuracağını ileri sürerek, fazlaya ait hakları saklı kalması kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000.000,00 TL fiyat farkının davalıya müracaat tarihi olan 17/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, davacının iddialarının sözleşme ve eklerine aykırı olduğunu, davacının alacağının dava tarihi itibariyle belirlenebilir olduğundan dolayı belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, dava konusu işin halen devam ettiğini, davacı tarafından talep edilen fiyat farkının müvekkili idare tarafından uygun bulunmadığını, davacının nakliyede kullanılan akaryakıta ilişkin fiyat farkı talebinin sözleşme ve ekleri hükümlerine aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/584 esas sayılı dosyası, 2019/116 esas sayılı dosyası, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulundan istenen bilgi ve belgeler getirtilmiş incelenmiştir. Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında talimat yoluyla davacının defter ve belgelerinin incelenmesi hususunda mali müşavir bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda özetle, Sözleşmenin "Fiyat Farkı" başlıklı 14. maddesinin 1. Bendinde; "Fiyat farkı hesaplanacaktır. 27.06.2013 tarih ve 2013/5216 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve 31.08.2013 tarih ve 28751 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Mal Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslara göre fiyat farkı verileceği" düzenlemesi, İdari Şartnamenin 45. maddesinde de aynı düzenlemenin yer alması, Sözleşmenin 14.1.1. maddesinde yer alan ;"Sözleşmede yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamaz." düzenlemesi, esasların 6. Maddesinde yer alan; "Uygulama esasları, MADDE 6- (1) Bu Esaslara tabi mal alımı ihalelerinde fiyat farkı uygulanabilmesi için, söz konusu işlerin ihalelerine ilişkin idari şartname ve sözleşmelerde bu esaslara göre fiyat farkı hesaplanacağının belirtilmiş olması gerekir. Sözleşmelerde yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamaz." düzenlemesi karşısında; söz konusu işte, fiyat farkı verileceği ve sözleşme imzalandıktan sonra fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde değişiklik yapılamayacağının taraflarca kabul edilmiş durumda olduğu, Bu suretle davalı idarenin, İdari Şartnamenin 25.1. maddesini ve Esasların 2. maddesini gerekçe göstererek, fiyat farkı ödenemeyeceğine ilişkin, görüşünün yukarıda belirtilen düzenlemelere uygun olmadığı, Bu itibarla ; davalıya teslim edilen tuvenan malzemesinin imalatında ve nakliyesinde tüketilen motorin için akaryakıt fiyat farkı verilmesi gerektiği, dava dosyası ve eklerinde 25 nolu hakedişe kadar olan belgelerin yer aldığı , bu suretle 25 nolu hakediş dahil olmak üzere davacı alacağı fiyat farkının 5.349.462,42TL hesap edilmiş olup fiyat farkının ödenip ödenmeyeceğinin mahkeme takdirinde olduğu, hesaplanan alacağa, davacı tarafından talep edilmiş olan faiz hususunda ise; 1 nolu hakediş 28.08.2018 tarihli olduğu halde davacı tarafından 17.09.2018 tarihinde müracaat edildiğinden, müracaat tarihi itibariyle yasal faiz ödenmesi gerektiği, sonraki hakedişler olan 2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14,15,16,17,18,19,20,21, 22,23,24,25 nolu hakedişlerin tarihi ise müracaat tarihinden sonra olduğu için hakediş tarihi esas alınarak yasal faiz ödenmesi gerektiği, davacı tarafından dava dilekçesinde reeskont faizi uygulanması talep edilmiş ise de, davalının tacir olmaması itibariyle yasal faizin üzerinde faiz ödenemeyeceği, görüş ve kanaatini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında mahkememizce alınan uzman bilirkişi heyeti raporunda özetle, 1.Alternatif : 27.06.2013 tarih ve 2013/5216 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve 31.08.2013 tarih ve 28751 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Mal Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlşkin Esaslar'ın ikinci maddesinde: "Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa göre Türk parası üzerinden sözleşmeye bağlanan elektrik, doğal gaz, ilaç, petrol ürünleri ve sıvılaştırılmış petrol gazı ürünleri alımlarında uygulanacak fiyat farkı bu Esaslara göre hesaplanır." denilmekte olup, dava konusu sözleşme ise "Stabilize Malzeme Temini ve Depo Yerine Nakledilmesi İşini" kapsamakta olduğundan, stabilize malzeme fiyat farkı kararname esaslarında yer alan malzemelerden olmadığı için fiyat farkı kapsamında olmadığı, 2. Alternatif : Ancak Mahkemece sözleşme konusu malzemenin fiyat farkı kapsamında olduğunun kabulü halinde davacının talep edebileceği fiyat farkı tutarı 17.09.2018 tarihi itibari ile 69.379,92 TL olarak hesaplandığı görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava sözleme gereği fiyat farkı istemli alacak davasıdır. Taraflar arasında 25.12.2017 tarihli sözleşmenin imzalandığı konusunda uyuşmazlık yoktur. Dava konusu uyuşmazlık; davacı yanın davalı yandan sözleşmeye göre fiyat farkı alacağının doğup doğmadığı varsa miktarı davalının bundan sorumlu olup olmadığı husularına ilişkindir. Taraf delilleri toplanmış her iki yanını kayıtları da incelenmek suretiyle bilirkişi raporları alınmıştır. Davacı taraf sözleşme konusu tuvenan malzemenin naklinde sarf edilen akaryakıtın fiyat farkı kapsamında olduğu iddiasındadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 14. Maddesi; " 14.1. Fiyat farkı hesaplanacaktır. 27.6.2013 tarih ve 2013/5216 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve 31.08.2013 tarih ve 28751 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Mal Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslara göre fiyat farkı verilecektir. 14.1.1. Sözleşmede yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamaz. " hükmünü, İdari Şartnamenin 45. Maddesi; "Fiyat farkı hesaplanacaktır. 27.06.2013 tarih ve 2013/5216 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve 31.08.2013 tarih ve 28751 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Mal Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslara göre fiyat farkı verilecektir. " hükmünü içermektedir. Davacı tarafından, sözleşme tasarısının 45.Fiyat Farkı maddesi ve sözleşmenin 14.Fiyat Farkı ile ilgili maddeleri kapsamında, davacı tarafından 17.08.2018 tarihli ve .... kabul nolu yazı ile fiyat farkı talebinde bulunulduğu, söz konusu talebin davalı tarafından 09.10.2018 tarihli 694178 sayılı yazısı ile aşağıdaki nedenlerle red edildiğinin davacıya bildirildiği anlaşılmaktadır. "4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Mal Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslar" ın "Kapsam" başlıklı 2 nci maddesinde " (1) 4734 sayılı Kanuna göre ihale edilen ve 5/1/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa göre Türk parası üzerinden sözleşmeye bağlanan elektrik, doğal gaz, ilaç, petrol ürünleri ve sıvılaştırılmış petrol gazı ürünleri alımlarında uygulanacak fiyat farkı bu Esaslara göre hesaplanır. (2) 4734 sayılı Kanun kapsamındaki idarelerin, bu Kanundan istisna olan ve birinci fıkrada sayılan mal alımlannın ihale dokümanlarında bu Esaslara uygun şekilde hazırlanmış açık bir düzenleme bulunması halinde bu Esaslar uygulanabilir (3) 4734 sayılı Kanunun 22 nci maddesi çerçevesinde doğrudan temin usulüyle yapılan birinci fıkra kapsamındaki mal alım sözleşmelerinde bu Esaslara uygun şekilde hazırlanmış açık bir düzenleme bulunması halinde bu Esaslar uygulanabilir." hükmü bulunmakta ve 27.06.2013 tarih ve 2013/5216 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve 31.08.2013 tarih ve .... sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Mal Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlşkin Esaslar'ın ikinci maddesinde: "Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa göre Türk parası üzerinden sözleşmeye bağlanan elektrik, doğal gaz, ilaç, petrol ürünleri ve sıvılaştırılmış petrol gazı ürünleri alımlarında uygulanacak fiyat farkı bu Esaslara göre hesaplanır." denilmekte olup, dava konusu sözleşme ise "Stabilize Malzeme Temini ve Depo Yerine Nakledilmesi İşini" kapsamakta olup, stabilize malzeme fiyat farkı kararname esaslarında yer alan malzemelerden olmadığı için fiyat farkı kapsamında anlaşılmış olup davacının talebinin reddi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1-Davanın reddine; 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 17.077,50 TL indirilmesi ile arta kalan 16.462,10 TL'nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.120,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 152.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/06/2025
Katip ... ¸E-İmzalıdır
Hakim .... ¸E-İmzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.