İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/336 E. 2023/716 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/336
Karar No
2023/716
Karar Tarihi

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/336 Esas - 2023/716 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/336 Esas KARAR NO : 2023/716

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/05/2023 KARAR TARİHİ : 22/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasındaki ticari ilişki çerçevesinde faturalı mal satışı olduğu, takibe konu edilen faturaların içeriğinde bulunan malların davalı şirkete teslim edildiğini , faturalarda belirtilen borcun ödenmediğini, davalı hakkında ... 2. İcra Müdürlüğü’nün 2023/3238 sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça borca itiraz edilerek takibin durduğunu, itirazın iptaline takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirkete davacı firma tarafından, teslim edilen malın ayıplı olduğunu, nasıl olacağı hususunda taraflar arasında anlaşılan bardakların kimisine baskı yapılmadığını , baskı olan bardaklarda baskıların silik yapıldığını, kimi karton bardakların da kullanılamaz halde delik çıktığını, mutabakata aykırı olarak imal edilen malın hakkaniyet gereği kullanılamayacağı ve davalının kabule zorlanamayacağını, davacı firmanın ayıbı düzeltmemekte ısrarcı davrandığını, ayıplı mal tesliminin düzenlenen faturayı da hükümsüz hale getirdiğini, 6098 Sayılı TBK madde 475' maddesine belirtilen hakları kullandıklarını, Müvekkil şirketin muhasebe departmanının hatalı işlemi nedeniyle faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük süreyi geçirmiş olsalar da tek başına bu hususun fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamadığını davacının haksız ve kötüniyetli olarak icra takibi yaptığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. H U K U K İ N İ T E L E N D İ R M E - G E R E K Ç E : Dava, fatura alacağının tahsili için yapılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. (İİK Madde 67) ... 2. İcra Müdürlüğünün 2023/3238 Esas numaralı dosyasında takip tarihinin 08.03.2023, takip tutarının 61.828,77.-TL Asıl Alacak ve 3.024,28.-TL işlemiş reeskont avans faizi olmak üzere toplamda 64.853,05.-TL olduğu görülmüştür. Takip dayanağı faturalar: 2022000002016 Nolu Satış Faturası 1.456,24 TL, 2022000001935 Nolu Satış Faturası 5.345,78 TL, 2022000001983 Nolu Satış Faturası 103,07 TL, 2022000001695 Nolu Satış Faturası 50.914,03 TL 2022000002027 Nolu Satış Faturası 1.106,34 Tl2022000001962 Nolu Satış Faturası 2.903,31 TL Takibe konu faturalarda bardak dışında tahta kaşık, peçete, stick şeker, ıslak mendil çamaşır suyu, kağıt havlu , çöp poşeti , bulaşık deterjanı gibi temizlik malzemeleri de bulunmaktadır. Taraflar arasında alım satım ilişkisi yanında bardaklar özel imalat ise eser sözleşmesi de bulunmaktadır. Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen faturadaki alacakla illgili olarak sonradan iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2021/3130 Esas, 2021/2836 Karar) Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesi ayıbı işin kusurlu olması veya sözleşmeye aykırı bulunması olarak tanımlamıştır. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. TBK'nın 474/I. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir. TBK'nın 474/I. maddesine göre açık ayıplarda bildirimin "işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz" diğer bir ifadeyle işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde, TBK'nın 477. maddesine göre gizli ayıplarda ise gizli ayıbı öğrenir öğrenmez gecikmeksizin yapılması gerekir. Sözleşmede garanti (teminat) süresi kararlaştırılmışsa ayıp ihbarı bu süre içinde de yapılabilir. Davalı ayıplı satış ve ayıplı imalattan bahsetmiş ise de bardak siparişinin detayları ile ilgili sözleşme şartname sunmamış, ayıplı ürün ve ayıp ihbarı ile ilgili delil de sunmamış davalının bu savunmaları soyut iddia düzeyinde kalmıştır. Tarafların tacir olduğu, uyuşmazlığın ise ticari nitelikteki satım ve eser sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. 6102 Sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi, "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde olup, öncelikle söz konusu üründeki ayıbın süresi içinde satıcıya ihbar edilip edilmediği üzerinde durulması gerekmektedir. Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır. Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz hemen ihbar etmelidir (Domaniç, H.: Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C.I, İstanbul 1988, s.155; Yavuz, N.: Ayıplı İfa, 2.b., ... 2010, s. 107; Karakaş, C.F.: Ticari Satımda Ayıp İhbarının Süresi ve Şekli, XXII. Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Ankar 2006, s.172). Derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Eğer alıcı iğfal edilmiş, yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesine göre alıcıyı iğfal etmiş olan satıcı, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz. Ayıba ilişkin bu genel açıklamadan sonra belirtmek gerekir ki satıcının ayıptan sorumluluğuna da "ayıba karşı tekeffül" denmektedir. Ayıba karşı tekeffül şartlarının gerçekleşmesi durumunda alıcının kendisine tanınan hakları kullanabilmesi için Kanun tarafından kendisine yükletilmiş olan külfetleri yerine getirmelidir. Külfet, alıcının satın aldığı malı muayene etmesi ve bir ayıbın ortaya çıkması halinde bunu satıcıya ihbar etmesidir. Alıcı külfetleri yerine getirmediği takdirde ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanamaz. Davalı ayıp ihbarına ilişkin delil sunmamıştır. HMK nın 266 ve 222. Maddeleri gereği SMMM bilirkişiden alınan raporda''-Davacı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenmiş olan toplamda 441.828,77.-TL tutarındaki takip konusu 6 adet elektronik satış faturasının tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu karşılık davalı şirket tarafından davacı şirkete yapılmış olan toplamda 380.000,00.-TL tutarında ödemeninde tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu bağlamda tarafların ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi (08.03.2023) itibariyle davacı şirketin davalı şirketten takip ve dava konusu faturalardan kaynaklı olarak 61.828,77.-TL tutarında bakiye alacağı kayıtlı olduğu,'' tespit edilmiştir. Davacı ve davalı vekilinin beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalarda yer alan temizlik malzemeleri ve kağıt bardakların davalıya teslim edildiği, davalının ayıplı üretim savunmasını ispatlayamadığı, defterlerine kaydettiği faturaları iade de etmediğinden davacının davalıdan alacaklı olduğuna karar verilerek açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin talep gibi asıl alacak üzerinden devamına , faturalar deftere kayıtlı olup miktarı likit (belirlenebilir) olduğundan İİK nun 67/2. Maddesi uyarınca davacı lehine %20 icra inkar tazminatına da hükmedilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın KABULÜ İLE Davalının ... 2. İcra dairesinin 2023/3238 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın takipteki asıl alacak miktarı bulunan 61.828,77 TL bakımından iptaline, takibin bu miktar asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek devamına, Asıl alacak likit olduğundan 61.828,77 TL üzerinden hesap edilecek %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.223,52 TL harçtan, dava açılışında alınan 731,62 TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 3.491,90 TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 731,62 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 118,00 TL posta gideri, olmak üzere toplam 3.029,52 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 5) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE, İlişkin, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/11/2023

"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."

Atıf: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/336, K. 2023/716, T. 22.11.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-336-e-2023-716-k-406b90e7ef3c