İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/804 E. 2024/5 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/804
- Karar No
- 2024/5
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/804 KARAR NO : 2024/5
DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 25/10/2022 KARAR TARİHİ : 04/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında müvekkili şirketin yapmış olduğu sosyal tesis projesi kapsamında tesisin mekanik havalandırma işlerinin görülmesi ve gerekli imalatların yapılması hususunda sözleşme imzalandığını, davalı tarafın sözleşmeye aykırı imalat ile müvekkilinin talep ettiğinin aksine nem alma özelliği bulunmayan ürün imal ettiğini, müvekkile bu suretle ayıplı mal teslim ettiğini ve müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini bildirdiğinden bahisle ürünün gizli ayıplı çıkması sebebi ile bahse konu malın sökülerek taraflar arasında imzalanan sözleşmeye uygun ayıpsız bir ürün (sosyal tesis havuz nem alma santrali) ile değişimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddia ettiği gibi ayıplı bir ürünün söz konusu olmadığını, gizli ayıbın da söz konusu olmadığını, hak düşürücü muayene ve bildirim sürelerine davacı tarafından riayet edilmediğini, yasal şekle uygun bir ayıp bildiriminin yapılmadığını, ürünün davacı talepleri ve direktifleri doğrultusunda imal ettirilerek teslim edildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
ISLAH: Davacı vekilince sunulan 13/09/2023 UYAP havale tarihli dilekçe ile dava konusu 63.250,00-TL. harca esas değer gösterilerek, ikame edilen davasında, davanın tam ıslahı ile arttırılmış olan talep sonucu neticesinde harca esas değeri 236.750,00-TL arttırarak toplam 300.000,00-TL olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava; tacirler arası eser sözleşmesine konu malın ayıplı olması nedeniyle açılan, uğranılan maddi zararın tazminine ilişkin tazminat davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve mahkememizce keşif yapılarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi kök raporu ile dava konusu cihazın, nem alma özellikli santral olması gerektiği halde, davalı tarafından sözleşmeye aykırı olarak, nem alma özelliği olmayan cihaz temin edilerek davaya konu-----adlı projenin sosyal tesis bölümüne kurulumunun yapılmış olduğu, sözleşmenin ekinde bulunan teknik şartnameye uygun olmayan, nem alma özelliği olmayan cihazın, tüketicinin makul bir inceleme ile anlayamayıcı tarzda, ancak cihazın kullanılması ile birlikte mevsim etkisiyle birlikte oluşan ortam neminden cihazın nem almadığının fark edilebileceği türden gizli ayıplı olduğu, Cihazın nem alma özellikli olmamasına rağmen üzerine yapıştırılan nem alma santrali ibareli etiketten ve tüketicinin cihazın içini görmesini engelleyecek tarzda kapakların civata ile kapatılmış olmasından ayıbın ağır kusur ve hile ile gizlendiği, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki niteliğinin takdirinin mahkemede olduğu, sözleşme eser sözleşmesi olarak kabul edilecek olursa davacının misliyle değiştirme hakkından bahsedilmeyeceği, sözleşme satış sözleşmesi olarak kabul edilecek olursa davacının misliyle değiştirme hakkınından bahsedilebileceği sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi ek raporu ile dava konusu cihazın, yapılan piyasa araştırması ve incelemesine göre; dava konusu havuz nem alma santralinin muadili santrallarin güncel bedelinin 7.000,00 EURO ile 8.000,00 EURO arasında olduğu, davacının havuz nem alma santrali için ödemiş olduğu 7.363,21 EURO'nun piyasa koşullarında olduğu, davacının, dava tarihinde talep edebileceği miktarın; 7.363,21 EURO * 18,53 TL = 136.440,21 TL olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Uyuşmazlığın çıktığı tarihte yürürlükte olan ve uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'nun 470. maddesinde, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır.Satım akdi ise, 6098 sayılı TBK'nun 207/1. maddesinde "...satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir" şeklinde tanımlanmıştır.Eser sözleşmesinin unsurları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre bir eser meydana getirme, eser ve iş bedelidir. Satım akdinin unsurları da satılan mal, satış bedeli ve tarafların anlaşmasıdır.Eser sözleşmesinde yüklenici faaliyette bulunmak suretiyle bir sonucu gerçekleştirmektedir. Meydana getirme (imal) unsuru eser sözleşmesi ile satış sözleşmesi arasındaki en önemli farktır. Satış sözleşmesinde satıcı sözleşmenin yapıldığı sırada hazır olan bir şeyi, eser sözleşmesinde ise yüklenici iş sahibinin siparişi üzerine kendisinin meydana getirdiği şeyi bir bedel karşılığında teslim etmeyi üstlenmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 24.04.1978 gün ve ----sayılı ilâmında satış ve eser sözleşmeleri arasındaki ayırt edici unsurun imal (meydana getirme) olgusu olduğu vurgulanmıştır. Taraflar arasındaki ----Şantiyesi Mekanik Havalandırma İşleri Taşeron Ana Sözleşmesi kapsamında davacıya ait işyerinin nem havalandırma cihazı imalatı ve kurulumu davalı tarafından üstlendiğinden, bu hali ile taraflar arasındaki hukuki ilişkinin eser sözleşmesi olduğunun kabulü gerekir. TBK 474. maddesinde; "İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır "TTK 21.maddesinde; "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş, veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmişse bunun faturada gösterilmesini isteyebilir. Bir fatura alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır " düzenlemeleri mevcuttur.Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları uyarınca eser sözleşmesindeki ayıp ihbarı belirli bir şekle bağlı değildir. İhbarın yapıldığı, tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir.Taraflar arasındaki maillerle davalıya ayıp ihbarının yapıldığı sübuta ermiştir. Eser sözleşmesinde ayıp ihbarını düzenleyen 474. maddede işlerin akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirme ve ayıp var ise uygun süre içinde bildirme yükümlülüğünden söz edilmektedir. Taraflar tacir olup, aralarındaki akit ticari işletmelerine ilişkin olması sebebiyle ticari iş niteliğindedir. Tarafların basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü vardır.TBK 112.maddesi; "Borç hiç veya gereği gibi yerine getirilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür" TBK 477.maddesi "Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder.İş sahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır.Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır, bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır."TBK 475.maddesi; " Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik hallerden birini kullanabilir; 1-Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı yada sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, 2-Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelde indirim isteme, 3-Aşırı bir masrafı gerektirmediği taktirde, bütün masrafı yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme,İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. " düzenlemelerini ihtiva etmektedir.TBK 112. maddesi Türk Borçlar Kanunu'ndaki hukuki ilişkilere uygulanacak genel hükümleri belirlemiş olup, özel borç ilişkileri ikinci kitapta düzenlenerek, özel borç ilişkilerine uygulanacak hükümler ilişkinin düzenlendiği bölümde ele alınmıştır. Hukuktaki genel kural; "Bir hukuki ilişkiye dair özel hüküm mevcut ise; özel hükmün uygulanacağına" ilişkindir.Davalı taraf, davacı ile aralarındaki eser sözleşmesini gereği gibi yerine getirmediğinden TBK 112.maddesine aykırı davranmış ise de; TBK 112.maddeye göre tazminat talep edilebilmesi için TBK 477.maddesindeki kurtuluş koşullarının bulunmaması gerekir.Toplanan deliller ile davalı tarafından yapılan Sözleşmenin ekinde bulunan teknik şartnameye uygun olmayan, nem alma özelliği olmayan cihazın, tüketicinin makul bir inceleme ile anlayamayıcı tarzda, ancak cihazın kullanılması ile birlikte mevsim etkisiyle birlikte oluşan ortam neminden cihazın nem almadığının fark edilebileceği türden gizli ayıplı olduğu, Cihazın nem alma özellikli olmamasına rağmen üzerine yapıştırılan nem alma santrali ibareli etiketten ve kapakların civata ile kapatılmış olmasından ayıbın ağır kusur ve hile ile gizlendiği alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir Yukarıdaki açıklamalar ışığında davacının TBK 475/1. Maddesinde düzenlenen "Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı yada sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme" seçimlik hakkını kullandığı kabul edilerek doğan zararını talep etme hakkı bulunduğu bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 136.440,21 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 9.320,23 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.080,16 TL ve ıslah ile yatırılan 5.450,25 TL harç olmak üzere toplam 6.530,41 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 2.789,82 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 1.080,16 TL peşin harç, 5.450,25 ıslah harcı ve 1.274,90 TL keşif harcı olmak üzere toplam 7.886,01 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 590,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.590,00 TL yargılama giderinin davada haklı çıktığı %45,48 oranında olmak üzere 2.542,33 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 21.830,43 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 26.169,57 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 8-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 850,51 TL sinin davcıdan, 709,49 TL sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin e-duruşma vasıtası ile yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.