İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/184 E. 2025/92 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/184
- Karar No
- 2025/92
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/184 Esas KARAR NO : 2025/92
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/03/2023 KARAR TARİHİ : 06/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili şirketin, her türlü gemi, yat ve deniz araçlarının alımı, satımı, işletilmesi, kiralanması, kiraya verilmesi, ithali ve ihracı gibi konularda ticari faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin, davalı tarafın ... isimli... deniz aracına ilişkin çeşitli hizmetler, danışmanlıklar ve deniz aracına davalı yararına çeşitli satın alımlarda bulunduğunu, bu hizmetin, danışmanlık ve satın almalara davalının... isimli, ... markalı... deniz aracının KDV muafiyetinin sağlanması, ticari bayrak çekilmesi, deniz aracını kiralama işlemleri için lüzumlu eşyaların bedelinin müvekkili şirketçe ödenerek alınması, deniz aracının kiraya verilmesi için kiralama şirketleri ile anlaşma sağlanması, bu kiralama şirketlerine gerekli ödemelerin müvekkili şirketçe yapılması ve kiralama için müvekkili şirket bünyesinde kiralama departmanı istihdam edilerek kiralama personeli alımı ve diğer birçok konuda satın alma, danışmanlık ve çeşitli hizmetlerin verildiğini, ancak müvekkili şirketçe işbu işlemlerin tamamının başarılı şekilde tamamlanarak ilgili deniz aracı kullanma ve kiralama işlemlerine hazır hale getirilmiş olmasına rağmen davalı tarafça kimseye kiralanmadığını, şayet bir kiralama yapılmış ise de bu kiralamalardan ödeme alınıp alınmadığının müvekkili şirkete bildirilmediğinden bilinmediğini, ancak müvekkili şirket uhdesinde bulunan "..." (transitlog) kayıtlarından ilgili deniz aracının ticari bayraklı olmasına karşın yasal mevzuata aykırı şekilde birçok defa ticaret dışı şahsi kullanım amaçlı kullanıldığının anlaşıldığını, icra takibindeki alacak kalemlerinde davalı taraftan TL ve EURO türünden olmak üzere iki farklı para biriminde alacak talebinde bulunulduğunu, Türk Lirası cinsinden müvekkilinin davalı taraftan toplam alacağının 21.897,35-TL olduğunu, ancak davalının, 19.359,38-TL'lik borcun müvekkili şirketçe kendisine ...tarihli ve ... numaralı fatura ile tebliğ edildiğinde faturayı haksız şekilde müvekkiline iade ettiğini, davalının iade ettiği 19.359,38-TL'lik faturanın konusunun, müvekkili şirket tarafından davacı tarafın donatanı olduğu ... isimli... deniz aracına müvekkili şirket tarafından alınarak konulan eşya ve malzemelerin borcu olduğunu, takip talebinde talep edilmiş olan 1.111,79 EURO'nun ise yine Türk Lirası alacağı gibi davalı tarafın, müvekkiline cari hesap ilişkisinden kaynaklanan yabancı para borcu olduğunu, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk şartı taraflarınca yerine getirilmiş ise de davalı taraf ile sulh olmanın mümkün olmadığını beyanla davanın kabulü ile davalı tarafın ... 13.İcra Dairesi ...E. sayılı icra dosyasındaki haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı tarafın %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı cevap dilekçesinde ve özetle; öncelikle açılan davayı kabul etmediklerini, işbu cevap dilekçesi ekinde sundukları ödeme tablosundan anlaşılacağı üzere taraflarınca dava konusu işlere ilişkin ödemelerin bir kısmının yapıldığı karşı tarafa 22.896,10-TL borçlarının kaldığını, bu kısmı kabul ettiklerini ancak bu kısımda bir takım hatalı ve ayıplı yapılan işlerin olduğunu, bu sebeple bu bakiyenin ödenmediğini, bu işlerin ise 17.498,22-TL olduğunu, kendilerine teslim edilmeyen malzemelerin bedelinin kendilerinden istenemeyeceğini, dava dilekçesi ekindeki malzemelerin hiçbir zaman kendilerine teslim edilmediğini, ticari aracın kiralanması ile ilgili olarak davacı şirket ile aralarında herhangi bir imzalanan sözleşmenin olmadığını, hatta sözlü bir anlaşmanın dahi olmadığını, yapılan işlerin eksik veya ayıplı yapılmasından dolayı ticari araçlarının 2022 sezonunda kiraya verilemediğini, yapılan seyirlerin test amacıyla kendi limanlarında ve hedef limanları olan ...'e sevk seyirleri olduğunu bu nedenle karşı tarafın beyanlarını kabul etmediklerini beyanla davacının davasının reddine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine ve davacının taraflarına kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, taraf şirketlerin... kayıtları çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davacı şirketin BS, davalı şirketin ise BA formları celbedilmiş, ... 13.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış, tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkememizin 07/12/2023 tarihli duruşmasının (2) numaralı ara kararı ile; ''Davacı vekilinin tanık dinletme talebinin tanık dinletmek istediği hususların tanıkla ispatı mümkün olmamakla reddine'' karar verilmiştir. Mahkememizin 07/12/2023 tarihli duruşmasının (3) numaralı ara kararı ile; "Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için tarafların 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde ... bilirkişi incelemesi yaptırılmasına..." dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda SMMM bilirkişisi ...ve Borçlar Mevzuatından kaynaklanan nitelikli hesap uzmanı bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 21/10/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; -Davacı tarafın davalıdan 23.12.2022 takip tarihi itibariyle 21.897,57 TL tutarınca alacağının bulunduğu ve bu alacağa takip tarihinde %15,75 ve sonraki dönemlerde değişen oranlarda avans faiz isteminin mümkün bulunduğu, Davacı tarafın davalıdan 23.12.2022 takip tarihi itibariyle 1.111,79 EUR tutarınca alacağının bulunduğu ve bu alacağa takipte ve sonraki dönemlerde kamu bankalarının 1 yıllık EUR mevduatına fiilen uyguladığı faiz oranları nispetinde faiz isteminin mümkün bulunduğu, -Davacı tarafından ...13.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile 23.12.2022 tarihinde davalı aleyhine başlatılan icra takibinde 21.897,57-TL fatura ve cari hesap alacağı ile 1.111,79-EUR cari hesap alacağı olmak üzere toplam 43.982,17-TL'nin ödenmesinin talep edildiği, “borcun sebebi”nin ise “fatura ve cari hesap alacağı - 21.897,35-TL, 1.111,79-Euro” gösterildiği, -Davalının beyan ettiği üzere davacı tarafça yapılan ifanın ayıplı olup olmadığı hususunun uzmanlık alanlarınca değerlendirilemeyeceği; zira taraflar arasında yazılı şekilde kurulmuş bir sözleşmenin dosyaya sunulmamış olması nedeniyle taraflar arasında TBK m.1 hükmü gereğince hangi hükümler üzerine karşılıklı ve birbirine uygun olarak irade beyanlarının uyuştuğu hususunun açık bir şekilde anlaşılamadığı; ancak davacı ile davalı arasında davacının iddia ettiği hususlarda bir sözleşme kurulmuş ise bu sözleşmenin hem eser hem de vekalet sözleşmesine ilişkin edimleri içerdiği kanaatine varıldığı, -Davacı tarafından başlatılan icra takibinde “borcun sebebi”nin “fatura ve cari hesap alacağı 21,897,35-TL, 1.111,79-Euro” gösterildiği, buna ilişkin olarak da mali bilirkişi tarafından sunulan 05.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle davacı tarafın davalıdan 23.12.2022 takip tarihi itibariyle 21.897,57-TL tutarınca alacağının bulunduğu ve bu alacağa takip tarihinde %15,75 ve sonraki dönemlerde değişen oranlarda avans faiz isteminin mümkün bulunduğu, 1.111,79 BUR tutarınca alacağının bulunduğu ve bu alacağa takipte ve sonraki dönemlerde kamu bankalarının 1 yıllık EUR mevduatına fiilen uyguladığı faiz oranları nispetinde faiz isteminin mümkün bulunduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, bilimsel verilere dayalı, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunarak Mahkememizce hükme esas alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili davasıdır. ... 13.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyanın UYAP üzerinden dosyamız arasına alındığı ve incelenmesinde takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı/borçlu hakkında 21.897,35-TL ve 1.111,79 EURO alacağın ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu, davalının yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İİK'nun 62.maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı tespit olunmuştur. HMK'nun 320/2.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının, davaya konu ve icra takibine dayanak olan açık hesaba konu faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağının varlığı ve miktarı, temerrüt, işlemiş faiz ve icra-inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı ile davalının icra takibine vaki itirazının haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Özel hukuka ilişkin bir uyuşmazlıkta, hâkim kural olarak, doğduğu iddia edilen bir hukuksal sonucun, gerçekten doğup doğmadığını belirleyebilmek için o hukuksal sonucu öngören hukuk kuralındaki olumlu veya olumsuz koşulların (öğe olayların), somut olarak ortaya çıkıp çıkmadıklarını kendiliğinden araştıramaz. O hukuksal sonucun doğduğunu iddia eden tarafın, gerçekleşmesi gereken koşulların, somut olarak gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir. Genel ispat kuralı gereğince, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (MK m.6). Bu bakımdan bir olguya bağlanan hukuksal sonuçtan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o olguyu ispat yükü altındadır (HMK m.190/1). Somut olayda ispat yükünün, çekişmeli olgulardan kendi lehine haklar çıkaran davacı taraf üzerinde olduğu kabul edilmiştir. Taraflar arasında TTK'nın 89.maddesinde tanımlandığı şekilde yazılı bir cari hesap sözleşmesi yapılmamıştır. Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle de davacı taraf bu açık hesap ilişkisi nedeniyle alacağı talep edebilir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25/04/2018 tarihli, ...esa, ...karar, 28/03/2018 tarihli ...esas,...karar, Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 30/10/2018 tarihli ... esas, ... karar, 18/04/2016 tarihli ...esas,... karar sayılı ilamları da bu yöndedir. Takibe konu cari hesap ekstresinin kaynağı ise fatura alacağıdır. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle bu alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde aldırılan ve itibar edilen bilirkişi raporuna göre usulüne uygun tutulmuş tarafların ticari defter ve belgeleri ile kayıtları itibariyle davacı, davalı taraftan takip tarihi itibariyle toplam 21.897,57-TL ve 1.111,79 EUR alacaklıdır. Zira incelenen taraf ticari defterlerinden de anlaşılacağı üzere taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, her iki tarafın da mal alış ve satışlarının BA/BS bildirimlerinde birbirini teyit ettiği, bu bildirimlerin davacı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu, davalı şirketin tarafına düzenlenen faturaların davalı tarafa iletilmiş olduğu, davalı şirketin iade ihtarında yer alan gerekçeleri ispat edemediği tespit edilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; davaya konu ve takibe dayanak olan açık hesaba konu faturaların davalı tarafa iletilmiş olması, davalı tarafın ilgili faturaları sistemde kabul etmiş olması, işbu faturaların davacı şirketin BS formunda yer alması, davalı şirketin BA formunda yer alması, davaya konu faturaya konu hizmetin davalı tarafa sunulmuş olduğu, davalı tarafça iade ihtarında yer alan gerekçelerin ve ayıp iddiasının ispat edilememesi ile Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde aldırılan ve itibar edilen bilirkişi raporuna göre HMK'nun 222/3.Maddesi de dikkate alınarak davacının üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği ve talebe bağlılık ilkesi de nazara alınarak alacağın 21.897,57-TL ve 1.111,79 EUR ispat edildiği anlaşılmıştır. Davalının bu durumda, bu bedele ilişkin varsa ödeme hususunu ispat etmesi gerekir. Davalının bu alacak yönünden ödeme hususunu ispat edemediği tespit edilmiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.İİK'nın 67/1.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davanın kabulüne karar verilen alacak miktarının kayıtlara dayalı likit yani belirlenebilir bir alacak miktarı olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2.maddesi gereğince itirazın iptaline karar verilen 43.982,17-TL alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davanın KABULÜNE, davalı tarafından ... 13.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibine yapılan itirazın iptali ile takibin, takipteki diğer koşullarla birlikte devamına, 2-Davalının hükmolunan 43.982,17-TL'nin %20'si oranında (8.796,43-TL) icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, bu tutarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 3.004,42-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 531,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.473,42-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvuru harcı, 531,00-TL peşin harç, 5.800,00-TL bilirkişi ücreti ve 681,25-TL posta masrafları olmak üzere toplam 7.192,15-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 7-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 8-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin huzurunda, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/02/2025
Katip ... ¸
Hakim ... ¸