İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/261 E. 2026/183 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/261
Karar No
2026/183
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/261 KARAR NO : 2026/183

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/04/2023 KARAR TARİHİ : 05/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarih, ... seri numaralı, ...bankası ...Şubesinden verilme 650.000,00 TL bedelli çek ve ... tarih, ... seri numaralı, ...bankası ...Şubesinden verilme 650.000,00 TL bedelli çekler müvekkil ... Tic. A.Ş. Tarafından keşide edilerek borcu karşılığı lehtar .... LTD. ŞTİ. gönderilmek üzere ... kargo ... Şubesine teslim edildiğini ancak kargo sürecinde ... LTD. ŞTİ.ne ulaşmadan aynı zarf içerisindeki başka çeklerle birlikte zayi olduğunu, söz konusu çeklerin keşidecisi müvekkili .... A.Ş. olduğunu, lehtarının ise ...LTD. ŞTİ. olduğunu, çek bedellerinin çek zayi olduktan sonra ... Tic. A.Ş. tarafından lehtar ...LTD. ŞTİ.'ye ödendiğini, bu nedenle icra takibine konu çekler dolayısı ile müvekkili ... A.Ş. firmasının herhangi bir borcu bulunmadığını, davaya konu çeklerin zayi olması üzerine lehtar olan müvekkili ... Tic. LTD. ŞTİ. adına 23.12.2022 tarihinde ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile zayi sebebiyle çek iptal davası açıldığını, savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu ve mahkemece 26/12/2022 tarihinde teminat karşılığı ödeme yasağı kararı verildiğini ancak çeklere ilişkin ödeme yasağı kararı bulunmasına ve zayi olduğuna ilişkin ilana çıkarılmasına rağmen ... 19. İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyasından icra takibi yapıldığının ödeme emrinin müvekkillerinden ... Tic. A.Ş. tebliği ile öğrenildiğini, müvekkilinin söz konusu çekler ve icra takibinden dolayı alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığı gibi müvekkillerin iradesi dışında çalınarak ve lehtar ...LTD. ŞTİ. yetkilisinin imzasının kötü niyetli kişiler tarafından sahte imza atılmak suretiyle taklit edildiğini, ödeme yasağı kararına rağmen söz konusu çeklerin icraya konulduğunu, bu itibarla öncelikle ... 19. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra dosyasının tedbiren durdurulması, icra dosyasına para ödenmesi halinde ödenen paranın alacaklıya verilmemesi nedeni ile ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile tedbir talebinde bulunulduğunu, mahkemece; "İİK 72/3. maddesine göre ... 19. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı takibe konu alacağın (1.439.068,63 TL) takdiren % 15 kadar (215.860,29 TL) nakit teminat yatırıldığında veya bu değerde banka teminat mektubu ibraz edildiğinde icra veznesine yatan borca ilişkin paranın alacaklıya ihtiyati tedbir yolu ile ödenmesinin önlenmesine" karar verildiğini, netice olarak tedbir kararı doğrultusunda süresi içerisinde 117.02.2023 tarih, ... seri numaralı, ...bankası ...Şubesinden verilme 650.000,00 TL bedelli çek ve ... tarih, ... seri numaralı, ...bankası ... Şubesinden verilme 650.000,00 TL bedelli çeklerden dolayı müvekkillerinin davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ve çekin müvekkili ... A.Ş.'ye iadesine karar verilmesi gerektiğinden iş bu davayı açtıklarını, söz konusu taleplerine ilişkin dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak yapılan görüşmeler sonucu anlaşmaya varılamadığını, tüm bu nedenlerden dolayı; iş bu dava neticeleninceye kadar yaklaşık ispat kuralı da gözetilerek öncelikle ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasında başlatılan takibin müvekkilleri yönünden teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını, netice olarak ... 19. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ve bu dosyaya konu ... tarih, ... seri numaralı, ...bankası ...Şubesinden verilme 650.000,00 TL bedelli çek ve 24/02/2023 tarih, ... seri numaralı, ...bankası ...Şubesinden verilme 650.000,00 TL bedelli çeklerden dolayı müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, dava ve icra takibine konu 17.02.2023 tarih, ... seri numaralı, ...bankası ... Şubesinden verilme 650.000,00 TL bedelli çek ve ... tarih, ... seri numaralı,...bankası ...Şubesinden verilme 650.000,00 TL bedelli çeklerin keşidecisi müvekkili ... A.Ş. tarafından lehtara ödeme yapılmış olduğundan TTK. 758'E göre müvekkili ... A.Ş.'ye iadesini, çeklerin zayi edildiği, sahte imza ile ciro yapıldığı, ödeme yasağı kararı bulunduğu ve Ticaret sicil gazetesinde ilana çıkarıldığı, davalıya ödeme yapılmadan önce teyit edilmediği bildirildiği halde haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi yapan ve müvekkillerinin borçlu olmadığı bir tutardan dolayı zararına sebebiyet veren davalıdan tahsil edilmek üzere, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin ... Şubesine ait ... seri numaralı 17.02.2023 keşide tarihli 650.000,00 TL tutarlı çek ve ... seri numaralı 24.02.2023 keşide tarihli 650.000,00 TL tutarlı çeki ticari faaliyetleri neticesinde mal ve hizmet satımı sonucu iktisap ettiğini, söz konusu çeklerin yetkili ve meşru hamili olduğunu, ilgili çeklerin karşılıksız kalması dolayısıyla taraflarınca ... 19. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile davacı firmalar hakkında icra takibi başlatıldığını, öncelikle dava konusu çekler incelendiğinde; çeklerin müvekkiline ciro yoluyla geçtiği ve davacılar ile müvekkili arasında başka cirantalar bulunduğunun görüleceğini, müvekkili çekleri davacılardan almadığından çeklerdeki imzanın davacı lehtara ait olup olmadığını bilecek durumda olmadığını, bu nedenle iyi niyetli olduğunu, davacı ...'in, davaya konu çeklerin keşidecisi olduğundan çeklerin iptalini talep edemeyeceğini ve çek istirdat davası açamayacağını, çünkü yetkili hamil olmadığını, bu nedenle davacı ...şirketinin istirdat talebinin öncelikle usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı ...'in dava konusu çeklerin kendileri tarafından keşide edildiğini ve çeklerin davacı lehtarla olan ticari ilişkisini ikrar ettiğini, çeklerin kendileri tarafından keşide edildiğini ve lehtarla arasındaki borç ilişkisini açıkça ikrar eden davacı tarafın dava konusu çeklerin yetkili ve meşru hamili olan müvekkiline karşı kambiyo sorumluluğu altında bulunduğu konusunda herhangi bir tereddüt bulunmadığını, imzaların istiklali prensibi gereğince çeklerin keşidecisi olan ... Şirketinin, çeklerin lehtarı olan davacı ... Şirketi'nin imzasının sahteliğine dayanarak sorumluluktan kurtulmasının mümkün olmadığını, iyi niyetli üçüncü kişi olan müvekkilinin çeklerin zayine ilişkin iddiaları bilmesine imkan olmadığı gibi kendisinden bilinmesinin beklenmesinin de mümkün olmadığını, çeklerin bedelinin ödendiği iddiasının (bedelsizlik) şahsi defi niteliğinde olup iyiniyetli üçüncü kişi konumundaki çek hamili müvekkiline karşı öne sürülemeyeceğini, haksız ithamlar yönelten davacı taraflar kargoya verilmesi mümkün olmayan dava konusu çekleri kargoya verdiğini iddia ederek büyük bir kusur içerisinde olmasına rağmen kendi kusurundan yararlanmaya çalışıp taraflarına borçlu olmadığının tespitini istediklerini, çekler hakkında iptal davası açılmasının çeklerin icra takibine konu edilmesine engel olmadığını, davacı tarafın dosyaya ispat ile yükümlü olduğu iş bu iddialarını kanıtlar nitelikte herhangi bir delil sunmadığını, tüm bu nedenlerden dolayı ve mahkemece resen nazara alınacak sair nedenlere dayanarak davacı tarafça haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen iş bu davanın ve tazminat taleplerinin reddini, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20 oranında tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 06/06/2024 tarihli duruşmasının 1 numaralı ara kararı gereği Davacı şirket ...Şirketi yetkilisi ... T.C kimlik numaralı ...'e , ...Şubesine ait 17/02/2023 keşide tarihli, ... seri numaralı 650.000.00 TL bedelli çek ile ... Şubesine ait 24/02/2024 keşide tarihli... seri numaralı 650.000.00 TL bedelli çek üzerindeki imzanın kendisine ait olup olmadığı hususu çek asılları gösterilerek sorulduktan sonra bu konudaki beyanı alınarak tutulacak tutanağın çek asılları ile birlikte mahkememize gönderilmesi hususunda ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı ve talimat mahkemesince davalı şirket yetkilisi ... adına beyanının alınması için duruşma gün ve saatini bildiren meşruhatlı davetiye çıkartıldığı, davetiyenin usulüne uygun tebliğ edildiği ancak yapılan yoklamada temsilci hazır olmadığından beyanı alınamadığından talimatın bila ikmalen iade edildiği anlaşılmakla imzanın lehtara ait olduğu kabul edilerek yargılamaya devam edilmiştir. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Dava, dava konusu çeklerin çalınarak takibe konu edildiği, çekteki lehtar imzasının sahte olduğu iddiasına dayalı olarak borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup davacılardan ... keşideci ve diğer davacı ...çek lehtarı konumundadırlar . Uyuşmazlık, .... 19. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takibine konu 17/02/2023 keşide tarihli 650.000,00 TL bedelli ve 24/02/2023 tarihli 650.000,00 TL bedelli çeklerdeki lehdar cirosunun davacılardan ... Tic. Ltd Şti 'ye ait olup olmadığı, cironun lehtara ait olmaması halinde ciro silsilesinde kopukluk olduğunun kabul edilip edilemeyeceği, davacıların çekler nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini ve çeklerin iadesini talep edip edemeyecekleri konularında toplanmıştır. Çek, 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK’nın 670 vd. düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, Ali /Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s. 221). Çek, 6102 sayılı TTK’da tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna, Ergun/ Göç Gürbüz, Diğdem: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s. 268). Somut uyuşmazlıkla ilgisi nedeniyle değinilmesi gereken 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü haiz olup anılan kanunî hüküm bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şekli anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır (Kendigelen, A.: Çek Hukuku, İstanbul 2019, s. 237-238). İstirdat davası olarak nitelenen bu dava özü itibariyle menkullerin iadesini sağlamak için açılan menkul davası niteliğindedir. Medeni hukukta bu dava gasp, çalınma veya zayi hâllerinde sadece kötü niyetli değil, iyi niyetli hamile karşı da açılmakta ise de, kambiyo senetleri yönünden bir sınırlama getirilmiş ve aynî haklardaki genel prensipten ayrılmak suretiyle, söz konusu davanın yalnızca kötü niyetli veya senedi iktisabında ağır kusuru bulunan kimselere karşı açılabileceği esası benimsenmiştir. Bu tür davalarda, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir (Öztan, F.: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 2000, s. 294). Bu kapsamda yukarıda anılan kanunî düzenleme, emre yazılı çeklerle ilgili olarak, hamile yazılı senetlere ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 990. maddesine paralel bir koruma sağlamakta olup bahse konu maddeye göre, “Zilyet, iradesi dışında elinden çıkmış olsa bile, para ve hamile yazılı senetleri iyiniyetle edinmiş olan kimseye karşı taşınır davası açamaz.” Ancak hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusuru bulunduğu takdirde iade davası açılabilecektir. 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir. Uyuşmazlığın çözümünde ayrıca önem arz etmesi nedeniyle çek istirdadına ilişkin davalarda taraf sıfatına (husumete) değinilmesinde yarar bulunmaktadır. Davada sıfat, tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf sıfatı (husumet), maddi hukuka göre belirlenen, bir sübjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir sübjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavram olup dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi kapsamında çek istirdadı istemiyle açılacak davalarda husumet kural olarak çeki elinde bulunduran kimseye (hamile) yöneltilir. Başka bir anlatımla, çeki muntazam bir ciro zinciri ile elinde bulundurması nedeniyle şekli anlamda meşru hamil sıfatını haiz kimseler, kendilerine karşı, çekin iktisabında 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi anlamında kötü niyetli veya ağır kusurlu oldukları iddiasıyla açılacak davalarda davalı olarak yer alırlar. Bu anlamda yeni hamilin çeki devraldığı kimsenin çeki iktisabındaki kötü niyetine veya ağır kusuruna dair iddia, çekin istirdadı istemine ilişkin olarak yeni hamile karşı açılan davada uyuşmazlık konusu olmadığından mahkemece yapılacak değerlendirmede nazara alınmaz. Bu tür davalarda uyuşmazlık, çeki elinde tutan hamilin çeki iktisabında kötü niyeti yahut ağır kusurunun mevcudiyeti noktasında toplanmakta olup yargılama, çekin istirdadını talep eden davacı ile çeki elinde bulunduran hamil arasında görülüp karara bağlanır. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacılar tarafından hırsızlık sonucu elinden çıkan dava konusu çekler için ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... D.İş sayılı dosyasında çek iptali davasının açıldığı, dava konusu çeklerde davalının çeke hamil olduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan belgeler ve Uyap üzerinden yapılan sorgulamalarda davalı hakkında rızası dışında elden çıkan kambiyo senetleri nedeniyle, hırsızlık, dolandırıcılık suçlamasıyla birçok soruşturma ile, kambiyo senetlerine karşı aleyhine açılmış bir çok menfi tespit ve istirdat davası olduğu anlaşılmış ve buna ilişkin sorgulama raporları dosya arasına alınmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve...K. Sayılı emsal kararında da belirtildiği üzere " 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 792. maddesinde " Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." hükmüne yer verilmiş olup, hükümden de anlaşılacağı üzere davacının alacağını ispat etmesi yanında, yeni hamilin çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu iktisap ettiğini de ispat etmesi gerekmektedir." Somut olayda, yukarıda açıklandığı şekilde, kargodan çalınan çok sayıda çekin hamilinin davalı olması, bu sebeple davalı hakkında açılmış çok sayıda hukuk dosyası ile savcılık soruşturması bulunmasının, hayatın olağan akışına uygun olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 792. maddesine göre normal şartlarda çeki elinde bulunduran kişinin kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunun kanıtlanması gerekirken, hayatın olağan akışına aykırı şekilde kargodan çalınan ve soruşturma ya da dava konusu olan bir çok çeki olduğu gibi bu çekide elinde bulunduran davalının çeki iyi niyetle ve ağır kusuru olmadan elinde bulundurduğunu kanıtlaması gerektiği, burada ispat yükünün yer değiştirdiği, dosya kapsamına göre davalının çeki, geçerli bir hukuki ilişkiye dayanarak iyi niyetli ve ağır kusuru olmadan elinde bulundurduğunu kanıtlayamadığı anlaşılmakla davacıların davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, ... 9. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasına konu 17/02/2023 tarihli, ...bankası ...Şubesi'ne ait ... seri nolu 650.000,00 TL tutarlı çek ile 24/02/2023 tarihli ...Şubesi'ne ait ... seri nolu çeklerin davacılara iadesine ve davacıların bu çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, İİK 72/5 maddesi uyarınca davalı takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğundan alacağın %20'si oranında 287.813,76 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınıp davacılara verilmesine, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 98.302,79 TL olduğundan peşin alınan 24.575,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 73.727,09 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yatırılan ve mahsup edilen 24.575,70 TL harcın davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, 4-Davacılar tarafından posta ve tebligat masrafı olarak yapılan 4.627,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 219.469,64 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, 6-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/03/2026

BAŞKAN

ÜYE

ÜYE

KATİP

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/261, K. 2026/183, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-261-e-2026-183-k-1cb94709f2ca