İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/993 E. 2025/110 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/993
- Karar No
- 2025/110
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/993 Esas KARAR NO: 2025/110 DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 08/12/2022 KARAR TARİHİ: 06/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 06.06.2022 tarihli teklif ve onay ile birlikte davacı şirket tarafından davalı şirket lehine --------- Tramvay Hattı Asfalt Serim ve Tamir işi yapıldığını, davalı şirkete 619.495,04 TL tutarlı, 16.06.2022 tarihli e-fatura düzenlendiğini, faturanın davalı tarafça kabul edildiğini fakat bakiye tutar olan 383.495,36-TL'nin davalı şirket tarafından ödenmediğini, ---------İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas nolu dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalı adına kayıtlı tüm taşınır ve taşınmazları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında onaylanan 06.06.2022 tarihli teklif nitelikli sözleşme gereğince değişik tarihlerde davacı şirket tarafından asfalt serim işi yapılarak işin faturasının düzenlenip davalı şirkete gönderildiğini ve faturaların bedelinin davacı tarafa ödendiğini, davacı şirket yetkilisi davalı şirket yetkilisini telefon ile arayarak; başka bir tarafla yapılacak olan işler sebebiyle çalışmalara 15-20 gün ara vereceklerini bildirdiğini, davacı şirketin daha iş tamamlanmadan işe ara verme niyetlerini açıkça belli ettiğini ve işi durdurduğunu, bu nedenle davalı şirkete hem süre kaybı yaşattığını hem de maddi yönden zarara uğrattığını, davalı şirketin ihalede belirtilen süreye uyabilmek için -------- Şti. isimli başka bir firma ile anlaşmak suretiyle işin kalanını bu firmaya tamamlattıklarını, davacı şirket tarafından kesilmiş olan faturaların hem fahiş nitelikte hem de piyasa fiyatlarının çok üzerinde tutarlar olduğunu, faturaya itiraz ettiklerini, davalı şirket tarafından yapılan işin karşılığı olmayan miktara ilişkin 18.07.2022 tarihli 383.495,36-TL bedelli ve -------- nolu temel fatura nitelikli fiyat farkı faturasını kestiğini, davacı şirket tarafından talep edilen 619.495,04-TL'lik hakediş karşılığı olmayan fahiş miktarın, yapılmayan işleri de kapsamakta olduğunu, yapılmayan işlere ilişkin kesilmiş fahiş ve şişirilerek kesilen faturaların davalı şirket tarafından kabul edilmediğini, davacı tarafından talep edilen ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir. Davacı, davalıya asfalt serim ve tamir işine ilişkin 6.6.2022 tarihinde fiyat teklifi gönderdiklerini, davalının teklifi kabul ettiğini ve davalı ile anlaşma sağlandığını, sözleşme kapsamında gerekli işin eksiksiz bir şekilde tamamlandığını, iş bedeli olan 619.495,04 TL bedelli faturanın davalıya gönderildiğini, davalının kısmi ödeme yaptığını, bakiye 383.495,36 TL'yi ödemediğini, bakiye alacağın tahsili için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, davacı tarafça işin eksik ve ayıplı yapıldığını, davacının fahiş birim fiyatla fatura kestiğini, davacıya bakiye borcunun olmadığını beyanla haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ---------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- Esas sayılı İcra Dosyası UYAP üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş,--------- Vergi Dairesinden tarafların BA-BS kayıtları celp edilmiş,----------- Ticaret Odasından tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, 17.12.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 17.12.2024 tarihli raporunda özetle, "...Teknik olarak; dosya muhtevasında davacının işi yarım bıraktığına ve tamamlamadığına ilişkin geçerli nitelikte herhangi bir teknik belge, tutanak, davacıya yapılmış bir ihtar veya davalı tarafından yaptırılmış bir tespitin mevcut olmadığı, bu nedenle işin yarım bırakıldığı veya tamamlanmadığı yönünde teknik bir değerlendirme yapılamadığı, mali olarak; Davacı şirketin 2022 yılı ticari defter kayıtlarına göre, davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibariyle 383.495,36-TL ALACAKLI olduğunun görüldüğü, davalı tarafın defterlerini sunmaktan imtina ettiği, sözleşmeye bağlılık ilkesinin (pacta sunt servanda) borçlar hukukunun temel ilkelerinden olduğu, borçlunun sözleşme bağını kurduktan sonra ve ifanın tamamlanması akabinde sözleşmede kararlaştırılan bedelin yüksek olduğunu iddia etmesinin mümkün olmacığı, bu nedenle davacının bakiye fatura alacağını davalıdan talep edebileceği, Davacı tarafından düzenlenen fatura tarihinin 16.6.2022 olduğu, aynı tarihte faturanın davalıya gönderilmiş olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede ödemenin faturayı takip eden 90 gün içinde yapılacağının kararlaştırıldığı, davalının 17.9.2022 tarihi itibari ile işlemiş faiz talep edebileceği..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu işin davacı tarafça eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde ifa edilip edilmediği, davalının iade faturası kesmesinin yerinde olup olmadığı, davacının bakiye alacak talebinin yerinde olup olmadığının tespiti noktasındadır. Borç doğuran sözleşmelerden birisi olan “Eser sözleşmesi”, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde, “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” biçiminde tanımlanmıştır. Eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesidir. Yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle yükümlüdür. Eser sözleşmelerinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici istenen özellikte eseri meydana getirmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlü olup, HMK’nın 190. maddesinin 1. fıkrasına göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğundan; yüklenici, sözleşmeye uygun olarak eseri meydana getirip teslim ettiğini, iş sahibi de sözleşmede kararlaştırılan ve teslimle muaccel hâle gelen iş bedelini ödediğini kanıtlamak zorundadır. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; dinlenen taraf tanıkları, alınan bilirkişi raporları ve taraf delilleri dikkate alındığında davacının taraflar arasındaki sözleşme kapsamında üzerine düşen edimi ifa ettiği, sözleşme kapsamında kararlaştırılan bedele hak kazandığı, alınan bilirkişi raporu gereğince davacı tarafça talep edilen bakiye alacak talebinin yerinde olduğu, davalı tarafından süresi içerisinde ticari defter ve kayıtların ibraz edilmemesi sebebiyle HMK 222/3 maddesi gereğince davacı defter ve kayıtlarının hükme esas alınması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme ile temerrüt tarihi belirlendiğinden (belirli vade söz konusu olduğu) kararlaştırılan süre sonundan itibaren (17.09.2022) davacının avans faizi talep edebileceği, davacının 17/09/2022-03/11/2022 (takip tarihi) tarihleri arasında 7.283,29-TL işlemiş faiz talep edebileceği, davacı tarafça icra takibindeki miktar daha az olduğundan taleple bağlı kalınarak anılan miktar yönünden hüküm kurulması gerektiği anlaşılmış, anılan gerekçelerle davanın kabulüne, davalının ---------- İcra Dairesi'nin ---------- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 383.495,36-TL asıl alacak, 6.784,72-TL işlemiş faiz ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.Her ne kadar davalı tarafından sözleşmeye konu işin eksik ve ayıplı yapıldığı beyan edilmiş ise de; alınan bilirkişi raporu ve diğer deliller dikkate alındığında davalı tarafça bu yönde sunulmuş elverişli ve yeterli delil bulunmamaktadır. Ayrıca davalı tarafından dava öncesinde sunulan cevabi ihtarnamede (bilirkişi raporu sf: 5 ve 8) işin eksik veya ayıplı oluğuna ilişkin bir itirazının olmadığı, sadece davacı tarafça iş sebebiyle talep edilen bedelin piyasa rayicine göre fahiş olduğu beyan edildiği anlaşılmıştır. Başka bir deyişle, davalı esasen işin davacı tarafça yapıldığını kabul etmekte sözleşme ile kararlaştırılan bedele ve birim fiyat ücretine iş tamamlandıktan sonra itiraz etmektedir. TTK 18/2 maddesi gereğince taraf tacir olup basiretli bir tacir olarak hareket etmeleri gerekmektedir. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere taraflar sözleşme özgürlüğü içerisinde istedikleri hal ve şartta sözleşme yapabilirler. Yapılacak sözleşme emredici hukuk kurallarına aykırı olmadığı veyahut irade sakatlığı hallerinden birisi mevcut olmadığı durumda geçerlidir. Bu sebeple davalının sözleşme yapıldıktan ve iş tamamlandıktan sonra işin bedeline ilişkin iddiaları çelişkili davranış yasağı kapsamında olup anılan davalı itirazlarına mahkememizce itibar edilmemiştir. İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. Dosyaya konu alacağın faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, -Davalının --------- İcra Dairesi'nin ---------- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile 383.495,36-TL asıl alacak, 6.784,72-TL işlemiş faiz ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin DEVAMINA, 2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 26.660,03-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 4.713,61-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 1.951,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 19.995,02-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan toplam 6.665,01-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 764,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 13.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.356,70-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.560,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 62.444,81-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/02/2025