İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/338 E. 2026/155 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/338
Karar No
2026/155
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/338 Esas KARAR NO : 2026/155 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/05/2023 KARAR TARİHİ : 11/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kurulduğu günden bu yana motorlu taşıt ticareti, ithalatı ve ihracatı alanında faaliyet göstermekte olup, bu kapsamda motorlu taşıt ithalatına esas teşkil etmek üzere Vergi Usul Kanunu ve ilgili diğer yasal düzenlemeler kapsamında "İthalatçılık Belgesi" nin, müvekkilinin ticari faaliyetine devam edebilmesi için zorunlu bir belge olduğunu, 213 Sayılı VUK, 545 Sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğ ve ilgili diğer yasal düzenlemelerde yapılan değişikliklerle birlikte motorlu araç ticareti yapan ithalatçıların başta bağlı bulundukları vergi dairesine 66.000.000 TL teminat göstermesi olmakla birlikte birtakım şartları sağlamasının da zorunlu hale getirilmiş olduğunu, Söz konusu yasal düzenlemelere istinaden müvekkilinin, bağlı bulunduğu --------- Vergi Dairesine 66.000.000 TL'lik teminatın kefaleten yatırılması için davalı sigorta şirketinin 08/03/2023 tarihinde imza altına alınan poliçeyi tanzim etmiş, Yani bir nevi müvekkili şirket, ileride ortaya çıkması muhtemel vergi borçlarına karşılık 66.000.000 TL ile sınırlı kalmak kaydıyla ilgili vergi dairesine karşı davalı tarafından sigortalanmış olduğunu, davalı şirketle müvekkili arasında akdedilen sigorta poliçesinin primi 2.640.000 TL olarak belirlenmiş, Müvekkil şirket tarafından sigorta priminin bir kısmı havale/eft yoluyla 2.400.000 TL'lik kısmı ise davaya konu çek aracılığıyla ödenmiş olduğunu, akabinde sigorta şirketince vergi dairesine sunulan kefalet senedi iptal edilmiş ve haliyle hukuki imkansızlık, butlan ve hile sebepleriyle söz konusu poliçe feshedilmiş olmasına rağmen davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak sigorta primine karşılık yapılan ödemeler ve verilen çekin müvekkiline iade edilmemiş olduğunu, taraflar arasında akdedilen ve imza altına alınan sigorta poliçesine karşılık davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen 08/03/2023 tarih ve --------- numaralı kefalet senedi 21/03/2023 tarihinde müvekkilinin bağlı bulunduğu --------- Vergi Dairesine ibraz edilmiş, Kefalet senedinin davalı tarafından ilgili vergi dairesine ibrazıyla birlikte müvekkilin ithalatçılık belgesi alabilmesi için gerekli şartları sağlayıp sağlamadığına ilişkin başvuru süreci tamamlanmış, Başvurunun akabinde vergi dairesince yapılan incelemede aşağıda detaylarına yer verildiği üzere davalı ile müvekkilinin karşılıklı olarak gerekli şartları taşımadığından söz konusu başvurunun reddedilmiş olduğunu, kefalet senedinin ibrazının ardından tamamlanan başvurunun akabinde --------- Vergi Dairesince yapılan incelemede müvekkilin 545 Sayılı VUK Genel Tebliğin 5. Md. Sayılan; “Başvuru tarihinden önceki üç takvim yılı boyunca motorlu araç ticaretiyle iştigal etmek şartını 22/06/2021 tarihi itibariyle mükellef olması, hakkında sahte/yanıltıcı belge kullanıldığına/düzenlendiğine ve araç ithalatlarında düşük matrah beyan etmiş olduğuna dair tespit bulunmamış olmak hususunda da -------Müdürlüğünün 01/03/2023 tarih -------- sayılı yazısında Bakanlığımız Kaçakçılık Bilgi Bankasında yapılan incelemede; ilgili firma hakkında Bakanlığımız müfettişlerince düzenlenmiş 16/02/2023 tarihli -------- sayılı soruşturma raporu olduğu görüldüğü" belirtilmesi nedeniyle --------- Müdürlüğü' nden soruşturma raporu ilgili konunun adli makamlara intikal ettirilip ettirilmediği dava olup olmadığı hakkında bilgi istenilmiş olup cevap beklendiği," şartlarını taşımadığından başvuruyu müvekkili açısından reddetmiş olduğunu, davaya konu sigorta poliçesi; müvekkiline sigorta priminin ödenmesi yönünden bir borç yüklemekteyken, davalıya poliçe kapsamında kefillik borcu yüklemekte, poliçe taraflara karşılıklı olarak borç yükleyen bir sözleşme olup, Müvekkilinin, sigorta primini ödeyerek edimini yerine getirmiş, davalının müvekkile kefil olma yönündeki ediminin ise başvurunun reddedilmesi sebebiyle imkansızlaşmış, TBK m. 136/2'de açıkça belirtildiği üzere sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca müvekkili tarafından ödenen sigorta priminin iadesinin gerekmekte, nitekim müvekkili tarafından başvurunun reddedildiği öğrenilir öğrenilmez davalıya bildirilmiş olup davalı taraf -------- Noterliğinin 31.03.2023 tarihli ve ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesiyle söz konusu poliçenin iptal edildiğini vergi dairesine ihtar etmiş olduğunu, davaya konu sigorta poliçesi müvekkil yönünden ortaya çıkan hukuki imkansızlıklar sebebiyle sona ermiş, Bununla birlikte vergi dairesince yapılan incelemede davaya konu poliçenin hükümsüz olduğunun ortaya çıkmış olduğunu, kefalet senedinin ibrazının ardından tamamlanan başvurunun akabinde ---------- Vergi Dairesince yapılan incelemede davalı sigorta şirketinin 545 Sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ve ilgili diğer yasal düzenlemelerde sayılan; "Mükellef tarafından asgari tutar kadar teminat olarak ... Vergi Kimlik No'lu --------Ş. tarafından düzenlenen 13/03/2023 tarih --------- numaralı Kefalet Senedi Teminat olarak verildiği, ancak 05/10/2022 tarihli--------- adı geçen sigorta firmasını temsile --------ve -------- müştereken yetkili olduğu belirtilmesine rağmen Kefalet senedini imzalayan kişi-------Ş. nin, --------- vergi numaralı ---------Ş.' nin yetkilisi tarafından imzalandığını, Sigorta şirketinin Kurumlar Vergisi Beyannamesi ekinde bulunan gelir tablosunda, ödevlinin sermayesinin ve ödenmiş sermayesinin 400,000 -TL olduğu ve mükellefi olduğu --------- Vergi Dairesine yazı tarihi itibariyle 374.647,74 TL vergi borcu olduğu ve hiçbir ödeme yapılmadığı, İlgili sigorta şirketi üzerine kayıtlı herhangi bir Menkul ve Gayrimenkul mal varlığı bulunmadığından kefalet senedinin kabul edilip edilmeyeceği hususunda da tereddüt olduğu, İlgili kefalet senedi sisteme kayıt yapılmak istendiğinde menkul kıymet alındısı düzenleme ekranında menkul kıymet türü sigorta şirketi kefalet senetleri VUK. Genel Tebliği 545 seçildiğinde sigorta şirketi adı kısmında --------Ş.' nin adının olmadığı" şartlarını taşımadığının ortaya çıkmış olduğunu, kefalet senedinin sunulmasıyla vergi dairesince yapılan incelemede kefalet senedinin temsile yetkili kişiler tarafından imzalanmadığının yanı sıra davalının 66.000.000 TL'lik bir kefalet senedi vermesinin mümkün olmadığı ortaya çıkmış olduğunu, davaya konu sigorta poliçesinin konusu, davalının müvekkil adına 66.000.000 TL'lik teminata kefil olması olup, yukarıda açıkça sayılan sebeplerle davalının 66.000.000 TL'ye kefil olmasının poliçe tarihi itibariyle imkansız olduğunu, Ayrıca sigorta poliçesi de tıpkı kefalet senedi gibi temsile yetkili kişiler tarafından imzalanmamış olup, Haliyle butlan olduğu ortaya çıkan sözleşme kapsamında davalıya ödenen sigorta priminin yine sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında iadesi gerekmekte olduğunu, davalı sigorta ile müvekkili arasında imza altına alınan davaya konu --------- poliçe numaralı ve 08/03/2023 tarihli sigorta poliçesinin "A.5-Sigorta Sözleşmesinin Sona Erdirilmesi" başlıklı maddesinin ilk paragrafında "Sigorta ettiren, sigorta sözleşmesini herhangi bir zamanda derhal hüküm doğuracak şekilde sona erdirme hakkına sahiptir. Bu durumda sigorta ettiren, B.2.Maddesinde belirtilen şartlar saklı kalmak üzere, yürürlükte olan kefalet senetlerini sigortacıya iade edeceği güne kadar tahakkuk edecek olan prim ve poliçede belirtilen her türlü ilave masrafı sigortacıya ödemekle yükümlüdür." hükmünün yer almakta olduğunu, söz konusu madde metninde belirtildiği üzere müvekkilince sigorta sözleşmesini herhangi bir zamanda derhal hüküm doğuracak şekilde feshetmesi mümkün olup, Fesih halinde kefalet senedinin iade edileceği güne kadar tahakkuk edecek prim ve varsa masraflar sigorta ettirenden tahsil edileceğini, nitekim kefalet senedi hiç kullanılmamış olduğunu, sunulan, müvekkili firma yetkilisi ve sahibi ile davalı sigorta yetkilisi arasında gerçekleşen --------- yazışmalarında; Müvekkilinin, davalı sigorta yetkilisine hitaben "iptal edilen gün paranın ve çekin iade edileceğini" belirtmesine karşılık davalı firma yetkilisinin "iptal formunu doldurulmasından hemen sonra iadenin yapılacağı" belirtilmiş olduğunu, davalı sigorta yetkilileriyle yapılan görüşmelerde sigorta priminin iade edilmesi gerektiği ve bu kapsamda iade edileceği belirtilmiş olmasına rağmen dava tarihi itibariyle herhangi bir iade olmamış, davalı sigorta yetkilileri müvekkile paranın ve çekin iade edilebilmesi için prosedür gereği -ibraname niteliğindeki- "Poliçe/Sertifika İptal Talep Formu" nun imzalanması gerektiğini belirtmişler, ayrıca iptal formundan hemen sonra paranın ve çekin iade edileceğini taahhüt etmiş olduğunu, müvekkili firma yetkilisinin ------- vatandaşı olmasını fırsat bilen davalı sigorta yetkilileri önce müvekkili 66.000.000 TL'lik teminat verileceği konusunda taahhüt vermiş sonrasında ise ödenen sigorta primlerinin iadesi için sözde prosedür gereği ibraname niteliğindeki iptal formunu müvekkiline imzalatmışlar, müvekkilinden "paranın ödenmesi için zorunlu prosedür" vaadiyle alınan "Poliçe/Sertifika İptal Talep Formu" nun hile ile alındığı ve haliyle hukuken bir geçerliliğinin bulunmadığı izahtan vareste olup, Nitekim müvekkilinin asıl ve tek iradesinin ödenen primlerin iadesi için zorunlu prosedürleri yerine getirmek olduğu ve hiçbir suretle ibra iradesi taşımadığının açıkça ortada olduğunu ileri sürerek, davanın kabulüne, Davaya konu çekin bedelsiz bırakılarak bedelsiz bırakılan çek yaprağının tarafımıza iadesine, Davaya konu çek de dahil olmak üzere müvekkilinin davalıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, Müvekkil lehine %20'den aşağıya olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Mahkemece belirlenecek teminat doğrultusunda dava süresince başlatılması muhtemel icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Davaya konu çekle ilgili olarak bankalarca ödeme yapılmaması için tedbir kararı verilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; Davacı ile davalı arasında 08/03/2023 tarihinde; davacı adına vergi dairesine 66.000.000,00TL teminatın yatırılması amacıyla tanzim edilen poliçeye karşılık sigorta prim ödemesi olarak verilen 30/03/2023 tarihli 2.400.000,00TL bedelli çekin temel borç ilişkisinin geçersiz olduğu, irade bozukluğu halleri bulunduğu, temel borç ilişkisinde edimin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi gibi sebeplerle bedelsiz kaldığı iddia edilen çekin iadesi ve bu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatı istemine ilişkin olup,Uyuşmazlık; Dava konusu çekin bedelsiz kalıp kalmadığı, sözleşmenin imkansız hale gelip gelmediği, sözleşme geçersiz hale gelmiş ise sebebi, çekin iadesi şartları oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. Vergi kayıtları, banka kayıtları ve sigorta kayıtları celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmış, davacı tarafça sunulan diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek tahkikat sonuçlandırılmıştır.Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebine ilişkin olarak mahkememizin 05/05/2023 tarihli ara kararı ile "Çek bir ödeme vasıtası olup, iradesi fesada uğratılarak verildiğini, karşılığı olan edimin yerine getirilmediğini ispat yükü davacı tarafa ait olup, Borçlar Kanun'una göre edimlerin aynı anda yerine getirilmesi asıl olduğundan, davacı tarafın çeklerin verilmesine sebep temel borç ilişkisinin geçersiz olduğu iddiasını ispata yönelik yazılı bir delil sunmadığından, bu durum ispat yönünden yargılamayı gerektirdiğinden yerinde bulunmayan tedbir talebinin reddine," kararı verilmiş, iş bu karar davacı vekilinde istinaf edilmiş,------- Esas --------- Karar sayılı kararı ile " tarafların dayandıkları bilgi ve belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre ilk derece Mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre karar isabetli bulunmuş, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yapılan inceleme neticesinde yerinde görülmemiş olmakla davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine" kararının verildiği görülmüştür.Mahkememizin 28/05/2025 tarihli duruşma ara kararına istinaden dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından sunulan 28/10/2025 tarihli raporda; Davacı Şirketin 2.400.000,00 TL tutarlı Çek nedeniyle, Davalı Şirkete Borçlu bulunmadığının tespiti istemi ile Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu Menfi Tespit Davasında; davacı şirketin incelenen Ticari Defter Kayıtları ve Dosya Kapsamı muvacehesinde; davacı Şirketçe Davalı Şirkete keşide edilen ve huzurdaki davaya konu edilen; muhatap Bankası --------- Şb. --------- IBAN Nolu Hesap, Keşidecisi Davacı --------- ŞTİ. Lehdarı Davalı ---------Ş. olan, ---------- Çek Numaralı, 30/04/2023 Keşide Tarihli, 2.400.000-TL Tutarlı Çekin Davacı Şirket Ticari Defter Kayıtlarında yer almadığı, Keza, Davacı Şirketçe Davalı Şirkete işbu Çekin keşide edilmesine neden olan; davalı şirketçe davacı şirket lehine, -------- Vergi Dairesine verilmek üzere 66.000.000.- TL Kefalet Tutarlı, Kesin ve Süresiz KEFALET SENEDİ” nin Sigorta Poliçesi olarak düzenlenen, 08/03/2023 Düzenleme Tarihli, -------- Poliçe Numaralı, Net Prim Tutarı 2.640.000.- TL olan Kesin ve Süresiz Poliçeye ilişkin herhangi bir kaydın Davacı Şirket Ticari Defterlerinde yer almadığı, dolayısıyla gerek davaya konu edilen çek gerekse çekin keşidesine sebebiyet teşkil eden kefalet senedine ilişkin poliçenin davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmaması nedeniyle, davacı şirket ticari defter kayıtları üzerinden bedelsizlik tespitinin yapılamadığı, Aşağıda yer verilecek tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle sınırlı olarak yapılabildiği, davalı şirketçe düzenlenen işbu kefalet senedinin, ---------Noterliği 31/03/2023 T. ---------- Yevmiye nolu İhtarnamesi ve --------- Vergi Dairesi Müdürlüğünün 05/03/2024 T. cevabi yazısından görüldüğü üzere; kefalet senedinin muhatabı --------- vergi dairesince kabul edilmemesi nedeniyle, davacı şirketin talebi üzerine iptal edildiği ve durumun kefalet senedinin Muhatabı --------- Vergi Dairesi Müdürlüğüne 31/03/2023 Tarihinde İhbar edildiği, davalı şirketçe ticari defter ve kayıtların bilirkişi incelemesine ibraz edilmediği, işbu tespit ve değerlendirmelerimiz muvacehesinde, davacı şirketçe davalı şirkete keşide edilen ve huzurdaki davaya konu edilen Keşidecisi Davacı --------ŞTİ. Lehdarı Davalı---------Ş. olan, --------, -------- Şubesi, --------- Çek Numaralı, 30/04/2023 Keşide Tarihli, 2.400.000-TL Tutarlı Çek nedeniyle; davacı şirketin davalı şirkete borçlu bulunmadığının tespiti talebi hususlarında takdirin mahkemeye ait olabileceği," görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından yapılan mali incelemeye davalı tarafın ticari defter ve dayanaklarını ibraz etmediği ancak davacı şirketin ticari defterlerinde davaya konu edilen --------- Şb.ne ait Keşidecisi Davacı, Lehdarının davalı olduğu, --------- Çek Numaralı, 30/04/2023 Keşide Tarihli ve 2.400.000-TL tutarlı çekin davacı şirket ticari defter kayıtlarında yer almadığı, yine davaya konu edilen çekin davalı şirketçe davacı şirket lehine, -------- Vergi Dairesine verilmek üzere 66.000.000 TL kefalet tutarlı, kesin ve süresiz kefalet senedinin sigorta poliçesi olarak düzenlenen, 08/03/2023 düzenleme tarihli, -------- Poliçe Numaralı, Net Prim Tutarı 2.640.000TL olan Kesin ve Süresiz Poliçeye ilişkin herhangi bir kaydın davacı şirket ticari defterlerinde yer almadığı tespit edilmiş olup, ayrıca davalının-------Vergi Dairesi Başkanlığı -------- Vergi Dairesi Müdürlüğü” ne keşide ettiği “POLİÇE İPTAL BİLDİRİMİ” başlıklı İhtarnameyle, 08/03/2023 Düzenleme ve Sigorta Başlangıç Tarihli, --------- Poliçe Numaralı, 66.000.000.-TL Tutarlı Kefalet Senedinin, Davacı ---------Şti.” nin talebi üzerine iptal edilmiş olduğunun belirtildiği ve -------- Vergi Dairesi Başkanlığı, --------Vergi Dairesi Müdürlüğü” nin 05/03/2024 tarihli cevap müzekkeresinde ödevli şirketin (Davacı) 13/03/2023 T.-------- Sayılı Dilekçesi ekinde,----------Ş. tarafından verilen KEFALET SENEDİ” ni dairelerine ibraz ettiği, ancak işbu Kefalet Senedi” nin sisteme kaydı yapılmak istendiğinde, Menkul Kıymet Düzenleme Ekranında, Menkul Kıymet Türü Sigorta Şirketi Kefalet Senetleri VUK. Genel Tebliği 545 seçildiğinde, Sigorta Şirketleri adı kısmında, ----------Ş.”nin ismi bulunmadığından, Kefalet Senedinin kabul edilmediği, ayrıca ----------Noterliği tarafından gönderilen İhtarname ile--------.Ş. tarafından verilen Kefalet Senedi” nin Daireleri Mükellefi Davacı --------- Şti.nin talebi üzerine İptal edildiğinin bildirilmiş olduğu”nun belirtilmiş olduğu görülmüş olmakla davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş ancak davacının çekteki sıfatı gözönüne alınarak çekin istirdatı talebinin aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, -Davacının davaya konu ---------- Şubesine ait 30/04/2023 keşide tarihli ----------- seri numaralı, 2.400.000,00-TL lik çek sebebiyle davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, -Davacının çek istirdatı talebinin aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine, -Davacının kötüniyet tazminatı şartları oluşmadığından reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 163.944,00-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 40.986,00-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 122.958,00-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 40.986,00-TL Peşin/nisbi Harcı, 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.332,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 50.498,15TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 354.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/02/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/338, K. 2026/155, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-338-e-2026-155-k-da30286c01f3