İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/87 E. 2018/87 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/87
- Karar No
- 2018/87
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2018/87 Esas - 2026/446 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2018/87 Esas KARAR NO: 2026/446
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/12/2017 KARAR TARİHİ : 01/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... parselde kayıtlı .... cinsindeki devre mülkü almak üzere .... imzaladığını, devremülkü 7.750,00 TL bedelle aldığını, birtakım senetler imzaladığını, davalı ...'nun sözleşmeyi iptal ettiğini bildirerek devremülkün teslim edilmediğini, bunun üzerine ödediği 2(iki) adet senet bedelinin iadesi ve cayma hakkını kullanığına ilişkin .... Noterliği'nin 07.03.2014 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnameyi keşide ettiğini, ancak imzaladığı senetlerin iade edilmediğini, .... Esas sayılı dosyasında 5.589,25 TL'lik icra emri geldiğini, senetlerin takibe konu edildiğini gördüğünü, senetlerin ... ...'ya cirolandığını gördüğünü, senetlerin zaman aşımına uğradığı halde takibe konulduğunu ileri sürüp .... Esas sayılı dosyasına konu 5.589,25 TL borcu olmadığının tespitine ve %20'den az olmamak üzerine kötü niyeti tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. . CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava takipten sonra açılan, kambiyo senedine dayalı takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. .... Mahkemesi'nin 26/12/2017 tarihli .... sayılı görevsizlik kararı ile süresi içerisinde mahkememize gönderildiği ve yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı ve Mahkememiz dosyasında başlangıçta davalı olarak gösterilen ... ... AŞ yönünden dosyanın tefrik edildiği ve Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne görevsizlik kararı ile tevzi edildiği anlaşılmıştır. Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış olup, .... Dairesi'nin (Kapatılan .... Esas sayılı) ilgili dosyası, ..... Tüketici Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası, taraflar arısındaki devremülk satış vaadi sözleşmesinin ve ....'nin cevabi yazıların dava dosyamızın arasına kazandırılmış, davalı şirketin tasfiye aşamasında olduğu gözetilerek 2. Alacaklılar Toplantısının yapılması beklenmiştir. .... Dairesi'nin (Kapatılan ....Dairesi'nin .... Esas sayılı) takip dosyasının incelemesinde; "... ... AŞ tarafından davacı ... ve davalı ... ... Tic. AŞ aleyhine 05.12.2016 tarihinde başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla yapılan takipte; 4.918,00 TL asıl alacak, 656,50 işlemiş faiz ve 14,75 TL komisyon olmak üzere toplam 5.589,25 TL istendiği, takibin dayanağı olarak 214,00 TL bedellİ 23 (yirmiüç) adet senet gösterildiği, borçlular ... ve ... ... Tic. AŞ'nin dosyaya ödeme yapmadığı ve dosyaya takibin iptali ile kapatıldığı, anlaşılmıştır. . ..... Tüketici Mahkemesi'nin ....sayılı dosyasının incelemesinde; ".... AŞ aleyhine davanın kabulüne dair verilen kararın 21.12.2019 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Davalı ... AŞ hakkında ....Mahkemesi tarafından .... sayılı ilamı ile iflasına karar verildiği ve iflas kararının 13.03.2019 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık takibe konu kambiyo senetlerinin davacı tarafından imzalandığı halde davacıya iade edilmediğini ve takibe konu senetler yönünden borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.. İcra İflas Yasası 72/1. Maddesinde "...Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir..." maddesi bulunmakta olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun .... sayılı ilamında da belirtildiği üzere "...Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (....). 15. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. 16. Eş söyleyişle; kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (....). 17. ... Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; .... sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (....).... Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Ancak kambiyo taahhüdünde bulunmanın temelinde -şart olmamakla birlikte- genellikle satım, bağışlama, kira, taşıma gibi bir borçlandırıcı işlem vardır. Böyle bir borçlandırıcı işlem yoksa senedin hatır için verildiği varsayılır. Temel borç ilişkisinin taraflarından birinin bir kambiyo senedi düzenleyip lehtara vermesiyle kambiyo ilişkisi diye adlandırılan ve temel borç ilişkisinden bağımsız olan ikinci bir borç ilişkisi doğar. Zira bir borç ilişkisi için kambiyo taahhüdünde bulunulması tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça borcun yenilenmesi sonucunu doğurmaz; kambiyo senedinin ifa yerine değil ifa uğruna verilmiş olduğu kabul edilir. Dolayısıyla bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri temel borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur....", Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun .... sayılı ilamında;"... Borç ikrarını içeren bir belge aleyhine kanıt sunulabilir. Ancak; ikrar borcun nedenini içeriyorsa, sadece bu nedenin gerçekleşmediğinin kanıtlanması gerekir (....sayılı ilamı). Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin ta'lili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi ta'lil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer. Senette borcun nedeni "mal" ya da "nakit" olarak belirtilmişse, tarafların yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır. Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, lehine olan senet karinesi çürümüş sayılacak, bunun sonucu olarak da, iddiası paralelinde ispat yükünü de üstlenecektir. Buna senedin ta'lili denmektedir. Bu anlamda ta'lil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir. Nihayet, “malen” ibaresi bulunan bir bonoda malın teslim alındığı, borçlu tarafından ikrar edilmiştir. Alacaklının teslim ettiğini kanıtlamak yükümlülüğü yoktur. Yazılı ikrarın aksini diğer bir deyişle, malın teslim edilmediğini borçlu kanıtlamak yükümlülüğündedir (HGK’nun 17.12.2003 gün ve .... sayılı ilamları)..." bulunmaktadır. Tüm dosya kapsamının bir bütün halinde incelenmesinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık taraflar arasında imzalanan devre mülk sözleşmesi kapsamında davacı tarafından düzenlenip davacı aleyhine takibe konulan kambiyo senetleri yönünden, davacının davalıya karşı borçlu olup olmadığı ve davacının ödediği miktar yönünden davasının istirdat davasına dönüşüp dönüşmediği noktasında toplanmaktadır. Davacı Tüketici Mahkemesinde davalı ... yanında .... İnş.Turz.A.Ş. Şirketini de hasım göstermiş ise de her iki davalı hakkındaki davalar tefrik edilerek iflas eden davalı hakkındaki dava mahkememize gönderilmiştir. Davanın ve icra takibinin dayanağı olan senetlerde borçlunun davacı, senet lehtarının ...... A.Ş. olduğu ve "... ... Sağlık İnş. Tur. Taş. San ve Tic. A.Ş. veyahut emrühavalesine..." ibaresinin bulunduğu anlaşılmakla; taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu devre mülkün yapılarak davacıya teslim edilmediği, davacının hiçbir şekilde devre mülkten yararlanmadığı ve iflas eden davalının karşı edimini yerine getirme imkanı da kalmadığı, edimini ifa etmeyen davalının takibe konu senetler nedeniyle davacıya herhangi bir borcunun olmadığının tespit edildiği, davacının peşinat olarak ödediği 266,00-TL yönünden menfi tespit davasının istirdata dönüştüğü anlaşılmakla, davacının .... esas sayılı dosyası ile yapılan takipten dolayı davalı lehtara borçlu olmadığnın tespitine, peşin olarak ödenen 266,00-TLnın davalıdan şirketin iflas masasından tahsili ile davacıya ödenmesine, şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, Davacının açtığı menfi tespit davasının istirdata dönüşmesi nedeniyle 266,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2- Kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 732,00 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 31,40 TL harç düşürüldükten sonra eksik kalan 700,60 TL harcıdan davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvurma harcı, 31,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 62,90 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan tebligat posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 898,50 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 43,08 TL kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerine bırakılmasına, 5- Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT'ne göre 5.321,25 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. Dair ,davacı asilin duruşmada, davalı ... vekilinin e duruşma ile yüzüne karşı ,gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.01/07/2026
Katip .... e-imzalı
Hakim .... e-imzalı