İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/762 E. 2025/349 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/762
Karar No
2025/349
Karar Tarihi

T.C. ...5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/762 Esas - 2025/349 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/762 Esas KARAR NO : 2025/349

DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 18/11/2022 KARAR TARİHİ : 15/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 16/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında demir cevheri satışına ilişkin olarak 04.11.2020 tarihli Pol-Özislam-Dem 04/11/720 numaralı sözleşmenin imzalandığını, sözleşmenin 3. maddesine göre satış sözleşmesine konu cevherin 0-10 mm. boyutlarında olacağı, FE değerinin minimum %58, SiO2 değerinin maksimum %5, Al203 değerinin maksimum %1,5, P değerinin maksimum %0,40, S değerinin maksimum %0,020, K2O+Na2O değerinin maksimum 0,01, Mn değerinin maksimum %1,5, CaO değerinin minimum %0,4, Mdz değerinin minimum 0,2, H2O değerinin maksimum %7, Cu değerinin maksimum %0,007 olacağının kabul edildiğini, sözleşmenin "Fiyat" başlıklı 4. maddesinde %58 Fe değer için baz fiyat 37,5 USD /dmt (kuru metrik ton) kabul edilmiş, Pro-rata'nın formülüne göre hesaplanacağı Fe değeri %57 altında olduğunda red olunacağının kararlaştırıldığını, sözleşmenin 5. Maddesinde ise Tenör düştüğünde %57 ye kadar pro-rata değişen baz fiyata uygulanacağı, Fe %57'nin altında olduğunda veya kimyasal, bileşim tablosundaki değerleri sağlamaz ise reddedileceği, bu durumda alıcının isterse satıcıya uygun bir fiyat teklifinde bulunup red cevheri alabileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin "Kalite" başlıklı 8. Maddesine göre numunenin İskenderun limanında SGS firması tarafından alınması ve bu firma tarafından düzenlenen kalite sertifikasının taraflar arasındaki nihai anlaşmanın temelini oluşturmasının kararlaştırıldığını, sözleşmenin 1. maddesinde ürünün teslim koşulu Erzincan-Çaltı istasyonu vagon üstünde teslim olacağını, sözleşmenin "Ödeme" başlıklı 6. Maddesine göre ödemenin %90'lık kısmının, alıcı tarafından İskenderun Limak Limanı'na getirilen her 5.000 mt sonrasında, satıcı tarafından düzenlenen proforma faturaya istinaden ödenmesi , %10'luk kısmının ise yükleme limanında yükleme sırasında SGS tarafından düzenlenen rapora göre ödenmesini, davalı-alıcıya sözleşme kapsamında toplam 37.037,58-Ton ürün teslim edildiğini, ürünlerin FE ve diğer kimyasal değerleri davalı tarafından sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde SGS firmasına yaptırılmış ve yine davacı tarafından davacı şirkete bildirildiğini, davalı tarafından satın alınan ürünlerin tamamına yakının Fe değeri 57'nin altında çıkmış olup bu ürünlerin bedeli sözleşmedeki pro-rata formülü uygulanarak hesaplandığını, davalı tarafından kabul edilen ürün miktarı ve pro-rata uygulanmak suretiyle tespit edilen birim fiyatları gösteren listenin dilekçe ekinde sunulduğunu, her ne kadar sözleşmede ödemenin %90'nının her bir 5.000 mt. Ürünün İskenderun Limak Limanına sevki sonrası yapılması kararlaştırılmışsa da, davalı şirketin bu şekilde ödeme yapmadığını, davalı şirket ürünlerin kalitesinin sözleşmede belirtilen değerden düşük çıkması nedeniyle ihracatçı firmanın ürünleri red etme ihtimaline istinaden ihracatçı firmaya satıp parasını alıncaya kadar müvekkil şirkete ödeme yapmadığını, ürünler Çaltı İstasyonunda davalıya teslim edilmiş, davalı tarafından İskenderun Limanına sevk edilerek burada biriktirilmiş, ihracatçı firmaya fatura edildikten sonra müvekkil şirketten fatura kesmesi istendiğini, ürünlerin Çaltı İstasyonunda teslim tarihlerini, davalının ihracatçı firmaya kestiği fatura tarihlerini ve müvekkil şirketin davalı şirkete kestiği fatura tarihlerini gösteren listenin dilekçe ekinde olduğunu, SGS firmasının ölçüm sonuçları çıkmış ürünler için davacı şirketten bu sonuçlara göre sözleşmedeki prorata formülüne göre hesaplanmış olan birim fiyat üzerinden fatura düzenlemesini istendiğini, SGS firmasının ölçüm sonuçları çıkmayan veya sonuçları bize bildirilmeyen ürünlerin bir kısmı için baz fiyattan (37,50-USD), bir kısmı için ise 30,00-USD birim fiyattan fatura düzenlenmesi istendiğini, baz fiyattan düzenlenen faturalarda daha sonra SGS firmasının ölçümüne göre sözleşmedeki prorata formülü uygulanması neticesinde birim fiyat baz fiyattan düşük çıkmışsa bu kez davalı şirket iade faturası düzenlediğini, davalı şirket tarafından bu şekilde düzenlenmiş 6 adet iade faturası olduğunu, 30,00-USD birim fiyattan düzenlenen faturalarda SGS ölçüm sonucuna göre birim fiyatın daha yüksek olması gerektiği ortaya çıkmasına rağmen davalı şirketin bu farkı ödemediğini, davadaki taleplerinin bu alacağa ilişkin olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 8. Maddesine göre SGS firması tarafından düzenlenen kalite sertifikasının taraflar arasındaki nihai anlaşmanın temelini oluşturması kararlaştırılmış olduğundan satış bedelinin belirlenmesinde faturalardaki birim fiyatların öneminin bulunmadığını, 28.01.2021 tarihli fatura 10.015,701 kuru ton miktarındaki cevher için birim fiyat 30,00-USD olarak düzenlendiğini, oysa SGS firması tarafından faturaya konu edilen cevherin Fe oranı 54,14 olarak ölçülmüş olup prorata uygulanması suretiyle birim fiyat 35,00-USD olarak belirlendiğini, buna göre ürün bedelinin 350.549,54-USD olması gerekirken faturanın 300.471,03-USD olarak düzenlendiğini, 27.02.2021 tarihli faturada 5.936,644 kuru ton miktarındaki cevher için birim fiyat 30.00-USD olarak düzenlendiğini, SGS firması tarafından Fe oranı 54,69 olarak ölçülmüş olup prorata uygulanması suretiyle birim fiyat 35,36-USD olarak belirlenerek, ürün bedeli 209.919,73-USD olması gerekirken fatura 178.099,32-USD olarak düzenlendiğini, SGS firması tarafından yapılan ölçümleme sonucuna göre müvekkil şirketin 81.898,92-USD daha alacağı çıktığını, sözleşmenin "Anlaşmanın Tadili" başlıklı 15.B maddesine göre; anlaşmanın hükümler ve koşulları üzerinde herhangi bir değişiklik veya düzeltme ancak ve ancak alıcı ve satıcının ikisinin birden yazılı onayı alınarak yürürlüğe konabilir” denildiğini, taraflar arasında sözleşme maddelerinde özellikle fiyatın hesaplanma biçimi bakımından bir değişiklik yapılmadığını, bu nedenle satılan ürün bedelinin sözleşmede kararlaştırılan şekilde tespit edilmesi ve ödenmesi gerektiğini, fatura, taraflar arasındaki sözleşme şartlarını değiştirmeyeceğinden uyuşmazlığın çözümünde esas alınması gereken yazılı sözleşme olduğunu, fatura ile yazılı sözleşme arasında malın fiyatı, miktarı, cinsi gibi hususlarda fark bulunması halinde taraflar arasındaki sözleşmeye itibar edilmesi gerektiğini, davacı şirket tarafından düzenlenen faturalar ürünün teslim tarihi ve miktarına göre değil, davalı tarafından bildirilen tarihte ve davalının ihracatçıya yaptığı satışa esas faturadaki miktar esas alınarak düzenlendiğini, bu nedenle örneğin teslim edilen ürün miktarından daha az fatura düzenlendiğini, faturalarda birim fiyat sözleşmeye göre ödenmesi gereken bedelden farklı yer aldığını, bu nedenle alacağın varlığının tespitinde sözleşme hükümlerine itibar edilmesi gerektiğini, ...36. Noterliğinden keşide ettikleri 24.08.2022 tarih 09587 sayılı ihtarname ile 81.898,92-USD alacağın ödenmesinin davalıdan talep edildiğini ancak ödenmediğini, iş bu davada, SGS ölçüm sonucu tarafımıza bildirilmeden 30,00-USD birim fiyattan fatura edilen, ancak SGS ölçüm sonucuna göre sözleşmedeki prorata formülü uygulandığında davacı lehine ortaya çıkan farkın tahsilinin talep edildiğini, davalının tahakkuk edip ödenmemiş borçları ile teslim edilip hiç fatura edilmemiş ürün bedelinden doğan alacaklarımız bu davaya konu edilmemiş olup buna ilişkin haklarını saklı tuttuklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 1.000-USD alacağın bankaların USD mevduata uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte ödeme günündeki kur üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 10.01.2024 tarihli dilekçesinde, dava değerini 81.898,92 USD olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; FE değerinin %57'nin altında çıkması halinde alıcıya seçimlik bir hak tanınmış olup, alıcı isterse satıcıya uygun bir fiyat teklifi sunarak alır; istememesi halinde cevheri reddetme şansı bulunduğunu, sözleşmede alıcı davalıya tanınan bu seçimlik hak nedeniyle davalının cevherin tamamını reddetme hakkı da bulunmasına rağmen, söz konusu cevheri reddetmeyip aldığını, davalının söz konusu demir cevherlerini demiryolu ile nakliye imkanları azalınca, demiryolundan 3 kat daha pahalı ve maliyetli olan kara yolu nakli ile İskenderun Limanına nakletmek zorunda kaldığını, kara nakliyesi ve artan maliyetleri gören davalının, FE sınırı %57 red sınırının altında kalan cevherlerini satabilmek amacıyla davalıya taşıma maliyetinin yüksek ve kar marjı düşük olan toz cevheri birim fiyatı 30,00 USD bedel ile satmayı sözlü olarak talep ettiğini, davalı ise davacı ile yapılan bu anlaşma neticesinde toz cevherlerini karayolu ile sevk ettiğini ve davalının fatura ettiği fiyat ile toz cevherleri satın aldığını, nitekim davacının, cevherleri söz konusu bedel ile satmayı kabul ettiğini ve bu bedellere herhangi bir itirazı olmadığını kendisi (davacı) tarafından düzenlemiş olan faturalar ile de görüldüğünü, davacının dava konusu ettiği faturalar sadece kara nakliyesi ile alınan cevherler olduğunu, dava konusu faturaların kara nakliyesi ile alınan cevherlere ilişkin olduğu hususunun, taşıma firmasının fatura ve taşıma listeleri ile liman işletmecisinin tutmuş olduğu kantar ve taşıma listelerinden de kolayca anlaşılabildiğini, SGS firmasının bir laboratuvar olup, bu firmanın görevi numunesi gönderilen demir cevherlerinin içerisindeki FE oranını ve yine içerisindeki nemi ve safsızlıkları hakem vasfıyla belirlediğini, SGS firması tarafından çıkarılan sonuçlara göre taraflar kendi aralarında yaptıkları sözleşme hükümlerine göre fatura kestiklerini ve ödemeleri yaptıklarını, zira SGS firması cevher alacak/ verecek hesabı yapan bir firma olmadığını, kaldı ki söz konusu birim fiyatların da sözleşmeye uygun olduğunu, davacı adeta söz konusu faturalar SGS firması ya da davalı şirket tarafından hazırlanmış gibi göstermekteyse de, söz konusu faturalar davacı tarafından düzenlenmiş/ kesilmiş olup, davalı şirketin davacının kesmiş olduğu faturalara göre ödeme yaptığını, davacının, davalı şirket tarafından kesilen iade faturalarını ileri sürerek, davaya konu ettiği faturalardan kaynaklanan alacaklarının olduğunu ileri sürse de söz konusu faturaların farklı olduğunu, bunların davalının bahsettiği iade faturası da bu hükme göre, cevher satış fiyatı için değil nem oranından kaynaklı sözleşme hükümlerine göre yaş ton - kuru ton farkı için kesilmiş tonaj ile alakalı fark faturası olduğunu, davacının basiretli bir tacir olup, söz konusu toz cevheri satış işlemini çok kez yaptığını, davacının, kendisi tarafından kesilmiş olan faturaları kabul etmeyerek bu faturaları dava konusu yapması ve alacağının olduğunu iddia etmesinin basiretli bir tacirden beklenmeyecek bir hareket olduğunu, davacı tarafından söz konusu faturalara ilişkin, davalı şirketçe davacıya karşı açılan davadan önce davacının herhangi bir talebi bulunmamasına rağmen, söz konusu davadan sonra davacının bu talep ile dava açmasının manidar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Dava; taraflar arasındaki demir cevheri satış sözleşmesine göre davalı tarafından ödenmesi gerektiği öne sürülen alacak istemine ilişkindir. Taraflarca usulünce dayanılan deliller celbedilmiş, bilirkişi raporu aldırılmıştır. Mahkememizin 18.01.2024 tarihli ara kararı ile, davacı vekilinin 10/01/2024 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinde 1.000,00 USD olan talebini 80.898,92 USD olarak artırması ve artırılan bedelin harcını ödemesi nedeni ile Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanununun 5. maddesinin 3. fıkrası gereğince davanın yargılama safhalarının heyetçe yürütülmesi ve sonuçlandırılması gerektiğinden dosyanın heyete tevdiine karar verilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen maden mühendisi, nitelikli hesap uzmanı ve mali müşavir bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10.07.2023 tarihli raporda; davacı “Öz İslamoğlu İnş. ve Mad. San. Tic. Ltd.Şti. (Satıcı Firma)” ve davalı “Polin Enerji Nak. İnş. Taah. İş Mak. San. ve Tic. Ltd.Şti. (Alıcı Firma)” arasında 04.11.2020 tarihli sözleşme kapsamında gerçekleştirilmiş davaya konu 2 adet Toz Demir Cevheri Satımı - Alımı işlemleri ile ilgili olarak pro-rata uygulanması yönünden yapılmış olan tespitlerin irdelenmesi sonucunda, davacı ve davalı şirketler arasında, 04.11.2020 tarihli sözleşme kapsamında gerçekleştirilmiş olan davaya konu 2 adet Toz Demir Cevheri Satımı - Alımı ile ilgili her iki işlem için de, pro-rata uygulanması yapılmasının hakkaniyete uygun olacağı ve gerektiği, bu durumda, davacı şirketin davalı şirketten, pro-rata uygulanarak yapılan hesaplamaya göre, KDV hariç olmak üzere; 28.01.2021 tarihli 10.015,701 Ton (Kuru)luk birinci satış işleminden, toplam: 50.078,51 USD, 27.02.2021 tarihli 5.936,644 Ton (Kuru)luk satış işleminden, toplam: 31.820,41 USD olmak üzere her iki satışın karşılığında 81.898,92 USD tutarında alacağının bulunduğu, davacı ve davalıya ait ticari defterlerin tasdiklerinin zamanında ve usulü uygun olarak yapıldığı, muhasebe kayıtlarının usule uygun olduğu, davacı tarafından düzenlenmiş olan toz demir ve parça demir cevheri satış faturaları ve davalı tarafından düzenlenen kira, fark faturaları ile ilgili cari hesaplarda, aralarında borç / alacak olmadığı, davalı ve davacı muavin defter kayıtlarında, davacı tarafından, talep edilen dava konusu iki adet satışa yönelik ilave fark 50.078,51 USD ve 31.820,41 USD olmak üzere toplam 81.898,92 USD tutar için, fatura düzenlenmemiş olduğu ve bir ödeme kaydı da bulunmadığı rapor edilmiştir. Davalı vekilinin itirazı üzerine mahkememizce görevlendirilen maden mühendisi, nitelikli hesap uzmanı ve mali müşavir bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 17.12.2023 tarihli ek raporda; davalı taraf vekilinin 10.07.2023 tarihli (kök) Bilirkişi Kurulu Raporu'muz ile ilgili itiraz ve beyanlarında, kök raporumuz düzenlenirken dava dosyası münderecatı ile tarafların sunduğu ticari defter ve kayıtlarından tespit edilmiş olan hususlara göre, raporda yapılan değerlendirmeler ile hesaplamaları ve de sonucunda oluşan görüş ve kanaatlerini değiştirecek herhangi bir somut olgunun bulunmadığı,10.07.2023 tarihli (kök) bilirkişi kurulu raporunun, mevcut dava dosyası münderecatı ile tarafların sunmuş olduğu ticari defterleri ve kayıtlarına göre, tarafsız ve objektif bir şekilde hakkaniyete uygun olarak düzenlenmiş olduğu açıklanmıştır. Davaya esas, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve SGS analiz raporları dosyaya kazandırılmıştır. Davalı vekilince sunulan SGS raporları doğrultusuda taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri ve SGS raporunun esas alınacağına yönelik tarafların kabulü dikkate alınarak, tarafların daha önce aldırılan bilirkişi kök ve ek raporuna itirazları değerlendirilmek suretiyle mahkememizce yeni görevlendirilen maden mühendisi, nitelikli hesap uzmanı ve mali müşavir bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 16.04.2025 tarihli raporda; taraflar arsında yapılan sözleşme maddeleri incelendiğinde "FİYAT" başlıklı 4. Maddenin "%58 Fe baz değer için 37,5 USD/dmt (kuru metrik ton) Pro-rata:Baz fiyat/Baz Fe değeri (58) x SGS raporuna göre gerçek Fe sonucu. 57% Fe altında olduğunda red. fiyatlardaki düşüş veya yükseliş ne kadar olursa olsun Taban Fiyat : 25 USD/dmt (kuru metrik ton) altına, Tavan Fiyat : 37,5 USD /dmt (kuru metrik ton) üstüne çıkmayacaktır." şeklinde düzenlendiğinin görüldüğü, bu maddeden anlaşıldığı üzere %58 Fe baz değer için 37,50 USD kararlaştırıldığı, "pro-rata"nın bir oranlama olduğu Fe%'sinin %58'den farklı çıkması durumunda fiyatında buna göre oranlanması anlamına geldiği, Fe%'sinde %57'nin alt sınır olduğu ve %57'nin altının reddedileceği, sözleşmenin 5. Maddesinde açıklanan fiyat değişiklikleri ne olursa olsun taban fiyatın 25 USD tavan fiyatın da 37,50 USD olacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin "FİYAT DÜZENLEMESİ" başlıklı 5. Maddesinin; ALICI yapmış olduğu kontratlarda Platts IODEX 62% Fe : Fiyatlandırma dönemi boyunca, CFR Kuzey Çin'in (IODBZ00 IODEX 62% CFR Kuzey Çin) "Platts SBB Steel Markets Dally" yayınında yayınladığı şekilde, USD/DMT cinsinden (iki ondalık basamağa yuvarlanmış), Kuzey Çin'deki Platts Daily Iron Ore'un 62%Fe lik toz demir cevheri fiyat ortalaması üzerinden fiyat belirlemektedir. Bu fiyatlarda azalma olduğu zaman ALICI'da SATICI'ya aynı oranda baz fiyatını azaltacaktır. Bu baz fiyat 25 USD'nin altında olamaz. Yani fiyatlar düşmediği sürece baz fiyat aynı zamanda tavan fiyat olan 37,5 USD/dmt (kuru metrik ton) alınacaktır. Tenör düştüğü zaman ise yine %57'ye kadar pro-rata değişken baz fiyat uygulanacaktır. Fiyatlandırma Dönemi: Teslimatın gerçekleştiği aydan önceki takvim ayının dönemidir. 57% Fe altında olduğunda ve veya Kimyasal bileşim tablosundaki değerleri sağlamaz ise red. Bu durumda ALICI eğer isterse SATICI'ya uygun bir fiyat teklifinde bulunup red cevheri alabilir." şeklinde düzenlendiği, bu maddede baz fiyatın Kuzey Çin'deki Platts Daily Iron Ore'un 62%Fe lik toz demir cevheri fiyat ortalamasına göre belirlendiği, bu fiyatlardaki değişimlerin sözleşmedeki baz fiyata da aynı oranda yansıtılacağı, baz fiyatın 25 USD'nin altında olamayacağı, tenör düştüğü zaman ise %57'ye kadar pro-rata uygulanacağının kararlaştırıldığı, bu maddenin daha önce rapor hazırlayan bilirkişilerce yanlış yorumlandığının tahmin edildiği, 10/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda "Sözleşmenin 5. Maddesinde "Baz fiyata ve Fe cevheri tenörüne göre pro-rata uygulanacağı" belirtilmiş olmasına rağmen," değerlendirmesinde bulunulmuştur. Ancak madde metni dikkatle incelendiğinde böyle bir ifade yer almadığı gibi %57'ye kadar pro-rata uygulanacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla bu maddenin %57'yi dikkate almadan tüm Fe değerlerine pro-rata uygulanacağı şeklinde yorumlanamayacağı açıktır. Kaldı ki madde metninin son kısmında Fe tenörünün %57'nin altında olması durumunda cevherin reddedileceğinin tekrar belirtildiği, taraflar arasında mutabık kalınarak imzalanan 04/11/2020 tarihli sözleşmede; satın alım işleminin %58 Fe ve 37,50 USD baz fiyat üzerinden gerçekleştirileceği, Fe tenörünün %57'nin altında kalması durumunda cevherin reddedileceğinin imza altına alındığını, ancak, %57'nin red sınırı olarak belirlenmesine karşın 5. maddenin son kısmında "57% Fe altında olduğunda ve veya Kimyasal bileşim tablosundaki değerleri sağlamaz ise red. Bu durumda ALICI eğer isterse SATICI'ya uygun bir fiyat teklifinde bulunup red cevheri alabilir." şeklinde bir hüküm bulunduğu, bu hüküm demir tenörünün %57'nin altında çıkması halinde cevherin satın alınıp alınmayacağının ve hangi fiyattan alınacağının tamamen ALICI'nın insiyatifinde olduğunu ifade ettiği, başka bir deyişle Fe%57'nin altında olduğunda satıcı kendi belirleyeceği bir fiyat teklifinde bulunarak cevheri satın alabileceği, sözleşmenin hiç bir maddesinde Fe%57'nin altında çıkması durumunda pro-rata uygulanacağı yönünde bir hüküm bulunmadığı, tüm SGS analiz sonuçları ve faturalar incelendiğinde, Fe %'sinin 1 sefer dışında tamamında %57'nin altında çıktığı ve dava konusu 2 satış dışında hepsinde pro-rata uygulandığı anlaşılmaktadır. Dava konusu GIB2021000000006 ve GIB2021000000007 nolu faturalarda ise pro-rata uygulanmadığı, her ne kadar sözleşme maddeleri ile %57'nin üstüne pro-rata uygulanayacağı hüküm altına alınmış olsa da davaya konu maden satışında dava konusunu teşkil eden faturalar dışındaki tüm faturalarda SGS analiz sonuçlarına göre pro-rata uygulandığı ancak, davalı tarafından düzenlenen GIB2021000000006 ve GIB2021000000007 nolu faturalarda SGS analiz sonuçları bilindiği halde birim fiyat 30 USD olarak hesaplama yapılmış olmasının tarafların bu teslimatlar için aralarında sözlü bir anlaşmaya (30 USD birim fiyatı üzerinden satış) vardıkları izlenimini doğurduğu, herhangi bir yanlış anlaşılmaya mahal vermemek adına tarafların aralarında sözlü bir anlaşmaya varmalarının imza altına aldıkları sözleşmede değişiklik yapıldığı anlamı taşımadığı, Fe%57 red sınırının altında kalan cevher için ALICI davalının SATICI davacıya 30 USD teklif sunduğu ve bu teklifin SATICI davacı tarafından kabul edilerek fatura düzenlendiği kanaatini doğurduğu, kaldı ki, sözleşme maddelerinde ALICI davalının %57 red sınırının altında kalan cevheri alması hatta pro-rata uygulanarak fiyat belirlenmesi yönünde bir bağlayıcılığının olmadığı, tarafların anlaştıkları yönündeki kanaatin yanlış olduğu varsayılsa bile sözleşme maddeleri gereği davalı ALICI'nın %57'nin altında kalan cevheri almaya ve alınan miktara pro-rata uygulanacağına zorlanamayacağı, bu nedenlerle davacının davalıdan alacağı olamayacağı rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamından; taraflar arasında akdedilen 04/11/2020 tarihli sözleşme ile demir cevheri satışının düzenlendiği, davalının alıcı, davacının satıcı olduğu, dava dışı ...Mad. San. ve Tic. A.Ş. uhdesindeki Sivas ili Divriği ilçesi sınırlarında bulunan 200807843 ve 53813 ruhsat numaralı sahalardan çıkarılan demir cevherinin satıcı davacı tarafından alıcı davalıya satılmak üzere anlaşıldığı, sözleşmeye göre sahalardan çıkarılan demir cevherinin Çaltı istasyonu vagon üstünde (Kemaliye Çaltı tren istasyonu) satıcı davacı tarafından, alıcı davalıya teslim edileceği, demiryolu ile İskenderun Limak Limanı'na getirilecek ve burada alıcı davalı tarafından görevlendirilen SGS firması tarafından numune alınacağı, SGS tarafından yapılan kimyasal analizler sonucunda imzalanan sözleşme hükümleri doğrultusunda fatura düzenlenerek ödemenin gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Davacı dava dilekçesi ile davalıya 37.037,58 ton demir cevheri teslim edildiğini, bu cevherin tamamının %57 altında çıktığını, bedellerinin pro-rataya göre hesaplandığını, buna göre ürün bedeli 209.919,73 USD olmalı iken 178.099,32 USD hesaplandığını, yine faturanın teslim edilenden daha az ürün için düzenlendiğini, bu nedenle alacağın varlığının tespitinde sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirterek davacının davalıdan toplam 81.898,92 USD alacaklı olduğunu iddia etmiş, davalının ise davacı tarafından düzenlenen faturalar gereği cevher satın alındığını belirterek davanın haksız olduğunu savunmuştur. Taraflar arasındaki sözleşme ile alıcı davalı tarafından görevlendirilen SGS firması tarafından numune alınacağı, SGS tarafından yapılan kimyasal analizler sonucunda imzalanan sözleşme hükümleri doğrultusunda fatura düzenlenerek ödemenin gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığından davalı tarafa kesin süre verilerek davaya konu SGS analiz raporlarının celbi sağlanmıştır. Davalı vekilince sunulan SGS raporları doğrultusuda taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri ve SGS raporunun esas alınacağına yönelik tarafların kabulü dikkate alınarak, tarafların daha önce aldırılan bilirkişi kök ve ek raporuna itirazları değerlendirilmek suretiyle mahkememizce yeni görevlendirilen maden mühendisi, nitelikli hesap uzmanı ve mali müşavir bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen hükme esas alınabilir nitelikteki 16.04.2025 tarihli rapor tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu GİB2021000000006 ve GİB2021000000007 nolu faturaların SGS analiz sonuçlarından sonra 30 USD birim fiyatı üzerinden düzenlendiği, demir cevherinin %57 altında olduğu, bu kapsamda cevherde pro-ratanın uygulanmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4. maddesi ile; pro-rata oranlamasının demir cevherinin Fe değerinin %58 ile %57 arasında olması durumunda uygulanacağının kararlaştırıldığı, Fe değeri %57'nin altında olduğunda ise reddolunacağının düzenlendiği, sözleşmenin 5. maddesi ile; %57'ye kadar pro-rata uygulanacağı, 57% Fe altında olduğunda ve/veya kimyasal bileşim tablosundaki değerleri sağlamaz ise reddolunacağı, bu durumda alıcı eğer isterse satıcıya uygun bir fiyat teklifinde bulunup red cevheri alabileceğinin, sözleşmenin 8. maddesi ile; SGS tarafından düzenlenen kalite sertifikasının taraflar arasındaki nihai anlaşmanın temelini oluşturacağının düzenlendiği görülmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmenin anılan 5. maddesi uyarınca ancak %57'ye kadar pro-rata uygulanacağı, bu değerin altındaki cevherde pro-rata uygulanmayacağı açıkça düzenlenmiş olup, bu değerin altında çıkan cevher yönünden taraflara irade serbestliği tanınmış ve cevher için bir bedel kararlaştırılmamış, bir kıyas hükmü getirilmemiştir. Son alınan ve hükme esas alınabilir nitelikteki bilirkişi heyet raporu ile sabit olduğu üzere; tüm SGS analiz sonuçları ve faturalar incelendiğinde Fe %'sinin bir sefer dışında tamamında %57'nin altında çıktığı ve dava konusu iki satış dışında hepsinde pro-rata uygulandığı, faturalarda SGS analiz sonuçları bilindiği halde birim fiyat 30 USD olarak hesaplama yapılmış olduğu rapor edilmiştir. Bu halde, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta, davaya konu GİB2021000000006 ve GİB2021000000007 nolu faturalara esas cevherin, taraflarca kabul edilen SGS analiz raporu uyarınca %57 oranın altında çıkması, sözleşmenin 4. ve 5. maddeleri uyarınca %57'nin altındaki değerde pro-ratanın uygulanamayacak olması, Fe %57 değerinin altında çıkan cevher yönünden taraflara irade serbestliği tanınarak alıcının dilerse cevheri satın alabileceğinin düzenlenmesine rağmen bu nitelikteki ve dava konusu ile uyumlu bir cevher için azami veya asgari bedel kararlaştırılmamış olduğu gibi bir kıyas hükmünün de getirilmediği, nitekim tarafların serbest iradeleri ile cevherin alımının kararlaştırıldığı, davacının cevheri bizzat faturalandırdığı ve davalı tarafça da bu fatura karşılığı cevher bedelinin ödendiği, bu kez davacının eldeki dava yoluyla sözleşmede karşılığını bulmayacak şekilde Fe %57 altındaki cevhere pro-rata uygulanmak suretiyle, faturalara konu cevherin fiyat farkını talep etmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 318,50 TL peşin harçtan ve 41.421 TL ıslah harcından mahsubu ile Hazineye irat kaydına, kalan ‭41.124,10‬ TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 21.000 TL bilirkişi giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 329.128,28 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/05/2025

e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/762, K. 2025/349, T. 15.05.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-762-e-2025-349-k-7d39a095d8ec