İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/832 E. 2024/687 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/832
Karar No
2024/687
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/832 Esas KARAR NO : 2024/687

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/12/2022 KARAR TARİHİ : 04/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... İli ... İlçesinde ... nu işleten saygın ve ilçe içerisinde büyük istihdama sahip bir şirket olduğunu, müvekkili şirket hakkında ... tarihinde banka hesaplarına uygulanan blokeler neticesinde ihtiyati haciz kararı uygulandığının öğrenildiğini, müvekkili şirkete uygulanan ihtiyati haczin konusunun taraflar arasında geçmişe ait düzenlenen senetten kaynaklı Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası ile ihtiyati haczin uygulanmasına başlanıldığını Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı ihtiyati haciz kararı verildiğinin anlaşıldığını, kambiyo senedi incelendiğinde düzenleme tarihi ..., vade tarihi ise tam 3 yıl sonrasına ... tarihine ait olduğunu, bu durumun hayatın olağan akışına uygun olmadığını, aynı zamanda vade tarihinden 2 yıl 9 ay 15 gün sonra ... tarihinde alınan ihtiyati haciz talebinin ise kambiyonun vasfını kaybetmesine yakın bir dönem içerisinde tedavüle konulduğunu gösterdiğini belirterek, müvekkilinin icra takibi ile karşı karşıya kalması ihtimaline binaen ayrıca kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla girişilmesi tehdidi ile karşı karşıya kalmasından ve müvekkilinin ticari faaliyetini aksatma ve zarara uğratma durumunun söz konusu olacağından dolayı kambiyo keşidecisine ve cirocularına karşı müvekkilinin korunması adına tedbir kararının ihtiyati haciz kararını da kapsar şekilde uygulanmasına, mahkeme aksi kanaatte ise teminat karşılığında kambiyo senedi hakkında ihtiyati tedbir kararını da kapsar şekilde uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılan davayı kabul etmediğini, dava dilekçesinde ileri sürülen nedenler söz konusu takipteki alacağın varlığını ortadan kaldıracak, borçlu olunmadığını ispat edecek hususlar olmadığını, dava dilekçesince menfi tespit nedenleri olarak; borçlu şirketin ekonomik olarak çok güçlü olması, takip dayanağı senedin vadesinin eski olması, senedin vadesine göre eskimemiş olması, ayrıca söz konusu borçlanmayı gerçekleştiren şirket yetkilisinin tek başına şirketi temsile yetkili olmadığı ifade edildiğini, bu sebeplerden şirketi temsilen imza atan yetkilinin yetkisi üzerindeki itiraz araştırmaya değer bir iddia olduğunu, diğer nedenler ise açılan bu davadaki alacak dayanağı olan senedin hükmünü ortadan kaldıracak nitelikte ve yasa tarafından belirlenen "senede karşı her türlü iddianın aynı kuvvette delil ile ispatının zorunlu olduğuna dair HMK 201. Madde ile getirilen hüküm karşısında hiç bir geçerliliğinin olmadığını, davacı şirketin kuruluşunda ki ana sözleşmesinin temsil ile ilgili bölümleri gerekse kambiyo senedinin düzenlenmiş olduğu keşide tarihi olan ... tarihinden önce ... tarih ve ... satılı ticaret sicil gazetesine göre şirket temsilcileri ... ve ... "münferiden temsil ve ilzama yetkili" olarak seçilmişlerdir. dolayısı ile takip dayanağının keşide edildiği tarihte şirket adına temsil ve ilzama yetkili olan kişi tarafından imza atılmış ve bono imzalandığını, şirket ana sözleşmesinde de yetki kısıtlaması ile ilgili bir düzenleme söz konusu olmadığı gibi seçilecek temsilcilerin menferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu açık şekilde belirtildiğini, bu sebeplerle dava dilekçesinde ileri sürülen yetkisizlik iddiasının da bir temeli ve dayanağı söz konusu olmadığını, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, davacı tarafça dilekçesinde iddia edilen Anonim şirketlerin çift imza ile temsil edileceğine dair iddiası ve bunu destekleyen yargı kararlarında belirtilen durum davacı şirket için geçerli olmadığını, zira söz konusu yasa hükmü ve yargı kararlarının tamamı ana sözleşmesinde aksine hüküm bulmayan anonim şirketler için olduğunu, davası şirket ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... nolu şirketi olarak ... tarihinde kuruluşu tescil edilmiştir. Ticaret Sicil Gazetesinin ... trih ve ... nolu sayısında davacı şirketin kuruluş ana sözleşmesi ilan edilmiştir. Burada ilan edilen ana sözleşmenin ... Maddesinde "Yönetim Kurulu ve Süresi" ... Maddede "temsil" hususları düzenlenmiştir. ...Maddeye göre şirket yönetim kurulu 2 üyeden olaşan bir yönetim kurulu tarafından şirketin işlerinin yürütüleceği belirtilmiştir...madde de seçilen yönetim kurulu üyelerinin şirketi atacakları imzaları ile şirketi münferiden ahzu kabza yetkili olarak tesmil edeceği hususu kararlaştırılmıştır. Ticaret Sicil Gazetesinde yer alan ilanlara göre sonraki tüm alınan kararlarda şirket yönetim kurulu üyesi olarak seçilenler şirketi menferiden temsil ve ilzam ile yetkilendirildiğini, hiç bir şekilde kısıtlama yada aksine bir hüküm yer almadığını, bu sebeple davacının bu iddiasının hukuki dayanağı söz konusu olmadığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap vermiştir. Müdahil ...'un ... tarihinde davaya müdahil olma talepli dilekçe sunmuştur. Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasının uyaptan incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ..., borcun ... USD miktarlı ... Tanzim Tarihli, ... Vade Tarihli Senede ilişkin olup toplam alacağın ... USD olduğu, ... tarihinde borçlu vekili tarafından takibe itiraz edildiği görülmüştür. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının uyaptan incelenmesinde; şikayetçinin ..., şüphelilerin ..., ... ve ... isimli kişi olduğu, yapılan soruşturma sonucunda ... tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara yapılan itiraz üzerine Antalya ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve ... D.iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği görülmüştür. Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş Sayılı dosyasının uyaptan incelenmesinde; talep edenin ..., karşı tarafın ... ve ... olduğu, ... tarihinde ... USD senet alacağı hakkında ihtiyati haciz kararı verildiği görülmüştür. Dava: icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir.Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. 6102 sayılı TTK'nın 778. Maddesi yollamasıyla uygulanması gereken 680. maddesi gereğince açık bono düzenlenebileceği ve davacının senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasını da ancak yazılı delille ispat edebileceği görülmektedir. Somut davada davalı alacaklının alacağı kambiyo senedine dayandığından dolayı ispat yükü de davacı borçludadır. Davacı tarafın davaya konu bononun şirket yetkililerince çift imza ile imzalanması gerekli iken tek imza yer aldığından dolayı davacı şirketi bağlamadığını iddia etmişlerse de; Davaya konu senedin düzenlendiği ... tarihinden önce ... tarih ve ... satılı ticaret sicil gazetesine göre şirket temsilcileri ... ve ..."münferiden temsil ve ilzama yetkili" kılınmış olduklarından şirketi bağlayacağı anlaşıldığından bu yöndeki savunmaya itibar edilmemiştir. Davacı tarafın kambiyo senedinin düzenleme tarihi ..., vade tarihi ise tam 3 yıl sonrasına ... tarihine ait olduğu ve bu durumun hayatın olağan akışına uygun olmadığına ilişkin iddiasının incelenmesinde ise; Söz konusu senedin vade tarihinin sonradan doldurulduğuna ilişkin iddiaların HMK 200.maddesi gereğince kesin deliller ile ispat edilmesi gerekir. Davacı tarafın talebi üzerine alınan İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesinin ... tarihli ATK raporunda; Adli Tıp Kurumu Kanunu Uygulama yönetmeliği’nin 14. madde “a” bendinde Fizik İhtisas Dairesi’nin görevleri “Mahkemeler ile hakimlikler ve savcılıklar tarafından gönderilen silah, mermi, yazı (Grafolojik- daktiloskopik), fotoğraf, resim, imza, imza niteliği taşıyan parmak izleri ile ..., ..., ... materyal ve olaylarla ilgili olarak incelemeler yaparak sonucunu bir raporla tespit etmek.” olarak tanımlanmakta olduğu, yazı yaşı (mürekkep yaşı) tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel bir metot bulunmadığı belirtilmiştir. Yine davacının şikayeti üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı dosyası ile yapılan soruşturma sonucunda taraflar arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf niteliğinde olması nedeni ile KYOK kararı verildiği ve davacının itirazının reddine de karar verilerek bu kararın kesinleştiği dosya kapsamında sabittir. Bunun yanında her ne kadar dava dışı ... ile davalı ... arasında şirketi borçlu kılmak adına yapılan muvazaalı eylem niteliğinde olduğu ve borcun şahsi olarak aldığını şirket adına alınmadığını ikrar ettiklerini belirtmişlerse de bu iddia gerek kolluk gerekse yapılan yargılama sırasında ispat edilememiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline dayandığından davacı vekiline yemin delili hatırlatılmış, yemin deliline başvurması üzerine; Mahkememizin ... tarihli celsesinde davalı ... beyanında; "Davacıdan davaya konu bono nedeniyle bono miktarı kadar alacaklı olduğum, Bono yu üzerinde yazılı bulunan tarihler de şirket yetkilisi olarak bildiğim ... dan aldığım, bono üzerindeki alacak miktarı, tanzim ve vade tarihinin doğru olduğunu, şirkete vermek maksadıyla davacının 2017 yılındaki temsilcisi olan ... bono bedeli kadar ödünç para verdiğimi ve ... ın da tarafıma davacı şirket adına borç miktarı kadar bono tanzim ederek verdiği, borç verdiğim dönemde bono da belirtildiği kadar borç verecek birikimim olduğu, bonoda belirtilen ödemenin tamamını bononun düzenlendiği tarihte verdiğim, Bu bonodaki bedeli davacıya verdiğim konusunda namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Bu şekilde davacı tarafça kesin delillerle ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir. İİK 72/4 maddesi uyarına menfi tespit davasının alacaklı lehine sonuçlanması ve dava sırasında icra takibi hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması durumunda hüküm altına alınan alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere tazminata da hükmedileceği düzenlenmiş olup, mahkememizce yapılan yargılama sırasında tensip ara karar uyarınca takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş olduğundan davalı lehine tazminata da hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE; 2-Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararı uygulanmış olduğundan dava değerinin %20'ne tekabül eden ... TL icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken ...-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan ...-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan ... TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/10/2024

Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/832, K. 2024/687, T. 04.10.2024, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-832-e-2024-687-k-667606bf3de0