İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/828 E. 2025/852 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/828
- Karar No
- 2025/852
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/828 Esas KARAR NO : 2025/852 DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/12/2017 KARAR TARİHİ : 26/11/2025
Mahkememizin ... gün ve ... /... esas ... /... karar sayılı kararı Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesinin ... gün ve .../... E- .../... K sayılı kararı ile kaldırılmış olmakla Mahkememizin ... /... Esas sırasına kaydı yapılan Mahkememizde görülmekte olan Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan portföy tazminatı davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.İDDİANIN ÖZETİ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihli acentelik sözleşmesi ve ... tarihli acentelik sözleşmeleri ile, davalı sigorta şirketinin ... tarihine kadar ... ... ... bağlı olarak sigorta acenteliğini yapmış olduğunu ve davalının önce Beyoğlu .... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile acenteliğin 3 ay sonunda feshedildiğini, vekaletnameden azledildiğini ve tüm numaralı ve boş poliçelerin iade edilmesini davacıya tebliğ edildiğini, her ne kadar ilk ihtarname de acentelik sözleşmesi 3 ay sonunda feshedileceği belirtilmişse de tüm numaralı ve boş poliçelerin iadesi de İstenildiğinden İlk ihtarname gerçekte bir fesihname olduğunu, Davalının gerek ihtarname ve gerekse fesihnamede herhangi bir fesih sebebi de ileri sürmediğini, davacı kayıtlarından tespit edilebildiği kadarı ile acentelik olarak görev yaptığı yaklaşık 2 yıl 4 aylık süre boyunca yaptığı prim üretimi ile komisyon kazancına dair belgelerin ekte sunduğunu, TTK 122. Md. Göre son 5 yılda kazanılan prim tutarının yıl bazında ortalaması denkleştirme bedeli olarak ödenmesi gerektiğini, davacının, ... ile ... tarihleri arasında toplam ... TL tutarında prim üretimi yapmış olduğunu ve bu tutardan ... TL komisyon kazandığını, yıllık ortalama komisyon tutarının ... TL civarında olduğunu. Davalı şirketin ticari defter, muhasebe, bilgisayar kayıtlarında yapılacak olan inceleme ile bu tutarın belirleneceğini, bu miktarın denkleştirme tazminatı olarak ödenmesi gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen sözleşme içerisinde delil şartı getirilmiş olduğunu, sözleşmenin ilgili maddesinde açıkça davalı şirketin defter ve bilgisayar kayıtlarının münhasır delil olarak kabul edileceğinin hüküm altına alındığının belirtildiğini, sözleşmenin gerek ... gerekse Acente tarafından feshedilmesi durumunda tebligatların TTK m. 18 gereğince noter aracılığı ile veya taahhütlü mektupla yapılması zorunlu olduğunu, her ne sebeple olursa olsun sözleşmenin ... veya Acente tarafından feshi halinde Acente ... Sigortadan herhangi bir nam altında hiçbir hak ve tazminat talep edemeyeceğinin belirtildiğini, feshi sonrasında ... bir satış kaynağını doğrudan acentenin müşterisine yönlendiremeyeceğini, acentenin portföyünde bulunan müşterilerin çalışma taleplerini ... serbest piyasa koşulları içinde değerlendirilebilir ifadesini tarafların kabul ettiğini, Portföy tazminatı bilindiği üzere acente-bayilik sözleşmesi benzeri bir sözleşmenin sona erdirilmesi halinde; ana firmanın, bayi veya acentenin sağladığı müşteri çevresi nedeniyle elde ettiği kazancın bir miktarının, bayi veya acenteye ödemesi olduğunu. müşterilerin ilgili acentelere, acenteler sebebiyle değil acentelerin temsil ettiği ana şirketler İçin gitmekte olduğunu. Bu kapsamda olası portföy tazminatı iddiasında Acentenin, müvekkil şirketin marka değeri ve sunmuş oldukları dışında portföy oluşturabilmek için müşteriler nezdinde yapmış olduklarının ispatının gerekmekte olduğunu, sigorta yaptıran kişilerin ne kadarın m bir sonraki sene sigorta yaptırdığı hususu irdeleme yapılması ve bu irdeleme neticesinde portföy tazminatı hazırlaması ve somut olaya göre değerlendirilmesi gerektiği kanunen açıkça ifade edildiğini, davacı yanın bu kapsamda portföy tazminatı taleplerinin kabulü mümkün olmadığını. İhtarnamenin “.. Acentelik sözleşmesinin feshinden sonra derhal...” şeklinde keşide edildiğini, yani ihtarname içeriğinden de açıkça anlaşılacağı üzere sözleşmenin feshinin ardından derhal ilgili poliçelerin, evrakların iadesi istendiğini, fazlaya dair talep ve dava haklarının saklı kalması kaydı ile, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER İstanbul ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... /... talimat nolu dosyasında mali müşavir bilirkişiden alınan raporda sonuç olarak; Usul yönünden incelenen yasal defterlerin, açılış ve kapanış noter tasdiklerinin, zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırıldığını, Taraflara ait defter belgelerin incelenmesi neticesinde, davacının, davalıdan toplam; ... TL tutarında net komisyon geliri elde ettiğine dair taraftara ait kayıtların bir biriyle uyumlu olduğunu, şayet, acentelik sözleşmesi feshinin haklı nedene dayanmadığı ve 6102 sayılı TTK-122 .maddesindeki düzenleme dikkatte alınır ise, bu durumda, sözleşme ilişkisinin (5) yıldan daha kısa bir süre devam etmesi sebebiyle sözleşme süresindeki hesaplanan ortalama portföy tazminat tutarınım ... .TL olabileceği yönündeki nihai takdirin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. İstanbul ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... /... talimat nolu dosyasında mali müşavir, sigorta hukuku uzmanı, kooperatif hukuku uzmanı bilirkişiden alınan raporda sonuç olarak; davalı nezdinde yapılan inceleme sonuçlarına göre; taraflar arasında yapılan acentelik sözleşmesi süresi kapsamında toplam poliçe sayısının, sözleşmenin fasihinden sonra düzenlenen poliçe sayısına oranının % 38 'e tekabül ettiği, net komisyon geliri açısından değerlendirildiğinde de %38 oranına denk geldiğinin hesaplandığını, dolayısıyla, davalı şirket tarafından ibraz edilen somut bilgi ve belgelere dayanarak davacı acentenin TTK 122. Maddesinin (b) bendi uyarınca, eğer sözleşme devam etseydi elde edeceği ücret isteme hakkının ... TL tutarındaki kısmını kaybettiğinin anlaşıldığını, bu sonuca göre portföy tazminat tutarının ... .TL tutarında olabileceği ve ... şirketinin % 38 oranında müşteri portföyünün kullandığının da dikkate alınması suretiyle bu hesaplamaya ulaşıldığını, ayrıca ... Kooperatifinin, trafik, yangın, kasko gibi elementer sigorta branşlarında 3.kişilere poliçe düzenleme yetkisine sahip olduğu, bu hususun, davalı şirketin kooperatif olarak kurulması ile ilgili bir ilişkisinin bulunmadığı, kooperatif hukuku yönünden 3.kişilere poliçe tanzimi konusunda bir sakınca bulunmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. İstanbul ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... /... talimat nolu dosyasında mali müşavir, sigorta hukuku uzmanı, kooperatif hukuku uzmanı bilirkişiden alınan ek raporda sonuç olarak; Davalının hesaplama konusundaki itirazı ve düzelterek e-mail vasıtasıyla sunmuş olduğu bilgiler göz önüne alındığında, taraflar arasında yapılan acentelik sözleşmesi süresi kapsamında toplam poliçe sayısının, sözleşmenin feshinden sonra düzenlenen poliçe sayısına oranının %16 ‘e tekabül ettiği, net komisyon geliri açısından değerlendirildiğinde de %20 oranına denk geldiği hesaplanmıştır. Davacı acentenin, eğer sözleşme devam etseydi elde edeceği ücret isteme hakkının ... .TL tutarındaki kısmını kaybettiği anlaşılmıştır. Bu sonuca göre somut olayda portföy tazminat tutarının ... .TL tutarında olabileceği kanaatine ulaşılmıştır. davacınm itirazı doğrultusunda, Sayın Mahkeme eğer bir karar verir ise, sözleşme süresindeki hesaplanan ortalama portföy tazminat tutarının: ... .TL olabileceği, Acentelik sözleşmesinin davalı sigorta şirketi tarafından haklı nedenlere dayalı olarak fesh edildiğine dair dosyada herhangi bir belge mevcut olmadığı, kooperatif şeklinde kurulmuş sigorta şirketinin acentesi olarak davacının faaliyet gösterdiği ve acentelik sözleşmesi 2. Maddesi gereğince tüm Türkiye genelinde şirkete kazandıracağı sigortalılara sigorta poliçesi tanzim etme yetkisine sahip olduğu, sadece kooperatif ortaklarına poliçe tanzim etmesi gerektiği yönünde davalı sigorta şirketinin iddiasının yerinde olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile dava değerini ıslah etmiş ve harcını ikmal etmiştir. GEREKÇE; Eldeki dava acentelik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle portföy tazminatı alacağı davasıdır. Davacı vekili sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini öne sürmüştür. Denkleştirme tazminatı olarak adlandırılan portföy tazminatının altında yatan sebep sözleşmesi feshedilen acentenin acentelik süresi boyunca ana şirkete kazandırdığı ve fesihten sonra devam edegelen portföydür. Bu tazminat ile acenteye, kazandırdığı bu portföy nedeniyle bir denkleştirmenin yapılması amaçlanmıştır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 23/16 hükmüne göre, sigorta acentesinin denkleştirme talep edebilmesi için, sigorta acentelik ilişkisinin sona ermesi nedeniyle sigortacının acentenin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi, hakkaniyetin tazminat verilmesini gerektirmesi, acentenin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmemiş olması ya da kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olmaması şarttır. Bu şartlardan birinin mevcut olmaması halinde sigorta acentesi denkleştirme talep edemez. Bu kapsamda somut olay incelendiğinde sigorta şirketinin herhangi bir sebep ileri sürmeksizin acentelik sözleşmesini feshettiği, yani haklı bir nedene dayalı fesih olmaması şartının sağlandığı görülmüştür. Diğer yandan alınan ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporuna göre davalı şirketin fesihten sonra da önemli bir menfaat elde ettiği düzenlenen poliçe sayısı ve komisyon oranın yüksekliğinden anlaşılmaktadır. Bu halde denkleştirme şartlarının oluştuğu anlaşılmaktadır. Artık yapılması gereken tazminatın nasıl hesaplanacağının belirlenmesidir. Bilirkişi kurulu seçenekli rapor düzenlemiş bir seçenekte davalı şirketin fesihten sonra düzenlediği poliçeler üzerinden hesaplama yapılmış diğer seçenekte ise sözleşme süresi içerisinde akdedilen poliçelere göre hesaplama yapılmıştır. TTK 122 m. uyarınca, acentenin talep edebileceği denkleştirme tazminatı miktarı, son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı tüm ödemelerin (komisyon, prim vs.) yıllık ortalamasını aşamaz. Beş yıldan daha az süren acentelik ilişkilerinde talep edilebilecek denkleştirme tazminatında azami miktar, faaliyet gösterilen sürenin yıllık ortalamasıdır. Davacının sözleşmesi 5 yıldan kısa sürmüştür. Bu halde hesaplamanın faaliyet süresinin yıllık ortalamasına göre yapılması gerektiği anlaşılmış ve davacının talebi doğrultusunda davanın kabulü gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Mahkememizin ... gün ve ... /... esas ... /... karar sayılı kararı Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesinin ... gün ve ... /... E- ... /... K sayılı kararı ile "Somut olayda, hükme esas alınan raporlara itiraz olduğu gibi raporlar arasında kısmi çelişki bulunduğu, itirazlarında karşılanmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece portföy tazminatı konusunda uzman bir başka 3 kişilik bilirkişi kurulundan bilirkişi raporları arasındaki kısmi çelişki giderilerek itirazlarda karşılanarak ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli usul ve yasaya uygun rapor alınarak ve ayrıca sonucuna göre tazminatı belirleme noktasında, sözleşmeden kaynaklanan menfaatler, sözleşmenin tarafları arasındaki risk paylaşımı, acentelik sözleşmesinin süresi, acentenin gelir miktarı, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmek için harcanan emek ve zaman, sözleşme dışı kazanç ve kayıplar, tarafların mal varlığı ve gelir ilişkileri, kişisel durum (Yaşlılık, sağlık durumu, çalışma yeteneği), işin önemi, acentenin tek firma-çok firma acentesi olması, kazandırılan müşteri sayısı, markanın etkisi (unvanın), rekabet yasağının ihlal edilmesi, sözleşmenin sona erme nedeni ve varsa kusur oranları gibi hususlar bir bütün olarak dikkate alınarak oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir. Mahkememizin ... /... Esas sırasına kaydı yapılarak yargılama bu esas üzerinden devam edilmiştir. İstanbul ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... /... talimat nolu dosyasında alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; a) Davacı tarafın defter ve belgelerinin dava ve takip konusu dönemde açılış ve kapanış noter onaylarının süresi içinde yapılmış olduğu, usulüne uygun tutulduğu, mevcut hali ile HMK 222 Madde ve 6102 s. TTK 64/3 Uyarınca davacı taraf ... -... -... hesap yılı defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, b) Davalı tarafın dava konusu döneme ait — defterlerinin — usulüne uygun, birbirini doğruladığı Yevmiye, Defteri kebir defterlerinin berat ve Mali Mühürlerinin süresinde alındığı, Envanter defterinin noter açılış ve onayının süresinde yapıldığı, mevcut hali ile HMK 222 Madde ve 6102 s. TTK 64/3 Uyarınca davacı taraf ... -... -... hesap yılı defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, c) İncelenen davacı taraf defter, kayıt ve belgelerinden, Davacı tarafın sözleşme süresince(...- ... tarihleri arasında) toplamda: ... TI poliçe ürettiği, bunlardan ... TL tutarında iptal gerçekleştiği, İptal edilen poliçe tutarından ... TI komisyon gelirinin de iptali ile; tüm zamanlarda davacı tarafın: ... tl komisyona hak kazanarak tahsil ettiği , (Sözleşenin bitimi ile birlikte bakiye kalan ... /... .Ay :.. TI ve ... ... Ay ... TI alacak kayıt edildiği ve davacı taraf defterlerine kayıt edildiği görülmüş olup hesaplama tablosuna dahil edilmiştir) d) Davacı tarafın, sözleşme başlangıcı ile fesih tarihi olan ... yılına kadar toplamda ... poliçe ürettiği, ... adedinin iptal edildiğinde kalan ... poliçeden (toplam prim ... TI- ... TL iade prim düşülerek) iptal primlerinden sonra kalan: ... TI net prime hak kazandığı, bu primlerin komisyonlarının da yukarıda tablolarda görüleceği üzere davacı tarafa ödendiği, bu primlerin komisyonlarının da yukarıda tablolarda görüleceği üzere davacı tarafa ödendiği, taraflar arasında ki uyuşmazlığın cari hesap bakiye alacağından kaynaklanmadığı, tarafların sonuç hesaplarında cari hesap kayıtlarının örtüştüğü görülmekte olup, (Her ne kadar, tarafların incelenen defterlerindeki kayıtlardan, üretilen Poliçe toplam Prim tutarlarında ... TL kayıt farkı bulunmuş ise de, nedeni anlaşılamamış olup, ödenen komisyon tutarlarının kayıtlarının örtüştüğü) tespit edilmiştir. e- Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirmesi sonucu taraflar arasındaki acentelik ilişkisinin ... -... tarihleri arası devam ettiği, davalı sigorta şirketince sözleşme kapsamında tek taraflı usulüne uygun tebligat yapmak suretiyle fesih hakkı olduğu ancak fesih sebebinin haklı fesih sayılan hallerden olmadığı anlaşılmakta olup davacı acentenin ilgili yasadan kaynaklı şartların oluşması halinde denkleştirme (portföy) tazminat talep hakkı olacağı, f- Taraflar arasındaki Acentelik ilişkisi devam ettiği sürede toplam ... TL acentenin komisyon geliri elde ettiği, TTK 122/2 Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır. Hükmü gereğince ... TL denkleştirme (portföy tazminatı) hesaplanmıştır. g- Davacı ile davalı şirket arasındaki uyuşmazlığın davalı şirketin kanun gereği kooperatif olarak kurulmasından ve 1163 sayılı kanundan kaynaklanmadığı, ğ-Davalı ... A.Ş her ne kadar başlangıçta 5684 sayılı kanunun 3. Mad /I bentte tanımlanan yasal zorunluluk gereği önce kooperatif şeklinde kurulmuş ise de sonradan ana sözleşme değişikliğine giderek doğrudan A.Ş ye dö nitekim davalı şirket tarafından davacı yana keşide edilen fesih ve azil ihtarnamelerinden tespit edildiği üzere davalı şirketin ilk ünvanının ... Kooperatifi olup ana sözleşme değişikliği sonrası ise ... A.Ş olduğu, h- Davalı ... A.Ş başlangıçta kooperatif şeklinde kurulu bile olsa ana sözleşmesinde kooperatif ortakları dışında da 3.kişilere poliçe tanziminin yapılmamasına yönelik ana sözleşmesinde bir düzenleme olmadığı takdirde 3. Kişilere yönelik poliçe kesilmesi yönünden yapılan işlemin kanun ve ana sözleşmeye aykırılık teşkil etmeyeceği kaldı ki taraflar arasında akdedilen — acente sözleşmesinde Türkiye genelinde sigorta şirketine kazanç sağlayacak tüm sigortalılara sözleşme yapma yetkisinin verildiği, yönünde görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Alınan ... tarihli bilirkişi heyet raporunda sonuç olarak; Dava dilekçesi, cevap dilekçesi sair dilekçe ve beyanlar, poliçeler, ödeme dekontu, yukarıda arz edilen inceleme ve değerlendirme sonucu; 1) Taraflar arasındaki ihtilaf noktalarının; davacı acentenin acentelik sözleşmesinin davalı müvekkili şirket tarafından feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı; dayanmıyorsa davacı acentenin denkleştirme/portföy tazminatı (TTK m.122; SK m.23/16) istemeye hakkı bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa miktarı hususlarında ortaya çıktığının anlaşıldığı; 2) Dava konusu acentelik sözleşmesinin feshinin haklı bir sebebe dayanmadığı hususunda dosyaya sunulu bütün bilirkişi ve bilirkişi heyet raporlarının hemfikir olması, davalı vekilinin davacının yetkisiz işlem yaptığı, risk oranı yüksek üretim yaptığı, bütün branşlarda üretim yapmadığı ve ortalamanın altında kaldığı yönündeki savunmalarının soyut ve/veya yerinde olmadığı; bu hususlarda davacıya verilen bir uyarı, ceza veya ihtar bulunmadığı gözetilerek dava konusu acentelik sözleşmesinin feshinin haklı sebebe ve davacının bir kusuruna dayanmadığının değerlendirildiği; 3) Davacı tarafından kazandırılan müşterilerin %38'inin davalı şirket ile çalışmaya devam etmesi ve davacı şirketin sonraki acenteleri vasıtasıyla bu müşterilerle sigorta sözleşmeleri kurup prim tahsil etmeye devam etmesi ve %38'lik (yaklaşık%40'lık) oranın önemli bir kazancı da beraberinde getirdiği değerlendirildiği, 4) Davacı acentenin sözleşmesinin haklı sebep bulunmaksızın TTK m.121/1 hükmüne uygun olarak feshedilmesi, davacının davalı şirketin piyasaya girdiği ilk yıllardaki acentelerinden biri olması, acentelik sözleşmesinin bir yıl süreli iken yaklaşık bir yıl öncesinde süresiz acentelik sözleşmesi olarak yenilenmesine rağmen bir yılı biraz aşkın zaman sonra ihtarname ile üç ay sonra feshedileceğinin bildirilmesi, feshe makul bir sebep gösterilememesi, davacı tarafından kazandırılan müşteriler ile davacının çalışmaya devam etmesi karşında davacıya hakkaniyete uygun denkleştirme tazminatının ödenmesinin yerinde olacağının değerlendirildiği; 5) Davacı tarafından kazandırılan müşterilerin %38 oranıyla davalı şirketin dava konusu acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra da sigortacılık ilişkisini devam ettirdiğinin ve bu müşterilerden dolayı sonraki acentelere ... ile ... tarihleri arasındaki 544 gün için ... TL komisyon ödendiğinin tespit edilmesi gözetildiğinde, davacının kazandırdığı müşterilerden dolayı davalı şirketin sonraki acentelere ödediği yıllık komisyon ortalaması miktarının ... TL olarak hesaplandığı; 6) Davacının davalı şirketin piyasaya yeni girdiği zamanda acenteliğine başlaması, onun tanınırlığına ve piyasada kabul edilirliğine katkı vermiş olmasına rağmen davalı şirketin bu tanınırlığın belirli bir seviyeye gelmesiyle acentelik ilişkisine son vermesi nedeniyle davacı şirketin yeni müşteri potansiyelinden ücret elde etme imkanından mahrum kaldığı; ayrıca davalı şirketin davacının kazandırdığı müşterilerden dolayı sonraki acentelere yıllık ortalama ... TL komisyon ödemiş olması da davacının önemli miktarda bir gelir kaybı olduğunu gösterdiği şeklinde değerlendirildiği; 7) Davacının acentelik süresince elde ettiği komisyon gelirinin yıllık ortalamasının (... /... )x365-... TL olarak hesaplandığı ve bu rakamın TTK m.122 gereğince davacı lehine verilecek en yüksek rakam olduğunun değerlendirildiği; dava dosyasındaki sair bilirkişi raporlarındaki farklı rakamlara ilişkin hesaplamaların nasıl yapıldığının anlaşılamadığı; 8) Sayın Mahkemenin; davacının davalı şirketin piyasaya yeni girdiği dönemde acenteliğini üstlenmesi, davalının acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da bazı müşterilerle sigortacılığa devam etmesi, davacının başka sigorta şirketlerinin de acenteliğini yapması, davacı şirketin önemli miktarda kazanç elde etmesi, davalının önemli miktarda kazanç kaybını gözeterek ... TL ile ... TL arasında ve kanaatimizce üst sınıra yakın bir tazminatı davacıya ödenmesi yönünde, kanunun ifadesiyle “uygun bir tazminatı” takdir edebileceği değerlendirilmiş olup ayrıca davalının fesih sonrası davacının müşterilerinden tahsil ettiği poliçe primleri için davacıya ... TL. komisyon ödemesi gerektiği EK 1 9) Davacının davalıyı daha önce temerrüde düşürdüğüne ilişkin dava dosyasında bir veri olmadığından dolayı lehine hüküm kurulan miktar üzerinden dava tarihinden itibaren avans faizi oranında faiz işletilmesinin 3095 sayılı Kanuna göre yerinde olduğunun değerlendirildiği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Alınan ... tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda sonuç olarak; Dava dosyasına, ... tarihinde sayın mahkemeye sunulan 21 sahifelik Kök Bilirkişi Heyet Raporundaki görüşlerinde herhangi bir değişiklik yapacak somut bir belge sunulmadığı, bu nedenle, kök raporda yapılan tespit ve değerlendirmeler korunduğunu, görüşlerinde herhangi bir değişiklik oluşmadığı bildirilmiştir. Uyap sistemine ... tarihinde kayıt edilen bila tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda sonuç olarak; Sayın Mahkeme tarafından verilen görevlendirme davalı yan itirazlarının değerlendirilmesi sonucu; 1) Davalı yan itirazlarının yukarıdaki değerlendirmesinde Kök rapordaki görüş ve kanaatlerin aynen muhafazasının yerinde olacağı; 2) Sayın Mahkeme tarafından verilen görevlendirmelerde; a. ... tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda davacı tarafından kazandırılan müşterilerin %38'i ile başka acenteleri vasıtasıyla çalışmaya devam ettiği açıklanmışken, ... tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda ek raporda bu oran %16'ya inmesi ve %20 oranında davacının ücret kaybı olduğu yönündeki değerlendirme yönünden %20'lik ücret kaybının da davalı şirket yönünden devam eden müşterilerden dolayı önemli miktarda kazanç elde etme koşulunu sağladığının değerlendirildiği; b. Portföy tazminatı noktasında ... TL - ... TL arası yerine somut değerlendirmede bulunmasının” Yönünden ise hesaplamalarla ulaşılabilecek rakamlar ve Sayın Mahkemenin takdirine etki edilebilecek olayların kök rapora ortaya konulmuş olup, TTK m.122'deki “uygun tazminat” kavramının karşılığının Sayın Mahkeme tarafından belirlenmesinin yerinde olacağı; şayet kesin bir rakam belirlenecek ise bunun da dava dosyasının tekrar gelmemesi adına ... TL olabileceği; çünkü acentelerin yıllandıkça kazançları artan meslekler olduğu, davacının birinci yılı tanınma sürecinden sonra yükselmeye geçtiğinde acentelik sözleşmesi sona erdirilmiş ve sözleşmesi devam etmiş olsaydı ortalamanın çok üzerinde bir kazanç elde edebileceğinin değerlendirildiği; sonuç ve kanaatine varıldığı, nihai takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ: Dava acentelik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle portföy tazminatı alacağı davasıdır. Davacı vekili sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini öne sürmüştür. İşbu davanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesinin ... gün ve ... /... E- ... /... K sayılı kararından evvelki ... /... esas ... /... karar sayılı dosyada görülen yargılamasında davanın kabulüne karar verilmiş, bu karar belirtilen istinaf mahkemesi ilamında "...Somut olayda, hükme esas alınan raporlara itiraz olduğu gibi raporlar arasında kısmi çelişki bulunduğu, itirazlarında karşılanmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece portföy tazminatı konusunda uzman bir başka 3 kişilik bilirkişi kurulundan bilirkişi raporları arasındaki kısmi çelişki giderilerek itirazlarda karşılanarak ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli usul ve yasaya uygun rapor alınarak ve ayrıca sonucuna göre tazminatı belirleme noktasında, sözleşmeden kaynaklanan menfaatler, sözleşmenin tarafları arasındaki risk paylaşımı, acentelik sözleşmesinin süresi, acentenin gelir miktarı, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmek için harcanan emek ve zaman, sözleşme dışı kazanç ve kayıplar, tarafların mal varlığı ve gelir ilişkileri, kişisel durum (Yaşlılık, sağlık durumu, çalışma yeteneği), işin önemi, acentenin tek firma-çok firma acentesi olması, kazandırılan müşteri sayısı, markanın etkisi (unvanın), rekabet yasağının ihlal edilmesi, sözleşmenin sona erme nedeni ve varsa kusur oranları gibi hususlar bir bütün olarak dikkate alınarak oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir." şeklinde gerekçe ile karar ortadan kaldırılmıştır. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesinin ... gün ve ... /... E- ... /... K sayılı kararından sonra yapılan yargılamada, portföy tazminatı konusunda uzman bir başka 3 kişilik bilirkişi kurulundan bilirkişi raporları arasındaki kısmi çelişki giderilerek itirazlarda karşılanarak ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli usul ve yasaya uygun rapor alınmıştır. Denkleştirme tazminatı olarak adlandırılan portföy tazminatının altında yatan sebep sözleşmesi feshedilen acentenin acentelik süresi boyunca ana şirkete kazandırdığı ve fesihten sonra devam edegelen portföydür. Bu tazminat ile acenteye, kazandırdığı bu portföy nedeniyle bir denkleştirmenin yapılması amaçlanmıştır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 23/16 hükmüne göre, sigorta acentesinin denkleştirme talep edebilmesi için, sigorta acentelik ilişkisinin sona ermesi nedeniyle sigortacının acentenin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi, hakkaniyetin tazminat verilmesini gerektirmesi, acentenin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmemiş olması ya da kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olmaması şarttır. Bu şartlardan birinin mevcut olmaması halinde sigorta acentesi denkleştirme talep edemez. Bu kapsamda somut olay incelendiğinde sigorta şirketinin herhangi bir sebep ileri sürmeksizin acentelik sözleşmesini feshettiği, yani haklı bir nedene dayalı fesih olmaması şartının sağlandığı görülmüştür. Diğer yandan alınan ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporuna göre davalı şirketin fesihten sonra da önemli bir menfaat elde ettiği düzenlenen poliçe sayısı ve komisyon oranın yüksekliğinden anlaşılmaktadır. Bu halde denkleştirme şartlarının oluştuğu anlaşılmaktadır. Artık yapılması gereken tazminatın nasıl hesaplanacağının belirlenmesidir. Bilirkişi kurulu seçenekli rapor düzenlemiş bir seçenekte davalı şirketin fesihten sonra düzenlediği poliçeler üzerinden hesaplama yapılmış diğer seçenekte ise sözleşme süresi içerisinde akdedilen poliçelere göre hesaplama yapılmıştır. TTK 122 m. uyarınca, acentenin talep edebileceği denkleştirme tazminatı miktarı, son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı tüm ödemelerin (komisyon, prim vs.) yıllık ortalamasını aşamaz. Beş yıldan daha az süren acentelik ilişkilerinde talep edilebilecek denkleştirme tazminatında azami miktar, faaliyet gösterilen sürenin yıllık ortalamasıdır. Davacı acente, davalının dava konusu bölgedeki ilk acentesi olup davalı şirketin kuruluşundan hemen sonra görev verildiği, acentelik ilişkisinin ... -... tarihlerinde sürmesine rağmen ... tarihinde fesih bildirimi yapıldığından fiilen yaklaşık iki yıl sürdüğü, davacının neredeyse 2 yıllık bu sürede toplamda: ... TI poliçe ürettiği, Bunlardan ... TL tutarında iptal gerçekleştiği, iptal edilen poliçe tutarından ... TL komisyon gelirinin de iptali ile;tüm zamanlarda davacı tarafın: ... TL komisyona hak kazanarak tahsil ettiği, raporlar arasındaki çelişkiyi giderir son ek rapor uyarınca, davacı tarafından kazandırılan müşterilerden davalı şirketin %20 oranında kazanç elde etmeye devam etmesi de önemli miktarda kazanç elde etme koşulunu yerine getirdiği, davacının kazandırdığı müşteriler ile devam eden sigortacılık ilişkisinden dolayı davalı şirketin sonraki acentelerine ödediği komisyon miktarı olan ... TL ile davacının kendi acentelik dönemindeki yıllık komisyon ortalaması olan ... TL arasında ...-TL'lik bir fark bulunduğu, davacının sözleşmenin feshinde herhangi bir kusur bulunmaması, iki yıllık fiili acentelik süresinin, müşteri portföyünün sadık müşterilere evrildiği ve sözleşmenin devam etmesi halinde ilk yıllara nazaran karlılığının ve müşteri portföyünün artacağı dönem olarak kabul edilmesi gerektiği ve davacının karlılığının artacağı dönemde kusuru olmaksızın acentelik sözleşmesinin feshinde sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmek için harcanan emek ve zaman nazara alınarak davacının kendi acentelik dönemindeki yıllık komisyon ortalamasına yakın bir tazminat taktirinin hakkaniyete daha uygun düşeceği kanaati hasıl olmuştur. Neticeten bu kanaat ile davacının hak kazanbileceği portföy tazminatının üst ve alt limiti arasında bulunan ... -TL'nin %20si oranında (... -TL ) indirim yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne dair karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; ... - TL nin ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin, ıslah ile alınan ... TL harcı olmak üzere toplam ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru, ... TL ıslah harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan ... TL yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 7-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMK’nın 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine, Dair, Davacı vekili ile Davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/11/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ Davacının talebi kısmen kabul edildiğinin mübrez ıslah dilekçesi ve hüküm altına alınan miktarla sabit olmasına karşın hükümde davanın kabulüne şeklinde sehven yazıldığı belirlenmekle hükmün aşağıdaki şekilde tashih kararı verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememizin ... tarihli hüküm fıkrasının 1. Maddesinin hükümden çıkartılarak, Yerine; 1.madde olarak 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; ... - TL nin ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, " maddesinin eklenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi.10/02/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır