İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/204 E. 2023/845 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/204
- Karar No
- 2023/845
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/204 Esas
KARAR NO : 2023/845
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 09/03/2023
KARAR TARİHİ : 23/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili şirketin 6446 s. Elektrik Piyasası Kanunu (EPK) uyarınca kurulmuş dağıtım şirketi olup dağıtım tesisinde kaçak elektrik kullanımının tespiti ve kaçak fatura tahakkuku ile görevli ve yetkili olduğunu, şirket görevlilerince 02.06.2021 tarihinde ... adresinde bulunan mahalde yapılan kontrolde davalının kaçak elektrik kullanımında bulunduğu tespit edildiğini, Kaçak elektrik kullanımının tespit edilmesinin ardından ... seri numaralı sayaç mühürlenmiş ve sonrasında davalıya kaçak elektrik kullanımına ilişkin fatura düzenlendiğini, Usulüne uygun düzenlenmiş kaçak faturasına konu borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile yasal takip başlatılmıştır. Davalı, borca 27.09.2021 tarihinde haksız olarak itiraz etmiştir. Takip itiraz üzerine durdurulduğunu, uyuşmazlığa konu sayacın ait olduğu mekanın ticari bir işletme olduğunu, olay tarihinde kaçak kullanımın yapıldığı mekanın lokanta / restoran işletmesi olduğunu, bu nedenle davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı, davalının ön inceleme duruşmasına ve karar duruşmasına katıldığı ancak davaya cevap sunmadığı anlaşılmıştır.
Davalının mahkememizin 23/10/2023 tarihli celsesinde "ben ... Mahallesi'nde esnaftım, burada abonelik sözleşmem vardı, son 3 4 yıldır hiçbir iş yapmıyorum, ben iş yerimi Engin isimli arkadaşıma devrettim, kaçak elektrikle ilgili bilgim yoktur, ilk defa burada öğreniyorum," şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce ara karar kapsamında Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Esnaf Sanatkarlar Odasına ve Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılmış olup davalının tacir olup olmadığı yönünden araştırma yapılmıştır.
Hasan Tahsin Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen yazı cevabında; davalının işletme esasına göre defter tuttuğu bildirilerek gelir vergi beyannamesinin gönderildiği anlaşılmıştır.
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabında davalının yapılan sorgulamasında tacir kaydına rastlanılamadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Dava, İİK nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Somut olayda, davalının tacir ve esnaf kayıtlarının bulunmadığı, ayrıca davalının işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, davalının tabi oldukları defter niteliği ve beyan edilen vergi matrahı itibariyle tacir olma sınırının altında kaldığı, taraflar arasında da abonelik sözleşmesinin de ticari abonelik şeklinde bulunmadığından bu haliyle davalının tacir niteliğinde bulunmadığı gözetildiğinde eldeki davanın TTK 4/1 maddesi kapsamında nispi ticari bir dava olmadığı, davanın çözümünde, genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkememizin görevli bulunmadığı kanaatine varıldığından, dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davalının ticaret sicil kaydının bulunmaması, Vergi Dairesi yazısında da işletme esasına göre defter tuttuğu, taraflar arasında da abonelik sözleşmesinin de ticari abonelik şeklinde bulunmadığından, mahkememizin görevsizliğine, açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2- Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Aksi takdirde HMK 20/1.maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine,
3- HMK'nun 331/2.maddesi gereğince;
a-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine,
Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulden anlatıldı.23/10/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır