İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/693 E. 2025/823 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/693
- Karar No
- 2025/823
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/693 Esas KARAR NO : 2025/823
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/09/2022 KARAR TARİHİ : 18/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Şti'nin 09.03.2022 tarihinde davalı ... A.Ş.'nin bayisi olan ... A.Ş.'den hafriyat kamyonları aldığını, müvekkilinin yaklaşık 42 yıldır hafriyat işi ile iştigal ettiğini, bu tarihe kadar ...A.Ş'den çok sayıda hafriyat kamyonu satın aldığını, en son dava konusu üç adet hafriyat kamyonunu sipariş ettiğini, müvekkilinin dava konusu hafriyat kamyonunu ...Ltd.Şti.'ye götürerek damper aksamını taktırdığını, Damper aksamı araçlara yüklendikten sonra araç ile damper arasındaki bağlantıyı sağlayan '... beyin çıkışı' olarak nitelendirilen parçanın eksikliğinden dolayı damper sisteminin çalıştırılamadığını, müvekkiliin hemen davalı satıcı firma ile görüşerek durumu bildirdiğini, yapılan görüşmelerde satıcı şirket yetkililerince müvekkilinin satın almış olduğu araçlar ile aynı durumda olan çok sayıda aracın olduğunu, müvekkilinin araçları satın almış olduğu dönemde satılan araçlarda '... beyin çıkışı' olarak nitelendirilen aparatın eksik olduğunu, parçanın tedariki için ...'da...şirketinin ana merkezi ile görüşüldüğünün beyan edildiğini, ...'dan gerekli parçaların davalı şirket tarafından getirtilerek, davalı şirketin servisinde müvekkiline ait araçlara monte edilmiş olduğu 18.04.2022 tarihine kadar devam ettiğini, müvekkili şirketin davalı şirketlerden satın aldığı, dava konusu araçlar hariç, tüm araçların '... beyin çıkışı' olarak nitelendirilen parça, olması gerektiği gibi, takılı vaziyette teslim edilriğihi Dava konusu olayda ,bu parça normalde araçlara takılı vaziyette müvekkiline teslim edilmesi gerekirken, bunun yapılmadığını, satın alınan araçlar ile ilgili damper sistemini çalıştıran '... beyin çıkışı' olarak nitelendirilen parçanın Türkiye'de herhangi başka bir yerden tedarikinin mümkün olmadığını, takılan parça için müvekkilinden herhangi bir ücret talep edilmediğini, eksikliğin ne zaman giderileceği ile ilgili müvekkiline herhangi bilgi verilmediğini, en son 06.04.2022 tarihinde müvekkili şirket adına ... 9. Noterliği'nin ... tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek araçlardaki parça eksikliğinin giderilmesini ve müvekkilinin zararının karşılanmasını talep etmiş olmasına rağmen davalı ... A.Ş. tarafından cevap dahi verilmediğini, Tüm bu nedenlerle, yapılacak bilirkişi incelemesi ile müvekkilinin davalı şirketlerden satın aldığı araçların, davalıların sorumluluklarını yerine getirmemeleri nedeniyle 09.03.2022 - 18.04.2022 tarihleri arasında çalıştıramamasından kaynaklı olarak müvekkili şirketin meydana gelen zararının/mahrum kaldığı kârının tespit edilerek 09.03.2022 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin de davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı ...A.Ş vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının her bir projede kullandığı kamyon sayısı, bu kamyonların sefer sayısı ve beher kamyon için elde ettiği kazancın belli olduğunu, tüm bu projeleri yürüten ve bilanço esasına göre kayıt tutan anonim şirket nev'indeki davacının, o projelerde 3 kamyon kullanmaması halinde yoksun kalacağı kârı hesaplayabilecek durumda olduğunu, bu durumda davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığını, Davanın, malın satış sözleşmesine uygun teslim edilmediği iddiasına ilişkin olduğunu, müvekkilinin davacı ile davalı yetkili bayi arasındaki satış sözleşmesinin tarafı olmadığını, Davacının dava dilekçesinde, yürüttüğü projelerde dava konusu ettiği kamyonları çalıştıramaması nedeniyle ne şekilde bir zarara uğradığını açıklamadığını, hukukumuzda yalnızca gerçekleşen zararların tazmininin istenebileceğini, ihtimale dayalı ya da afaki taleplerde bulunulamayacağını, Tüm bu nedenlerle, Davanın, öncelikle belirsiz alacak davasının koşulları bulunmadığı için reddine, müvekkili şirketin ürünlerin satıcısı olmadığı için pasif husumet ehliyeti bulunmadığından müvekkili şirket aleyhine açılan davanın ayrı bir esasa tefrik edilerek reddine, mahkememizin dava şartlarının bulunduğu kanaatinde olması halinde, tahkikat aşamasına geçilmesizin hak düşürücü süre dolduğundan davanın reddine, Tahkikata geçilmesi halinde ise müvekkilinin, kendisine gelen siparişe uygun üretim yaptığından davanın esastan reddine, Her durumda yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava açısından belirsiz alacak davasının şartlarının oluşmadığını, müvekkili şirketin; hiçbir sorumluluğu bulunmadığı halde müşteri memnuniyeti kapsamında, davacının başvurusu üzerine araca dair aksiyonları alarak talep edilen parçaları ithal ettiğini ve talep edilen fonksiyonu araçlara ücretsiz bir şekilde kazandırdığını, hukuka aykırı faiz talebi ile oranının kabulü mümkün olmadığını, Tüm bu nedenlerle, Davanın öncelikle belirsiz alacak davasının koşulları bulunmadığı için reddine, mahkemeimzce dava şartlarının bulunduğu kanaatinin hasıl olması halinde, tahkikat aşamasına geçilmeksizin hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle reddine, Şayet davanın esasına girilir ise, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, Tazminat davasıdır. Uyuşmazlığın, davacı şirket ile davalı ... A.Ş'NİN bayii olan diğer davalı ... A.Ş ile aralarındaki ..., ... ve ...plakalı araçlara ait satış sözleşmesinden kaynaklanan araçların ... beyin çıkışı olarak nitelendirilen parça eksikliği nedeni ile eksik ifa iddiasına dayalı sözleşmeye aykırılık nedeni ile araçların parça eksikliğinden dolayı 09/03/2022- 18/04/2022 tarihleri arasında 40 gün çalışamamasından kaynaklı uğranıldığı iddia olunan zarar/ mahrum kalınan kar bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini istemine ilişkindir. Dava konusu araçlara ait ruhsat bilgileri, davalı ... A.Ş tarafından davacı adına oluşturulan satış faturaları, dava konusu araçların teslim belgesi, araç katalog bilgileri, ... A.Ş tarafından tanzim edilen İş Emri Açılış Belgeleri ve taraflarca sunulan delillerin dosyaya ibraz edildiği görülmüştür. Davacı ile davalı arasındaki ilişki sözleşme ilişkisi olduğundan ve davacı tarafından iş bu davaya konu edilen ihtilaf davalının satım sözleşmesinden kaynaklanan edim borcunu gereği gibi ifa etmediği nedenine dayandığında 6098 Sayılı TBK m.112 kapsamında davalı sözleşmeden edim borcunu tam olarak ifa ettiğini ve borcun gereği gibi ifa edilmemesinden dolayı kendisine herhangi bir kusur yüklenemeyeceğini ispat etme külfeti altında olduğu gibi davacı tarafta sözleşmeye konu edim borcunu gereği gibi ifa edilmemesinden dolayı zarara uğradığını başka bir deyişle oluşan zarar ile davalının sözleşmeye konu edim borcunu gereği gibi ifa etmemiş olması arasındaki illiyet bağı ile oluşan zarar miktarını ispat yükü altındadır. Usul hukukumuzda "Taraflarca getirilme ilkesi" esas olmakla birlikte hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında 6100 Sayılı HMK m.266 kapsamında hakim talep halinde veya resen bilirkişi deliline başvurma hakkına sahiptir. Bu kapsamda davaya konu ihtilafın halli bakımından gerekli olup hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesine başvurulmuştur. Mahkememizin 09/07/2024 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek otomotiv konusunda uzman bir makine mühendisi bilirkişiye tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller kapsamında davacının satın aldığı araçlarda pto donanım eksikliği olarak nitelendirilen parça eksikliği ile damper sisteminin çalışmadığı iddiaları ile davalı yanın araçların standart paketinde pto parçasının bulunmadığına yönelik savunmalarının karşılıklı olarak değerlendirilmesi suretiyle davacının satın almış olduğu araçlarda bahsedilen parça eksikliğinden dolayı davalının kusurunun bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'na tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 08/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Söz konusu parçaların yurtdışı temin süreci olarak 15 (onbeş) günün gümrük işlemleri vb. prosüdürler dikkate alındığında makul seviyede olduğu, dava konusu araçlardan standart donanımlı olanların kısa sürede üretilerek Müşterilere teslim edildiğini, bu durumun sektörde aracı bir an önce teslim alınarak ilave donanımların daha sonra üst üreticilerde yaptırılması şeklinde sürecin hızlandırılması adına yaygın olarak kullanıldığını, davacı tarafından aracın ... suz olarak sipariş verilmiş olduğu kanaatinin oluştuğu, bu nedenle davacının kendi talebine binaen üretilen araçtaki ... eksikliği nedeni ile oluşacak zarardan davalıların sorumlu tutulmamaları gerektiğini, nihai taktirin ve Hukuki değerlendirmenin Sn.Mahkemeye ait olduğunu ancak Sn. Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda söz konusu yukarıda belirtilen belgelerin dosya muhteviyatına sunulması ve diğer uzmanlık alanlarına yönelik inceleme yapılmasına mütcakip Kazanç Kaybına yönünden değerlendirme yapılmasının uygun olacağı" şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 03/12/2024 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile Davacı vekilinin itiriazlarının değerlendirilmesi için dosyamızın önceki Bilirkişiye tevdiine karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişiye yeniden tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 30/05/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "İş Emri Açış Belgelerinde “”... Beyinden ... çıkışı Yapılacak...” ibarelerinin yazılmış olduğu dikkate alındığında davacı vekilinin iddiasının aksine araçta beyin bulunmadığı ve bu nedenle damperin çalışmadığı yönündeki iddiaya katılmanın mümkün olmadığı, yukarıda belirtilen hususların Sn. Mahkeme tarafından dikkate alınmasını bunun haricindeki Kök Rapor görüş ve kanaatlerimin aynen devam ettiğini, görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. TBK'nın 112. ve devamı maddesine göre; alacaklının, borçludan borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle tazminat isteyebilmesi için, bu yüzden bir zarara uğramış olması gerekir. Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet (olumlu) zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir. Borç, bir sözleşme ilişkisinden yüklenilen edimlerle sınırlı değildir; bu edimlerin yerine getirilmemesinden veya sözleşme dışı haksız eylemden doğan tazminat alacağı da borç kavramı içindedir. Müspet zarar; Borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla, müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır. Borcun yerine getirilmesinin kusurla olanaksız hale gelmesinde, temerrüde düşen borçludan, gecikmiş ifa ile birlikte gecikme dolayısıyla tazminat istenmesinde, yahut borçlunun temerrüdü halinde ifadan vazgeçilip, ifa yerine tazminat istenmesinde ve sözleşmenin olumlu biçimde ihlalinde, müspet zararın giderimi söz konusu olur Somut olay tahtında dava konusu araçta herhangi bir ayıp veya eksikliğin bulunup bulunmadığı, davalı bayi tarafından araçta...donanımı bulunmadan, ... Beyin çıkışı eksikliği ile aracın davacı şirkete teslim edilip edilmediği, ifanın eksik olarak yerine getirilip getirilmediği yönünden yapılan incelemede, 08/08/2024 tarihli Makine Mühendisi tarafından hazırlanan teknik rapora göre, Otomotiv üreticilerinin üretim aşamasının tamamlanmasına müteakip o araca ait Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından verilen tip onayı kapsamında uygunluk belgesi düzenlendiği, üretici tarafından her araca özel düzenlenen uygunluk belgesinin o aracın kara yoluna çıkmasının uygun olduğunun bildirildiği kimlik belgesi niteliğinde olduğu, eğer bir otomobil fabrika çıkışını takiben ilave bir imalat süreci gerektirmeksizin doğrudan kullanılabildiği durumda Tam Araç olduğunu, benzer şekilde kamyon vasfında olan Tır Çekicisi, ve/ veya Otobüs de yine o aracın kullanılabilmesi için ilave imalat gerektirmediğinden Tam Araç kategorisinde olduğunu, bu araçların asıl üreticisi tarafından verilen uygunluk belgesi ile doğrudan trafik siciline tescil edilerek hemen kullanılabileceğini, genel kullanım amacı taşıyan kamyonların ise iki aşamalı tekniğine sahip olduğunu, kamyon üreticilerinin bu araçları çıplak şasi olarak ( Tamamlanmamış Araç) sipariş verene teslim ettiklerini, bu araçların kamyon fabrikasından üretimi tamamlanmış olarak çıkmış olsa da henüz belli bir amaca uygunluk olarak kullanılmasını sağlayacak ilave özelliğe sahip olmadığını, araç sahiplerinin bu araçları Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş olan üst yapıcılara götürerek kullanım amaçlarına uygun vinç, mikser, karoser vb. unsurları ekleterek ikincil üretimin gerçekleştirildiğini, bu üretime takiben bu sefer üst yapıcının düzenleyeceği uygunluk belgesi ile aracın artık Tamamlanmış Araç kategorisine geçeceğini ve ticari amaç için kullanılabileceğini, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davacının diğer davalı ... A.Ş. den tamamlanmamış araç niteliğindeki kamyonun siparişini vermiş olduğunu ve aracı 3. Kişi üst yapıcı dava dışı ... firmasına götürerek damper karoseri inşa ettirmiş olduğunu, bu suretle tamamlanmamış aracın tamamlanmış araca dönüştüğü, kamyon işletmecilerinin kamyonu hangi amaç için kullanacaksa o amaca uygun sipariş vermesi gerektiğini, ... A.Ş. tarafından kamyonlarda ... Kumanda Kutusunun ... yada ... Versiyon ile üretilmiş olması durumunda ikincil üst yapı üretim aşamasında ilave kaynağa ihtiyaç olmaksızın damper montajı yapılması mümkün iken ... Versiyon ile üretilmiş olması durumunda ... yazılımında o araca özel bir güncelleme yapılması gerektiğinin belirtilmiş olduğu, bu hususun teknik olarak otomotiv üretim akışına uygun olduğu, bu kapsamda aracın katolog bilgileri incelendiğinde ( ... çıkışının müşteri isteğine göre monte edildiğinin belirtilmiş olduğu dikkate alındığında davacı tarafından verilen siparişin ... versiyon olduğu, dolayısı ile aracın verilen siparişe göre üretilmiş olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 08.08.2024 tarihli kök ve 30/05/2025 tarihli ek raporun gerekçeli, somut olaya uygun, taraf ve Mahkeme denetimine elverişli olması sebebiyle Mahkememizce itibar edilmiştir. Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu araçta herhangi bir ayıp veya eksikliğin bulunmadığı, davacı şirket tarafından davalıdan satın alınan araçların katolog bilgileri incelendiğinde ( ...) davacı tarafından verilen siparişin ... versiyon olduğu yani standart versiyonunun satın alındığı, ... donanımının araçların sipariş aşamasında talep edilen ek bir donanım olduğu, makine mühendisi tarafından yapılan sektörel değerlendirmeye göre standart donanımlı olarak satın alınan araçların istenilen ilave donanımlarının daha sonra dışarıda üst üretici tarafından yaptırılmasının sektörel teamüllere uygun olduğu, her ne kadar davacı tarafça araçlarda ... Beyin çıkışı bulunmadığı, ... donanım eksikliğinin teknik olarak farklı konular olduğundn bahisle itirazda bulunulmuş ise de dosya muhteviyatında ... A.Ş tarafından tanzim edilen 31/03/2022 tarihli İş Emri Açılış Belgelerinde "Beyinden ... çıkışı yapılacak" ibarelerinin yazılı olduğu dikkate alındığında araçta beyin bulunmadığı ve damperin bu nedenle çalışmadığına yönelik itirazlar yerinde görülmemiş, dava konusu ihtilaf nedeni ile davalı şirketin TBK m. 112 gereği edim borcunu tam olarak ifa ettiği, iddia konusu eksiklik nedeni ile davalılara yüklenebilecek bir kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmakla sübut bulmayan davanın reddine, ayrıca davalı ... A.Ş vekili tarafından sunulan 25/07/2025 tarihli dilekçe ile vekalet ücreti bakımından dava öncesi davacı şirket tarafından ... 9. Noterliği tarafından düzenlenen ... tarih, ... yevmiye sayılı ihtarname ile uğranıldığı iddia olunan zarar miktarının açıkça belirtildiği bu nedenle işbu miktar üzerinden mahkemece karşı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönünde beyanda bulunulmuş ise de, AAÜT 5. Madde 2. Fıkrasında " "Gerek kısmi dava gerekse belirsiz alacak ve tespit davasında mahkemece dava değerinin belirlenmesinden sonra davacı davasını belirlenmiş değere göre takip etmese dahi yasal avukatlık ücreti belirlenmiş dava değerine göre hesaplanır" şeklindeki düzenleme karşısında mahkememizce alınan bilirkişi raporunda kusur yönünden davalıların sorumluluklarının bulunup bulunmadığı tespitinin yapıldığı, sorumluluklarının bulunması ihtimalinde mali bilirkişi vasıtası ile davacı şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak net kazanç kaybı hesaplamasının yapılması gerekeceği, bilirkişi raporunda varılan sonuç itibari ile bu yönde bir zarar hesaplaması yapılmadığı dolayısı ile mahkemece belirlenen bir dava değeri tespit edilmediğinden bu yöndeki talebin de reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın REDDİNE, 2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL karar harcının peşin yatırılan 80,70-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 534,70-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-)Davalı ... Şirketi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-)Davalı ... Anonim Şirketi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, 7-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/11/2025
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır