İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/651 E. 2024/114 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/651
- Karar No
- 2024/114
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/651 KARAR NO : 2024/114
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 14/07/2022 KARAR TARİHİ : 05/02/2024 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 26/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı ... Hizmetleri A.Ş. 'nin Türkiye'de yerleşik bir ... (....) olup, dünya çapındaki destinasyonlara hava kargo taşımacılığı konusunda satış, pazarlama ve operasyon hizmetleri sunmakta olduğunu, davalı ... Lojistik A.Ş.'nin de yetkisi kapsamında davacı şirketten İstanbul / Roma Varışlı olmak üzere hava kargo rezervasyonu talebinde bulunmuş olduğunu, Taraflar arasında yapılan anlaşma doğrultusunda davacı şirketin, aşağıda uçuş bilgileri yazılı eşyaları genel satış yetkilisi olduğu ... kanalı ile İST Roma arası taşıma işini gerçekleştirmiş olduğu belirtildiği, uçuş Bilgileri, Konşimento No ... 30 kap / 316 Kg, ...'A3 654 /140cak ... 30 kap/ 316 Kg Eşyalar havayolu şirketinin varış istasyonundaki anlaşmalı antreposuna boşaltıldığını, ancak varış noktasındaki alıcı şirketin, eşyalarını antrepodan teslim almamış olduğunu, Eşyaları, varış tarihinden mahrece iade tarihine kadar (14.01.2022-30.03.2022 tarihleri arasında) Romada Eşyaların ... tarafından teslim alınmaması nedeni ile davacı şirket ile davalı şirket arasında 2,5 a) görüşmeler yapıldığını, davalı tarafın başlangıçta "alıcının gümrüksel engellerinin olduğunu ve sorunun kısa sure içinde çözüleceğini bir sure daha Bu süreçte antrepo ücretinin gitgide artması nedeniyle havayolu şirketi, davalıdan depolama masraflarının ödenmesini talep etmiş olduğunu, bu durum da davalıya iletilmiş ise de davalı taraf yine çözüm sağlayamadığı gibi depolama masraflarını da ödememiş olduğunu, netice itibarıyla davacının birçok kez olmak üzere davalıdan masrafların karşılanmasını istemiş ve eşyaların akıbetleri konusunda davalıdan nihai talimatlarını istemiş ise de davalı tarafın ise yazışmalarında sürekli "masrafları karşılayacağını belirtmiş ve beklemeye devam edilmesini istemiş olduğunu, kimi yazışmasında ise (21.Mart.2022 tarihli maili ile) eşyaların mahrece iadesini istemiş olduğunu ifade ettiğini, neticede davalı tarafın, eşyaların alıcısı tarafından antrepodan çekilmesini hiçbir zaman sağlamamış, eşyaların da antrepo giderlerini ödememiş olduğunu, bunun üzerine davacı şirketin, eşyaların mahrece iade işlemlerini başlatmak durumunda kalmış olduğunu, davacının iade sürecindeki tüm masrafları (varış istasyonundaki ardiye handling ve dönüş taşıma bedelini) Havayolu antrepo şirketine ödeyerek 30.03.2022 tarihinde mahrece iade işlemini gerçekleştirmiş olduğu belirtildiği, eşyaların... geçici depolama alanına boşaltıldığını, kargonun Roma 'dan çıkış Bilgilerinin; Konşimento numarası ... 30 kap / 316 Kg) ... 30 kap / 316 Kg davacı şirketin bu süreçte oluşan tüm masrafları için (ardiye, handling ve dönüş navlun bedelini) ... anlaşmalı .... şirketine fatura karşılığında 3926.20 EUR Euro ödeme yapmış olduğunu beyan ettiğini, davacının yapmış olduğu bu ödemeye, konşimento değişim bedeli (75 Euro) ve tüm bu zaman diliminde verdiği taşıma organizasyon hizmetlerinin bedelini ve yabancı para transfer (havale) masrafları mukabilinde 248.80 euro ilave ederek toplam 4.175 euro tutarında davalıya rücuen fatura düzenlemiş olduğunu, faturanın, davalıya tebliğ edilmiş olup, davalının söz konusu faturaya yasal süre içinde herhangi bir itirazının bulunmadığını, ekte sundukları mutabakat mektubunda da davalı tarafın borç bakiyesini 4.175,00 Euro olarak teyit etmiş olduğunu, davalının söz konusu fatura bedelini ödememesi nedeni ile de davalı hakkında Bakırköy .... İcra Müdürlü;... E. Sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın hem takibe, hem yetki hem de borç yönünden itiraz etmiş olduğunu, davalının itirazı nedeni ile icra takibinin durdurulmuş olduğunun beyan edildiğini, davacı şirketin varış istasyonundaki alıcının eşyalarını teslim almaması nedeni ile yapılacak işlem yönünden davalıdan birçok kez TTK m.869/ uyarınca talimat istemiş ise de davalı tarafın gerek ardiye masraflarını karşılamaması gerekse 21.Mart.2022 tarihli maili ile eşyaların mahrece iadesinin yapılmasını istediği görüldüğünden davalının bu süreçte oluşan tüm maliyetleri ve operasyon giderlerini ödemesinin gerekmekte olduğunu, davacı şirket tarafından yapılan ödemeler nedeni ile takibe konu fatura düzenlenmiş ve davalı tarafa e-tebliğ yolu ile tebliğ edilmiş olduğunu, davalının söz konusu faturaya 8 günlük yasal sürede bir itirazı olmadığını, bu açıdan fatura içeriği TTK 21. Madde uyarınca kesinleşmiş durumda olduğu, davalının onayını içerir mutabakat mektubunda da davalı tarafın borç bakiyesini 4.175,00 Euro olarak teyit etmiş olması nedeni ile alacaklarının likit durumda olduğunun belirtildiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı borçlunun Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası Esas sayılı dosyaya yaptığı itirazın iptali ile takibin takipteki koşullarla alacağın tamamı üzerinden devamına, dava değerinin (73.062,00- TL'nin) %20 sinden aşağı olmamak üzere davalı-borçlunun icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline, karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dilekçe ekinde sunulmuş bulunan hava taşıma senedinden de görüleceği üzere davalının taşıyanın yetkili acentesi olarak hareket etmekte olduğunu, taşıyanın acentesi sıfatını haiz olan davalının söz konusu taşıma ilişkisinde doğrudan sorumluluğu bulunmamakta olduğu belirtildiğini, davalı şirketin dava konusu taşımayı yapan geminin taşıma tarihi itibariyle ....olduğu ....1099. Madde hükmüne göre konşimentoda taşıyanın adı gösterilmediğinden gemi donatanın taşıyan sayılacağı, sözleşmesinin temsile yönelik bir acentelik sözleşmesi olduğu ve bu sözleşme ile gemi malikinin yönetene ücret karşılığında geminin kendi adına yönetilmesi yetki ve yükümlülüğünü devrettiği, gemi yöneticisinin yönettiği gemiyi kendi 'nam ve hesabına deniz ticaretinde kullanmadığından geminin işletilmesinden doğan kazanç ve kayıpların donatana ait olduğu, dava konusu geminin donatanının davalı şirket olmadığı, davalı şirketin geminin donatanı değil geminin yöneticisi olup, gemi yöneticisinin 818 sayılı BK. 32. Maddesi- (6098 sayılı TBK 40. Madde) anlamında temsilci ve 6762 sayılı ...'nın116 ve devamı (6102 sayılı 102 ve devamı) maddeleri anlamında acente niteliğinde olduğu, davalı şirketin taşımayı taahhüt ettiğini ispatlar hiçbir delil sunulamadığı, 117. Madde gereğince acentaya karşı ancak davacı adına dava açılabileceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olduğu, kararı, davacı vekilinin temyiz etmiş olduğu, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir” (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2017/863 E. 2618/6634 K. ve 24.10.2016 tarihli kararı) Denilerek bu hususun belirtilmiş olduğunu, Söz konusu kararlardan da açıkça görüleceği üzere, acentelik sözleşmesi ile acenteye karşı ancak davalı adına dava açılabileceği dolayısıyla acenteye karşı doğrudan dava açılamayacağı hüküm altına alınmış bulunduğunu, bu nedenle söz konusu dava nezdinde husumet itirazında bulunmakta olduklarını ifade ettiklerini, söz konusu antrepoda beklediği iddia edilen yüklerin antrepoda bekletildiği ve söz konusu masrafların yapıldığında dair herhangi bir kanıt bulunmamakta olduğunu, masrafların oluştuğuna dair ortada sadece bir iddia söz konusu olduğunu, oluştuğu iddia edilen masrafların neye göre oluştuğu veya neye göre hesaplama yapıldığı hususunda kendilerine bir bilgi veya belge sunulmuş olmadığını, bu sebeple soyut iddiadan o luşan işbu davanın esastan da reddinin gerekmekte olduğunun belirtildiğini, bunun dışında ileride davalı nezdinde oluşması muhtemel zararın tazmini açısından davanın asıl taşıtan sıfatını haiz ... Mah.... Sok. ... Apt. No:... İstanbul adresinde muhkem ... Tekstil ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'ne ve söz konusu İşi davalıya getiren ve doğrudan davalının navlun faturası kestiği ... Mah. ... Sok .... No: ... adresinde muhkem ... Lojistik A.Ş.'ne ihbar edilmesini talep ettiklerinin anlaşıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; açılmış olan davanın öncelikle yetkisiz mahkemede açılmış olması sebebiyle yetki yönünden reddine, husumet itirazının kabulü ile husumet sebebiyle reddine, mahkeme aksi kanaatteyse yukarıda sunulan sebepler neticesinde esastan reddine, dava masrafları ve vekâlet ücretinin davacı ... üzerinde bırakılmasına, kötüniyetli davacının dava değerinin %20'sinden az olmayacak şekilde kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan 29/04/2023 tarihli raporda özetle, davalı ... Lojistik Anonim Şirketi"nin 2022 yılı ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, ticari defterlerin e-defter uygulamasına tabi olduğu tespit edildiğinden, davalı şirketin ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu hususunda kanaate varıldığını, ticari defter kayıtları üzerinden yapılan incelemede davacı ... Hizmetleri A.Ş.'e ait işlem kayıtlarının 320 SATICILAR ana hesabı altında ... kodlu alt hesabında ... Hizmetleri A.Ş. hesabında kaydedilerek izlendiği tespit edilmiştir. Davalının ticari defter kayıtlarında kaydedilen davacı şirkete ait muavin defter dokümanı rapor ekinde sunulduğu, muavin hesaplar üzerinde yapılan incelemede davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen dava konusu 31.03.2022 tarihli, ... nolu fatura ile 4.175,00 euro fatura bedelinin 31.03.2022 tarihli yevmiye defter kaydında ... nolu maddesinde güncel kur değerlemesi hesabı ile 68.088.41 TL hesaplanarak alacak kayıt edildiği, daha sonra 4.175,00 euro fatura bedelinin 21.04.2022 tarihli yevmiye defter kaydında ... nolu maddesinde güncel kur hesabı ile 66.229.28 TL hesaplanarak düzenlenen ... nolu fatura bedelinin davacıya bu defa borç kaydedildiği 291/07/2022 tarihli kur değerlemesi kayıtları ile hesaplanan 1.859,13 TL kur farkı tutarının davacının TL hesabına borç kaydedilerek bakiyelerin tamamen sıfırlandığı incelemede tespit edildiği, sonuç olarak “Taşımacılık uzmanlığı" görev alana giren dava konusuna yönelik olarak, Uzmanlık alanımız çerçevesinde mali yönden yapılan İncelemeler raporun önceki sayfalarında sunulmuş olup, Davalı şirketin 2022 yılı ticari defter kayıtlarında davacının herhangi bir borçlalacak bakiyesinin bulunmadığı, bakiyenin sıfır olduğu tespitine varıldığı yönünde görüş bildirilmiştir. DELİLLER Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe borçlu-davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... Hizmetleri Anonim Şirketi borçlunun ... Şubesi olduğu, takibe konu alacağın 4.175,00 EURO olduğu, ödeme emrinin borçluya 13/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği borçlunun 16/05/2022 tarihinde ödeme emrine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Dava TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olup, arabuluculuğa başvuru şartının sağlandığı ve arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığı anlaşılmıştır.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Eldeki davada ispat yükü taşıma hizmetine konu fatura nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Davacı tarafça dava konusu fatura alacağına ilişkin 25/04/2022 tarihli mutabakat mektubu sunulması üzerine davalı şirket yetkilisi isticvap edilmiş, yetkili isticvap beyanında mutabakat mektubunda davalı şirket kaşesi üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.Şirket yetkilisinin imza örnekleri alınmış ise de ticari defterler üzerinde yapılan inceleme neticesinde dava sübuta erdiğinden mutabakat mektubu üzerinde imza incelemesi yapılmamıştır. Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması yönünde ara karar tesis edilerek davacı defterleri üzerinde mahkememizce, yetki sınırlarımız dışında olması sebebiyle davalı defterleri üzerinde talimat yoluyla inceleme yapılmıştır. Somut olayda; davacı tarafça faturaya dayalı navlun alacağının tahsili amacıyla başlattığı takibe davalının haksız olarak itiraz ettiği iddia edilerek itirazın iptali talep edilmiş, mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesinde taraf ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfının bulunduğu, davaya konu faturanını her iki taraf ticari defterinde de yer aldığı , davacı tarafça ispat yükünün yerine getirilerek fatura içeriği hizmetin verildiğinin ispatlandığı, bu durumda fatura nedeniyle borçlu olmadığını ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalı tarafça düzenlenen iade faturasının davacı defterinde yer almadığı, dolayısıyla davalının süresinde faturaya itiraz etmediği, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 4.175,00 Euro alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamında davacının sabit olan 4.175,00 Euro asıl alacağının likit olması ve davalının takibe itirazının da haksız olması nedeniyle davacı lehine bu miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE 1-Davalının Bakırköy ... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, Devamına karar verilen 4.175,00 Euro asıl alacağa takip tarihinden itibaren EURO cinsinden mevduata TCMB'nın uyguladığı en yüksek mevduat faizi oranının uygulanmasına 2-Alacağın likit olması nedeniyle ( 4.175,00 Euro alacağın takip tarihi olan 27/04/2022 tarihindeki TCMB satış kuru üzerinden hesaplanan ) 65.991,30 TL üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.991,07.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 917,27 .-TL peşin harç ile icra veznesine yatan 330,45 mahsubu ile eksik kalan 3.743,35.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 80,70.-TL başvurma harcı ve 917,27.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 5.655,75.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 22.119,62.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Bakiye avansın karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin taraflardan her birine tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen anlatıldı. 05/02/2024
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim .... ¸e-imzalıdır