İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/264 E. 2026/48 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/264
Karar No
2026/48
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/264 Esas KARAR NO : 2026/48

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/03/2023 KARAR TARİHİ : 19/01/2026 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 22/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Davalının müvekkilleri şirkette çalıştığını, iş sözleşmesi yapıldığını, davalının istifa ettiğini, aralarındaki sözleşmede de belirtilen rekabet yasağına aykırı hareket ederek müvekilleri ile aynı özelliklere sahip şirkette aynı görevde çalıştığını, bu şekilde rekabet yasağını ihlal ettiğini belirterek cezai şart ile birlikte davalının tazimanata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Müvekillerinin davacıdan ayrıldıktan sonra görev tanımı anlamında farklı bir görevde çalıştığını, bu şekilde rekabet yasağını ihlal etmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava haksız rekabet iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı bünyesinde çalışmış olan eski personel ile davacı arasında kurulmuş rekabet yasağına ilişkin sözleşmeler ile TBK ‘nın 444 ve devamı maddeleri uyarınca; davalının davacı ve dava dışı ... şirketinde çalıştığı süre, çalışma pozisyonları, bu şirketlerin faaliyet konuları davacının gizli bilgileri ve sırları öğrenmesi veya üretim sırları ya da davacının yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlayıp sağlamadığı ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılmasının, davacının önemli bir zararına veya zarar tehlikesine sebep olacak nitelikte olup olmadığı, davalı tarafın diğer çalıştığı şirketteki çalışma pozisyonun, davacı şirketteki pozisyonu ile aynı olup olmadığı yine rekabet sözleşmesinde belirtilen iş kapsamında olup olmadığı, rekabet yasağına ilişkin düzenlemenin, davalının ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içerip içermediği, cezai şartın tenkis şartlarının oluşup olmadığı, tek taraflı düzenlenen cezai şartın geçersiz olup olmadığı, rekabet yasağına dayalı ceza-i şartın tahsilinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı görülmektedir. 6098 sayılı TBK'nın 444 ve devamı maddelerindeki düzenleme uyarınca; rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. TBK'nın 444/2. maddesi gereğince; rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir. TBK'nın 445. maddesi uyarınca; rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. TBK'nın 182/3. fıkrasına göre hakim, fahiş gördüğü cezai şarttan re'sen indirim yapabilir. Cezai şartın fahiş olup olmadığı belirlenirken; tarafların ekonomik durumu, borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat de ölçü olarak alınmalıdır. Bu bilgiler ışığında dosyanın yapılan incelemesinde; davacı ile davalı arasında 11.11.2019 tarihli belirsiz iş sözleşmesi imzalandığı, davacı şirket uhdesinde faaliyet gösteren .... Müdürlüğünde Yazılım Tasarım Mühendisi olarak görev aldığı davalı istifa dilekçesi ile " 11.11.2019 tarihinden itibaren çalışmakta olduğum şirketinizden 21.06.2021 tarihi itibari ile özel sebeplerimle istifa ediyorum. "ifadelerine yer vererek istifa ettiği, Rekabet Yasağı ve Sır Saklama Yükümü Sözleşmesi'nin 2.2 maddesi altında, “işçi işten kendi isteğiyle ayrıldığı veya 4857 sayılı İş Kanununun 25. Maddesinde belirtilen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri hallerdeki tavırları ile sözleşmenin fesine sebebiyet verilmesi halinde; iş konusunun önemi, işverenin üretim ve iş ilişkileri açısından bilgilerini ve sırlarını öğrenmesi ve bu bilgilerin kullanılması halinde işverenin önemli bir zarara uğraması ihtimalinin varlığından ötürü; 2 (iki) yıl süre ile, Marmara Bölgesi ve Ankara, İzmir ve Adana illerinde; iş tanımına uyan işlerde ve Motor Geliştirme alanlarındaki tüm işlerde hiçbir şirket yahut şahıs işletmesinde faaliyet gösteremez, çalışamaz, danışmanlık vb. çalışmalar yapamaz ve bu şirketlere ortak olamaz, işverenin rekabet ilişkisi içerisinde olduğu şirketler ile menfaat ilişkisine giremez. İşbu suçları bildiğini ve rekabet yasağı sözleşmesini kabul ettiğini beyan ve taahhüt eder. Aksi halde işverenin doğan tüm zararını tazmin etmekle yükümlüdür. Bu maddeye aykırı davranması halinde işçi son brüt maaşının 12 aylık tutarı kadar tazminat ödemeyi taahhüt eder” şeklinde belirtildiği, davalının işbu sözleşmeye aykırı hareket ederek davalının işten ayrıldıktan sonra .... firmasında çalışmaya başlaması nedeniyle davalının iş ve rekabet sözleşmesine aykırı davranış olması sebebiyle cezai şart bedelini kısmen talep ettiği, davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde ayrı pozisyon ve konularda çalışmaya devam edildiği, haksız rekabet şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Davacı şirkette davalıya ilişkin çalışma kayıtlarının ve özlük dosyasının, davalının SGK kayıtlarının, ticaret sicil kayıtlarının celp edildiği, toplanılan bilgi ve belgeler kapsamında dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, 06/10/2023 tarihli bilirkişi .... tarafından hazırlanan raporda "Davacı şirket ve davalının daha sonradan çalışmaya başladığı şirket traktör ve tarım makineleri imalat, satış ve satış sonrası hizmetleri sunmaktadır. Ancak davalının, davacı şirkette .... Müdürlüğü bölümünde çalıştığı Mekanik Sistemler Tasarım Mühendisi pozisyonu ile .... A.Ş. nezdinde ... de çalışmaya başladığı Hidrolik, Pnömatik & Yük. Mühendisi pozisyonu dikkate alındığında iki departmanın farklı olduğu ve çalışılan pozisyonların iş içeriklerinin farklı olduğu mütalaa edilmiştir." demek suretiyle pozisyon ve alanların farklı olduğunun tespit edildiği, rapora gelen itirazlar da dikkate alınarak yeni bir heyet oluşturulduğu ve rapor alınması için bilirkişilere tevdi edildiği, 16/09/2024 tarihli raporda dosyadaki mevcut eksikliklerin tamamlanması ve şartların oluşması halinde sözleşmeye aykırılığın gündeme gelebileceğinin belirtilmesi neticesinde eksiklikler giderilmiş olup işbu rapora karşı sunulan itiraz ve beyanlar doğrultusunda yeni bir heyettten ek rapor alınmasına karar verilmiş olup raporlar arasındaki farklılıkların da giderilmesi istenmiştir. 23/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle "-Dava konusunun, rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart talebinden ibaret olduğu, -Davalının çalıştığı şirket olan ... A.Ş.'nin iştigal alanının traktör ve ziraat makineleri üretimi olduğu, davalının 11.11.2019 tarihi ile 04.04.2021 tarihi arasında çalıştığı ... işyeri kodlu ... A.Ş.'nin davalının çalıştığı şirket olan ... A.Ş. ile aynı iştigal alanında olduğu, davalının, 05.04.2021 tarihi ile işten ayrıldığı, 16.07.2021 tarihine kadar çalıştığı, .... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile aynı iştigal alanında olmadığı, -Davacı şirkette Mekanik Sistemler Tasarım Mühendisi olarak görev aldığı, üst düzey yönetici pozisyonunda olmadığı, kazandığı mesleki bilgi, beceri ve tecrübenin ticari sır kapsamına girmediği, -Davacı şirkette Mekanik Sistemler Tasarım Mühendisi olarak görev aldığı, halihazırda çalıştığı ... isimli şirkette hidrolik alanında görev aldığı ve hidrolik valfler, borular, hortumlar gibi parçaların faaliyet konusunu teşkil ettiğinin ileri sürüldüğü, her iki çalışma alanının birbirinden farklı olduğu, kanaatine varılmıştır." denilerek davalının görev aldığı pozisyon ve alanların farklı olduğu, yönetici pozisyonunda çalışmadığı bu nedenle edinilmiş bilginin yalnızca mesleki tecrübe olarak değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin tespit yapıldığı belirlenmiş olup ilk sunulan rapor ile aynı ölçüde olduğu görülmüştür. Davacı tarafından her ne kadar itirazlar ileri sürülmüş ise de davalının davacı şirketteki pozisyonu itibariyle ortak müşteri portföyü ve benzer ürün isim ve içerik bilgilerine sahip olabilecek konumda olmadığı, davacı şirketin gizli bilgilerine ve üretim sırlarına haiz olduğuna yönelik somut bir verinin bulunmadığı, kaldı ki yeni işinde çalıştığı pozisyonun da davacı şirket bünyesindeki pozisyonundan farklı olduğu anlaşılması sebebiyle itirazların reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Somut olayın nihai değerlendirilmesinde, rekabet yasağına ilişkin iş bu davada görev hususunun Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 03.12.2021 Tarih ve ... Esas- ... Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri’nin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine yönelik kararındaki açıklamalar gözetilerek, TBK’nın 444-447 maddelerinden doğan rekabet yasağının ihlaline dair uyuşmazlıklara bakma görevinin TTK’nın 4/1–c maddesi gereğince aynı Kanunun 5. maddesi uyarınca Ticaret Mahkemelerinin görev alanına girdiğinden ve dava görevli ticaret mahkemesinde açıldığından görev itirazının reddine karar verildiği, taraflar arasındaki rekabet yasağı/haksız rekabet sözleşme maddesinde davalının işten ayrılmasından sonra 2 yıl süreyle Marmara Bölgesi, Ankara, İzmir, Sakarya ve Adana illerinde iş tanımına uyan ve motor geliştirme alanındaki tüm işlerde faaliyet gösteremeyeceğinin düzenlendiği, TBK'daki düzenlemeye göre rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı gerektiği, toplanan deliller, alınan raporlardan davacı şirket ve dava dışı şirketin çalışma alanlarının benzer olduğu ancak davalının her iki şirkette yapmış olduğu işlerin ve pozisyonunun farklı olduğu, davalının davacı şirkette edindiği bilgilerin mesleki tecrübe kapsamında sayılabilecek bilgilerden olup ticari sır sayılmayacağının anlaşılması karşısında dosya kapsamındaki belgelerden rekabet yasağı ihlali olmadığı bu nedenle davacının tazminat talep edemeyeceği, dikkate alınarak ispatlanamayan davanın reddine karar verildi. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın reddine 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 179,90.-TL peşin harcından mahsubuna eksik kalan 552,10 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 5-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ... nolu dosyasından ödenen arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararının miktar itibarıyla kesinlik sınırını aşmadığı görülmekle kesin olarak karar verildi. 19/01/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/264, K. 2026/48, T. 19.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-264-e-2026-48-k-0cc5220146af