İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/677 E. 2023/182 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/677
Karar No
2023/182
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/676 Esas - 2023/264 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/676 Esas KARAR NO : 2023/264 Karar HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLLERİ : ...

DAVALI :1-... VEKİLİ : ... DAVALI :2-... VEKİLİ : ... DAVALI :3-... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 21/09/2022 KARAR TARİHİ : 26/05/2023 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu 21/09/2022 havale tarihli dilekçesinde, davalı alt işverenler nezdinde çalışan dava dışı işçi ...'in işçilik alacaklarının tahsili için müvekkil kuruma müracaat ettiğini, müvekkili tarafından dava dışı işçiye işçilik alacakları karşılığı 23.09.2019 tarihinde 22.346,33 TL ödeme yapıldığını, iş bu ödemenin 11.766,94 TL'sinin davalılar sorumluluğunda olduğunu, davalllar ile müvekkili arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri gereği dava dışı işçinin çalıştırldığını, imzalanan sözleşmeler gereği sorumluluğunun davalılarda olduğunu, davalıların sorumluluğuna düşen bedelin tahsili amacıyla arabuluculuk sürecinin işletildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği sorumluluk hususu davalılar da olduğundan 11.766,94 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu 11/10/2022 ve 09/11/2022 tarihli cevap dilekçelerinde işçinin işçilik alacaklarının 01/10/2019 tarihinde ödendiğini, davacının rücu isteminin 2 yıllık zamanaşımının olduğunu, ödeme tarihi olan 01/10/2019 tarihinde davaya konu talebin zamanaşımına uğratığını, davaya konu rücuen tazminat ticari işe ilişkin olmadığını, dava hususunda değer ve miktarına bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesinde açılması gerektiğini, görevsizlik nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, işçi ... 'nin müvekkil şirkette çalıştığı süre içerisinde ücretlerinin eksiksiz olarak ödendiğini, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışmış olması sebebiyle bir alacağa hak kazanmamış hali ile ücret dışında bir kalemden ödeme yapılmadığını, taraflarına rücu edilmesi gereken bir alacak bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu 02/10/2022 ve 03/11/2022 tarihli cevap dilekçelerinde, davacının yasal rücu hakkının söz konusu olabilmesi için rücu talebine konu olabilecek bir alacak kaleminin varlığı gerektiğini, dava dışı işçinin ikame etmiş olduğu davacı kurum ve davalı şirketler aleyhine ehse konu alacak kalemlerini hüküm altına alan kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığını ayrıca rücu talepleri bakımından görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, müvekkil şirketinin adresinin İstanbul olması nedeniyle yetki yerinin İstanbul Anadolu Adliyesi olduğunu, davacı ve müvekkili şirket arasında işveren-altişveren ilişkisi bulunmadığını ve sorumluluğun var olduğunu kabulü halinde dahi rücuen tazminat davasının son alt işverene yöneltilmesi gerektiğini bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevaba cevap dilekçesinde, davanın taraflar adasındaki ilişki hukuki nitelikçe hizmet temini sözleşmesi olup, kendine has özellikleri olan bu sözleşme türü için zamanaşımı süresinin düzenleyen ayrık bir hüküm de bulunmadığını, TBK'nın zamanaşımı ile ilgili genel hükmü olan 146. Maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulandığını, müvekkil kurumun kamu kurumu olduğu ve davalı şirketlerin ise ticaret şirketi olması nedeniyle 6102 sayılı kanunun 16/1 maddesi uyarınca tacir sayılacaklarını çözüm yerinin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkil ile davalılar arasında imzalanan sözleşmeye göre işçi davalı şirketler nezdinde çalışmakta olduğu ve her türlü işçilik haklarından işçiyi çalıştıran davalı şirketler sorumlu olduğunu, sözleşme bedeli içerisinde işçilere dava konusu alacaklarda bulunmakta olduğunu, bu nedenle kıdem tazminatı dahil işçiye ödenen tüm bedeller davalılarca bunu işçiye ödenen müvekkil kurumuna ödenmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi ... 'in Mahkememize sunmuş olduğu 26/10/2022 tarihli raporunda, dava dışı işçiye davacı kurumu ve bağlı alt işverenler nezdinde çalışma süreleri karşılığında toplam kıdem tazminatının 16.548,15 TL olduğu, bu tutarın 4.753,53 TL'sinin dava dışı ... Personel A.Ş'nin sorumlu olduğu, davalılarla ilgili çalışma süreleri karşılığı kıdem tazminatı tutarının toplam 11.794,62 TL olduğu, oranlama sonucunda ise davalı ... LTD. ŞTİ.'den 1.280,20 TL, ... LTD. ŞTİ.'den 2.256,12 TL, ... A.Ş.'den 8.258,30 TL rücuen tazminat talep edilebileceği, sorumluluğa ilişkin çalışma sürelerinin SGK kaydı uyarınca tespit edildiği, dosya arasında davalıdan dava öncesi rücu talebine ilişkin tebliğ evrakı bulunmaması nedeniyle faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olabileceği, faiz türü hususunda takdirin sayın Mahkemece olduğu görülmüştür. Davacı vekilinin Mahkememizin 04/01/2023 tarihli duruşma ara kararı uyarıca sunmuş olduğu 18/01/2023 tarihli beyan dilekçesin, ... şirketinden 1.252,52 TL, ... şirketinden 2.256,12 TL, ... Şirketinden 8.258,30 TL rücuen tazminat talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflar arasındaki ihtilaf, hizmet alım sözleşmeleri gereğince çalıştırılan dava dışı işçiye ödenen ve yukarıda açıklanan işçilik alacakları ile yargılama giderlerinden hangi tarafın ne oranda sorumlu olacağı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, aynı sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınmalıdır. Gerek 4857 sayılı İK'nun 2/6 maddesinde gerekse 1475 Sayılı İK'nun 1/son maddesinde, asıl işveren- alt işveren tanımlanmış olup yasa işçilik haklarının korunması amacıyla asıl ve alt işvereni birlikte sorumlu tutmuştur. Ancak bu sorumluluğun işçiye karşı düzenlenmiş bir sorumluluk olduğu, işcilik haklarını güvenceye almayı amaçladığı, rücu ilişkisini etkilemeyeceği açıktır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine, 6552 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile eklenen fıkralarda, 04.01.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları bakımından idarenin sorumluluğu düzenlenmiş isede kamu asıl işvereninin alt işverenlere rücu işlemine dair herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu kanunun 120. md. gereğince halen yürürlükte olan 1475 sayılı yasanın 14'üncü maddesine göre; işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdemi işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesi hükmüne göre; kıdem tazminatından asıl işveren ve alt işverenin birlikte sorumluluğunun söz konusu olduğu ve sözü edilen hükümde bir değişiklik yapılmadığı halde, Kamu İhale Mevzuatına tabi alt işverenlik sözleşmeleri kapsamında çalışanların kıdem tazminatının salt son kamu kurumunda ödeneceğinin öngörülmesi, işçi açısından seçimlik hakkı bertaraf etmeyeceği gibi davalı asıl işverenin rücu hakkını da ortadan kaldırmayacaktır. Diğer taraftan değişiklik işçiyi güvence altına almak amacıyla konulmuş bir hüküm olup, emredici nitelikte değildir. (Yargıtay 22. HD 2017/582 E. 2020/7597 K. , 9. HD 2017/24649 E. 2020/19067 K., Yargıtay 13. HD. 2016/7178 E. 2016/11227 K., 2016/15019 E. 2018/7581 K.) 7166 sayılı Yasanın 11.maddesi ile, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. Maddesine eklenen 6. fıkrasında; " 4134 sayılı Kanunun 62.maddesinin 1.fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere 11/09/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/09/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverene rücu edilemez." hükmü bulunmaktadır. 7166 sy. Kanunun 12. Maddesi ile 4857 sayılı Kanuna eklenen geçici 9. Maddede ise; 112/6. fıkranın yürüyen davalara etkisi düzenlenmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesinin E: 2019/42, K: 2019/73 Sayılı Kararı ile, 4857 sy. Kanunun 112/6. Fıkrası ve geçici 9. Maddesinin 1. cümlesi iptal edilmiştir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. (Yargıtay 6.HD 2022/3256 E. 2022/3847 K) Şu halde, asıl işveren olan davacının, sorumluluk alanındaki işin bir kısmını, değişik zamanlarda açtığı ihaleler sonucu imzaladığı hizmet alım sözleşmeleri ile farklı alt işverenlere verdiği, dava dışı işçinin bu sözlemelere konu iş kapsamında alt işverenler yanında çalıştığı, iş akdinin feshi nedeniyle işçinin işçilik alacaklarının, davacı tarafından ödendiği, asıl ve alt işverenlerin yasa gereğince işçiye karşı birlikte sorumlu oldukları, işverenler arasındaki rücu ilişkisinde İK'nun 2/6.maddesinin uygulanamayacağı, öncelikle sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması halinde işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu, hizmet alım sözleşmelerinde bu yönde bir düzenleme olmadığı, yıllık izin ücreti ile ihbar tazminatlarından son alt işverenin, kıdem tazminatı, hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yüklenicilerin işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu oldukları, anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulüne; 1.252,52 TL alacağın davalı ... Temizlik Medikal ve Yemek Üretim Hizmetleri Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şti.'nden, 2.256,12 TL alacağın davalı ... Ürünleri İmalat ve Dış Ticaret Limited Şti.'den, 8.258,30 TL alacağın davalı ... İnşaat Ticaret A.Ş.'den dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 803,79 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan toplam 200,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 602,84 TL harcın 64,18 TL'sinin davalı ... Temizlik Medikal ve Yemek Üretim Hizmetleri Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şti.'den, 115,58 TL'sinin davalı ... Ürünleri İmalat ve Dış Ticaret Limited Şti.'den, 423,08 TL'sinin davalı ... İnşaat Ticaret A.Ş.'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı vekili tarafından yatırılan toplam 200,95 TL harcın 21,38 TL'sinin davalı ... Temizlik Medikal ve Yemek Üretim Hizmetleri Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şti.'den, 38,52 TL'sinin davalı ... Ürünleri İmalat ve Dış Ticaret Limited Şti.'den, 141,05 TL'sinin davalı ... İnşaat Ticaret A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davacı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak 9.200,00 TL vekalet ücretinin 979,28 TL'sinin davalı ... Temizlik Medikal ve Yemek Üretim Hizmetleri Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şti.'den, 1.763,95 TL'sinin davalı ... Ürünleri İmalat ve Dış Ticaret Limited Şti.'den, 6.456,76 TL'sinin davalı ... İnşaat Ticaret A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekili tarafından sarf edilen toplam 1.289,00 TL yargılama giderinin 137,22 TL'sinin davalı ... Temizlik Medikal ve Yemek Üretim Hizmetleri Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şti.'den, 247,14 TL'sinin davalı ... Ürünleri İmalat ve Dış Ticaret Limited Şti.'den, 904,64 TL'sinin davalı ... İnşaat Ticaret A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin 144,78 TL'sinin davalı ... Temizlik Medikal ve Yemek Üretim Hizmetleri Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şti.'den, 260,75 TL'sinin davalı ... Ürünleri İmalat ve Dış Ticaret Limited Şti.'den, 954,47 TL'sinin davalı ... İnşaat Ticaret A.Ş.'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-HMK.'nın 333.maddesi uyarınca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, İlişkin davacı vekilinin yüzlerine karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar usulen açıkça okunup anlatıldı. 26/05/2023 Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/677, K. 2023/182, T. 12.05.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-677-e-2023-182-k-30f8ef147b8e