İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/834 E. 2022/834 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/834
Karar No
2022/834
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/834 Esas - 2026/455 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO : 2022/834 Esas KARAR NO: 2026/455

DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 13/12/2022 KARAR TARİHİ : 02/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen davada Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketlerin hali hazırda tek yetkilisinin ... olduğunu, ilgili şirketlerin 16.02.2018 tarihli genel kurul kararı ile ...'ın kardeşi ... tarafından devralındığını, bu tarihten 12.04.2019 tarihine kadar her iki şirketin yetkilisinin kağıt üzerinde ... olarak gözükse de şirketin ... tarafından yönetildiğini, o dönem şirket yetkilisi gibi gözüken ...'ın dava konusu bono ile bu bono dışında bir bonoyu daha düzenlediğini, iki bononunda düzenleme tarihlerinin hemen takip öncesi süreç olmasına, ...'in şirket yetkilisi olmamasına rağmen gerçeğe aykırı biçimde geçmiş tarihli düzenlenmiş olduğunu, takip alacaklısı ...'ın ... ve ...'ın amcasının oğlu olduğunu, maddi durumunun iyi olmadığı bilinen ...'ın ... ile işbirliği yaparak 16.11.2018 düzenleme tarihli alacaklısı ... borçlusu ... ... Ltd.Şti kefilin ise ... .. Ltd.Şti'nin olduğu 10.000.000,00 TL bedelli bono düzenleyip şirketler aleyhine .... esas sayılı takip başlattığını, ... ile hiçbir ticari alış veriş olmadığını, olağan hayat koşullarına aykırı bir durumun ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğunu, davacı şirketlerin şikayetleri üzerine ....'ında soruşturma yürütüldüğünü belirterek .... esas sayılı takibe konulan 16.11.2018 düzenleme 22.08.2021 ödeme günü olan 10.000.000,00 TL tutarındaki bononun gerçeğe aykırı düzenlenmesi bononun sahteciliğe konu unsurları içermesi, borcun olmaması ve taraflar arasında hiç bir alacak borç ilişkisinin olmaması sebepleri ile borçlu olmadıklarının tespiti ile bononun iptaline, kötü niyetli takip sebebiyle %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının, davacı şirketlerden alacaklı olduğunu ve alacağının tahsil etmeye çalıştığını, davacı yanın şirket ortakları arasında geçmişte yaşanmış olduğu iddia edilen ihtilafların hiç birinin davalı ile alakalı olmadığını, davalı şirketlere borç veren davalının vermiş olduğu borç karşılığında şirketin yasal yetkilisinden kambiyo senedi aldığını, dava şirketin eski ve yeni sahipleri arasında neden ihtilaflar olduğu ve son durumun ne olduğunun davalı tarafından bilinmediğini, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret beleler olduğunu, takip konusu bononun sonradan düzenlendiği iddiasını kabul etmediklerini, davacının borcu ödemekten kaçınmak maksadıyla şirketin eski yetkilisi tarafından geçmişe yönelik bono düzenlenmek suretiyle dolandırıcılık fiili işlendiğini iddia ettiğini, bu iddialarla menfi tespit talep etmesinin hukuka ve içtihatlara aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketlerin hali hazırda tek yetkilisinin ... olduğunu, ilgili şirketlerin 16.02.2018 tarihli genel kurul kararı ile ...'ın kardeşi ... tarafından devralındığını, bu tarihten 12.04.2019 tarihine kadar her iki şirketin yetkilisinin kağıt üzerinde ... olarak gözükse de şirketin ... tarafından yönetildiğini, o dönem şirket yetkilisi gibi gözüken ...'ın dava konusu bono ile bu bono dışında bir bonoyu daha düzenlediğini, iki bononunda düzenleme tarihlerinin hemen takip öncesi süreç olmasına, ...'in şirket yetkilisi olmamasına rağmen gerçeğe aykırı biçimde geçmiş tarihli düzenlenmiş olduğunu, takip alacaklısı ... ... Ltd.Şti'nin sahibi ve yetkilisi ...'ın bonoları imzalayan ...'ın oğlu olduğu, davalı şirketle hiçbir ticari alış veriş olmadığını, olağan hayat koşullarına aykırı bir durumun ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğunu, davacı şirketlerin şikayetleri üzerine ....'ında soruşturma yürütüldüğünü, söz konusu bononun 15.01.2019 tarihinde düzenlemiş gözükse de bu tarihte düzenlenmesinin fiilen ve hukuken mümkün olmadığını, bonon taraflar arasında husumet sonrası takip öncesi düzenlendiğini, bononun düzenlendiği tarihte ...'in şirketle ilgili tasarrufta bulunma yetkisinin olmadığını belirterek .... esas sayılı takibe konulan 15.01.2019 düzenleme 02.03.2022 ödeme günü olan 15.650.000,00 TL tutarındaki bononun gerçeğe aykırı düzenlenmesi bononun sahteciliğe konu unsurları içermesi, borcun olmaması ve taraflar arasında hiç bir alacak borç ilişkisinin olmaması sebepleri ile borçlu olmadıklarının tespiti ile bononun iptaline, kötü niyetli takip sebebiyle %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; Davalının, davacı şirketlerden alacaklı olduğunu ve alacağının tahsil etmeye çalıştığını, davacı yanın şirket ortakları arasında geçmişte yaşanmış olduğu iddia edilen ihtilafların hiç birinin davalı ile alakalı olmadığını, davalı şirketlere borç veren davalının vermiş olduğu borç karşılığında şirketin yasal yetkilisinden kambiyo senedi aldığını, dava şirketin eski ve yeni sahipleri arasında neden ihtilaflar olduğu ve son durumun ne olduğunun davalı tarafından bilinmediğini, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret beleler olduğunu, takip konusu bononun sonradan düzenlendiği iddiasını kabul etmediklerini, davacının borcu ödemekten kaçınmak maksadıyla şirketin eski yetkilisi tarafından geçmişe yönelik bono düzenlenmek suretiyle dolandırıcılık fiili işlendiğini iddia ettiğini, bu iddialarla menfi tespit talep etmesinin hukuka ve içtihatlara aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraf delilleri toplanmış, .... D.iş dosya örneği, ..... İcra Hukuk Mahkemesinin....esas sayılı dosya örneği temin edilmiş, .... davacı şirketlerin sicil özeti ile sicil dosyası örneği getirtilmiştir. Asıl davaya esas olan ..... İcra Dairesinin .... esas sayılı dosya örneğinin temini ile incelenmesinde alacaklı ... tarafından borçlular ... Ltr.Şti ve ... ... Ltd.Şti hakkında 16.11.2018 keşide tarihli 22.08.2021 vadeli 10.000.000,00 TL bedelli bono nedeniyle toplam 11.945.764,38 TL alacak talebi ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı görülmüştür. Birleşen davaya esas olan .... esas sayılı dosya örneğinin temini ile incelenmesinde alacaklı ... ... Ltd.Şti tarafından borçlular ... Ltr.Şti ve ... ... Ltd.Şti hakkında 15.01.2019 keşide tarihli 02.03.2022 vadeli 15.650.000,00 TL bedelli bono nedeniyle toplam 17.385.220,00 TL alacak talebi ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Asıl ve birleşen davada davacılar tarafından asıl davada davalı ..., birleşen davada davalı şirketin yetkilisi ..., dava dışı ... ve ... hakkında dolandırıcılık ve resmi evrakta sahteciliğe ilişkin yapılan şikayet başvurusu üzerine yürütülen soruşturma neticesinde .... Mahkemesine açılmış olan .... esas sayılı dava bekletici mesele yapılarak sonucu beklenilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda .... sayılı 04.12.2024 tarihli kararında "sanıklar ..., ... ve ... hakkında resim belgede sahtecilik suçundan beraatlerine, sanık ... ...'ın 16.11.2018 düzenleme tarihli senedi icra takibine koymak suretiyle üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olduğundan cezalandırılmasına, sanık ... ...'ın 16.11.2018 düzenleme tarihli senedi icra takibine koymak suretiyle üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olduğundan cezalandırılmasına, sanık ... ...'ın 15.01.2019 düzenleme tarihli senedi icra takibine koymak suretiyle üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olduğundan cezalandırılmasına, sanık ... ...'ın 15.01.2019 düzenleme tarihli senedi icra takibine koymak suretiyle üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olduğundan cezalandırılmasına," karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine ..... Ceza Dairesinin .... sayılı 30.09.2025 tarihli ilamında "sanıklar ... ve ... hakkında kamu kurum ve kuruluşları vb tüzel kişilerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararının ve sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşları vb tüzel kişilerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu yönünden iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi yönüyle kararın bozulmasına" kesin olmak üzere karar verildiği görülmüş, .... Dairesi tarafından ... ve ... hakkında kamu kurum ve kuruluşları vb tüzel kişilerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçları nedeniyle 09.10.2025 tarihinde kesinleşme şerhi düzenlendiği anlaşılmıştır. ..... Ceza Dairesi bozma ilamı gereğince .... esasına kayden yapılan yargılama sonucunda mahkemece .... sayılı 13.04.2026 tarihli kararında ".... Resim Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden yapılan değerlendirme de; ..... Buna göre, her ne kadar bozma öncesi yargılamada mahkememizce dosya kapsamı delilleri itibariyle, sanıkların aşamalarda üzerilerine atılı suçu kabul etmedikleri, alınan bilirkişi raporu ve sanıkların savunmalarına göre senetlerdeki imzaların borçlu sanık ve alacaklı sanıklara ait olduğu, suça konu senetlerin sanık ...'ın yetkili olduğu zamanda mı, yoksa yetkisi sona erdikten sonraki bir zamanda mı düzenlendiği ve diğer sanıklara verildiği hususunun hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilemediğinden bahisle, sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraat kararı verilmişse de; suça konu senetlerin sanık ... tarafından diğer sanıklara verilmesinin ardından, diğer sanıkların suça konu senetleri sahte olduğunu bilerek icra takibine konu edip kullanmaları ve tüm sanıkların eylem üzerinde ortak hakimiyet kurmaları karşısında sanıkların atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri vicdani kanısına varılarak sanıkların TCK'nın 210 ve 204/1 maddesi gereği suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı, suç konusunun önem ve değeri gözönüne alınarak takdiren ve teşdiden cezalandırılmalarına dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Değerlendirme; Sanık ... yöneticisi olduğu iki farklı şirketin borçlu ve kefil olacak şekilde, senetlerin düzenlenme tarihi itibariyle yönetici olarak gözüktüğü ve fakat söz konusu senetlerde kullanılan kaşelerin borçlu ve kefil olan şirketin kaşesinden farklı olduğunun bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği, Sanık ...'ın suça konu 15.650.000 TL bedelli senedin babası tarafından bizzat düzenlenip verildiğini belirttiği tarihte .... kayıtlarına göre, senedin düzenlenme yerinde bulunmadığı, Sanık ... kovuşturma aşamasında alınan savunmasında bu konuda ki çelişkiyi gidermeye çalıştığı ancak sorulan soru üzerine, senedin sanık ... tarafından düzenlenip kendisine verildiğini belirttiği, Sanık ...'in diğer sanıklardan borç para karşılığı suça konu senetleri şirket için verdiğini belirtmesine rağmen, diğer sanıklar ... ve ...'in birlikte iş yapmak amacıyla parayı verdiklerini söyledikleri; bu suretle sanıklar ... ve ...'in savunması ile sanık ...'in savunmasının birbiri ile çelişki barındırdığı, yine Sanık ...'in babası olan sanık ...'e 15.650.000 TL (on beş milyon altı yüz elli bin Türk Lirası) parayı, soruşturma aşamasında ki savunmasında dört seferde verdiğini, kovuşturma aşamasında ki beyanında ise parayı dört veya beş seferde verdiğini beyan ettiği; sanık ...'in söz konusu parayı beş seferde hepside eşit taksitler halinde teslim ettiği kabul olunsa dahi, her seferinde 3.130.000 TL (üç milyon yüz otuz bin Türk Lirası) paranın teslim etmiş olması gerektiği, söz konusu paranın tedavüldeki en büyük para birimi olan 200 TL lik banknotlardan oluşsa bile, 100 lük desteler halinde 156,5 adet destenin bir araya gelmesinin gerektiği; bu durumunda hacim ve ağırlık bakımından normal bir çanta ile söz konusu paranın taşınmasının mümkün olmadığı, Aynı şekilde sanık ... tarafından verilen 10.000.000 TL için 200 TL lik banknotlardan 50.000 adet para ve 500 adette 100 lük destenin bir araya gelmesinin gerektiği, bu paranın da normal bir çantada taşınmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Benzer bir olayda ..... Ceza Dairesinin 05/03/2019 gün .... sayılı kararı ile; sanığın tek seferde verdiğini belirttiği para miktarı itibariyle, hacim ve ağırlık itibariyle taşınmasının güçlüğü ve evde saklanmasının hayatın olağan akışına aykırı düştüğü; Yine; ..... Ceza Dairesinin 05/03/2019 gün.... sayılı kararı ile; (600.000 ABD doları senet hakkında) "-.... "Söz konusu banknotlar için bankamızca yapılan çalışma sonucunda 100'er dolarlık emisyon para (tedavüle sürülmemiş banknot) şeklinde paketlenmiş 11 milyon dolar tutarındaki paranın yaklaşık 123,78 dm3 (litre) hacminde ve 109,45 kilo ağırlığında olduğu hesaplanmıştır " şeklindeki cevabi yazısı, İle her iki dosya hakkında da ilk derece mahkemesinin verdiği kararların bozulup yeniden yargılama yaptıkları ve sanıkların her iki dosya açısından da mahkumiyetine karar verildiği, Söz konusu istinaf dairesinin kararları ışığında somut olay değerlendirildiğinde; haklarında mahkumiyet kararı kesinleşen sanıklar ... ve ... tarafından, sanık ...'e verilen ve teslim edildiği belirtilen paranın ortalama bir insan tarafından taşınmasının ve ortalama bir çanta ile taşınmasının mümkün olmadığı, Kovuşturma aşamasında düzenlenen bilirkişi raporu ile de; söz konusu şirketin borçlanması işlemlerinin deftere işlenmemesinin usule aykırı ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunun tespit edildiği, Sanık ...'ın iki farklı senedi düzenleyip iki farklı sanığa teslim ederken, senetleri farklı iki şirketi borçlu ve kefil olarak göstererek, her iki yere de farklı şirketin kaşesini basarak, senette iki noktayı ayrı ayrı imzaladığı, bu suretle her iki şirketi çaprazlama olarak borçlu ve kefil olmasını sağladığı, Sanık ...'in soruşturma aşamasında savunması alındıktan sonra yapılan bilirkişi incelemesinde, 15.650.000 TL bedelli senetteki yazıların kendisine ait olmadığının tespit edilmesi üzerine, bu çelişkiyi gidermek için senedin muhasebeci tarafından düzenlendiğini belirttiği; ancak yargılamanın ilerleyen safhalarında tanık sıfatıyla beyanı alınan muhasebe görevlilerinin suça konu senedi kendilerince düzenlenmediğini beyan ettikleri anlaşılmıştır. Sanık ...'ın, şirketleri ve katılan ...'i zarara uğratmak kastıyla haklarında mahkumiyet kararı kesinleşen diğer sanıklar ... ve ... ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek, yöneticisi olduğu şirketlerin kaşelerini taklit ettirerek, suça konu 15.650.000 ve 10.000.000 TL bedeli senetleri, ortada bir borç ilişkisi veya ticari ilişki olmaksızın düzenleyerek sanıklar ... ve ...'a ayrı ayrı verdiği, senetleri düzenlerken her iki şirketinde yetkilisi sıfatıyla çaprazlama olarak borçlu ve kefil olarak şirketleri borçlandırdığı; haklarında karar mahkumiyet kararı kesinleşen sanıklar ... ve ...'ın vade tarihinden çok sonra aynı anda senetleri tahsil için aynı vekil ile icra yoluna başvurdukları; ayrıca sanıklar ... ve ...'in sanık ...'e borç verdikleri parayı elden teslim ettiklerini belirttikleri ancak söz konusu parayı hacim ve ağırlık olarak taşınmasının intikalinin mümkün olmadığı; bu savunmaların hayatın olağan akışına uygun düşmediği, şirketler adına borç olarak alındığı söylenen paranın banka ve muhasebe girişinin olmadığı, ticari defterlere kaydının yapılmadığı, bu durumun hayatın olağan akışı ile ticari teamüle aykırılık teşkil ettiği, böylece sanıkların dava konusu senetleri icraya koymak suretiyle "Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb.Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılığa Teşebbüs" suçlarını işledikleri, icra takibine yapılan itiraz karşısında eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, sanık ...'in sanık ...'a verilen suça konu 16/11/2018 tanzim tarihli senet ile sanık ...'a verilen 15/01/2019 tanzim tarihli senedin aynı tarihte (07/11/2022) icra takibine konu edildiği, iki ayrı senet vermesi olayında senette borçlu olarak görünen şirketlerin katılan ...'a ait olması nedeniyle atılı suçun aynı mağdura karşı aynı anda işlendiği anlaşılmakla; sanık ... hakkında tek bir dolandırıcılık eyleminden mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği, senetlerde dava dışı diğer sanıklar .... ve ...'in cirolarının olmaması karşısında bu iki sanığın eylemlerinin tek olduğu ve TCK'nın 158/3 maddesinde düzenlenen üç veya daha fazla kişinin birlikte dolandırıcılık suçunun unsurların oluşmayacağı, bu hususta şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanıkların lehine düşünülmesi gerektiği, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı, suç konusunun önem ve değeri gözönüne alınarak sanığın alt sınırdan ayrılarak cezalandırılması gerektiği ve teşebbüs hükümlerinin uygulanarak aşağıdaki gibi hüküm kurulması gerektiği anlaşılmıştır." gerekçesi ile sanık ...'ın nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan ve resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ... ve ...'ın ise resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine ..... Ceza Dairesinin .... sayılı 22.05.2026 tarihli kararında sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararı ile tüm sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı yapılan istinaf başvurularının esastan reddine kesin olmak üzere karar verildiği görülmüş, .... Mahkemesi tarafından ... hakkında resmi belgede sahtecilik ile kamu kurum ve kuruluşları vb tüzel kişilerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan ... ile ... hakkında ise resmi belgede sahtecilik suçundan 09.06.2026 tarihli kesinleşme şerhleri düzenlendiği anlaşılmıştır. Asıl ve birleşen dava; bono nedeniyle menfi tespit ve senet iptali talebine ilişkindir. Asıl davaya konu bononun tetkikinde keşidecinin ... ... Ltd.şti aval verenin ... ... Ltd.Şti, lehtarın ... olduğu 16.11.2018 keşide tarihli 22.08.2021 vade tarihli bono bedelinin 10.000.000,00 TL olarak düzenlendiği, birleşen davaya konu bononun tetkikinde keşidecinin ... ... Ltd.Şti aval verenin ... ... Ltd.şti, lehtarın ... ... Ltd.Şti olduğu 15.01.2019 keşide tarihli 02.03.2021 vade tarihli bono bedelinin 15.650.000,00 TL olarak düzenlendiği görülmüştür. Gerek öğretide ve gerekse Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır.Yargıtayın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. Somut uyuşmazlıkta asıl ve birleşen menfi tespit davalarına konu olan bonolara ilişkin olmak üzere bonoların keşidecisi/aval vereni olan davacıların müştekisi olduğu ceza davasının yargılaması sonucunda davacı şirketlerin önceki yetkilisi ... ile asıl davada davalı bono lehtarı ... ve birleşen davada davalı bono lehtarı ... ... Ltd.Şti'nin yetkilisi olan ...'ın resmi belgede sahtecilik suçundan ve kamu kurum ve kuruluşları vb tüzel kişilerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiş olduğu, kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı kapsamında iş bu asıl ve birleşen davaya ve icra takiplerine konu olan bonoların sahtecilik ve dolandırıcılıkla oluşturulduğuna dair maddi olay ve olgular ile hukuka aykırılığın tespitine ilişkin kesin delil niteliğindeki kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı esas alınarak asıl ve birleşen davada davacıların menfi tespit talebinin kanıtlandığı sonuç ve kanaatine varılmış, asıl ve birleşen davada davacıların menfi tespit ve senet iptali talebi ile İİK 72/5 maddesi gereğince takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kötü niyet tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-a)Asıl davanın kabulü ile .... esas (kapatılan .... esas) sayılı takip nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibe konu bononun iptaline, b)%20 tazminat olan 2.389.152,87 TL'nin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, 2-a)Birleşen .... esas sayılı davanın kabulü ile .... esas (kapatılan .... esas) sayılı takip nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibe konu bononun iptaline, b)%20 tazminat olan 3.477.044,00 TL'nin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, ASIL DAVA YÖNÜNDEN; 3-Alınması gereken 816.015,16 TL harçtan peşin alınan 204.003,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 612.011,36 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 1.084.372,93 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 204.003,80 TL peşin harç, 615,00 TL tebligat, 27,25 TL müzekkere gideri istinafa dosya gönderim ücreti ve fotokopisi 349,50 TL olmak üzere toplam 212.301,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; 9-Alınması gereken 1.187.584,37 TL harçtan peşin alınan 296.896,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 890.688,27 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 10-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 1.217.704,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 12-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 296.896,10 TL peşin harç, 126,00 TL tebligat, 7,50 TL müzekkere gideri, istinafa dosya gönderim ücreti ve fotokopisi 349,50 TL olmak üzere toplam 297.459,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 13-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 14-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin ve asıl ve birleşen davada davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 02/07/2026 Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 16.07.2026

Başkan ....

Üye ....

Üye ....

Katip ....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/834, K. 2022/834, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-834-e-2022-834-k-5a21d9adeb01