İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/335 E. 2026/50 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/335
Karar No
2026/50
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/335 Esas KARAR NO : 2026/50

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 10/04/2023 KARAR TARİHİ : 20/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Sigorta A.Ş. nezdinde Sigortalı dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından Almanya'daki ... isimli firmadan 22.563,198 kg Dorse Aksam ve Parçalar emtiası satın alındığını ve emtiaların Almanya'dan İzmir'e karayolu ile taşınması yönünde Davalı taraf ile anlaşma yapıldığı, İlgili emtianın Almanya'dan İzmir'e karayolu ile taşınması nakliyat muhataralarına karşı ... numaralı Nakliyat Sigorta Poliçesi kapsamında davacı Sigorta Şirketi tarafından teminat altına alınmadığını, söz konusu emtialar ... - ... plakalı nakliye aracına Davalı Taşıma Şirketi sorumluluğunda tam ve hasarsız olarak yüklendiğini, davalı tarafça Almanya'dan İzmir'e taşınmak üzere yola çıkarıldığını, somut olayda emtialar nakliyenin tamamını üstlendiğini, karşı tarafın sorumluluğunda olan ...- ... plakalı nakliye araçları İle taşınması sırasında nakliye aracının bir motor ile çarpışması nedeniyle Karşi Tarafın fiili kontrolünde bulunan nakliye aracında yangın meydana geldiğini, çekicinin tamamen yarı römork kısmen yandığını ve sigorta konusu bir kısım emtianın zayi olduğunu, yapılar incelemeler ve tanzim edilen Ekspertiz Raporu uyarınca, hasarın yaşanan trafik kazasına bağlı yangın sonucu meydana geldiği tespit edildiğini, tam ve eksiksiz şekilde nakliye edilmek üzere Davalı Tarafa teslim edilen emtiaların hasara uğramasının taşıyıcı sorumluluğunda olduğu tutanaklara geçildiğini belirtmiş, söz konusu somut uyuşmazlıkta, Sigortalı dava dışı firmaya ait olan ve Davalı Taşıma Şirketlerine tam ve sağlam şekilde teslim edilen emtiaların büyük bölümünün yanarak zayi olmasından dolayı Sigortalı Şirketin zarara uğraması neticesinde ... numaralı poliçe tahtında yapılan incelemeler neticesinde davacı Sigorta Şirketi tarafından 25 490,33 EUR sigorta tazminat tutarı 18.11.2021 tarihinde Sigortalı dava dışı firmaya ödenmiş ve tanzim edilen Tazminat Mektubu ve İbraname tahtında davacı Sigorta Şirketi, Sigortalısının haklarına halef ve temellük eden olduğunu, yapılan incelemeler ve tanzim edilen Ekspertiz Raporları tahtında, taşımanın Davalı Taşıyan sorumluluğunda gerçekleştirildiği tartışmasız olup ve dava dişi Sigortalı Şirketin zarara uğramasına sebebiyet veren yarıgın hadisesinin, Taşıyan kusuru ve taşıma akdine aykırılığı ile gerekli önlemlerin alınmaması ve objektif mesuliyet kuralları uyarınca gerçekleştiği tespit edildiğini, tüm bu nedenlerle, davalı tarafın icra takibine haksız itirazının iptali ile fazlaya ilişkin davacı Sigortalı Şirket tarafından yapılmış olan tazminat ödemesinin icra takip tarihinde işlemiş faizleri ile birlikte toplam 25.544.445 EUR olarak sulhen tahsili mümkün olmadığını belirterek, alacaklarını belirterek davanın kabulünü talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, kendi nezdinde sigortalı olan ... San. ve Tic. A.Ş.'nin haklarına halef sıfatıyla davalının rücu talebinde bulunmadığını, söz konusu rücu talebinin, sigortalının Almanya'da yerleşik ... adlı şirketten satın aldığı emtianın Almanya'dan İzmir'e karayolu ile taşındığı sırada Almanya sınırları dahilinde meydana gelen trafik kazası neticesinde zayi olmasına dayandığını, Taşıma esnasında kullanılmakta olan ... - ... plakalı araçlarda, 03.05.2021 tarihinde ... adlı kişinin kontrolündeki motorsikletin karıştığı kaza sonucu yangın çıktığını ve taşınan emtia bu yangın esnasında zayi olduğunu, ayrıca kaza, motorsiklet sürücüsü ...'in ölümüyle sonuçlandığı, davacı taraf, delil listesinde, Almanya'da düzenlenmiş polis tutanaklarını ve bunların Türkçe tercümelerini sunmuştur. davacı vekilinin, delil listesinde yer alan söz konusu tutanaklarda davalı şirketin sorumluluğunun tespit edildiğini beyan ettiğini, kaza neticesinde davalı şirketin meydana gelen zarardan sorumlu olduğuna dair bir ibare içermediğini, bu kazada motorsiklet sürücüsü ...'in intihar eyleminde bulunduğu yönünde ciddi şüpheler ortaya çıktığını ve kaza bir savcılık soruşturmasına konu edildiğini belirtmişlerdir. Kaza neticesinde ortaya çıkan, kazanın bir intihar eylemi olduğuna yönelik iddiaları destekler nitelikte olduğunu, gerçekleşen kazanın her iki araçta da yangına sebebiyet verdiğini, Almanya'da hazırlanan ve Davacı tarafından delil olarak sunulan kaza raporunda sabit olduğu, kaza neticesinde, taşımanın fiilen gerçekleştirildiği tırda yangın çıktığını ve bunun neticesinde tırın tam zayi olduğunu, kazanın bu derecede büyük bir etki doğurması, kazanın sürücülerden birisinin veya her ikisinin ihmal derecesindeki kusurları sonucu gerçekleşmediğini ortaya koyduğunu belirtmişlerdir. Açıklanan tüm bu nedenlerle dacanın reddini talep ve dava etmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Davacı sigortacı taşıma sürecinde meydana gelen zarara ilişkin olarak sigortalısına ödeme yaptığı zarara istinaden davalı taşımacıya karşı rücuen tazminat talebinde bulunduğunu, davalı tarafından ödeme yapılmadığını, başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini bu sebeple davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davaya konu davacı tarafından davalıya başlatılan Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; dosya içerisindeki e-imzalı 26.04.2022 tarihli ödeme emrinde davacı tarafından talep edilen döviz alacağının TL karşılığının gösterilmediği, yalnızca Euro miktar üzerinden ödeme emri düzenlendiği ve davalıya söz konusu ödeme emrinin tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere itirazın iptali davalarında, usulüne uygun bir takibin mevcudiyeti itirazın iptali davalarında özel dava şartı niteliğindedir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. fıkrasında; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde de bulunması gerektiği belirtilmiştir. Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK.nun 12/05/1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K.sayılı kararı). Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3683 E., 2025/4964 K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesinin, alacağın yabancı para üzerinden talep edilmesi nedeniyle, takip talebinde harca esas değerin TL karşılığının gösterilmesine karşın ödeme emrinde gösterilmemesi sebebiyle geçerli bir ödeme emri bulunmadığından bahisle kamu düzenine ilişkin olan bu husus re'sen nazara alınarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerektiğine yönelik gerekçesi yerinde ise de; icra mahkemesine yapılan başvuru, itirazın kaldırılması ve tahliye talebine ilişkin olup şikayet niteliğinde olmadığından, mahkemece, itirazın kaldırılması ve tahliye istemi ile borçluların tazminat taleplerinin reddi ile yetinilmesi gerekirken," Nitekim Yargıtay .... Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Somut olayda, hem takip talebinde hem de ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediği anlaşılmaktadır. O halde ilk derece mahkemesince, takip talebi ve ödeme emrinde 25.764,38-USD yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken şikayetin kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir." Nitekim Yargıtay .... Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı kararında da aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Somut uyuşmazlıkta; takip tarihi 11.10.2022 olup, UYAP sisteminde kayıtlı olan aynı tarihli takip talebinde 1.000.000,00 USD alacağın tahsili istenilmekle birlikte yabancı para alacağının TL karşılığı gösterilmediği gibi, harca esas değerinin de Türk Lirası olarak yazılı olmadığı görülmüştür. Her ne kadar, 17.10.2022 tarihinde yine UYAP sistemine yüklenen takip talebinde harca esas değerin 18.619.400 TL olarak elle yazıldığı ve alacaklı vekilince de imzalandığı görülmüş ise de; takip tarihindeki bu eksikliğin sonradan tamamlanması sonuca etkili olmayıp, UYAP sisteminde iki ayrı takip talebinin bulunmasının da usule uygun olmadığının kabulü gerekir." Yargıtay .... Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Diğer taraftan, HMK'nın 445. maddesi ile HMK'nın uygulanmasına ilişkin yönetmeliğe göre elektronik ortamda saklanan Uyap kayıtları asıldır. Somut olayda, Uyapta kayıtlı olan takip talebi ve ödeme emrinin ikişer tane (21.02.2021 tarihli takip talebi ve ödeme emri- 24/04/2021 tarihli takip talebi ve ödeme emri) olduğunun görüldüğü, Uyapta kayıtlı ve önceki tarihli takip talebi ve ödeme emrinin içeriğinde yabancı para alacağının TL karşılığı gösterilmediği gibi, harca esas değerinin de Türk Lirası olarak yazılı olmadığı anlaşılmaktadır. O halde, Uyapta kayıtlı ve daha önceki tarihli takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup kararın bozulması gerekmiştir." Nitekim Yargıtay .... Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Hukuk Genel Kurulu'nun 06.10.2004 tarih ve 2004/1-433 Esas sayılı kararında da benimsendiği üzere kamu düzenine aykırılıkta aleyhe bozma yasağı ilkesi nazara alınamaz. Somut olayda, UYAP’a kayıtlı ilk (14.11.2022-13:27 tarih ve saatli) takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmediği nitekim alacaklı vekili tarafından takip dosyasına sunulan 14.11.2022 tarihli dilekçe ile de işbu maddi vakanın kabul edildiği anlaşılmaktadır. O halde İlk Derece Mahkemesince, UYAP’a kayıtlı ilk takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediği gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi de ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Yabancı para alacağın karşılığı TL’nın gerek takip talepnamesinde gerekse ödeme emrinde gösterilmesi yasaca zorunlu kılınmıştır. İtirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunması dava şartıdır. Takip talebi ve ödeme emrinde bulunması zorunlu olan yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının bulunup bulunmadığının itirazın iptali davasında resen incelenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. İİKnda düzenlenen bir dava türü olduğundan İİK hükümleri de dikkate alınır. İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. HMK'ndaki dava şartları yanında İİK'daki özel dava şartları da incelenir. İcra takibinin süresiz şikayet yoluyla iptalinin mümkün olması itirazın iptali davası sonuçlandıktan sonra dahi takibin iptal edilebileceği anlamına gelmektedir." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi de ... Esas ve ... Karar sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 24/02/2025 tarih, ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile; ".... İİK'nın 58/3. maddesinde; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un 60/1-1. maddesinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K. sayılı kararı)...." gerekçesi ile uyuşmazlığı gidermiştir. 2004 Sayılı İİK 58, 60 maddeleri, HGK, uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin güncel Yargıtay içtihatı ve Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin .... esas ve ... karar sayılı güncel içtihatı ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, davacı tarafından takip talebinde yabancı para alacağının hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve Türk parasıyla tutarı gösterilmiş ise de, ödeme emrinin takip talebine uygun olarak düzenlenmediği, ödeme emrinde yabancı para alacağının hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve Türk parasıyla tutarının gösterilmediği, bu bağlamda ödeme emrinin iptaline ilişkin açılan davanın kabulüne karar verildiği, bu hususun kamu düzenine ilişkin olup resen incelenmesi gerektiği anlaşıldığından, bu yükümlülüğe uygun davranmadan itirazın iptali davası açılması sebebiyle davanın özel dava şartı eksikliğinden usulden reddine ve davalı lehine maktu vekalet ücreti takdirine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir." Yukarıda detaylıca açıklanan gerekçeler ve içtihatlar kapsamında işbu itirazın iptaline konu Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasında düzenlenen ödeme emrinde takibe konu döviz alacağının TL karşılığının gösterilmediği, bu durumun kamu düzenine ilişkin olduğu ve resen her aşamada gözetilmesi gerektiği bu suretle itirazın iptaline konu icra takibinin usul ve yasaya uygun olmadığı, emredici kamu düzeni hükümlerine aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda ödeme emrinin kamu düzenine aykırı olması nedeniyle usulüne uygun bir takibin mevcut olmadığı ve itirazın iptali davalarında usulüne uygun başlatılmış bir takibin bulunmasının özel dava şartlarından olduğu anlaşılmakla davanın özel dava şartı noksanlığı nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un 115. Maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalı tarafından tazminat talep edilmiş ise de davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verildiği anlaşılmakla davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın özel dava şartı yokluğundan 6100 sayılı Kanun'un 115. Maddesi gereğince usul yönünden REDDİNE, 2-Davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 7.137,98-TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.405,98-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.560,00-TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yatırılan ve sarf edilen 6.000,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. Maddesinin 1. fıkrası uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının (6.000,00-TL Bilirkişi Ücreti Hariç Olmak Üzere) HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/01/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/335, K. 2026/50, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-335-e-2026-50-k-9ff54bb5aa87