İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/970 E. 2024/954 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/970
Karar No
2024/954
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/ KARAR NO : 2024/

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : .... VEKİLİ : Av.

DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/09/2022 KARAR TARİHİ : 02/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ... Kauçuk ve Plastik Metal..Ltd. Şti'nin %50 ortağı olup diğer ortak davalı ...'nun şirketin ana sözleşmesinde düzenlenen şirketin idaresine ilişkin madde ile ilk beş yıl için şirket müdürü olarak atandığını, 05.02.2016 tarihli genel kurulda ise davalının 10 yıllığına müdür olarak seçildiğini, müvekkilinin şirketin kuruluşundan buyana aktif olarak şirkette çalışmakta olduğunu, ancak davalının şirket hakkında müvekkiline bilgi vermediğini, uzun zamandır kar payı yani temettü ödemesi yapmadığını, şirket ortakları arasında ihtilaflar yaşanmaya başlamış ve ortaklar arasındaki karşılıklı güven duygusu ortadan kalktığını, davalının yaşam tarzı ve yapmış olduğu harcamalar sebebi ile her iki ortak arasında gelir yönünden farklılıklar oluştuğunu, davalının şirket müdürü olması dışında başkaca bir gelir kaynağı bulunmamasına rağmen bu dönemde pek çok taşınmaz satın aldığını, bu taşınmazların, şirketin öz sermayesinden müvekkile ödenmeyen kar payları ile satın alınmış olduğunun açık olduğunu, bu kapsamda şirkete ait son 5 yıllık banka hesap hareketlerinin incelenmesi gerektiğini, davalının, şirketin öz sermayesini kullanarak taşınmaz satın almasının yanı sıra kendisi, eşi ve çocuklarının da tüm harcamalarının şirketin gelirinden karşılandığını, müvekkilin hissesine düşen ancak davalı tarafça dağıtılmayan kar payları ile davalı adına taşınmazlar satın alındığının delillerle ispat edileceğini ileri sürerek ... ... ... ... Bölümde bulunan ve davalı adına kayıtlı tapu kayıtlarının iptali ile tarafların ortağı oldukları ... Kauçuk ve Plastik Metal ve Metal Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirket adına tesciline ve şirket ortağı davalının yönetim yetkisini şirketin ve ortakların menfaatine aykırı kullanarak yapmış olduğu muvazaalı işlemler sebebiyle şirket alacaklısı olan müvekkilimizin uğramış olduğu menfi ve müspet zararın tespiti ile tespit edilecek zarar miktarının tam ve kesin belirlenmesinden sonra arttırılmak üzere şimdilik 5000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirket yetkilisinden tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça aynı hususlara ilişkin ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/... Esas sayılı dava dosyası ile ortaklıktan çıkma ve kar payı talepli dava ikame edilmiş olup huzurda görülen dava sonucunda talep edilen husus aynı sebebe dayalı olduğundan derdestlik itirazlarının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının iddialarının somut dayanaktan yoksun olduğunu, bilakis şirketin idamesi için kendi hesabından davalı şirkete borç verdiğini ve vermeye devam etmekte olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkememizce öncelikle, taşınmazların dava tarihindeki değeri uzman bilirkişi marifetiyle tespit edilerek eksik yatan harç tamamlatılmıştır. DELİLLER: Tarafların ortağı olduğu dava dışı ... Kauçuk Plastik..Ltd Şti'ne ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme yapılarak, dava dışı şirket kayıtlarında tapu iptali ve tescili istenen taşınmazlar ile ilgili herhangi bir kaydın bulunup bulunmadığı, dava konusu edilen taşınmazların edinilmesinde şirket malvarlığı gelirleri üzerinden yapılmış usulsüz bir işlem olup olmadığı, davalı tarafından şirket kayıtları üzerinde kendi menfaatine davacının zararına yada şirketi zararlandırıcı bir eylem ve işleminin olup olmadığı konularında kök ve ek raporalar alınmıştır. Buna göre, 25/02/2024 tarihli kök raporda; dava dışı şirket kayıtlarında tapu iptali ve tescili istenen taşınmazlar ile ilgili herhangi bir kaydın bulunmadığı, taşınmazların edinilmesinde şirket malvarlığı gelirleri üzerinden yapılmış usulsüz bir işlem olup olmadığı yönünde yapılan incelemelerde, şirketin açık satışlarıyla ilgili tahsilatların (çek-senet ve nakit) davalının şahsi hesabına geldiği, bu paraların bir kısmıyla şirket giderlerini kendi adına ödeyerek şirketten alacaklı göründüğü kanaatinin oluştuğu, davalı tarafından şirket kayıtları üzerinde kendi menfaatine davacının zararına yada şirketi zararlandırıcı bir eylem ve işlemin olup olmadığı yönünde defterlerde böyle bir kaydın olmadığı bildirilmiş, her iki tarafın itirazları doğrultusundan alınan ek raporlarda ise, davalının şahsi hesabına gelen tutarların bir kısmının gayri resmi ödeme olduğu için şirket kayıtlarında yer almadığı, davalının kendi şahsi hesabımdan çekerek ... ödemesi yaptığını beyan ettiği 30.06.2022 tarihindeki 25.000 TL’lik tutar dava dışı şirketin ticari defterinde 30.06.2022 tarih ve yevmiye numarasıyla davalının alacağına kaydedildiğinin görüldüğü, davalının, şirket ticari defterlerinde görülen cari hesap ekstresinde 31.12.2022 tarihi itibarıyla 1.712.507,55 TL alacaklı göründüğü, söz konusu hesap ekstresi incelendiğinde alacak tutarlarının büyük çoğunun davalı tarafından tahsilat makbuzu karşılığı kasaya elden para verildiği şeklinde olduğu, banka hareketi olmadığı dolayısıyla bu kayıtların fiktif olabileceği, davalı tarafından şahsi hesabına gelen 1.463.202,00 TL’nin şirketin hangi ödemesinin yapıldığı detaylıca bildirilmediğinden şirket defterlerinde görülen davalıya olan borç ile uyumlu olup olmadığının karşılaştırılamadığı, davaya konu edilen taşınmazların direk olarak şirket hesaplarından ödenmediği, ancak şirketin gayri resmi tahsilatlarının davalının şahsi hesaplarına geldiği ve Hasanağa Mahallesindeki taşınmazın ödemesinin davalının TL hesabından “... nolu dükkan ödemesi ... Oto San. Tic. Ltd.Şti.” açıklamasıyla 23.11.2021 tarihinde 302.000,00 TL gerçekleştirildiğinin bildirildiği, davalının itirazında ... Bankası hesabına gelen tüm ödemeleri gayrı resmi satış ödemesi olarak kabul edilecek olsa ve söz konusu bedellerin hiçbiri dava dışı şirket için kullanılmasa dahi toplamı kök rapordan da anlaşılacağı üzere 201.730 TL iken nasıl olur da ... Oto ya daire bedeli olarak 302.000 TL ödenebilir.” diye itiraz ettiği, 201.730 TL’lik tutarın direk bu hesaba gelen paraların tutarı olduğu, bu hesabın haricinde diğer hesaplara gelen paraların 302.000 TL’lik çıkış yapılan hesaba virman yapıldığı zaten hesap ekstresinin incelenmesinde görülmekte olduğu, ayrıca davalı vekilinin dosyada mübrez ... Bankası cevabında 24.11.2020 tarihinde ... tarafından 148.000 TL yatırıldığı da belirlidir, 20.05.2021 tarihinde altın hesabında ki 313,45 gr altını çektiği değil satış yapılarak vadeli hesaba yatırıldığı da belirlidir. Ancak bilirkişi anlaşılmaz şekilde hatalı tespitleri neye dayalı olarak yapmıştır anlaşılamamaktadır.” şeklinde bir itirazda bulunduğu, altın hesabındaki tutarın altın olarak yada değeri TL olarak çekilmiş olmasının meselenin özünü değiştirecek bir detay olmadığı, hesap ekstresinde çekilen diye açıklama yazılı olduğu için öyle değerlendirme yapıldığının bildirildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davalı şirket müdürünün sorumluluğuna dayalı tapu iptali tescil ve tazminat istemine ilişkindir.Davacı, iki ortaklı limited şirketin %50 ortağı olduğunu, diğer davalı ortağın aynı zamanda şirket müdürü olduğunu, davalının edindiği dava konusu taşınmazları, şirketin öz sermayesinden davacı ortağa ödenmeyen kar (temettü) payları ile satın alındığını, ayrıca davalının kendisi, eşi ve çocuklarının tüm masraflarının şirketin gelirinden karşılandığını iddia ederek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile tarafların ortağı olduğu şirket adına tesciline; davalının yönetim yetkisini şirketin ve ortakların menfaatine aykırı kullanarak yapmış olduğu muvazaalı işlemler sebebiyle uğranılan zarardan şimdilik 5.000 TL alacağın davalıdan tahsilini istemiştir.TTK 644/1-a maddesi atfı nedeniyle limited şirketler yönünden de uygulanması gereken anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin ve yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin TTK 553. maddesinde kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hemde şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olacakları düzenlenmiştir.Ortaklar ve alacaklıların doğrudan doğruya zararları yönetim kurulu üyelerinin fiilleri sonucunda şirketin zararından bağımsız olarak uğradıkları zararı ifade eder. Bu nedenle dava hakkı her bir ortağı ve alacaklıya kişisel olarak tanınmıştır. Dolayısı ile zarar ile kastedilen ise yönetim kurulu üyelerinin ortaklık mal varlığını kötüleştiren davranışlardan şirketin zarara uğraması neticesinde şirket ortağı ve alacaklılar yönünden uğranılan yansıma zarardır. Burada doğrudan zarar gören şirket olmakla birlikte onun mal varlığından azalma meydana getiren bütün işlemler ortaklar ve alacaklılar bakımından dolayısı ile zarar teşkil etmektedir, çünkü bu zarar nedeniyle şirketin ödeme gücünde meydana gelen azalma alacaklıların ve ortakların taleplerinde bir kayba yol açmaktadır.Somut olayda, davacının sermaye payına uygun kar payı ödemesi yapılmadığı, davacıya ödenmeyen kar payı alacağından istifade eden davalının dava konusu taşınmazları bu şekilde edindiği ileri sürülmüş olmakla; davacının bu talebi doğrudan zarar niteliğinde olduğu halde, dava konusu taşınmazların şirket adına tescili istenmiş olduğundan bu yönüyle usulüne uygun bir talep bulunmadığı, davacının yönetici sorumluluğuna dayalı tazminat talebine esas olan bir diğer iddiası olan davalı şirket müdürünün kendi ve ailesinin şahsi masraflarını şirket kaynaklarından sağladığına yönelik bu zarar iddiası dolaylı zarar niteliğinde olduğundan TTK 555 maddesi uyarınca şirket ortağı yönünden yansıma zarar niteliğindeki şirketin uğradığı zararın tazminini şirket ve her bir pay sahibi isteyebilecek olup söz konusu tazminatın da şirkete ödenmesinin talep edilmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta şirkete ödenmesi talep edilebilecek olan zararın dava dilekçesinde davacıya ödenmesi talep edilmiş olmakla bu yönüyle de usulüne uygun bir talep bulunduğundan söz edilemeyeceği anlaşılmakla davacının davasının usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 85,39.-TL harç ile 341,55.-TL ve 117.066,27.-TL tamamlama harçlarının mahsubu ile fazla alınan 117.065,61.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 4-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.560,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/10/2024

Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/970, K. 2024/954, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-970-e-2024-954-k-024710bc10bb