İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/250 E. 2026/85 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/250
- Karar No
- 2026/85
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/250 Esas KARAR NO : 2026/85
DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/04/2023 KARAR TARİHİ : 18/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Taraflar arasında ki sözleşme ile davacı müvekkil davalı ürünlerinin dağıtım ve pazarlama işini üstlenmiş, bu vesileyle taraflar arasında 13.02.2020 ve 24.06.2021 tarihli sözleşmeler imza altına alınmıştır.Sözleşme gereği müvekkilce bir kısım teminatlar verildikten sonra davalı ürünlerinin dağıtım ve pazarlaması belirlenen bölgede müvekkilce yapılacaktır. Sözleşme gereği işe başlamak için davalıya teminatlar sunulmuşsa da davalı tarafından yetersiz görülmüştür.Davalı firmanın sektörde ki yeri ve taraflar arasında imza altına alınan sözleşme gereği müvekkilin başka bir anlaşma yapması mümkün olmadığından bu defa haksız olarak talep edilen ek teminatlar için; ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... ve ... numaralı 3 adet boş çek koçanı davalıya teslim edilmiştir.Sözleşmeler gereği müvekkil üzerine düşen tüm edimleri fazlasıyla yerine getirirken davalı gerçeği yansıtmayan bir kısım sebepler ile 06.12.2021 tarihli ihtarnamelerde sözleşmelerin feshedildiğini bildirmiştir.Taraflarca sözleşmenin devamı için görüşmeler yapılmışsa da davalının tek taraflı fesih iradesine uygun davranılmış, iş tasfiye sürecine girmiştir. Bu vesileyle müvekkilce 11.02.2022 tarihli ihtar ile fesih ihtarında yazılı olan soğutucuların iade ve devre hazır olduğu, bakiye alacakların ödenmesi talep edilmiştir. Aynı ihtarda 3 adet boş çekin işleme konulmaması için herhangi bir risk olmasa da teminat mektubu süresinin iyi niyetle uzatıldığı da bildirilmiştir.Ancak davalı, tasfiye sürecinde de üzerine düşen edimleri yerine getirmemiş, bakiye alacakları ödenmediği gibi hazır olan soğutucularda teslim ve devir alınmamıştır. Bu sebeple davacı müvekkil bakiye alacağının tahsili için ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla takibe geçmiş, takibe itiraz eden davalı akabinde borcu olan 2.338.200,00 TL'yi icra dosyasına ödeyerek, itirazdan vazgeçmiştir.Hemen akabinde 19.08.2022 tarihli ihtarname ile herhangi bir dayanağı olmaksızın stokların hatalı bildirildiği gerekçesi ile 224.246,00 TL zarar ve bir kısım haksız talepler ile 60.191,15 TL için teminatın nakde çevrildiği ihtar edilmiştir.Cevabı ihtarda iddianın gerçeği yansıtmadığı belirtilen tarihler arasında defalarca denetim ve mutabakat yapıldığı, teminatın nakde çevrilmesinin haksız olduğu haksız tahsil ve talep edilen ödemeler ile 3 adet boş çekin iadesi istenmiştir.Çekler iade edilmediği gibi davalı tarafından yine haksız kazanç elde etmek amacıyla karşılığı olmayan hayali faturalar tanzim edilmiş, müvekkilce bu faturalarda kabul edilmemiş, iade edilmiştir. Fatura iadeleri ile 3 adet boş çek koçanın teslimine ilişkin talepte yinelenmiştir.Son ihtara müteakip 2 adet boş çek koçanını iade eden davalı, ... seri numaralı çeki hiç bir dayanağı olmaksızın 335.198,58 TL bedel ve müvekkille ilgisi olmaksızın...'da doldurmak suretiyle bankaya ibraz etmiş, karşılığı bedeli tahsil etmiştir.Davalı elinde ki imkanları fırsat bilerek öncelikle haksız olarak feshettiği sözleşme için fazladan talep ettiği teminatları herhangi bir dayanağı olamadan nakde çevirmiş, sebepsiz zenginleşmiştir. Bu sebeple anılı çek bedelinin istirdadı için tarafımızca ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile takip başlatılmışsa da yine takibe itiraz eden davalı ile arabulculu görüşmeleri de sonuçsuz kalmıştır. ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı şartlarda devamına, Takip ve dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahmiline karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı, her ne kadar dava dilekçesinde, müvekkil şirket tarafından sözleşmenin feshine dayanak teşkil eden sebeplerin gerçeği yansıtmadığını iddia etse de bu iddia soyut bir iddia niteliğindedir. Şöyle ki; delillerimiz arasında sunmuş olduğumuz ihtarnameden de anlaşılacağı üzere davacı yanın taraflar arasında akdedilmiş olan 13.02.2022 tarihli Distribütörlük Sözleşmesinin 2. Maddesini açıkça ihlal eden faaliyetlerde bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle müvekkil şirket aynı sözleşmenin 18. Maddesi uyarınca haklı sebeple derhal fesih hakkını kullanmıştır.Sözleşme hükümleri her iki taraf içinde bağlayıcı olduğundan müvekkil şirket haklı nedenle sözleşmeyi feshetmiştir. Sözleşmenin feshine ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık söz konusu değildir.Davacı yan, yine dava dilekçesinin 2. Pragrafında, müvekkil şirketin tek taraflı fesih iradesine uygun davrandığını işin tasfiye sürecine girdiğini ve bu vesile ile müvekkil şirketin soğutucuların iadesine yönelik ihtarı kapsamında tüm soğutucuları devre hazır olduğu yönündeki beyanlarının herhangi bir hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; müvekkil şirkete davacı şirket tarafından sözleşmenin feshi sonrasında delillerimiz arasında sunmuş olduğumuz soğutucu dolapların barkod numaraları yazılı bulunan 22 adet soğutucu dolap iade edilmemiştir.Bu kapsamda müvekkil şirket tarafından söz konusu iade edilmeyen soğutucu dolaplara yönelik 05.07.2022 tarihli 58.935,00 TL bedelli fatura tanzim edilmiştir. Bu nedenle davacı yanın soğutucuların tamamının devre hazır olduğu yönündeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığı anlaşılmaktadır. Davacı yanın talebi .... 11. İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı icra takip dosyasının dayanağı olan müvekkil şirket tarafından haksız olarak tahsil edildiği iddia edilen 335.198,58 TL miktarlı çek bedelinin istirdadı talebi olup bu husus dava dilekçesinin netice ve talep kısmı ile de sabittir.Davacı yanın talep konusu yaptığı ve itirazın iptaline konu olan 335.198,58 TL bedelin haksız tahsil edildiği yönündeki tüm iddialarının hiçbir yasal ve hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Müvekkil şirketin 335.198,58 TL bedel yönünden hakediş iade bedeline yönelik fatura düzenlemesinin sebebi davacı tarafın sanal olarak ürettiği stokların satış yaptığı noktalara fatura düzenlemesinden kaynaklı olarak müvekkil şirketten taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesinin amir hükümleri uyarınca haksız kampanya hakediş oluşmasına sebebiyet vererek müvekkilden haksız hakediş tahsilatı sağlamasıdır.Davacı şirketin sanal olarak üretilen stoklar üzerinden müvekkil şirket aleyhine fatura kesilerek haksız kampanya hakedişinin kendisine ödemesinin yapıldığının tespit edilmiştir.Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın tüm sonuçlarıyla reddine, davacı şirketin haksız ve kötü niyetli icra takibi başlatmış olması nedeniyle asıl alacağın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini..." savunmuştur. DELİLLER: ....11. İcra Müdürlüğü'nün...E.sayılı dosyası, 27/09/2023 tarihli bilirkişi raporu, 07/11/2023 tarihli bilirkişi raporu, 18/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporu, 08/10/2024 tarihli bilirkişi 2.ek raporu, 27/05/2025 tarihli bilirkişi ek raporu, 29/01/2026 tarihli 3.ek raporu, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler, davalı tarafa teslim edilen boş çek koçanları, ihtarnameler, banka kayıtları, tarafların BA-BS formları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacı yandan tahsil edilen çek bedelinin iadesi talebiyle davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. madde uyarınca iptali talebine ilişkindir. ...11.İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısı ...Şirketi tarafından, borçlu ... Şirketi aleyhine 335.198,58TL asıl alacak, 15.141,33TL asıl alacağa işlemiş faiz olmak üzere toplam 350.339,91TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %10,75 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişiden alınan 27/09/2023 tarihli raporda özetle; "Taraf şirketler arasında 13.02.2020 tarihinde imzalanan Distribütörlük Sözleşmesinin mevcut olduğu, sözleşmenin, davacı şirket tarafından Distribütör sıfatı ile imzalandığı, davalı şirket tarafından Şirket sıfatı ile imzalanmış olduğu, Davalı şirket tarafından keşide edilen ... 3.Noterliğinin ... tarih ... ve ... yevmiye numaralı İhtarnameleri ile davacı şirkete; 24.06.2021 ve 13.02.2020 tarihli Distribütörlük Sözleşmelerinin feshedildiğinin bildirilmiş olduğu, Davalı şirket tarafından 19.09.2022 tarihli ... nolu 335.198,58 TL tutarlı fatura tanzim edilmiş olduğu, Söz konusu faturaya dayanak olan miktara ilişkin, davalı tarafından dosyaya sunulan ... ile ... dönemleri arasındaki tespit edilen sanal stok miktarı listesinde; 2020 yılı için toplam 66.470,00 TL ve 2021 yılı için toplam 154.058,00 TL olmak üzere toplam 220.528,00 TL tutarının kayıtlı olduğu, Davalı şirketin tespit etmiş olduğu toplam 220.528,00 TL anapara tutarına bileşik faiz uygulanarak toplam 310.369,06 TL tutarının hesaplanmış olduğu ve bu tutara 408 oranı ile hesaplanan 24.829,52 TL KDV ilavesi ile toplam 335.198,58TL Fatura tanzim edilmiş olduğu ve bu faturaya istinaden dava konusu çek bedeli olan 335.198,58 TL tutarının 19.09.2022 tarihinde tahsil edilmiş olduğu..." rapor edilmiştir. Bilirkişiden alınan 07/11/2023 tarihli raporda özetle; "Davacı tarafın defter kayıtlarında davalı tarafın cari hesap ekstresinin banka ve ödeme evraklarının işlenmemesi nedeniyle kasa ile kapama yapılmış olup cari hesap bakiyesi O (sıfır) olarak görülmüştür. ... 37. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında 31/03/2022 tarihli 2.338.000,00 TL ödeme nedeniyle her iki tarafın cari hesabinin sıfırlanması nedeniyle herhangi bir borç veya alacağın kalmadığı değerlendirilmiştir. Davalı tarafça yukarıda dökümü yapılan 2 adet fatura davacı tarafça kabul edilmemiş olup iade faturası düzenlenmiştir. Bu nedenle cari hesap bakiyelerinde değişme olmamıştır. Davalı tarafın davacı taraf tarafından dosyada mevcut bulunan 3 adet çekten ... nolu çeki tahsil etmesi nedeniyle davalı tarafın 335.198,58TL borçlu olduğu..." rapor edilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 18/03/2024 tarihli ek raporda özetle; "Davalının alacak iddialarının ispata muhtaç olduğu, dava konusu teminat çekinin haksız olarak tahsil edildiği, Bu bakımdan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu, İcra inkar tazminatı talep etme koşullarının da oluştuğu..." rapor edilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 08/10/2024 tarihli 2.ek raporda özetle; "Soğutucu dolabı bedeli yönünden, davalı şirket tarafından düzenlenen “Sabit Kıymet Satışı” açıklamalı fatura ve bu fatura bedeli ile oluşan davacı şirketin cari hesap bakiyesine istinaden davalı şirket tarafından teminat bozdurularak yapılan tahsilat hususunda kök ve ek raporda açıklamalar yapılmış olup, buna ilişkin taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Dava ve takip talebine konu edilen alacak miktarını 335.198,58 TL çek tahsili oluşturmaktadır. Davalı şirket tarafından, davacıya haksız olarak hakediş ödemesi yapıldığı gerekçesi ile; 2020 yılına ait 66.471,06 TL ve 2021 yılına ait 154.057,19 TL olmak üzere toplam 310.369,05 TL * KDV tutarında “hakediş iade bedeli” açıklamasıyla 335.198,58 TL fatura düzenlenerek, fatura bedeli çek ile tahsil edilmiştir. Davacı tarafından beyan dilekçesi ekinde dosyaya sunulan CD içerisinde kayıtlı olan belgeler aşağıda sunulmaktadır. 600 Satışlar Gelen Faturalar Gelen İrsaliyeler Giden Faturalar Giden İrsaliyeler başlığı ile kayıtlı olan belgelerde; 600 Satışlar klasörü içerisinde; Davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olan ve ... nolu hesap kodu altında takip edilen davalı şirkete ait 02.04.2020-30.11.2021 tarihlerini kapsayan Muavin Defter dökümü bulunduğu, Gelen Faturalar klasörü içerisinde; Davalı şirket tarafından tanzim edilen ve muhatabı Davacı şirket olan toplam 606 adet e-Fatura bulunduğu, Gelen İrsaliyeler klasörü içerisinde; Davalı şirket tarafından tanzim edilen ve muhatabı Davacı şirket olan toplam 300 adet e-İrsaliye bulunduğu, Giden Faturalar klasörü içerisinde; Davacı şirket tarafından satışı yapılan ürünlere istinaden müşterileri adına tanzim edilen toplam 9186 adet e-Arşiv Fatura bulunduğu, Giden İrsaliyeler klasörü içerisinde; Davacı şirket tarafından tanzim edilen ve muhatabı Davalı şirket olan toplam 421 adet e-İrsaliye bulunduğu görülmektedir. Davalı şirketin cevap dilekçesindeki beyanları; “Davacı yanın talep konusu yaptığı ve itirazın iptaline konu olan 335.198,58 TL bedelin haksız tahsil edildiği yönündeki tüm iddialarının hiçbir yasal ve hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; davacı yan, ... dönemleri arasında delillerimiz arasında detayını verdiğimiz aylarda ve ürünlerde ... dan ürün almamasına rağmen yine delillerimiz arasında detayı verdiğim tarih ve belge noları ile sahte alım göstererek sistemde sanal stok kaydı oluşturmuştur. Satışa konu olan bu oluşturulmuş stok hareketlerine ait ürün/tarih/miktar detayları delillerimiz mevcuttur. (Ek-5- ... ile ... Dönemleri arası sanal stok miktarları) Doğaldır ki söz konusu ürünler ... tarafından sevki olmadığından ilgili tarihlere ilişkin ... tarafında bir belge de bulunmamaktadır, bu husus davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesiyle ortaya çıkacaktır. Şöyle ki; davacı taraf bu iddiamızı inkar ediyor ise, bu durumda sistemde görünen bu stok hareketlerine ait ....'dan alım yaptığını iddia eden davacı ...” den ... nun ilgili tarihte kendilerine düzenlemiş olduğunu iddia ettikleri satış sevk irsaliyesi ve faturalarını sunmaları gerekmektedir. Bu konuda davacı şirkete müzekkere yazılmak suretiyle sözleşmenin başlangıcından sözleşmenin fesih tarihine kadarki tüm dönemleri içeren ... satış sevk irsaliyesi ve faturalarının ibraz edilmesine karar verilmesi talep ediyoruz.” şeklindedir. Davalının cevap dilekçesi ekinde Ek-5 olarak dosyaya sunulan tabloda yer alan 2020/4.ay ile 2021/11.ay dönemlerini kapsayan ve davacı tarafından dosyaya sunulan CD içerisinde yer alan; ilgili dönemlerde davalı şirket tarafından tanzim edilmiş olan sevk irsaliyelerinin “Gelen İrsaliyeler” klasörü içerisinde bulunduğu tespit edilmiş olup, Davalının; davacı tarafından sanal stok kaydı oluşturulduğu iddiasına yönelik, davacı tarafından dosyaya sunulan CD içerisinde yer alan sevk irsaliyeleri dikkate alınarak (CD kopyası davalı şirkete verilmek suretiyle), davalı tarafından sanal stok olarak tespit edilen kayıtların belirlenmesi ve açıklanması gerektiği..." rapor edilmiştir. Bilirkişiden alınan 27/05/2025 tarihli ek raporda özetle; "Davacı şirket tarafından dosyaya sunulan CD içerisinde bulunan; davalı şirket tarafından tanzim edilmiş olan satış faturaları ile irsaliyeler, yukarıda listelenen ürünlerin sipariş numaraları dikkate alınarak incelenmiştir. İncelenen faturalarda; davalı şirket tarafından sanal stok kaydı olarak tespit edilen ürün ve miktarlara rastlanılmamış olup, ilgili sipariş numaralarının kayıtlı olduğu fatura bilgileri aşağıda sunulmaktadır. ... numaralı siparişlere ait faturalar bulunamamıştır. Davalı şirket tarafından tanzim edilen, yukarıda listelenen fatura ve sevk irsaliyelerinde kayıtlı olan ürünlerin davacı şirkete satışı ve tesliminin gerçekleşmiş olduğu, aynı sipariş numarası ile farklı ürün ve miktarlarda Pepsell sistemine kayıt yapılmış olduğu, ancak bu kayıtlara ilişkin davalı şirket tarafından düzenlenen satış faturası ve irsaliye bulunmadığı tespit edildiği..." rapor edilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 29/01/2026 tarihli 3.ek raporda özetle; "Ticari hayatın güven ve istikrar içinde sürdürülmesi amacıyla, tacirlerin ticari işlemlerinde uymaları gereken kayıt ve belge düzenlemelerine ilişkin yükümlülükleri 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ("TTK") ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ("VUK") hükümleri ile sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. İki şirket arasındaki ticari işlemler TTK ve VUK “na uygun şekilde yapılmak ve kaydedilmek durumundadır. Her tacir, ticari işletmesinin ekonomik durumunu, borç ve alacak ilişkilerini şeffaf bir şekilde ortaya koyacak defterleri yasal olarak gerçeğe uygun bir şekilde tutmak zorundadır. Bu husus, TTK Madde 64 “de sarih olarak belirtilmiştir: TTK Madde 64: “(1) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir.” TTK'nın 64. maddesi uyarınca; her tacir, işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini şeffaf ve gerçeğe uygun biçimde ortaya koyacak ticari defterleri tutmakla mükelleftir. Yasa koyucu, ticari defterlerin üçüncü kişi uzmanlara işletmenin finansal durumu hakkında denetime elverişli bilgi sunacak nitelikte olmasını ve faaliyetlerin defterlerden izlenebilmesini şart koşmuştur. Bununla birlikte, ticari işlemlerin tevsikinde esas teşkil eden belge faturadır. VUK'un 229. maddesi faturayı ticari borçlanmanın vesikası olarak tanımlarken; aynı Kanun'un 230/5. maddesi, mal hareketinin takibi ve teslimin ispatı açısından "sevk irsaliyesi" düzenlenmesini ve araçta bulundurulmasını zorunlu kılmıştır. Dolayısıyla tacirler, gerçekleştirdikleri her emtia teslimini ve hizmet ifasını, kanunun emrettiği şekil şartlarını haiz belgelerle (fatura ve sevk irsaliyesi) tevsik etmek zorundadır. VUK Madde 229 Faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olarak tanımlamaktadır. Bu kapsamda, gerek TTK gerekse VUK açısından her tacir yaptıkları ticari işleme ilişkin fatura düzenlemek ve kanun ile belirtilen kayıtları tutmakla mükelleftir. Ayrıca, VUK 230 (5) “Satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası, (Malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesi ve taşıtta bulundurulması şarttır.” hükmü ile tacirlerin satılan malın taşınmasına ilişkin irsaliye düzenlenmesi ve ilgili taşıtta bulundurulması gerektiğini belirtmektedir. Tacirlerin ticari operasyonlarını takip etmek amacıyla kullandıkları (somut olayda "Pepsell Sistemi" gibi) muhtelif yazılım ve bilişim sistemleri, işletmeler için takip kolaylığı sağlasa da; bu sistemlerin kullanımı, TTK ve VUK hükümleriyle emredilen resmi defter tutma ve belge düzenleme yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz. Hukuken geçerli, bağlayıcı ve ispat gücüne sahip olan veriler; yardımcı yazılım kayıtları değil, usulüne uygun tutulmuş ticari defterler ve dayanak tevsik edici belgelerdir (fatura, irsaliye vb.). Dolayısı ile tacirler yardımcı yazılım ve donanım kullansalar dahi kanun ve kurallarla belirtilmiş irsaliye, fatura, ...vb. Belgeleri düzenlemek ve bunlara ilişkin kayıtları tutmak zorundadırlar. Heyetimizce yapılan teknik incelemede; Davalı yanın "sanal stok" iddiasına konu ettiği ve Pepsell sistemide yer alan kayıtlar ile dosyaya mübrez yasal defter ve belgeler mukayeseli olarak incelenmiştir. Yapılan incelemeler yukarıda ve kök raporda dataylıca belirtilmiş olup, özetle; Davalı tarafça "sanal stok" olarak nitelendirilen ürünlerin Pepsell sisteminde yer aldığı, ancak söz konusu sistem kayıtlarına dayanak teşkil edecek herhangi başka bir delil, sevk irsaliyesi, satış faturasına yasal kayıtlarda rastlanılmadığı, dosya mübrezatı içerisinde, bahse konu ürünlerin Davacı tarafa fiilen teslim edildiğini gösterir bir tevsik edici belgenin (imzalı irsaliye vb.) bulunmadığı anlaşılmıştır. Yasal ispat aracı olan fatura ve sevk irsaliyesi ile veya geçerli başka bir evrakla/kayıtla tevsik edilemeyen bir mal tesliminin, sadece yazılım kayıtlarına dayanılarak gerçekleşmiş sayılamayacağı değerlendirilmektedir. Bu itibarla, resmi kayıtlarda karşılığı bulunmayan söz konusu ürünlerin Davalı Şirket tarafından Davacı Şirkete fiilen teslim edilmediği..." rapor edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 13/02/2020 tarihli distribütörlük sözleşmesinden kaynaklı süregelen ticari ilişki bulunduğu, distribütörlük sözleşmenin sona ermesinden sonra davalı tarafından haksız bir şekilde tahsil edildiği iddia edilen 335.198,58 TL bedelli ... seri numaralı çekin ödenmesi istemiyle davacı tarafça ... 11. İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi ile yapılan inceleme sonucu tanzim edilen bilirkişi raporlarına göre tarafların ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutuldukları ve sahipleri lehine delil niteliğine haiz oldukları, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle alacak/borç bakiyelerinin sıfır olduğu, takip tarihi itibariyle bakiye alacağın bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalı tarafça, taraflar arasındaki sözleşmenin 06/12/2021 tarihinde feshedildiği ve fesih tarihinden sonra düzenlenen 2 faturanın ( 13.09.2022 tarihli “hak ediş iade bedeli “ açıklamalı 335.198,58 TL bedelli fatura ve 19.09.2022 tarihli “hak ediş iade bedeli” açıklamalı 335.198,58 Tl bedelli ) davacı yana e-fatura olarak gönderdiği, davacı yanın bu faturalara ilişkin olarak iade faturası düzenlediği, faturaların iade edilmesinin akabinde davalı tarafça fatura bedeline istinaden 84118 nolu 335.198,58 TL bedelli çekin tahsil edildiği, davacı tarafça da tahsil edilen çek bedelinin ödenmesinin talep edildiği, ancak taraflar arasında kullanılan pep-sis sistemi ve tüm kayıtlara istinaden düzenlenen 29/01/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre; pep-sis siteminde davacı tarafça sipariş edilen bir kısım ürünlerin davalı yandan teslim alınmadığı, bu ürünlere ilişkin fatura ve irsaliye bulunmadığı, dolayısıyla bu ürünlere ilişkin taraflar arasında satış gerçekleşmediği ve davacı yanın bu ürünlere ilişkin hak edişinin de bulunmadığı, dolayısıyla davacı yanın hak ediş iade bedeline ilişkin faturalardan dolayı davalı yana borçlu olduğu, hak edişe ilişkin faturaların davacı yanca ödenmeyerek iade edilmiş olması nedeniyle davalı yanca alacağın çek olarak tahsil edilmesinin yerinde olduğu, bu nedenle davacı yanın çek bedelinin iadesi talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın reddine ve koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL harçtan peşin alınan 4.231,23TL'nin mahsup edilerek bakiye 3.499,23TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 12.500,00TL bilirkişi rapor giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 350.339,91TL üzerinden hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.18/02/2026
Katip ¸e-imza
Hakim ¸e-imza