İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/11 E. 2025/80 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/11
Karar No
2025/80
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO:2023/406 Esas KARAR NO :2025/87

DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:19/09/2023 KARAR TARİHİ:19/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davaya konu emtiaların müvekkili şirketin acentesi olduğunu armatör tarafından ... Limanı'ndan ... Limanı'na tam ve eksiksiz olarak taşındığını, işbu taşımada emtianın ... nolu konşimento kapsamında, 40'lik, ... nolu konteynerler içerisinde taşındıklarını, konteynerlerin 14.11.2021 tarihinde ... Limanı'na tam ve eksiksiz olarak tahliye edildiklerini, dava dışı alıcı tarafından emtiaların teslim alınmadığını, malların halihazırda çekilmediği için konteynerlerin ...'da devlet gümrük antreposu olan ...” de dolu olarak beklediğini, müvekkili şirketin kullandığı demuraj tarifesinin internette yer aldığını, internet sitesinde yer alan demuraj hesap tablosu, 40'lık konteynerler için; ilk 7 gün ücretsiz demuraj süresi olmakla, sonraki 7 gün için 44 USD, sonraki 7 gün için 70 USD, sonraki günler için 100 USD, bu kapsamda her bir konteyner bazında, 12.10.2022 tarihine kadar oluşan demuraj masrafının 14.11.2021- 20.11.2021 tarihleri arasında 7 günlük free time (ücretsiz süre), 21.11.2021- 27.11.2021 tarihleri arasında 7 gün x 44 USD = 308 USD, 28.11.2021 - 04.12.2021 tarihleri arasında 7 gün x 70 USD =490 USD, 05.12.2021- 12.10.2022 tarihleri arasında 312 gün x 100 USD - 31.200 USD, toplam: 31988 -USD ,netice itibariyle 6 tane kırklık konteyner taşınarak 191.988 USD demoraj alacaklarının olduğunu, iddiaların da belirterek, başlatılan icra takibinin devamına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;konşimento üzerinde belirtilen yetkili mahkemenin Hamburg mahkemeleri olduğundan işbu davada mahkemenin yetkili olmadığını, davacının acentesi sıfatıyla bu davayı açmaya yetkili olmadığını, müvekkilinin taşıtan olmadığını, davacı ile herhangi bir sözleşmesel ilişkiye girmediklerini, emtia satışının EXW teslim şartıyla yapıldığını, davacı tarafın iddia ettiği alacakların zaman aşımına uğradığını, konşimento da demuraj tarifesine ilişkin herhangi bir bildirim bulunmadığını, davacı tarafça bir bildirim yapılmış olsa dahi bu durumun davacı tarafça kanıtlanması gerektiğini, yazılı hususlarda ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğunu, davacı tarafın talebinin fahiş olduğunu, beyanla, öncelikle, milletlerarası yetki itirazlarının kabulü ile, davanın usulden reddini, bu talepleri yerinde görülmediği taktirde, davanın aktif ve pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddini, aksi halde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddini, davacı taraf aleyhinde alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davacıya karşı açılacak dava, talep ve fazlaya ilişkin haklarının bu aşamada saklı tutulmasını, davacı taraf aleyhine yargılama masraf ve giderleri ile kanuni vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasına sunulan 10/12/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; davacı tarafından talep edilebilecek demuraj miktarının 191.588,00 USD olduğunu, davaya konu edilen tutarın davalı tarafından davacıya ödenmesi halinde, o davacı şirketin bozuk olan mali yapısının daha bozulacağını, o şirketin ana faaliyetlerinin olumsuz yönde etkilenerek ekonomik olarak şirketin mahvı sonuçlarına beraberinde getirecek boyutta olacağını,dava konusu uyuşmazlıkta, davacı ... şirketinin fiili taşıyan sıfatına sahip olduğu ve dolayısıyla işbu davada demuraj alacağı talep edebilmek bakımından aktif husumet ehliyetine sahip olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta, davalı ... şirketinin yükleten sıfatına sahip olduğunu, dava dışı denizaşırı alıcı .... şirketinin ise hem taşıtan hem de gönderilen sıfatına sahip olduğunu, TTK m. 1207/1 hükmü uyarınca, demuraj alacağını ödemekle yükümlü olan tarafın dava dışı taşıtan .... şirketi olduğunu, davalı yükleten ... şirketinin ise, demuraj alacağını ödemekle yükümlü olmadığı ve dolayısıyla işbu davada pasif husumet ehliyetine sahip olmadığını sonuç ve kanaatlerine varılmıştır. Dava; konteyner bekleme ücreti / demuraj alacağının tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olup, dosyadaki uyuşmazlık noktaları davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının yerinde olup olmadığı, tarafların husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, icra takibinin zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı hususlarında toplanmaktadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde, konişmentodaki yetki şartına dayanarak Hamburg Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunmuş ise de, Türkiye'de mukim bir şirket olan davalının Türk Mahkemeleri önünde kendisini daha iyi savunacak olması nedeniyle, M.K 2'ye göre milletlerarası yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı tarafça Takibe itiraz dilekçesi ve davaya cevapta icra takibinin zamanaşımı süresi içinde yapılmadığı ileri sürülmüştür. Dosyaya sunulan konteyner hareketlerinden, yükün 14/15. 11.2021 tarihinde gemiden tahliye edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda 24.10.2022 olan icra takip tarihi itibariyle TTK'nın 1246.maddesinde ön görülen zamanaşımı süresi henüz geçmediğinden takibin süresinde yapıldığı, davanın da İİK'nın 67. Maddesine göre süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan delillerden, dava konusu taşımanın ... Limanı'ndan .../... Limanına ... M gemisiyle, ... adına, acentesi tarafından düzenlenen ... nolu,12.10. 2022 tarihli konşimento tahtında yapıldığı, davalının konişmentoda yükleten olarak gösterildiği, tahliye limanında yükün teslim alınmamasının ardından Davalı tarafça, .... Noterliğinden, ...'e izafeten acentesi sıfatıyla ... A.Ş.'ye ihtarname çekildiği, görülmektedir. Dava ve takibe konu alacak taşımada kullanılan konteynerlerin zamanında boş olarak iade edilmemesinden kaynaklanan bekleme ücretine ilişkin olup, fiili taşımanın ... tarafından yapıldığı, ... A.Ş.'nin de taşıyanın acentesi sıfatıyla hareket ettiği anlaşıldığından, davacının aktif husumet ehliyetine haiz olduğu kabul edilmiştir. Davalı vekili,müvekkilinin taşıtan olmadığını zira davacı ile herhangi bir sözleşmesel ilişkiye girmediğini, emtia satışının EXW teslim şartıyla yapıldığını ileri sürdüğünden uyuşmazlığın çözümü için öncelikle somut taşıma ilişkisinde davacı fiili taşıyanın akidinin kim olduğu, taşımayı kime karşı üstlendiği tespit edilmelidir. Taşıyan tarafından temin edilen konteynerlerin taşıyana iade yükümlülüğü kural olarak navlun sözleşmesinin tarafı olan taşıtana ait olmakla birlikte, eşyanın varma limanında taşıtan dışındaki bir üçüncü kişiye yani gönderilene teslim edileceği kararlaştırılmış ve varma limanında eşya gönderilen tarafından teslim alınmışsa, bu durumda iade yükümlülüğü gönderilene ait olacaktır. Dava dosyası içeriğinden dava tarihi itibariyle eşyaların varma limanında gönderilen tarafından teslim alınmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda konteynerleri iade etme yükümlülüğünün taşıtana ait olacaktır. Bununla birlikte, davacı tarafça ibraz edilen navlun faturası ve gümrük beyannamesindeki EXW kaydına göre hem taşıtan hem de gönderilen sıfatı dava dışı denizaşırı alıcı ... şirketine ait olduğundan her ihtimalde, konteynerleri davacı fiili taşıyana teslim etme yükümlülüğünün ... şirketine ait olduğu sonucuna varılmaktadır. Öte yandan dosya içeriğinde yer alan konişmentonun ön yüzünde; “Seafreight + Additionals Collect” kaydı yer almaktadır. Türkçeye “Navlun + Ek Masraflar Alıcı Ödemelidir” şeklinde çevrilebilen bu kayıttan, konişmentoyla navlun ile demuraj gibi ek masrafların gönderilen tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Söz konusu kaydın hüküm doğurabilmesi için gönderilenin eşyayı teslim alma hakkını kullanmış olması gerekir. Dava dışı gönderilen ... şirketi malı teslim almamış olsada, aynı zamanda taşıtan sıfatına sahip olduğundan navlun ve demuraj ücreti ile ilgili sorumluluğun bu şirkete ait olduğu değerlendirilmiştir. Davacı vekili 27.12.2024 tarihli beyan dilekçesinde, davalının ....Noterliğinden çektiği, 12.04.2022 tarihli ihtarname ile tüm masrafların karşılanmak kaydıyla konşimento kapsamında ürünlerin kendisine teslimini talep ettiğini, bu nedenle TTK'nın 1203.maddesi gereğince davalının demuraj ücretinden dolayı sorumlu olduğunun kabulü gerektiğini ileri sürmüştür. Dosyaya örneği sunulan ....Noterliğinin ... yevmiye nolu 12.04.2022 tarihli ihtarname ile davalının, demuraj ücretinde indirim yapılması halinde navlun ve masraflar kendisi tarafından karşılanarak, malın Türkiye'ye geri getirilmesinin davacıdan istendiği, davacı ...'un ....Noterliğinden gönderdiği 29.04.2022 tarihli cevabi ihtarnamesinde de iade için gerekli masraflar derhal yatırılıp, alıcıdan onay alınması halinde yükün geri getirileceğinin bildirildiği görülmektedir. Davalının yukarıda bahsedilen ihtarname ile yükün geri getirilmesini istemesi, TTK'nın 1203.maddesi anlamında bir teslim talebi değil, yeni bir taşıma talebi niteliğindedir. Bu nedenle davalının ....Noterliğinden çektiği ihtarname ile TTK'nın 1203.maddesi kapsamında yükün teslimi talep ettiği sonucuna varmak mümkün değildir. Kaldıki yükün Türkiye'ye geri getirilmediği de dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Tüm bu değerlendirmelerin sonucunda, dava ve takibe konu konteyner demuraj alacağından doğan sorumluluğun TTK'nın 1207/1.maddesi gereğince dava dışı taşıtan, .... Şirketi olduğundan davalı yükletenin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı kanaatine varıldığından, bu kanaat ışığında davalı hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE, 2-Koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 70.870,06 TL den karar harcı olan 615,40 TL nin mahsubu ile fazla alınan 70.254,66 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 4-Davalı vekili için takdir edilen 30.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/02/2025

Başkan ... ✍e-imzalıdır. Üye ... ✍e-imzalıdır. Üye ... ✍e-imzalıdır. Katip ... ✍e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/11, K. 2025/80, T. 18.02.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-11-e-2025-80-k-6f2ded2ad937